Tutuklu Tıp Öğrencilerinin Aileleri TBMM’deydi

CHP Milletvekili Ağbaba: Yargılanan TTB Üyeliğidir.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir, altı aydır tutuklu bulunan tıp fakültesi öğrencilerinin aileleriyle birlikte 3 Aralık 2012 tarihinde basın toplantısı düzenledi.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, 5 Aralık’ta mahkeme karşısına çıkacak tutuklu tıp öğrencilerinin etnik kimlik ve muhalif duruşlarının, terör örgütü üyeliğiyle suçlanmaları için yeterli sayıldığını belirterek, “Öğrencilere yönelik suçlamaların tamamının tıp meslek eğitimi ve sendikal faaliyetlerle ilgili olduğunu tespit ettik. Yani 5 Aralık’ta yargılanacak olan yasal SES üyeliği, TTB üyeliği ve üniversitedeki kulüp üyeliğidir” dedi.

Ankara’da 6 Haziran günü gözaltına alınan 43 tıp fakültesi öğrencisinden 13’ünün halen Sincan Cezaevi’nde tutulu bulunduğunu belirten Ağbaba, Türkiye’nin bu en başarılı öğrencilerinin 6 aydan beri eğitim haklarının gasp edildiğini söyledi. Bu öğrencilerin başarılarından dolayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan ve Milli Eğitim eski bakanı Hüseyin Çelik’ten takdir ve hediyeler aldıklarını belirten Ağbaba, bu hediye ve takdir mektuplarını gösterdi.

YARGILANAN TTB ÜYELİĞİDİR

Öğrencilerin 5 Aralık’ta mahkeme karşısına çıkacaklarını belirten Ağbaba, “Öğrenciler hakkında ‘örgüt üyesi olmak’ ve ‘örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmakla birliğe bilerek ve isteyerek yardım etmek suretiyle üye olmak’ suçlamaları var. Haklarında 15 yıla kadar değişen hapis cezaları isteniyor” dedi.

CHP Cezaevi Komisyonu üyeleri olarak, bu tutuklu öğrencileri ziyaret ettiklerini belirten Ağbaba, “Görüşmelerimizde, öğrencilere yönelik suçlamaların tamamının tıp meslek eğitimi ve sendikal faaliyetlerle ilgili olduğunu tespit ettik. Yani 5 Aralık’ta yargılanacak olan yasal SES üyeliği, TTB üyeliği ve üniversitedeki kulüp üyeliğidir” diye konuştu.

“ASIL NEDEN KÜRT OLMALARI”

Bu öğrencilerin SES ve TTB mitinglerine katılmak, üniversitede Halk Sağlığı Komitesi’ne üye olmak ve aralarındaki konuşmalarda ‘komite’ sözcüğünü kullanmak, varoşlarda sağlık taraması yapmak gibi suçlamalarla yargılandıklarını belirten Ağbaba, şunları söyledi: “Artık AKP bize hangi kelimeleri kullanıp kullanamayacağımızın listesini vermelidir. AKP, öğrencilerin ‘komite’ yerine neyi kullanması gerektiğinin fetvasını çıkarmalıdır. Bu tutuklamalarda en önemli nokta; bu öğrencilerin istisnasız Kürt kökenli gençler olmasıdır. İşte bu vahim bir durumdur. Etnik kimlikleri ve muhalif duruşları, terör örgütüne üyelikle suçlanmalarına yeterli delil mi oluyor?”

Öğrenciler arasında tutuklandıkları sırada 20 gün sonra diploma alıp doktor olacak gençler bulunduğunu belirten Ağbaba, sözlerini şöyle sürdürdü: “Adaletin daha fazla gecikmeden yerini bulmasını istiyoruz. Hepsi 20’li yaşlarının başlarında hayatları karartılmak istenen bu doktor adaylarının tutsaklıklarına 5 Aralık günü yapılacak duruşmada son verilmesini temenni ediyoruz. Unutmayalım ki, ‘Bir tutsağın boynuna geçirdiğiniz zincirin öteki ucu kendi boynunuza takılır”.

Tutuklu bir öğrencinin annesi Saime Akın ise 18 yıldır dul olduğunu ve üç çocuğunu okutmak için fındık ve pamuk topladığını belirterek, “Yeter ki çocuklarım okusun doktor olsun diye çalıştım. Ben çocuğumu Ankara’ya gönderdim, onlar Sincan’a gönderdi. Sincan bizim çocuklarımızın yeri değildir. 6 aydır gece gündüz çocuklarımız için ağlıyoruz. Biz çocuklarımızı istiyoruz” diye konuştu.

Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Aydın ise sağlığın piyasalaşmasına karşı çıkan, anadilde sağlık hizmeti, parasız eğitim ve sağlık isteyen tıp öğrencileri olduklarını belirterek, “13 arkadaşımız Sincan’da ve tek nedeni Kürt olmaları” dedi.

Ağbaba daha sonra doktorların kullandı bir gereç olan steteskopu Özge Aydın’ın bileğine kelepçe gibi taktı.

CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir de, Hacettepe Üniversitesi’nde Halk Sağlığı Komitesi’ne bir böcek konularak dinleme yapıldığını belirterek şunları söyledi: “Beceriksiz dinleyici de, kimse o koca kulak, ‘komite’yi tehlikeli bir kelime olarak görüyor ve bu komiteyi gerçek hale getirmek için kanıt bulmaya çalışıyorlar”.

Demir, Hacettepe Üniversitesi Rektörü’nün ise, ‘üniversitenin babası’ olarak bu öğrencilere çocuklara sahip çıkacağına, bu suç iddiasını destekler nitelikte açıklamalarda bulunduğunu hatırlatarak “Bir rektör çocukların sorunlarını çözmeli, çözemiyorsa çözmek için adım atmalıdır” diye konuştu.

Kaynak: IHA