Baskı, sürgün ve işten atmalar bizi yıldıramaz

TTB, SES, Dev Sağlık İş ve Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, 33 gencin yaşamını yitirdiği Suruç Katliamı sonrasında KESK, TTB, DİSK ve TMMOB tarafından düzenlenen basın açıklamasına katıldıkları için haklarında idari ve hukuki süreç başlatılan SES üye ve yöneticileri ile Ağrı Tabip Odası Başkanı Dr. Ulaş Yüksek Disiplin Kurulu’nda memuriyetten men edilmesine ilişkin ortak 11 Mayıs 2016 günü SES Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Bayazıt İlhan, KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse, SES Eş Başkanı Gönül Erden ile memuriyet görevlerine son verilen SES Ağrı Şube Eş Başkanı Gülistan İçer ile SES Ağrı Şube üyesi Berivan Alptekin katıldılar. Ortak açıklamayı SES Eş Başkanı Gönül Erden okudu. 

Açıklamada, "Görevine son verilen arkadaşlarımızın görevlerine iadesinin sağlanması ve devam eden diğer soruşturmaların durdurulması için hukuk sınırları içerisinde her türlü fiili ve meşru mücadele hattından kaynaklanan gücümüzü kullanacağımızı duyuruyoruz. Konuyu uluslararası platformlara taşıyarak sözleşmeler ekseninde kurulan mekanizmaların harekete geçmesini sağlayacağız. AKP iktidarının bu saldırısına alet olan ve kanuna aykırı davranan başta mülki amirler olmak üzere tüm kamu görevlilerini uyarıyor ve AKP iktidarının “kanunsuz emirlerine” uymamaya davet ediyoruz. Unutulmasın ki bu iktidar anlayışı uzun sürmeyecek ve demokratik mücadelemiz kazanacaktır" denildi. 

TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Bayazıt İlhan burada yaptığı konuşmada, 20 Temmuz 2015 tarihinde Suruç katliamının meydana gelmesinden sonra, TTB, DİSK, KESK ve TMMOB olarak Türkiye'nin bu saldırıyı protesto etme çağrısı yaptıklarını belirtti. Ağrı'da da sendikalar, meslek örgütleri ve siyasi partilerin bir yürüyüş ve protesto gerçekleştirdiklerini anlatan İlhan, bu açıklamaya katılan Ağrı Tabip Odası Başkanı Ulaş Yılmaz ve sendika temsilcilerinin memuriyetten atıkdıklarını kaydetti. İlhan, "Bu tabloyu herhangi demokratik bir ülkede böyle bir tabloyu görme imkanı var mı" diye soran İlhan, bu saldırının ardından Ankara'da, İstanbul'da, yine Ankara'da, Diyarbakır'da patlamalar meydana geldiğini söyledi. 

Türkiye'nin toplumsal kutuplaşmayı yerleştiren bir siyasi anlayış tarafından yönetildiğini belirten İlhan, "Bunu kabul etmemize imkan yok" diye konuştu. İlhan, mesai saati dışında, demokratik hakkını kullanarak, Türkiye tarihinin en büyük katliamlarından birini, 34 gencin katledilmesini protesto eden sendika ve meslek odası yöneticilerinin memuriyetten atılmasının, Türkiye'de artık demokrasiden söz edilemeyeceğini açık biçimde gösterdiğini kaydetti.

Dr. Bayazıt İlhan, "Emekçiler, ezilen halklar demokrasi ve barış mücadelesini sürdürecekler. Konunun uluslararası mecrada tartışılmasını sağlayacağız, uluslararası mahkemelere konuyu taşıyacağız. Emekten, demokrasiden ve barıştan yana olan insanların açlığa, ezilmeye mahkum olmalarına izin vermeyeceğiz. Bu ülkede laik, demokratik barış içinde bir ülkede bir arada yaşamanın mücadelesini sürdüreceğiz" diye konuştu.  

Basın açıklaması için tıklayınız.