Diyarbakır’da mobbing protestosu

Sağlık emekçileri, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde (DEAH) yaşanan mobbing olaylarını protesto etti. 

Diyarbakır Tabip Odası, SES Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Pratisyen Hekimlik Derneği ve Diyarbakır Eczacılar Odası temsilcileri, 11 Mayıs 2015 günü DEAH önünde bir basın açıklaması yaparak, hastane yönetiminin sağlık çalışanlarına uyguladığı psikolojik şiddet, baskı ve yıldırma olaylarını protesto etti. 

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey Üyesi Dr. Şeyhmus Gökalp, burada yaptığı konuşmada, "Neoliberal politikalar sonucu hastaneler işletme, hastane yöneticileri patron, sağlık emekçileri de köle konumuna sürüklenmek istenmektedir. Biz TTB olarak buna asla müsaade etmeyeceğiz.Sağlıkçılar kimsenin kölesi değildir. Mobbing bir suçtur ve bu suça hiçbir yönetici ortak olmamalıdır" dedi.

Eylemciler adına basın açıklamasını aynı hastanede görev yapan Dr. Hamza Aktaş okudu. Hastane yöneticilerinin "makam ve mevki gücünü" keyfi kullandıklarını belirten Aktaş, sağlık çalışanlarına psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, yıldırma yoluyla mobbing uygulandığını belirtti. Aktaş, “Bizler Diyarbakır’daki sağlık emek ve meslek örgütleri aktivistleri olarak bugünden itibaren Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri ve Hastane Yöneticisini bu uygulamalarından vazgeçene ve keyfiyetçi tutumlarını bitirene kadar eylem yapma kararı almış bulunuyoruz“ açıklamasını yaptı.

Açıklamanın ardından poliklinik kapısından Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği kapısına kadar yürüyen  grup, burada 5 dakika oturma eylemi yaptı. Diyarbakır Tabip Odası, SES Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Pratisyen Hekimlik Derneği ve Diyarbakır Eczacılar Odası temsilcileri 1 hafta boyunca saat 12.30’da biraraya gelerek, protesto eylemlerini sürdürecek. 

 

BASIN AÇIKLAMASI 

Değerli Basın ve Sağlık Emekçileri,

Ülkemizde uygulanan neoliberal politikaların sağlık alanına ve ilimiz Diyarbakır’a yansıması kaygı verici durumu aşmış ve vaziyet biz sağlık emekçilerini kamuoyu ile durumu paylaşma göreviyle karşı karşıya getirmiştir. Bugün bunun için buradayız… 

AKP hükümetinin sağlık uygulamaları demek, “Kamunun şirketleştirilmesi” demektir. Tüm ülkeyi şirkete çeviren bir anlayışla karşı karşıyayız…

Yani Kamu hastanelerini “kamu mantığıyla” değil, “şirket” mantığıyla, sağlık hizmeti almak durumunda kalan yurttaşımızı “hastalarımız” değil “müşterimiz” mantığıyla, “ne kadar çok işlem, o kadar çok puan” diyerek de bizi performansa mahkum bırakan uygulamalarla karşı karşıyayız. Bu neoliberal politikaların kamu yararına olmadığını bir kez daha belirtiyoruz… 

Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’nde (DEAH) neoliberal sağlık politikalarını uygulatmak isteyen ve bu sağlık politikalarını uygularken de kanun,yönetmelik tanımayan, tamamen keyfiyetçi bir Genel Sekreter ve Hastane Yöneticisi ile karşı karşıyayız… Göreve başladıkları ilk günden itibaren; İş güvencesiz ve esnek çalışmayı dayatmak için atanmış bu yöneticiler; daha fazla kar hırsı ile çalışanların özlük haklarını hiçe sayarak, kamu yararı olmadığı halde görev tanımı dışında çalıştırarak, keyfiyetçi uygulamalar, kanunsuz ve keyfiyetçi, geçici veya kalıcı istem dışı görevlendirme yaparak , çalışanların iş barışını ve motivasyonunu bozan bir çok uygulamalara imza atmışlardır. 

“Bu hastanede mobbing uygulanıyor!...”

DEAH’nde genel sekreter ve yönetici “makam-mevki gücünü” kendi “keyif”leri için uygulamaktadırlar. Sağlık Çalışanlarını “Psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, rahatsız etme, yıldırmaya çalışmaktadırlar. Yani bu iş yerinde psikolojik terör anlamına da gelen “Mobbing” uygalamaktadırlar. Bu kurumu iftiralarla yönetmek istemektedirler… Biz sağlık emekçileri bunu kabul etmiyoruz.

Bir ay önce hastanedeki tüm çalışanları, “makam gücü” zoruyla konferans salonunda toplayan, Genel Sekretere bağlı Hastane Yöneticisi, burada kanun-yönetmeliklerde bulunmayan bir suç işlemiştir. Yıl sonuna kadar döner sermayeden hiç kesinti yapmadan dağıtacağını belirtmiştir. Hatta her ay 1 trilyon lirayı fazladan genel sekreterlikten alarak onu da dağıtacağını söylemiştir. Oysaki yönetmelikte bu kararların komisyon tarafından alınabileceği açıkça belirtilmiştir. Seçimle işbaşına gelmiş ve insan onuruyla bağdaşmayan tüm yanlış uygulamaların karşısında olmuş Döner Sermaye Kurulu üyelerini hedef göstermiş ve bu üyelerin kararlarını, yöneticinin yetkisi olmamasına rağmen, burada oylamaya sunmak istemiştir. Bunun üzerine döner sermaye komisyon üyesi Dr Vahhac Alp söz alarak, komisyon kararlarının burada oylatılamayacağını, bunun bir suç olduğunu ifade etmiştir. Yönetimin meşruiyetinin burada oylanmasından farkı olmadığını belirtmiştir. Bu durum salonda bulunanlar tarafından alkışlanmıştır. Bunu takiben yönetici Doç. Dr. Hikmet İyem salonu terk etmiştir… Bir hafta sonra Dr.Vahhac bey hakkında, Hastane Genel Sekreteri ve Hastane yöneticimiz, uzmanı oldukları sindirme, yıldırma, baskı, zorlama konusunda yeniden devreye girmiş ve Dr. Vahhac Bey hakkında soruşturma açmışlardır. Yine Genel Sekretere bağlı Kadın Doğum Hastanesi Başhekimi muhakkik olarak atanmıştır. Bu muhakkik arkadaşımız da ne hikmetse savunmasını istediği arkadaşımıza, savunmasını yapmak üzere dosya örneğini vermemiş ve telkinlerde bulunmuştur.

Oysa ki asıl sorun, Genel Sekreter ve Hastane Yöneticisi tarafından Döner Sermaye kesintisi yapılmak istenmesi üzerine, Döner Sermaye Kurulunun bu keyfi uygulamalara boyun eğmemesidir. Döner Sermayenin yöneticiler tarafından keyfiyetçi dağılımını engellemek isteyen ve tüm çalışanların oylarıyla seçilmiş arkadaşlarımıza karşı takınılan bu düşmanca tutumun, kabul edilemez olduğu bilinmelidir.

Göreve başladığı ilk günden itibaren yöneticilik ve hekimlik etik değerlerinden uzak tavır ve yaklaşım sergileyen Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri ve Hastane yöneticisi yalan yanlış ve iftiralara dayalı tutanak ve beyanlar ile sağlık emekçilerine soruşturmalar açmakta, cezalar ile tehdit etmekte ve kamu yararı olmadığı halde geçici görevlendirme adı altında, 6 ay süren sürgünler yapmaktadır. 
İlimizde bütün diyalog ve çabalarımıza rağmen kamu hastaneleri kurumu genel sekreterliği, hastane yönetimleri ve diğer müdürlüklerde keyfiyetin, kadrolaşma amaçlı baskıların önüne geçilemedi. Bütün çalışanlara eşit yaklaşılmadı. Yöneticiler nitelikli hizmet üretme yerine kadrolaşma,hatta üyelik yapacak düzeyde sendikacılık yapmaya başladılar. Sendika ilçe temsilcimiz ve halk sağlığı temsilcimiz sürgün edildiler. Bütün çaba, itiraz ve bir günlük iş bırakmaya rağmen Ağız ve diş hastanesinden devlet hastanesine,devlet hastanesinden ağız ve diş sağlığı hastanesine 43 kişinin karşılıklı yerleri değiştirildi. Nihayetinde açılan davalar kazanılmaya başlanmışken, genel sekreterlik tarafından şahıslara bir yazı daha gönderilmiştir. Yazıda, verildikleri yerde kalmak için dilekçe vermeleri aksi halde ihtiyaca binaen atamaları yapılacağı belirtilmektedir. Yani yeniden sürgünleri yapılacağına dair tehdit edilmektedirler. Yanlı tutumlarından dolayı genel sekreterlik ve bazı hastaneler, gönderilen yazılara cevap vermeme keyfiyeti içerisindeler. Sağlık bakanlığının hemşirelik pozisyonunda çalışanlar, eğitimle hemşirelikten anestezi teknisyenliği branşına geçmiş ancak bu hakkı kazanan arkadaşlarımız az çalışanla çok iş yaptırma mantığı çerçevesinde tekrar hemşireliğe geçirilmiştir. Sendika, iş yerini ve emekçileri iş verene karşı korur. Ancak Diyarbakır’da işveren kendi üstü pozisyonundaki malum sendika ile adeta terör estirmektedir. Çalışanlar tehdit edilmekte, yerleri değiştirilmekte ve boyun eğdirilebilenler, ödüllendirilerek bütün çalışanların kişilik ve onurları düşürülmek istenmektedir. Bu gidişata izin vermeyeceğiz. Örgütlülüğümüz emeğimiz ve onurumuzdur.

Sağlık, emek ve meslek örgütleri olarak Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim Hastanesi başta olmak üzere Kamu Hastaneler Birliği Genel sekreterliğine bağlı bulunan tüm sağlık kuruluşlarında yapılan bu MOBBİNG uygulamalarını kabul etmemiz mümkün değildir. İnsan onurunu örselemeden oluşturulacak bir çalışma yaşamını, tüm emekçilere talep etmeye ve bu uğurda mücadele vermeye devam edeceğiz.

Biz’ler Diyarbakır’daki sağlık emek ve meslek örgütleri aktivistleri bugünden itibaren Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri ve Hastane Yöneticisini bu uygulamalarından vazgeçene ve keyfiyetçi tutumlarını bitirene kadar eylem yapma kararı almış bulunuyoruz. Bunu da aracılığınızla kamuoyu ile önemle paylaşmak isteriz.

Saygılarımızla.

DİYARBAKIR TABİP ODASI

SES DİYARBAKIR ŞUBESİ

DİYARBAKIR PRATİSYEN HEKİMLİK DERNEĞİ

DİYARBAKIR ECZACILAR ODASI