Ortadoğu’da Emperyalist Savaşa Hayır! Ortadoğu’da Yaşanan Sorunların Çözümü Ortadoğu Halklarındadır

altOrtadoğu kan gölüne çevrilmek isteniyor. Irak, Suriye, Mısır, Filistin, Türkiye ve diğer ülkeler ABD’nin başını çektiği emperyalist ülkeler arasında yeniden paylaşılmak isteniyor. Savaş “demokrasi ve özgürlük” getirme vaadi ile her geçen gün daha da kızıştırılıyor. Uzun soluklu bu tehdit yüzünden Suriye üzerinden en sıcak günleri yaşıyoruz, savaşın acı soluğunu daha yakından hissediyoruz. Roboski, Reyhanlı, Rojova, Mısır’da yaşanaların hesabı sorulmadan Suriye’deki kimyasal silah kullanımı ile gerçekleşen katliam derin acılara yol açmış, Halepçe’nin acısı dinmeden, bir yenisi eklenmiştir.

Savaşa taraf olan Ortadoğu halkları değil, emperyalist ülkeler ve işbirlikçi yerel uzantılarıdır. Ortadoğu halkları için çözüm barıştır, demokrasidir, emperyalist-kapitalist politikaların ortadan kaldırıldığı insanca yaşamanın mümkün olduğu bir toplumsal düzendir.

Ortadoğu halkları arasında barış ortamının ne anlama geldiği ile ilgili en gerçekçi sözleri Türkiye halkları söyleyecektir. Sekiz aydır silahların susması, başta gençler ve anneler olmak üzere tüm halkın gelecekle ilgili umutlarını artırmıştır. Şiddet ortamının her türlüsünün sağlık için büyük tehdit oluşturduğunu sağlıkçılar olarak çok iyi biliyoruz. Gerek ülke içinde gerekse sınır komşularımızda çatışma ve savaş ortamının olumsuz sağlık sonuçlarının neredeyse yarım asırdır tanığıyız. Kimyasal silah, misket bombası, mayın, bombardıman, döner bıçağı/kasatura, biber gazı, plastik mermi, kaba şiddet, silahın her türlüsü ölümler, sakatlıklar derin acılarla birlikte belleklerimizde derin izler bırakmıştır.

Bugün Suriye’de savaşın yol açtığı tahribat, ekolojik yıkım, yoksulluk, yaşanılan toprakların terke zorlanması, barınma olanaklarının ortadan kalkması ve yaşanmaz hale gelmesi, çevre sağlığına yönelik artan tehditler, bulaşıcı hastalık tehditleri, sağlık hizmetlerinin tahrip olması, ilaç başta olmak üzere tıbbi olanaklara erişememe savaşın yol açtığı acıların yalnızca bir bölümüdür. Suriye’ye sınır illerimizdeki sağlıkçılar, bölge tabip odaları, sendikalar artan bu sorunlara daha yakın tanıklık ediyor, sağlık sorunlarına çözüm için büyük çaba gösteriyor. Sağlık alanında tıkanıklıkları aşmak için Suriye ile olan sınır kapılarımızın ilaç, tıbbi ve insani yardım için açılması talebini yükseltiyor. Sağlıkçılar savaşın en büyük sağlık sorunu olduğu bilinciyle bölgede barış ortamının tesis edilmesi için Türkiye demokrasi güçleri ile birlikte mücadeleye devam ediyor.

Türkiye demokrasi güçleri her zaman şiddetin, savaşın karşısında olmuştur. Bugün de tüm gücüyle Ortadoğu halkları için acı, zulüm, baskı, yoksulluk, sömürü anlamına gelecek savaşa karşı barışın sesini yükseltiyor. Türkiye demokrasi güçleri için sınav bugün daha da zordur. Ülke içinde barış sürecinin devamı için gerçek adımlar atılmasını sağlamak ve Ortadoğu’yu,  Türkiye’yi savaşa zorlayan emperyalist ülkelere karşı direnmek; Türkiye ve Ortadoğu halkları için demokrasi, özgürlük ve eşitliği savunmak, yaşama geçirmek tarihsel bir görev olarak önümüzde durmaktadır.  Kürt sorunun çözümünde gündeme gelen barış ve müzakere süreci ile ilgili kaygı ve endişelerimiz her geçen gün daha da artıyor. Süreçle ilgili şeffaf bir ortamın sağlanmaması, siyasi muhalefetin ve tarafların eşit katılmaması, toplumsal muhalefetin dahil edilmemesi, barışı inşa edecek adımların atılmaması, barış süreçleri ile ilgili dünya birikimlerinin ve akademinin katkılarının göz ardı edilmesi ciddi engeller olarak karşımıza çıkıyor. Barış sürecinin önündeki engellerin ortadan kaldırılması için başta AKP hükümeti olmak üzere, tüm kesimler ellerinden geleni yapma iradesini göstermelidir. Kürt halkının temel taleplerini karşılayarak toplumsal bir barışı kurmak; kimliği, kültürü, dili, dini, mezhebi, görüşü ne olursa olsun, üzerinde eşit haklara sahip yurttaşlar olarak yaşayacağımız, demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir Türkiye sorunların gerçek çözümüdür.

Savaşa karşı barışın, şovenizme karşı halkların kardeşliğinin, baskılara karşı demokrasi ve özgürlüğün, emperyalizme karşı  sömürüsüz bir dünya özleminin dile getirildiği 1 Eylül Dünya Barış günü vesilesi ile bir kez daha sesleniyoruz:

 Ortadoğu’yu kan gölüne çevirecek, onyıllarca sürecek etnik, dinsel ve mezhepsel çatışmalara yol açacak emperyalist müdahaleler bir an önce durdurulsun. Yaşanan sorunların çözümünü Ortadoğu halklarına bırakın. Barış, özgürlük ve demokrasi halklarla birlikte gelecektir.

Tabipleri Birliği

Merkez Konseyi