Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu’nun “Kadınlar İçin Nasıl Bir Sağlık Sistemi?” başlığıyla bu yıl 8’incisini düzenlediği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kongresi’nde basın açıklaması yapıldı.

TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu ve Eskişehir Bilecik Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu adına yapılan açıklamayı okuyan Eskişehir Bilecik Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Seçil Biçer, tıpta cinsiyetçi iş bölümünün reddedilmesi; sağlık uğraşlarında cinsiyetçi ideolojinin rekabet, tahakküm, ayrımcılık, dışlama gibi kavramları yerine dayanışmacı değerlerin egemen kılınması; sağlık alanındaki ilişkilerde ve hekim-hasta ilişkisinde toplumsal cinsiyet eşitliği temelli bir duyarlılığın geliştirilmesi gerektiğini söyleyerek “Biz kadın hekimler cinsiyetçi sağlık sistemini reddediyoruz” dedi.

Biçer, kongre ile ilgili olarak da, “Kongremiz sözümüzün, emeğimizin, gücümüzün bir kere daha kanıtıdır. Bu kongre ile feminist perspektifle kadın sağlığı alanında çalışmalar yapılmasını teşvik etmeyi; kadın sağlığına kör sağlık sistemlerine karşı çözümsüz olmadığımızı göstermeyi; ‘Hayır, biz kadınlar başka bir sağlık anlayışını geliştirebiliriz’ diyebilmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Eskişehir’de düzenlenen kongre kapsamında 2 Mart 2024 tarihinde yapılan basın açıklamasının tamamı şöyle:

CİNSİYETÇİ SAĞLIK SİSTEMİNE HAYIR!
KADINLAR İÇİN BAŞKA BİR SAĞLIK SİSTEMİ MÜMKÜN

Yüzyıllardan beri kadınların yaşadığı sorunların kaynağının, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve bu eşitsizliği üreten cinsiyetçi politikalar olduğunu biliyoruz. Sağlık alanı da toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden azade düşünülemez. Özellikle 20 yılını geride bıraktığımız sağlıkta dönüşüm programı ile alınır satılır bir meta haline getirilen sağlık anlayışı ile kadın sağlığına yönelik eşitsizlikler de katmerlenmiştir. 23 yıldır iktidarda olanlar, kadınları ilgilendiren birçok politikayı geliştirenler, kadınlara evde oturmayı, en az 3 çocuk doğurmayı, kısacası kendi bedenleri ve yaşamları hakkında erkeklerin karar vereceğini dikte eden bir söylemi, her geçen gün daha da gerici, cüretkar şekilde dillendirmiş, örtük ve açık politikalarıyla, kadınlar üzerindeki tahakkümlerini derinleştirmeye çalışmışlardır. 

Ataerki ve neoliberalizmin işbirliğine eklenen muhafazakarlaşma ile kadının sağlığı yalnızca doğurganlığa indirgenmiş ve sağlık hizmetleri de bu temelde şekillendirilmiştir. Kamu tarafından ücretsiz dağıtılan gebelikten korunma malzemelerinin son yıllarda dağıtılmaması, kürtajın fiili olarak yasaklanması bu şekillenmenin öne çıkan örneklerindendir. İktidarın gerici söylemleri nedeniyle yasal hak olan kürtaj kamu hastanelerinde hukuk dışı şekilde yapılmamaya başlanmıştır.   İktidar tarafından, “Her kürtaj bir Uludere’dir” gibi ifadelerle, hem yaratılan hak ihlallerine karşı riyakarca bir tutum alınmış, hem de toplum vicdanını yaralayan söylemlerle hekimler üzerinde bir manipülasyon ve mobbing yaratılmış, bu nedenle kamu hastanelerinde tıbbi gereklilik olmadan isteğe bağlı kürtaj fiilen durdurulmuştur.  Çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlara özel hastaneler tek adres gösterilmiştir. İktidarın söylemleri ile kamuda yaratılan fiili yasağa karşın özel sağlık kurumlarında yüksek ücretler ile kürtaj yapılmakta, özel hastane sermayesine zeval gelmesine iktidar tarafından izin verilmemektedir.  Kadınlar gebeliği önleyici yöntemlere erişebilmek için yüksek rakamlar ödemek zorunda bırakılmış, bu ücretleri ödeyemeyen yoksul kadınlar ise istenmeyen gebelik, sağlıksız kürtaj, ağır ruhsal sorunlar, intihar riski ile baş başa bırakılmaktadır. Üreme ve cinsel sağlık hizmetlerinin birinci basamakta ücretsiz kamu eliyle verilmesi talebinde ısrarcıyız.

Tıpta cinsiyetçi iş bölümünün reddedilmesi, sağlık uğraşlarında cinsiyetçi ideolojinin rekabet, tahakküm, ayrımcılık, dışlama gibi kavramları yerine dayanışmacı değerlerin egemen kılınması, sağlık alanındaki ilişkilerde ve hekim-hasta ilişkisinde toplumsal cinsiyet eşitliği temelli bir duyarlılığın geliştirilmesi gereklidir.  Biz kadın hekimler cinsiyetçi sağlık sistemini reddediyoruz.

Kadına yönelik ayrımcılık ve eşitsizliğin derinleşmesi, İstanbul sözleşmesinin feshedilmesi, 6284’ün etkin uygulanmaması erkek şiddetini körüklemeye devam etmektedir. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri adeta “cins kırımı” seviyesinde devam etmektedir. Devlet tarafından alınması gereken önlemler alınmadığı gibi cezasızlık rutin bir uygulamaya dönüşmüştür. Sağlık sistemi içerisinde kadına yönelik şiddete karşı önerilen mekanizmalar uygulanmamakta, şiddetin önlenmesi ve kadının korunmasında en önemli ayaklardan biri olan sağlık kurumlarında bu mekanizmaların hayata geçirilmesine yönelik tek bir adım atılmamaktadır. Şiddete maruz kalan kadınlar gizlilik kararı aldıkları andan itibaren sağlık hizmetine ulaşamamaktadır. Sağlık Bakanlığı bulanık, karmaşık protokoller yerine etkin algoritmaları yaşama geçirmek zorundadır. Kongremiz ile erkek şiddetine karşı nasıl bir sağlık sistemi istediğimizi, sağlık çalışanlarının, sağlık kurumlarının üzerine düşen görevleri de tanımlamayı hedefliyoruz.

Kadın sağlığına ilişkin politikaların oluşturma süreçlerinde meslek örgütleri, sendikalar, kadın örgütleri dışlanmakta,  erkek akıl en küçük yönetim kademesinden en üst düzeye kadar tüm alanları yönetmektedir. Türk Tabipleri Birliği gibi sağlık alanında mücadele yürüten kurumlar, kadın düşmanlarını, sağlığı ticarete dökenleri, kadın sağlığına kör olanları rahatsız etmekte ve iktidarlar tarafından hedefe konmaktadır. Biz kadın hekimler ve bugün burada olan tüm kadınlar “TTB’nin mücadelesi kadınların mücadelesidir” diyor, kadınlar olarak bu mücadeleyi büyüteceğimizi bir kere daha tekrar ediyoruz.

Kongremiz sözümüzün, emeğimizin, gücümüzün bir kere daha kanıtıdır. Bu kongre ile feminist perspektifle kadın sağlığı alanında çalışmalar yapılmasını teşvik etmeyi, kadın sağlığına kör sağlık sistemlerine karşı çözümsüz olmadığımızı göstermeyi, hayır biz kadınlar başka bir sağlık anlayışını geliştirebiliriz diyebilmeyi amaçlıyoruz.

Yaşasın kadın mücadelesi!

Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu
Eskişehir Bilecik Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu