İngiliz Tabipler Birliği Türkiye’de Tıbbın Tarafsızlığına Yönelik İhlallerin Son Bulmasını İstedi

altİngiliz Tabipler Birliği, 12 Temmuz günü dünyadaki diğer hekim örgütleriyle birlikte gönderdiği mektubun ardından 16 Temmuz günü Başbakan’a bir mektup daha gönderdi. Mektupta “İngiliz Tabipler Birliği Türkiye’de tıbbi tarafsızlığa yönelik ihlaller konusunda giderek artan kanıtlar karşısında duyduğu derin kaygıları belirtmek ister” denildi.

 

 

 

Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan

Başbakanlık

Vekâletler Caddesi

Başbakanlık Merkez Bina 06573

Kızılay / Ankara

 

16 Temmuz 2013

Sayın Başbakan,

Türkiye’de tıbbın tarafsızlığına yönelik ihlaller

18 Haziran tarihli mektubumuzun ve İnsan Hakları için Doktorlar (PHR), Dünya Tabipler Birliği (WMA),Alman Tabipler Birliği (GMA) ve Avrupa Hâkimleri Daimi Komitesi (CPME) temsilcileri tarafından gönderilen 12 Temmuz tarihli mektubun ardından, İngiliz Tabipler Birliği Türkiye’de tıbbi tarafsızlığa yönelik ihlaller konusunda giderek artan kanıtlar karşısında duyduğu derin kaygıları belirtmek ister.

Türk Tabipleri Birliği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve PHR tarafından toplanan kanıtlara göre,  polis ve diğer yetkililer net olarak teşhis edilebilir durumdaki tıbbi personele ve sağlık tesislerine gaz bombası, tazyikli su ve plastik mermi kullanarak kasıtlı olarak saldırmıştır. Polis, güvenlik güçleri tarafından yaralanan kişilere acil yardımda bulunan onlarca doktoru ve sağlıkçıyı dövmüş, gözaltına almıştır. Ayrıca, Sağlık Bakanlığı’nın, tıpta gizlilik kurallarına açıkça aykırı düşecek şekilde yaralı göstericilerin ve onlara yardım eden sağlıkçıların adlarını istediğine ilişkin kanıtlar da vardır.

Türkiye’deki sağlık çalışanları, yaralılara acil yardımlarda bulunarak Uluslararası Tıbbi Etik Kuralları çerçevesindeki görevlerini yerine getirmişlerdir. Böyle yapmamış olsalardı, uluslararası planda kınanma ve mesleki disiplin uygulamalarına maruz kalma gibi bir riskle karşılaşırlardı. İnsan hakları ve tıp etiği alanındaki uluslararası standartlar, doktorların, hemşirelerin, yardımcı sağlık personelinin ve diğer sağlıkçıların, herhangi bir müdahale veya misilleme tehdidi olmaksızın mesleki sorumluluklarını yerine getirerek ihtiyacı olanlara acil durum ve diğer tıbbi yardımları sağlamalarını öngörmektedir. Hastalara ve yaralılara bakım sağlama anlamındaki ahlaki, etik ve mesleki sorumluluklarını yerine getiren sağlıkçıları desteklemek ve korumak TC Hükümeti’nin görevidir. Oysa yukarıda özetlenen kanıtlar doktorların ve diğer sağlıkçıların Türk yetkili makamlarınca baskıya maruz bırakıldıklarını ve bu baskıların sürmekte olduğunu göstermektedir ki bu durum tıbbi tarafsızlık ve insan hakları standartlarının açık ihlali anlamına gelmektedir.

BMA’nın kaygıyla öğrenmiş olduğu bir başka konu da Salık Bakanlığı tarafından yakınlarda hazırlanan ve meclise sunulan bir yasa tasarısıyla ilgilidir. Bu tasarının yasalaşması halinde Türkiye’de yalnızca göstericilere değil acil tıbbi yardıma ihtiyacı olan herhangi birine bu yardımın sağlanması suç sayılacaktır. Böyle bir yasanın, doktorların insani bir görev olarak acil tıbbi yardımda bulunma şeklindeki temel etik yükümlülükleri ile doğrudan çeliştiğini belirtmek isteriz.

BMA,  PHR, WMA, GMA ve CPME temsilcileriyle birlikte size, ihtiyacı olanlara tedavi hizmeti vermelerini öngören mesleki ve etik görevlerini yerine getiren tüm sağlıkçılara hemen koruma sağlanması için gerekli her tür girişimde bulunma ve yaralanan kişilerin uygun tıbbi bakım alma haklarının tam olarak korunmasını sağlama çağrısında bulunuyoruz. Doktorlar ve diğer sağlıkçılar bu görevlerini herhangi bir müdahale, misilleme, saldırı ya da tutuklanma kaygısı olmaksızın yerine getirebilmelidirler. Sizden isteğimiz, Türkiye’de yaralı göstericilere ya da acil tıbbi yardım ihtiyacı olan kişilere yardım eden ve yardım etmeye devam eden tıbbi personele yönelik bu tür tutum ve davranışları yasaklamanızdır.

Saygılarımızla,

Profesör Vivienne Nathanson

Mesleki Faaliyetler Direktörü

 

Mektup için tıklayınız…