Kadınsız ve ’sağlık’sız barış olmaz!

TTB Merkez Konseyi ve TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Suriye ve Irak'ın kuzey kesimlerinde insanlık dışı katliamlar yapan IŞİD saldırıları dolayısıyla bölgede sağlık hizmetlerinin yerle bir edilmesini ve Musul'da kadın hekimlerin katledilmesini protesto etmek amacıyla basın açıklaması yaptı.  


20.10.2014

BASIN AÇIKLAMASI

Basına ve Kamuoyuna,

Emperyalizmin Ortadoğu halklarını kıyımdan geçirme planlarının taşeron yürütücülüğünü yapan IŞİD adlı terör örgütü bir süreden beri Suriye ve Irak’ın kuzey kesimlerinde insanlık dışı katliamlar gerçekleştirmektedir. Bölgede Türkmen, Arap, Ezidi, Alevi ve Kürt halklarını kıyımdan geçiren IŞİD terör örgütünün saldırıları nedeniyle binlerce insan yurdundan göç etmeye mecbur bırakılmış, yüzlercesi göç yollarında açlık ve susuzluk nedeniyle hayatını kaybetmiş, yüzlerce insan vahşetle katledilmiş, binlerce kadın tecavüze uğramıştır. Bu yaşananlar hiç bir hukuka sığmamakla birlikte, emperyalizmin kanlı planlarının yürütücüsü IŞİD’in katliamları tüm dünyanın gözü önünde devam etmektedir.

Son yüzyıldaki savaşlara bakıldığında, bu savaşların en ağır kurbanlarının kadınlar olduğu ve savaşılan tarafın 'namus' gibi eril değerlerine zarar vermek için kadınların özellikle ve sistematik olarak hedef alındığı ve bu bağlamda; kadınların tecavüze, tacize ve zorla evlendirilmeye maruz kalmalarının bir savaş taktiği olduğu açıkça görülebilir.

Bölgede dinmeyen çatışma ortamı, merkezi düzeyde örgütlenmiş olan sağlık sistemlerini yerle bir etmiştir. Sağlık kurum ve kuruluşları, ambulanslar, sağlık görevlileri silahlı ve bombalı saldırıların en sık hedefleri olurken, bölgede çocuk felci hastalığı yeniden zirve yapmış ve sağlık profesyonelleri yerine cihatçı militanlar tarafından uygulanan aşılar nedeniyle onlarca çocuk hayatını kaybetmiştir. Başta Gazze, Suriye ve Irak olmak üzere, sağlık hizmetlerine yönelik artan saldırılar sonrasında Dünya Tabipler Birliği bir deklarasyon yayınlayarak çatışma koşullarında görev yapan sağlık çalışanlarının korunmasına dair çağrı yapmıştır. Konunun ciddiyeti ve yaygınlığı uluslararası örgütlerin yayınladığı raporlarda da açıkça ortaya konmuştur.

Sağlık hizmetlerini hedef almaktan çekinmeyen IŞİD’in son açık hedefi Musul’daki kadın doktorlar olmuştur. IŞİD 8 Ekim 2014’te Musul’da  Irak’ın kuzeyinde aralarında iki doktor ve hukukçu bir politikacının olduğu en az dört kadını öldürmüştür. IŞİD tarafından katledilen kadın doktorların isimleri Dr. Maha Sabhan ve Dr. Lamia İsmail’dir.

Bu cinayetlerin öncesinde, Ağustos ayında Musul’daki kadın doktorlar sosyal medyada “Musullu Kadın Doktorlar” imzasıyla paylaştıkları bir mektup ile, uluslararası kamuoyunun IŞİD’in uyguladığı şiddet ve kıyıma dikkatini çekmek için grevde olduklarını belirtmişlerdi. Kadın doktorlar mektuplarında, cihatçıların mesleklerini icra etmelerine engel olduklarını, kendilerini zorla elleri de kapatan çarşaf giymeye zorladıklarını, ayrıca IŞİD teröristleri ile evlendirilmek üzere hastaneleri gezip bekar kadın doktorların isimlerini topladıklarını duyurmuşlardı. Bu mektubu yazan ve sosyal medyada paylaşan Dr. Ghada Shafiq, mektubu yayınladıktan bir gün sonra IŞİD tarafından öldürüldü. Aynı günlerde, Musul’daki İbni Sina Hastanesi’nde bir kadın doktor daha IŞİD tarafından öldürülmüş olarak bulundu.

IŞİD terör örgütü, Ağustos ayında da erkek hastaları tedavi ettiği gerekçesiyle kadın diş hekimi Dr. Ruyi DİYAB’ı katletmişti.

Ortadoğu’da kimseye rahat bir uyku uyutmayan IŞİD’in katliamlarının bir an evvel durdurulması gerektiğinin altını çiziyoruz. Bölgede tek bir kişinin daha burnu kanamadan bu silahlı katliamlara son verilmesinin çarelerinin yaratılmasını, bu insanlık dramının durdurulmasını, bölge halklarının taleplerine kulak verilmesini sağlamak hepimizin acil ödevidir. Sağlık hizmetleri özelinde yapılan saldırıların bu çatışma ortamının etkilerini uzun vadeye yayacağını, savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğunu hatırlatırız.

Musul’daki kadın meslektaşlarımızın katledilmesini kınıyor, emperyalizme ve onun insanlık dışı uygulamalarına baş kaldıran tüm meslektaşlarımızı selamlıyor ve bu katliamların yenilerinin yaşanmaması için uluslararası kamuoyunu harekete geçmeye davet ediyoruz.

Biliyoruz ki kadınsız ve “sağlık”sız barış mümkün olamaz. Barış olmadan da “sağlık” olmaz!

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi

Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu