TTB’den Sağlık Bakanlığı’na: Ne yaptığınızı biliyoruz!

ttb

TTB Merkez Konseyi, Sağlık Bakanı Recep Akdağ"ın, 12 Ocak 2012 tarihinde düzenlediği basın toplantısındaki "Amacımız sağlığı ticarileştiren anlayıştan kurtulmak" ifadelerine ilişkin olarak, bugün (13 Ocak 2012) yazılı bir açıklama yaptı. 

 

13.01.2012

BASIN AÇIKLAMASI

Ne yaptığınızı biliyoruz!

Sağlık Bakanı sayın Recep Akdağ dün yaptığı basın toplantısında “Amacımız sağlığı ticarileştirilen anlayıştan kurtarmak!” demiş ve “vatandaşın sağlığını ticari meta, ticaret unsuru olarak değerlendirebilecek uygulamalara izin vermelerinin beklenmemesi gerektiğini” eklemiş.

Küçüklere masallar desek değil, büyüklere masallar desek hiç değil.

Daha 2 ay önce sağlıkta serbest bölge kurma maddesini içeren Kanun Hükmünde Kararnameyi (KHK) yazan kendisi, kabul eden AKP Hükümeti. Serbest bölge ne için kurulur? Açıp bakıyoruz “sınai ve ticari faaliyetler için” diyor.

Anlaşılan bu da Başbakan’ın ameliyatı gibi “özel” bir durum. İyi de bu ülkede kaç tane “Başbakan” var? Söylentilere bakılırsa Bakanlar Kurulu’nda birden fazla “Başbakan” olan Bakan yakınları, devamında üst düzey bürokrat olup “Başbakan” olanlar…

Söylentilere itibar etmeyelim elbette ama KHK’da yazanlara da mı itibar etmeyelim? Serbest bölge sağlığı ticarileştiren anlayışın artık en uç noktası değil mi? Ülkenin içerisindeki ticarileştirmenin, hekimlerin/ sağlık çalışanlarının sırtından elde ettiğiniz kârların yetmediği, gözünüzü daha fazlasının bürüdüğünü anlamıyor muyuz?

Hekimlik yapmak isteyen aile hekimlerini elektrik-su-ısınma gideri-kira ödeyen bir ticarethane haline zorlayan, sözleşmeli çalıştıran kim?

Bu ülkeyi “yabancı hekim” için de bizler için de ucuz hekim emeği pazarı yapacağınızı görmüyor muyuz?

Özel sağlık kuruluşları temsilcileri ile Eylül ayında hekim ücretlerini düşürme mutabakatına varan kim?

Sayın Bakan,

Türk Tabipleri Birliği, bu ülkenin hekimleri, asistanları, tıp öğrencileri size rağmen “Sağlıkta Ticaret Olmaz/Tüccar Değil, Hekimiz” sloganını yıllardır haykırıyorlar.

Farkındayız; rahatsız oluyorsunuz.

Farkındasınız; hekimleri kaybettiniz.

Ne olursa olsun biz hekimler olarak mesleğimize sahip çıkacağız.

Siz ne kadar yasaklamaya çalışırsanız çalışın hekimliği toplum ve kişi yararına uygulayıp geliştirmeye devam edeceğiz.

Ülkenin her yerinde konuşulmaya başlandı; nasıl en etkin, sonuç alıcı mücadeleyi verip gerçek anlamda hekimlik yapacağımız ve haklarımızı alacağımız ortamı sağlayacağız diye.

Siz de Bakanlıkta Hacettepe Tıp Fakültesi’ni hangi kamu hastane birliğine, nasıl bağlayacağınızı, kamu hastane birliklerinin başına hangi CEO’ları getireceğinizi konuşuyor…

Özel hastane patronlarıyla hekim emeğini ucuzlatmak için mutabakat imzalıyor…

Uluslararası konsorsiyumlarla katrilyonlarca liralık rant değeri olan  “Kamu-Özel Ortaklığı” pazarlığı yapıyorsunuz.

Ne yaptığınızı biliyoruz.

Sizin de bilmenizi istiyoruz:

Patronların, uluslararası konsorsiyumların sağlığı ticarileştirmesi için AKP’si ve takdir ettiği Sağlık Bakanı varsa…

TÜRKİYE’NİN DE KENDİNİ HEKİMLİK MESLEĞİNE, TOPLUMA ADAMIŞ HEKİMLERİ; TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ VAR!

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
MERKEZ KONSEYİ