Sağlık hakkı mücadelesi 120 gündür demir parmaklıklar arkasında!

altTTB Tıp Öğrencileri Kolu ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, 6 Ekim 2012 günü Adalet Bakanlığı önünde bir basın açıklaması yaparak, ne ile suçlandıklarını bilmeden 120 gündür tutuklu bulunan tıp ve sağlık öğrencilerinin serbest bırakılmasını istedi. "Sağlık Hakkı Mücadelesi Engellenemez" pankartı ile Adalet Bakanlığı önüne yürüyen öğrenciler, arkadaşlarının fotoğraflarını taşıdılar. 

Basın açıklamasına TTB Merkez Konseyi üyeleri Prof. Dr. Mehmet Zencir ve Dr. İsmail Bulca, SES Başkanı Dr. Çetin Erdolu ve Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Selçuk Atalay katıldılar. Basın açıklamasını TTB-TÖK"ten Özge Aydın okudu. 

Fotoğraflar için...

06.10.2012

BASIN AÇIKLAMASI 

Sağlık Hakkı Mücadelesi 120 Gündür Demir Parmaklıklar Arkasında!

6 Haziran’da 6 ilde yapılan operasyonla aralarında tıp fakültesi, diş hekimliği fakültesi, sağlık bilimleri fakültesi öğrencilerinin ve doktorların bulunduğu 47 kişi gözaltına alındı. 2 günlük gözaltı sürecinin ardından mahkemeye sevkedilenlerden Ahmet Demirel, Zülküf Akelma, Ahmet Karer Yurtdaş, Birhat Şimşek, Fatih Sultan Altın, Mehmet Aydın, Özgür Mert Bakan, Perişan Akar, Recep Kar, Tuncay Gökçen, Mustafa Karakurt, Musatafa Akın ve Mehmet Budak tutuklu yargılanmak üzere Sincan cezaevine gönderildi.                                                    

Arkadaşlarımız, dosyadaki gizlilik kararı sebebiyle ne ile suçlandıklarını dahi bilmeden 120 gündür eğitim haklarından mahrum bırakılıyorlar. Bakan yakınlarının yatay geçiş yapması için içeri kameraların sokulmadığı, notları tutulmayan toplantılar sonucu sonradan değiştirilebilen yönetmelikler, arkadaşlarımızın sınava girmesinin önünde ciddi bir  engel teşkil ediyor.  Bu da bize yönetmeliklerin üniversiteye dereceyle girmiş emekçi çocukları için değil, sadece yatay geçiş yapmak isteyen bakan yakınları için -üstelik gayri hukuki bir şekilde- değiştirilebileceğini gösteriyor.

Arkadaşlarımız özel alan dediğimiz ev,  kahve sohbeti, okul bahçesinde yürüyüşleri vb. yaşamın her alanında teknik takibe maruz bırakılmış, üniversitedeki kulüp odaları dinlenerek üniversitenin özerklik ilkesi ayaklar altına alınmıştır. Ulaşılan bilgiler sonucuda savcılık sorgusunda sorulan sorular soruşturmanın içeriğinin anlaşılması için önemlidir. “Çok Ses Tek Yürek mitingine neden katıldınız? Hükümetin sağlık alanında yakalamış olduğu ivmeden rahatsız mısınız? Ankara’da neden sağlık taraması yaptınız? Halk Sağlığı Topluluğu (HASAT) nedir?” soruları asıl yargılananın halkın sağlığı konusunda sorumluluk sahibi öğrencilerin yanında, sağlık hakkı mücadelesi  ve TÖK  olduğunu gösteriyor.  Hacettepe Üniversitesi’nin 3. sınıfında alınan “Halk Sağlığı Komitesi” de “Halk Sağlığı Komitesi nedir? “Neden hepiniz Halk Sağlığı Komitesi’nden bahsediyorsunuz?” sorusuyla kriminalize edilerek bu suç ve delil üretme mekanizmasından nasibini alıyor.       

Ülkemizde yıllardır süregelen ve hatta bugünlerde sınırlar ötesine de uzanan savaş dili yaşamımızın her alanına girmişken, biz Tıp Öğrenci Komisyonu olarak daha barışçıl daha eşit ve daha özgür bir dünya kurma mücadelemizde, cezaevindeki arkadaşlarımızın desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Bu mücadelemizde yanımızda olmalarını ve bir an önce eğitim hayatlarına geri dönebilmelerini istiyoruz. 

ÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ TIP ÖĞRENCİLERİ KOLU (TTB-TÖK)
SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET EMEKÇİLERİ SENDİKASI (SES)