Cumhuriyet Mitingi’ne ilişkin değerlendirme

655-2007
18.04.2007

            TABİP ODASI BAŞKANLIĞI'NA

 

            14 Nisan 2007 tarihinde Ankara'dagerçekleştirilen "Cumhuriyet Mitingi"ne ilişkin değerlendirmemiz ektedir.

            Bilgilerinize sunar,çalışmalarınızda başarılar dileriz.

            Saygılarımızla,
TTB Merkez Konseyi a.
Dr. Altan Ayaz
Genel Sekreter

14 NİSAN "CUMHURİYET MİTİNGİ" DEĞERLENDİRMESİ

14 Nisan mitinginin geniş bir katılımlagerçekleşerek,  laiklik konusundakitoplumsal duyarlılığın bir kez daha ve güçlü bir sesle dile getirilmiş olmasısevindiricidir. Mitingin hazırlık aşamasında, gerek düzenleyici örgütlerin bazıyöneticileri hakkında Nokta Dergisi'nde yayımlanan "darbe günlükleri"ndekialeni iddialar, gerekse destekçileri arasında yer aldığı basında açıklanan (Milliyet, 4 Nisan 2007) Türk İntikam Tugayı(TİT) gibi bazı paramiliter suç örgütlerinin yasal profili bizlerde ciddiendişeler doğurmuş ve kaygılandırmıştır. Katılımcıların gösterdiği sağduyu veduyarlılık ile demokrasi dışı olaylar yaşanmadan, Cumhurbaşkanlığı seçimikonusunda toplumsal hassasiyetin ifade edilmiş olması memnuniyet vericidir.Düzenleyicilerinden bağımsız olarak geniş bir toplumsal kesimin haklı öfkesiniyansıtan mitingin ve sonuçlarının, aşırı içe kapanmış milliyetçi ikliminetkisinde bırakılması yönündeki endişelerimiz ise ne yazık ki sürmektedir.

14 Nisan mitingine bazı sendika vemeslek odalarının kurumsal kimlikleriyle katılmamaları, miting sırasında vedaha sonra yapılan bazı değerlendirmelerde eleştiri konusu olmuştur. Her şeydenönce şunu belirtmeliyiz ki, bu eleştirilere hedef olan DİSK, KESK, TMMOB veTTB, AKP iktidarının neoliberal politikalarına, tarikatçı kadrolaşmalarına, ABDemperyalizminin taşeronluğunda tezgahlanan "ılımlı İslam" yolundaki modelarayışlarına karşı yıllardan beri sürdürülen toplumsal muhalefetin öncülüğünüyapmış ve yapmaya devam eden örgütlerdir.

Bu örgütlerin yöneticileri;Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili tartışmaların daha başında, bu konudakiendişelerini en açık şekilde dile getirmiş, AKP'nin TBMM'deki adaletsiz temsilgücünü kullanarak Cumhurbaşkanı'nı neredeyse atamayla tek başına belirlemeyeçalışmasının ülkeyi tehlikeli bir gerilim ortamına sokacağını vurgulamış veBaşbakan Erdoğan'ın aday olmayacağını bir an önce açıklayarak bu makama laikliğebağlı, barış, demokrasi, insan hakları, hukuk devleti ve bağımsızlıktan yanatarafsız bir kişinin çıkarılması gerektiğini ifade etmişlerdir. Bu görüşler,söz konusu örgütlerin yöneticileri tarafından çeşitli vesilelerle kamuoyunaaçıklanmış, bunlar yazılı ve görsel medyada birçok kez yer almıştır.

Türk Tabipleri Birliği olarak; laiklikve bağımsızlık gibi temel değerlerimizin yanı sıra, başta sağlık ve eğitimolmak üzere temel hizmetlerin herkese bir hak olarak sunulduğu, eşit ve özgürbireyler olarak yaşayabileceğimiz demokratik bir ülke, barış ve kardeşliğinegemen olduğu bir dünya yaratma yolunda yürüttüğümüz mücadelemizle örülmüşdeğerlerimizi tartıştırmayacağımızın bilinmesini isteriz.

İnsanca yaşanabilir bir ülke talebindeözel bir yeri olan laiklik ilkesine yönelik pervasız tutumun nerelerden güçaldığı ve tehdidin yoksullaştırıcı neoliberal programın koçbaşlığınıyapanlardan geldiği unutulmamalıdır. IMF, Dünya Bankası gibi küresel finanskurumları patentli bu program ve sonuçlarına gösterilecek tepkilerin şiddetilaiklik başta olmak üzere tüm çağdaş ve insanca yaşam değerlerimiz için sigortaoluşturacaktır. TTB olarak AKP'nin uyguladığı politikalara ve "Sağlıkta DönüşümProgramına" karşı yürüttüğümüz "Sağlık Hakkı" mücadelesinin en önemli nedenlerindenbirisi budur.

Umuyoruz ki, ülkemizde giderekderinleşen laik-antilaik kutuplaşması toplum olarak bir arada barış içerisindeyaşamamız açısından tehlikeli bir noktaya doğru gelmez ve 14 Nisan mitingininmesajı yerine ulaşır. 

Cumhurbaşkanlığı seçiminin sağduyuzemininde toplumsal uzlaşma ile belirlenmesi için vakit halen geçmiş değildir.

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
MERKEZ KONSEYİ