Türk Tabipleri Birliği ve İstanbul Tabip Odası ÇHD’ye Destek Ziyaretinde Bulundu

altTürk Tabipleri Birliği ve İstanbul Tabip Odası, Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi’ne dayanışma ziyaretinde bulundu.

Ziyarette, İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Taner Gören, İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Ali Çerkezoğlu, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey Üyesi Dr. Osman Öztürk ve İstanbul Tabip Odası Hukuk Danışmanı Av. Meriç Eyüboğlu bulundu. 

Yapılan görüşmede İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Taner Gören, yaşananların neredeyse kanıksanacak hale geldiğini ifade ederek “ Ancak kanıksamamalıyız, hızla refleks göstermeli, dayanışma içinde olmalıyız” dedi. 

Ziyaretten dolayı heyete Çağdaş Hukukçular Derneği Üyesi avukatları adına Av. Güray Dağ teşekkür etti.

 

23.01.2013

Basın Açıklaması

Kötü Muamele Ve Tutuklanma Sırası Bu Kez Savunmanın!
ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ’NE YÖNELİK

BASKI VE TUTUKLAMALARI KINIYORUZ

Kendinden olmayana toleransını “ileri demokrasi anlayışı” içinde gittikçe daraltan AKP Hükümeti’nin son mahareti odur ki;  insan hakları savunucusu avukatlar terör örgütü üyeliği, başka ülkeler adına ajanlık, kozmik bilgileri yurt dışına çıkarmak gibi akıl dışı suçlamalarla gözaltına alınmış, ofisleri hukuksuz bir biçimde aranmış, gözaltında tutuldukları süre boyunca işkence ve kötü muameleye maruz bırakılmış ve tutuklanmışlardır. 

Bir sonraki güne kimi alacaklar kaygısıyla uyanmaktan bıktık. Yaşadığımız baskı rejiminin toplumsal muhalefeti susturmaya yönelik girişimlerine gözlerimizin önünde bir yenisi daha eklendi.

Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerine karşı pek çok alanda birlikte mücadele verdiğimiz Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) avukatları; öğrencileri, gazetecileri, polis şiddetine,  işkenceye, haksızlığa ve hukuksuzluğa maruz kalmış insanları savunuyorlardı.

Mevcut iktidar tarafından her türlü aykırı sesi kısmaya elverişi su götürmez muğlak Terörle Mücadele Kanunu bu kez mağdurları savunanları hedef aldı ve bunu en sert, pervasız ve hukuk tanımaz bir iştahla yaptı.

Bu arada gözaltına alınanların bu süreçte işkenceye varan kötü muameleye maruz kaldıkları, zorla parmak izi alındığını, darp edildikleri, ellerine ayaklarına basılarak tükürük ve kan örneği alındığı, aç bırakılıp tuvalet ihtiyaçlarına dahi izin verilmediği haberleri basına yansıdı.

Ceza Muhakemesi Kanunu Beden Muayenesi Yönetmeliği;

“Vücuttan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; Cumhuriyet savcısı veya mağdurun istemiyle ya da re’sen hakim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir” diyor.

Aynı yönetmelik; vücuttan örnekler alınabilmesi için müdahalenin kişinin sağlığına açıkça ve öngörülebilir zarar verme tehlikesinin bulunmaması gerektiğini ve tıbbi müdahalelerin hekimlik sanatının ve tıp biliminin kabul ettiği yöntem ve araçlarla yapılması gerektiğini söylüyor. Zorla ve darp kullanılarak, insanların sağlığını açıkça tehdit eden bu müdahaleler hangi ileri demokrasi hukukunun, hangi gözdağı rejiminin gereğidir?

Kaldı ki hiç kimse kendi isteği dışında bir tıbbi mudahaleye tabi tutulamaz. Bu evrensel tıp etiği kurallarına, Birleşmiş Milletler İşkencence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı, Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların Etkili Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmesi için El Kılavuzu-İstanbul Protokülü’ne ve hasta haklarına aykırıdır.

Kişinin rızasını ve aydınlatılmış onamını almadan zorla böyle bir işleme kalkışan hekim de meslek etiğini ihlal etmiş, yapılan işkenceye katılmış sayılır. Hiç kimsenin ve hiçbir makamın bir hekimi böyle bir müdahaleye zorlama hakkı yoktur.

Türk Tabipleri Birliği olarak ÇHD’li arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu beyan ediyor, sağlıklı bir toplumun insan hak ve özgürlüklerine saygılı, her türlü farklı düşünceye yaşama hakkı tanıyan, demokratik bir düzenin tesisiyle oluşabileceğine inançla, bu hukuksuzluğun ve insan hak ve özgürlüklerini gasp eden uygulamaların bir an önce son bulmasını istiyoruz.

(TTB-İnsan Hakları Kolu )
TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
MERKEZ KONSEYİ