11 Mart Türkiye Büyük Sağlık Hakkı Meclisi

200/2012
08.02.2012

TABİP ODASI BAŞKANLIĞI’NA

Sağlık Bakanı’nın da ifadesiyle 1980’den 2002’ye sağlık reformlarının teorik hazırlık dönemini, 2003 yılından bu yana da Sağlıkta Dönüşüm Programı’nı (SDP) idrak ediyoruz. Bu politikaların kimin “fikri” ve kime ait olduğu, sonuç itibariyle hangi amaçla uygulandığı ve kimin yararına olduğuna dair görüşlerimiz bilinmektedir. Bu görüşlerimiz kendinden menkul olmayıp, uluslararası literatüre girmiş bilimsel değerlendirmelere ve yaşananlarla da doğrulanmış güçlü kanıtlara dayanmaktadır.

SDP ile “Türkiye sağlık pazarı” geçmiş dönemlerden çok daha hızla büyümüş ve ilaç açısından dünyanın 13. (2020’de 10. olması beklenmektedir) büyük pazarı olmuş, teknoloji açısından ise en yeni ürünlerin “ilk lansmanının” yapıldığı “düzeye” ulaşmıştır. Sıra “sağlık hizmet sunumu pazarının” da bütünüyle büyük sermayeye açılmasına,  “milli iradeyi bir meslek örgütünün ayakları altına” sermeyecek kadar hassas olanlarca insan gücü dahil var olan kaynakları (hastaneler, arazileri vd.) büyük sermayenin ayaklarına paspas yapmaya gelmiştir. Yıllardır kamuoyunu meşgul eden “tam gün” meselesinin de, Kamu Hastane Birliklerini içeren 2 Kasım 2011 tarihli Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) de bu amacı taşıdığı bilinmektedir. Kısacası sağlık hizmetlerinin sunumu tamamen piyasalaşır/ticarileşirken sağlık emekçileri açısından da güvencesizlik, esnek-kuralsız çalışma, performans-ciro baskısı, birbiriyle rekabet, antidemokratik, sendikasız çalışma ortamı geliştiriliyor.

TTB yıllardır bu politikalara karşı itirazını (mücadele eden sendika, meslek örgütü ve derneklerle) mümkün olan her şekilde dile getirmekte, halkın ve hekimlerin (sağlık çalışanlarının) yararına önerilerini sunmaktadır. Bu çaba, kimi kez Sağlık Bakanı’nın 23 Kasım 2011 tarihinde bütçe sunusunda OECD 2010 raporundan alıntılayarak verdiği gibi “TTB’nin yoğun ve gürültülü muhalefeti” olarak söylenmekte, kimi zaman Ocak 2012’de Akşam gazetesindeki röportajda olduğu gibi “TTB sağlıkçıların ağababası değil” ifadesiyle bütün sağlıkçılarla birlikte olarak bir mücadele yürütmemizden rahatsızlık olarak dile gelmektedir.

Bütün çabalarımıza rağmen süreç ilerlemektedir. Gelinen noktada mücadelenin daha da büyütülerek ve olabilecek en kararlı eylemlerle sürdürülmesi gerekmekte olup başka bir seçenek yoktur. Bu amaçla 12 Kasım 2011 tarihinde toplanan Türkiye Büyük Hekim Meclisi özde iki karar almıştır:

-bütün sağlıkçılarla, örgütleriyle birlikte olmak için çaba harcamak,

-sürecin hedeflerimize/taleplerimize ulaşmak için gerektiğinde süresiz greve gitme kararlılığı ve hazırlığıyla yürütülmesi.

1 Aralık 2011 tarihinde 21 Aralık eyleminin duyurusu için yaptığımız basın toplantısında şöyle dedik: Taleplerimiz belli: KHK’nın çekilerek kamu-özel bütün sağlık çalışanları için güvenceli iş, güvenceli gelir, sağlıklı ortamlarda ve şiddete uğramadan insanca çalışma ve yaşama ile mesleğimizi bağımsızca (performans, ciro baskısı, SUT vb.) yapabilme koşullarının sağlanması.  Elbette bütün taleplerin başında halkın, hepimizin sağlık hakkı geliyor.

Açıkça görüleceği gibi bu talepler hastalarımızın daha ötesi bütün Türkiye’de yaşayanların talepleridir. Dolayısıyla sıklıkla dile getirilen “kendimizi halka anlatmanın” yolu ortak talepler için birlikte çaba harcamaktan geçmektedir.

Yukarıda tanımlanan “işleri” yapabilmek amacıyla birbiriyle iç-içe/ilişkili iki örgütlenme biçimi/formu/mekanizması önerdik: sağlıkçılar meclisi ve sağlık hakkı meclisi. (Ek:1) Söz konusu yapılardan amaç sağlık hakkı ve sağlık çalışanlarının hakları başlıklarında taleplerimizi gerçekleştirmek için yürütülecek mücadelede en demokratik ve katılımcı zeminleri oluşturmak, çabalarımızı aynı zamanda toplumsallaştırmaktır. Çünkü sağlık hakkı mücadelesi ancak geniş toplumsal kesimlerde farkındalık yaratılarak ve hak alma olgusu üzerinden birleşik bir mücadele ile kazanılabilir.

21 Aralık 2011 tarihi asıl olarak sağlıkçılar meclislerinin kuruluş çalışmalarının başlangıcı olarak ifade oldu. Kuşkusuz bu tarihten önce başlayan yerler olduğu gibi henüz herhangi bir adım atılamamış yerler de bulunuyor.

21 Aralık’tan bu güne enerjimizi bu çalışmalara yöneltmiş durumdayız. Bu amaçla merkezi olarak iller düzeyinde sürece katkı sunmaya/yönlendirmeye çalışıyoruz ve ne güzel ki düne göre giderek daha fazla yol alıyoruz.

Geçmiş tecrübelerimiz sağlık hakkı zemininde söylediklerimizin sürecin toplumsallaştırılmasında ve görünür kılınmasında önemine işaret etmektedir. Bu nedenle Sağlık Hakkı Meclisleri kritiktir. TTB Merkez Konseyi 21 Aralık’tan bu yana çok sayıda TTB içi toplantıları (MK, Oda Başkanları toplantısı, il ziyaretleri, bölge toplantıları vd.) ile diğer sağlık örgütleriyle (meslek birliği, sendika, dernek vb.) görüşmeler yürütmüş ve katılanlarla birlikte önümüzdeki sürece dair program şekillendirilmiştir.

1. Tabip odalarımız kendi illerinde olabilen her sağlık kuruluşunda en geniş katılımla, herkese açık olarak sağlıkçılar meclisi oluşturma çalışmalarına hız vermelidirler.

2. Sağlık Hakkı Meclisleri (SHM) ise il düzeyinde kurumların katılımı/katkısıyla (siyasi parti, sendika, meslek örgütü, hasta hakları dernekleri, yerel inisiyatifler, muhtarlar vb.nin) yanı sıra ve ötesinde halkın doğrudan katılımına olanak sunan zeminler olarak değerlendirilmelidir. İl SHM, Genel Sağlık Sigortası’nın bütünüyle yürürlüğe girmesiyle ortaya çıkan/çıkabilecek başlıkların görünür kılındığı ve bu çerçevede hizmete ulaşımın önündeki engellerin saptanarak, taleplerin somutlanıp girişimlerde bulunulacak yerler olmalıdır.

21 Aralık eylemi kamuoyunun ve siyasi partilerin düne göre artan oranda sağlık alanında yaşananlara ilgi göstermeye başladığına işaret etmektedir. O nedenle 11 Mart 2012 Pazar günü Ankara’da kapalı salonda kitlesel bir katılımla Türkiye Büyük Sağlık Hakkı Meclisi toplanacaktır. Bu toplantı öncesi tabip odalarımız kendi illerinde –çalışmaları birlikte yürüttükleri diğer örgütlerle birlikte görüşerek kararlaştırıp düzenleyecekleri- SHM toplantıları yaparak GSS’nin ortaya çıkardığı/çıkarması beklenen sorunları raporlaştıracak (rapor formatı daha sonra iletilecektir) ve geniş katılımla Ankara’ya geleceklerdir. 11 Mart 2012 tarihinde GSS ile şekillenen ortamda sağlık hakkı gündemi ile bütün illerden gelen raporların ortaklaştırıldığı bir metin paylaşılacak, hep birlikte ortaklaştığımız talebimizi Türkiye’de herkese sorma kararı görüşülecektir.

Raporlarda dile getirilen mağduriyetler ve olası sıkıntılara yönelik yapılabileceklerin yanı sıra 11 Mart’ı takiben Türkiye ölçeğinde milyonlarca kişinin katılımını hedefleyen bir süreç gerçekleştirmeyi ve talebi toplumsallaştırmayı düşünüyoruz. Türkiye’de yaşayanlar belki de bu çapta, bu tarzda ilk kez doğrudan katılım olanağı bulacaklar. Kuşkusuz sonucu etkili yollarla muhataplarına ileteceğiz ve gerçekleşmesi için gereğini yapacağız.

Bu süreçten temel beklenti sadece sağlıkçılara daralmayan, olabilen en geniş örgütlenmeleri/insanları sürece katan ve sonuç olarak bir toplumsal bilgilenme ve tutum alma halinin yaşanmasıdır.

Yukarıda da belirtildiği gibi 11 Mart 2012 Pazar Türkiye Büyük Sağlık Hakkı Meclisi toplantısına illerden katılım sağlanacaktır. Bu amaçla illerde her gruptan sağlık çalışanı katılımıyla birlikte siyasi parti, meslek örgütü, sendika, hasta hakları, tüketici hakları dernekleri, mümkünse mahallelerden herkesi (emekli, öğrenci, sağlık çalışanı, işsiz, kadın, çocuk, “acil” mağduru, işçi, Bağkur’lu, gelir testinden geçen/geçemeyen vd.) temsil eden bir bileşimle katılım sağlanmalıdır.

Sağlıkçılar meclislerinin yanı sıra İl Sağlık Hakkı Meclisleri’nin toplantısına -talep edildiği takdirde- merkezden katılım sağlanacaktır. Ayrıca yerel medya olanaklarının değerlendirilmesi, katkısı olacağı düşünülen stant açma, bilgilendirme toplantıları, ziyaretler, yürüyüş, miting vb. etkinliklerin yerel olarak kararlaştırılarak yapılması düşünülmelidir. Ankara’ya gelmeden 9 Mart 2012 tarihinde yapılacak basın toplantısı, gelen araçların konuyla ilgili olarak afiş/pankart ile görünür kılınması önemlidir.

Geldiğimiz aşamada tereddütsüz olarak çabalarımızı ortaklaştırmanın ve güçlendirmenin zamanıdır. Sorumlulukla davranılacağı düşüncesiyle hepimize kolay gelsin diyoruz.

Saygılarımızla,

Prof. Dr. Feride Aksu Tanık
TTB Merkez Konseyi
Genel Sekreteri

 

Ek: 1) Sağlıkçılar Meclisi ve Sağlık Hakkı Meclisi:

İşyerlerinde,/yerelllerde birleşik mücadeleyi yaratmak üzere talepler için mücadele etmek isteyen herkesi kapsaması

katılmak isteyenlerin önüne herhangi bir kurumsal engelin/bahanenin çıkartılmaması; mücadele etmek isteyenlerin (statü, unvan, çalışma düzeni, örgütsel aidiyet vb. farkı gözetmeksizin) eşit olarak yer alması,

güven ilişkilerinin gelişmesi ve yerel dinamik/gereksinimlere hürmet etmekle birlikte meclislerin mutlaka taleplerle ilişkili mücadeleye ve örgütlenmesine (gerektiğinde süresiz grevin) odaklanması.

Meclislerin çalışma yöntemi, program ve takvimini kendilerinin belirlemesi, hantal olmayacak bir koordinasyon/yürütme oluşturulması, belli bir disiplin ve ciddiyetle toplanılması önem taşımaktadır.

Bahsedilen meclislere ilişkin gelen sorular nedeniyle üzerinde ortaklaşılan aşağıdaki tanımların paylaşılmasında yarar görülmüştür. (Henüz kuruluş sürecinde olunduğundan aşağıdan yukarı bir yapılanma bu aşamada sağlanamamaktadır).

İŞYERİ SAĞLIKÇILAR MECLİSİ

AMAÇ: İşyerlerinde birleşik mücadeleyi yaratma temel amaçtır.

Kuruluşu, oluşturulması gibi konuları bürokratik bir yaklaşımla kısırlaştırmadan,

iş yerine ait sorunları değerlendirmeyi ve müdahil olmayı dışlamayan,

bütün çalışanların güvenceli, kadrolu çalışması, emekliliğe yansıyan güvenceli bir ücret alması zemininde yapılacakların tartışılacağı, bu taleplerin gerçekleşmesi için gerektiğinde süresiz grevin nasıl organize edileceğinin konuşulacağı platformlar olarak yapılandırmak gerekmektedir.

MECLİS OLUŞUMU: İşyeri sağlıkçılar meclisi işyerinde statü, unvan, çalışma düzenleri farkı, örgüt aidiyeti ve kaygısı gözetmeden işyerinde çalışan tüm emekçilerin katılımı ile oluşur.

ÇALIŞMA YÖNTEMİ: Meclis çalışma programını ve toplanma takvimlerini kendi belirler. Çalışmaları organize etmek ve İl Sağlıkçılar Meclisine katılmak için hantal olmayacak bir koordinasyon/yürütme oluşturur. Bu koordinasyon içerisinde ortak mücadele etmek isteyen çalışanların örgütlerinden de birer temsilci katılır.

İL SAĞLIKÇILAR MECLİSİ

AMAÇ: İşyerlerinde yaratılan örgütlülüğün il genelinde yaygınlaşması ve genel taleplere ilişkin mücadelenin ildeki tüm sağlık işyerlerindeki emekçiler tarafından sahiplenilmesi ve mücadele hattının güçlendirilmesi çalışmaları temel amacıdır.

MECLİSİN OLUŞUMU: Meclis işyerlerinde oluşturulan işyeri sağlık meclislerinin koordinasyonları/yürütmeleri ile işkolunda örgütlü emek ve meslek örgütlerinin temsilcilerinin katılımından oluşur.

ÇALIŞMA YÖNTEMİ: İl Sağlıkçılar Meclisi il geneline dair gündemler ya da Türkiye Sağlıkçılar Meclisi/Platformunun programı çerçevesinde çalışma programını ve toplanma takvimlerini kendi belirler.  İllerde; işkolumuzda örgütlü emek ve meslek örgütleri ile halkın değişik örgütlü kurumları tarafından oluşturulan İl/Kent Sağlık Hakkı Meclisleri/İnsiyatifleri’ne yürütmeleri/koordinasyonları üzerinden katılım gösterirler.

İL/KENT SAĞLIK HAKKI MECLİSLERİ/İNSİYATİFLERİ

AMAÇ: GSS’nin doğurduğu ortamda sağlık hakkını sahiplenmenin toplumsallaşması temel amaç olup mücadelenin ortaklaştırılmasının aracıdır. Yerelde yaşanan her türlü sağlık sorununa ilişkin mücadeleyi dışlamaz, genel mücadeleyle buluşturmayı hedefler.

MECLİSİN OLUŞUMU: İlde sağlık işkolunda örgütlü emek-meslek örgütleri, siyasi partiler, emek demokrasi mücadelesi yürüten örgütler, muhtarlıklar, halk inisiyatifleri vb. örgütlü tüm kesimleri ve doğrudan katılımları içine almayı hedefler. İl Sağlıkçılar Meclisi de yürütme/koordinasyonları aracılığıyla kendilerini temsil eder.

ÇALIŞMA YÖNTEMİ: İl genelindeki kendi çalışmalarını planlar, programlar; merkezi Türkiye Sağlık Hakkı Meclisi programının yerelde gerçekleştirilmesi için çaba harcar.

İşlerin daha sistemli ve kolay yapılabilmesi için kendi içinde uygun sayıda koordinasyon/yürütme seçer. Türkiye Sağlık Hakkı Meclisine bu yolla katılım gösterir.

TÜRKİYE SAĞLIK HAKKI MECLİSİ/İNİSYATİFİ

AMAÇ: Türkiye genelinde verilecek mücadeleyi tüm illerde eş zamanlı ve geniş kesimlerle birlikte örgütlemek.

MECLİSİN OLUŞUMU: İllerde oluşturulan Sağlık Hakkı Meclislerinin yürütmelerinin katılımları ile oluşur. Sağlık İşkolunda örgütlü emek ve meslek örgütlerinin merkezleri ile, halkın örgütlü tüm kurumlarının genel merkezlerinin temsiliyetine açıktır.

ÇALIŞMA YÖNTEMİ: Ülkede yürütülecek mücadele programını oluşturur. Toplanma ve çalışma esasları mecliste belirlenir. İlk toplantısı gerçekleşinceye ve yeni bir karar alınıncaya kadar meclis sekretaryasını 11 Mart 2012 toplantısına çağrı çıkartan kurumlar oluşturur.