Diyarbakır’da Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmetlerinin Organizasyonu Kursu Düzenlendi

TTB Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmetlerinin Organizasyonu Kursu, Güneydoğu illeri tabip odaları üyelerinin katılımı ile 6-7 Eylül 2014 tarihleri arasında Diyarbakır’da yapıldı.

Rojava’da Temmuz ayı başından itibaren en az 100 bin kişi, Şengal’de ise Ağustos ayı başından itibaren 700 bin kişi IŞİD saldırıları sonucu yerinden oldu. Bölge tabip odaları ise yerinden edilmiş sığınmacılara etkili hizmet verilebilmesi için ilk günden itibaren çalışmalarını sürdürdü.

Bölgeye göç etmek zorunda kalan Ezidilere gönüllü sağlık hizmetleri sunan hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik düzenlenen Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmetleri Sunumu ve Organizasyonu Kursu büyük bir ilgiyle karşılandı.

Kurs öncesi ise TTB Merkez Konseyi Üyeleri Prof. Dr. Nilay Etiler, Dr. Şeyhmus Gökalp ve TTB Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmetleri Kolu yöneticileri Diyarbakır’da Sümerpark ve Fidanlık alanında konaklayan Ezidileri ziyaret etti.

TTB Merkez Konseyi Üyesi Prof. Dr. Nilay Etiler, kursa ilişkin olarak şunları söyledi: “TTB olarak Ezidilerin bu dramını ilk günden itibaren izliyoruz. Olağandışı durumlarda büyük bir deneyim ve birikim sahibi olan TTB Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmetleri Kolu, Ağustos ayı ortalarında Şengal gündemiyle yaptığı toplantıda bu kursu ihtiyaç olarak belirledi ve hızla kursu organize etti. Bu organizasyonla; insan eliyle oluşturulmuş böylesi büyük bir felakette gönüllü 1. Basamak Sağlık Hizmetleri sunan doktor ve sağlıkçıları ziyaret etme ve onları dinleme fırsatımız da oldu. Kursumuz Diyarbakır, Şırnak, Mardin, Batman, Urfa, Ağrı ve Muş Tabip Odaları yönetici ve üyelerinin katılımıyla gerçekleşti. Bu amaçla kurslarımız devam edecek ve bundan sonra da bu dramı yakından takip edeceğiz.”

TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Şeyhmus Gökalp ise şu açıklamalarda bulundu:  “Böyle büyük bir felaketin üzerinden bir ayı aşkın süre geçmesine rağmen devletin kurumlarının halen olaya kayıtsız kalmasını anlamlandıramıyoruz. Şengal’den gelen Ezidilere bir statünün halen tanınmamış olduğunu görüyoruz. Bu statüsüzlük Ezidilerin sağlık hizmetlerine erişiminde büyük bir engel teşkil ediyor. Bölge tabip odalarının üyesi olan gönüllü hekimlerle 1.Basamak Sağlık Hizmetleri kıt koşullara rağmen veriliyor. Ancak 2. ve 3. Basamak sağlık hizmetlerine erişememeleri bir sağlık hakkı ihlalidir. Devletin bu konuda zaman yitirmeden, elini taşın altına koyması gerekiyor. Bu gibi hizmetlerin devlet eliyle sürdürülmesi sosyal devlet olmanın bir gereğidir. Kürt meselesinin diyalog ve barışçıl yöntemle çözümü, Doğu ile Batı arasında hasarlanan kimi duyguların onarılması kardeşleşmeye de hizmet etmiş olacaktır. 6-7 Eylül tarihlerinde yapılan kursumuzun tarihsel, sembolik bir değeri de var. Bu kurs, tarihte 6-7 Eylül olayları olarak bilinen ve gayrimüslimlere yapılan tarihsel haksızlıklara da bir eleştiridir aynı zamanda. Hekim ve sağlıkçılara kursumuza ilgilerinden ve Ezidi halkımıza yönelik gönüllü çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz”.