TTB, AFAD, SGK ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nü göreve çağırdı

Türk Tabipleri Birliği, sığınmacıların hangi ülkeden gelirse gelsin herhangi bir ayırmcılığa uğramadan sağlık hizmetlerine ulaşabilecekleri düzenlemelerin yapılması için AFAD, SGK ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nü göreve çağırdı. TTB tarafından hazırlanan yazı, Sağlık Bakanlığı, AFAD, SGK ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'ne gönderildi. 

06.01.2014

SIĞINMACILAR HERHANGİ BİR AYRIMCILIĞA UĞRAMADAN SAĞLIK HİZMETLERİNE ULAŞABİLMELİ

Irak’ta ve Suriye’de yaşayan halklara dönük olarak IŞİD çeteleri eliyle sürdürülen vahşet, katliam ve saldırılar devam ediyor. 

Yaz aylarından başlayarak, Irak’ta Şengal bölgesinden günlerce yürüyerek ülkemize Türkiye’ye sığınan onbinlerce Ezidi ile, Suriye Rojava Özerk Yönetimi Kobane Kantonu’ndan gelen sığınmacılar Şırnak’tan Şanlıurfa’ya dek Güneydoğu illerinde, özellikle yerel yönetimlerin koruyucu şemsiyesi altında yaşamlarını sürdürüyor.

Türk Tabipleri Birliği’nin çeşitli raporlarında Iraklı ve Suriyeli sığınmacıların sağlık sorunları defalarca dile getirilmiştir.

Ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya olan Iraklı Ezidi sığınmacıların durumları ile ilgili 19 Eylül 2014 tarihinde Türk Tabipleri Birliği tarafından bir basın toplantısı düzenlenmiş ve Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) genelgeleriyle “Suriyeli Misafirler” için tanınan sağlık hizmetlerine erişim haklarının Irak’tan gelen Ezidi sığınmacılar için de yapılması istenilmiştir.

Ancak o günden bugüne bir değişiklik olmamış, AFAD’ın 81 il valiliğine 11 Aralık 2014 tarihli yazısıyla “Ülkemizde bulunan geçici koruma altındaki Suriyeliler dışındaki sığınmacılar geçici koruma statüsüne alınmadığından yalnızca acil servislerde sunulan acil sağlık hizmetlerinden faydalanabileceklerdir.” denilmiştir. Böylece Iraklı sığınmacıların acil sağlık hizmeti dışındaki sağlık hizmetlerine başvurularının “sağlık turizmi” için belirlenen tarifeye göre değerlendirilmesi uygulaması başlatılacağı anlaşılmıştır.

Aynı nedenlerle ülkemize sığınmak zorunda kalmış olan ve ülkelerine geri dönemeyen iki ülkenin insanları arasında ayrım yapılması kabul edilemez. Geldikleri ülkeler farklı olsa da insan olarak ihtiyaçları aynıdır. Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 2. maddesinde belirtilen aynı statünün içindedirler. Farklılık ne yazık ki uygulamalar ve Bakanlar Kurulu kararı ile yaratılmaktadır. 22 Ekim 2014 tarihinde yayınlanan Geçici Koruma Yönetmeliğinin geçici 1. maddesi ile  yalnızca Suriye’den ülkemize  sığınan insanlar ise geçici koruma altına alınmıştır. Irak’tan gelenler ise geçici koruma statüsünün dışında tutulmuştur.

Aynı durumda olan ve ülkemize sığınmak zorunda kalan bu insanlara ortak bir biçimde geçici koruma statüsü verilmesini gerektirir. İnsani nedenler de, hukuki gerekçeler de Suriye Arap Cumhuriyeti ve Irak’tan ülkemize aynı nedenlerle sığınan insanlara aynı uygulamanın yapılmasını zorunlu kılmaktadır.

Büyük olasılıkla kışı ülkemizde geçirecek olan bu sığınmacıların barınma, beslenme, güvenlik, eğitim, sağlık vb. gereksinimlerine bütüncül bir bakış açısıyla ve devletin olanaklarıyla sahip çıkılmalıdır. Iraktan gelen insanların bu kapsamda Ezidi sığınmacıların birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri, bir insan hakkıdır ve bu hizmet sağlanmalıdır.

“En temel insan haklarından olan sağlık hakkı ve sağlık hizmetine erişim hakkı hiçbir nedenle engellenemez. Özellikle kendi topraklarında can güvenliği kalmadığı için ülkemize sığınan sığınmacıların sağlık haklarıyla ilgili herhangi bir sınırlama insanlıkla bağdaşmaz.

Sağlık Bakanlığı 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. Maddesi uyarınca sadece vatandaş olanların değil “herkesin bedeni, zihni ve sosyal olarak tam bir iyilik halinde” olmasını sağlamak bunun için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu kapsamda Ezidiler’in ülkemize sığınan Suriyeliler ve diğer insanlara tanınan sağlık hizmetlerinin sağlanması için birincil görev Sağlık Bakanlığı’na düşmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın, Bakanlar Kurulu’nun Irak’tan ülkemize sığınmak zorunda kalan insanları da geçici koruma kapsamına ivedilikle alması için girişimde bulunması zorunludur.

Türk Tabipleri Birliği olarak, olağandışı durumlarda sunulan hizmetleri düzenleyen kurum olarak AFAD’ı ve sağlık hizmetine erişimle ilgili düzenlemeleri gerçekleştiren SGK’yı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğünü sığınmacıların hangi ülkeden gelirse gelsin ayrımcılığa uğramadan sağlık hizmetlerine ulaşmaların sağlayacak düzenlemelerin bir an önce yapılması, engel olan düzenlemelerin hemen geri alınması için göreve çağırıyoruz.

Türk Tabipleri Birliği yaşamı savunma sorumluluğundan hareketle, temel insan haklarından birisi olan “sağlık hizmetine erişim”e engel olan tüm uygulamalara karşı sesini yükseltmeye devam edecek ve sürecin takipçisi olacaktır.

Barışı savunan bir meslek örgütü olarak sağlık ve yaşam hakkının ancak barış halinde olacağını biliyor ve bildiriyoruz.

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ