Hindistan’da Yürütülen Toplu Sterilizasyon Kampanyası Karşısında Kaygılıyız!

Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Hindistan’da yürütülen toplu sterilizasyon kampanyasının bir insanlık suçuna dönüşmesi dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. 

 

                                                                       12.12.2014

Hindistan’da Yürütülen Toplu Sterilizasyon Kampanyası Karşısında Kaygılıyız!

Üreme Sağlığı, insanların güvenli bir cinsel yaşama, üreme yeteneğine sahip olmaları ve bunu ne zaman ve nasıl kullanacakları konusunda karar verme özgürlüğüne sahip olmaları anlamına gelmektedir. Kadınların kendi yaşamları üzerinde belirleyici olabilmeleri, üreme kararları üzerinde belirleyici olabilmeleriyle çok yakından ilişkilidir. Bu bağlamda üreme hakkı kadının insan haklarından biridir.

Nüfus planlamasını kadın bedeni ve cinselliğinin kontrolü üzerinden yapmak ne yazık ki tüm dünyada yaygın bir yaklaşımdır. Kadınların doğuracağı çocuk sayısı tüm dünyada kocanın cinsel kontrolü, şiddeti ve devletlerinin zorla kısırlaştırma / kürtaj yasağı biçiminde tezahür eden tıbbi manipülasyonuyla şekillenmektedir.

Bu bağlamda, Hindistan’da nüfus planlaması gerekçesiyle yürütülen sterilizasyon kampanyasının sonuçlarını kaygıyla izliyoruz. Hayatını kaybeden 13 kadının acıları hala taze iken, laparoskopik yöntemle uygulanan sterilizasyon operasyonlarında onlarca kadında karın şişirmek amacıyla bisiklet pompasının kullanılmasını büyük şaşkınlıkla karşılamış durumdayız.

Sterilizasyon kamplarındaki operasyonlar sonrasında hastalara verilen antibiyotiklere fare zehri bulaşmış olması iddiaları ise Hindistan halkının sağlığı adına duyduğumuz kaygıları ciddi derecede arttırmış durumda.

Yoksul kadınların maddi teşvik verilerek son derece olumsuz koşullardaki kamplarda uygulanan ve bilimsellikten çok uzak bir şekilde gerçekleştirildiği görülen sterilizasyon operasyonlarına alınması hiç bir gerekçe ile meşru kılınamaz. Bilimsel tıbbın eriştiği seviye göz önüne alındığında, laparoskopik operasyonlarda bisiklet pompası gibi tıbbi uygulamalarda kullanılan steril araç ve gereçlerle ilgisi olmayan nesnelerin kullanılması şarlatanlığın da ötesinde kasti bir suç olarak değerlendirilmek zorundadır. Hastalara verilen ilaçların fare zehri gibi toksik ajanlarla kontamine olması ise Hindistan’da ilaç ve tedavi güvenliği anlamında ciddi açıklara işaret etmektedir.

Hindistan kadınlarının sağlığı ve iyilik hali açısından derin kaygı duyduğumuzu paylaşmak isteriz. Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu olarak gerek bilimsel açıdan gerekse insan hakları bakımından kabul edilemez bu durum ile ilgili Hindistanlı meslektaşlarımız ile her türlü işbirliğine hazır olduğumuzu bildiririz.

Türk Tabipleri Birliği

Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu