Biber Gazı Bir Canımızı Daha Aldı! 31 MAYIS’TA MEYDANDAYIZ

22 Aralık’ta Kadıköy’deki İstanbul Kent Mitingi’ne katılan ve polisin yoğun gaz saldırısından sonra komaya giren Elif Çermik, 159 gündür verdiği yaşam savaşını kaybetti.

TTB Merkez Konseyi tarafından 30 Mayıs 2014 tarihinde yapılan basın açıklamasında ise “Yarın, Gezi Direnişi’nin birinci yıldönümü. Biz hekimler Gezi’de başından itibaren oradaydık. Yarın da; bu topraklarda artık ölüm değil yaşam galebe çalsın diye, bütün bu acılar son bulsun, bütün bu zulüm bitsin, bütün diktatörler yok olup gitsin diye, yurttaş kimliğimizle, emekçi kimliğimizle, hekim kimliğimizle orada, sokaklarda, meydanlarda, alanlarda, bize ihtiyaç duyulan her yerde olacağız!” denildi.

 


30.05.2014

Biber Gazı Bir Canımızı Daha Aldı

31 MAYIS’TA MEYDANDAYIZ

MEYDANDA OLANLARIN YANINDAYIZ

Bundan bir yıl önceydi.

İnsani olan “her şey”i ticari olan “bir şey”e dönüştürmeye kalkan siyasi iktidarın Taksim Gezi Parkı’nı yok etme girişimine karşı başlayan direniş hızla bütün ülkeye yayıldı.

Ne TOMA’lardan sıkılan tazyikli sular, ne AKreP’lerden atılan plastik mermiler, ne insanlar hedef gözetilerek ateşlenen gaz kapsülleri ne de ülkenin bütün meydanlarını gaz odasına çeviren biber gazları,

Onları hiçbir kuvvet durduramadı.

Ağacına, parkına, yaşam tarzına sahip çıkan; on bir yıllık baskı, zulüm, diktatörlük rejimine karşı yan yana gelen, el ele veren, omuz omuza yürüyen milyonlarca yurttaş 31 Mayıs 2013 akşamından başlayarak sokaklara döküldü.

Demokrasi, adalet, özgürlük, eşitlik, laiklik, yaşanabilir bir kent, yaşanabilir bir dünyaydı talepleri.

Ve, 1 Haziran 2013 sabahı yepyeni bir ülkeye uyandık:

Gezi Direnişi-Haziran İsyanı.

Daha ilk günden ilan etmişlerdi: “Bu Daha Başlangıç, Mücadeleye Devam!”

Tam da öyle oldu.

Gezi Direnişi’nin bir yıldır sönmeyen ateşi diktatörlük heveslilerine korku salmaya devam ediyor.

Korkuyorlar.

Korkuyorlar ve saldırıyorlar.

En demokratik itirazlara, en barışçıl gösterilere, en küçük hak taleplerine bile şiddetle saldırıyorlar.

Gençlerimizi, çocuklarımızı, kadınlarımızı, kendilerinden kabul etmedikleri bütün insanlarımızı hedef alıyor ve öldürüyorlar.

Dolmabahçe’de yaralı tedavi eden bizlere “Cami’ye ayakkabılarıyla girdiler!” diye iftira atanlar daha dün Alevilerin ibadethanesi Cemevi’ne kurşunlarla girip Uğur Kurt’u öldürdüler.

Daha bugün, ne yazık ki, Elif Çermik’i kaybettik.

Bütün “suçu” 22 Aralık’ta Kadıköy’deki İstanbul Kent Mitingi’ne katılmaktı. Polisin yoğun gaz saldırısından sonra komaya girmiş, yüz elli dokuz gündür yaşam savaşı veriyordu.

Yarın, Gezi Direnişi’nin birinci yıldönümü.

Biz hekimler Gezi’de başından itibaren oradaydık.

Yarın da;

Bu topraklarda artık ölüm değil yaşam galebe çalsın diye,

Bütün bu acılar son bulsun, bütün bu zulüm bitsin,

Bütün diktatörler yok olup gitsin diye,

Yurttaş kimliğimizle, emekçi kimliğimizle, hekim kimliğimizle orada,

Sokaklarda, meydanlarda, alanlarda,

Bize ihtiyaç duyulan her yerde olacağız!

 

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ

MERKEZ KONSEYİ