Şanlıurfa’da Afiliasyon Paneli Yapıldı

11.02.2015 tarihinde Şanlıurfa'da Belediye Kongre Merkezinde hekim ve sağlık çalışanlarının yoğun ilgi gösterdiği Afiliasyon paneli yapıldı.

TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Prof.Dr.Raşit Tükel ve Konsey Üyesi Dr.Şeyhmus Gökalp katıldı. Şanlıurfa Tabip Odası Onur Kurulu üyesi Prof.Dr.C.Dost Zeyrek'in Moderatörlük yaptığı panelde, Prof.Dr.Raşit Tükel "Afiliasyon", Şeyhmus Gökalp ise "Dünü ve Bugünü ile Sağlıkta Dönüşüm Programı" Konusunda sunumlar yaptı.

Panelde ilk sunumu yapan Dr.Şeyhmus Gökalp "Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın özünde Neoliberal yaklaşımların bir devamı olduğuna" dikkat çekerek başladığı konuşmasına "Neoliberal yaklaşım ; Sağlık hizmetlerindeki sorunların kaynağı olarak kamu hizmetini ve bu sorunların çözümü olarak da "özel Sektörün" işin içine çekilmesini ister" diyerek devam etti.

Sunumunda olması gerekeni ise şöyle izah etti; "Sağlık hizmetleri kamusal bir haktır. Finansmanı genel bütçeden karşılanmak üzere ve Devlet eliyle Ücretsiz, Nitelikli, Erişilebilinir ve Eşit olarak sunulmalıdır. Koruyucu bakış açısı ile bölgeler arası eşitsizlikler ve farklılıklar dikkate alınmalıdır".

2014 yılı Aralık ayının son günlerinde Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin Sağlık Bakanlığı’na idari olarak bağlanmasını getiren “birlikte kullanım ve işbirliği protokolü”nün imzalandığı Şanlıurfa’da yapılan panelde ikinci konuşmayı Dr. Raşit Tükel yaptı. Dr. Tükel, panelde “afiliasyon” konusunda şu görüşleri ifade etti.

“Tam teşekküllü hastanesi olup eğitim ve araştırma için uygun koşullara sahip olan, ancak uygulanan politikalar nedeniyle döner sermayesi açık veren, borç yükü altındaki tıp fakültelerine protokol yapma bir kurtuluş gibi sunulmaktadır. Protokol sürecinde tıp fakülteleri Sağlık Bakanlığı’na bağlanarak akademik özerkliğini yitiriyor ve hizmet ağırlıklı bir hastaneye dönüşüyor.

Hastanesi olmadan açılan tıp fakülteleri daha sıklıkla ikinci basamak sağlık hizmeti veren devlet hastaneleriyle protokol yaparak birlikte kullanım ve işbirliğine gidiyor. Protokol sonrasında devlet hastanesi eğitim ve araştırma hastanesi ismini alıyor. Sağlık hizmeti sunmak üzere kurulmuş bir hastanede, eğitim ve araştırma yapılması, nitelikli sağlık hizmeti verilmesi mümkün olamamaktadır.

Devlet hastanesinden eğitim ve araştırma hastanesi dönüşüm, uzunca bir zamandan beri, standartlar oluşturulmadan, herhangi bir değerlendirme yapılmadan Sağlık Bakanlığı’nın bir kararıyla gerçekleşmekte, bu uygulama, protokol yapılma aşamasında da karşımıza çıkmaktadır.”

Dr. Raşit Tükel, tıp fakülteleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinin ortak kullanımına ilişkin düzenlemelerin ve bugüne kadar olan deneyimlerin, afiliasyon adı altında yapılan birlikte kullanım ve işbirliğinin, başta eğitim olmak üzere önemli sıkıntılara yol açtığını, kurumların bütünlüğü ve çalışanların özlük haklarının zedelendiğini gösterdiğini ifade etti.

Dr. Raşit Tükel, son olarak, birlikte kullanım ve işbirliği protokolleriyle yapılan uygulamaların afiliasyon değil, dar boğazda olan üniversite hastanelerinin idari olarak Sağlık Bakanlığı’na bağlanması işlemi olduğunu, afiliasyonun tek yönlü bir “asimilasyon” değil, belirli ilkeler doğrultusunda yapılacak olan kurumsal düzeydeki işbirliği ve ortaklaşmanın bir yöntemi olması gerektiğini belirtti.

Sunumlara ulaşmak için tıklayınız...