TTB ve Samsun Tabip Odası`ndan kadın hekime şiddete tepki

Samsun Gazi Devlet Hastanesi’nde görev yapan Dr. Serap Orhan, 8 Ağustos 2017 günü bir hasta yakını tarafından darp edildi. Hasta yakınının, Dr. Orhan’ı darp etmeden önce hastanede kargaşa çıkardığı, ancak müdahale edilmediği, dolayısıyla hekime yönelik şiddetin engellenemediği kaydedildi.

Olayın, hasta yakının “sırası gelmediği halde kendi hastasına önce bakılması” talebine hekimin olumlu yanıt verememesi üzerine gerçekleştiği, Dr. Orhan’ın saldırgan tarafından uzun süre poliklinik odasında kilitlenerek alıkonulduğu, kendisine yardım edilmediği, hayatını kurtarmak için kendi çabalarıyla odadan çıkmaya çalışırken, saldırganla mücadele esnasında yüzünün sağ tarafına ciddi darbe aldığı, kafa travması ve hayati tehlike durumu nedeniyle müşahede altında tutulduğu belirtildi.  

Türk Tabipleri Birliği ve Samsun Tabip Odası (STO), konuyla ilgili olarak Samsun’da Gazi Devlet Hastanesi önünde ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasını okuyan STO Başkanı Dr. Murat Erkan, önceki yıllarda sağlık alanında şiddetin en ağır örneklerinin yaşandığı Samsun’da ve Türkiye’de sağlıkta şiddet olaylarının halen önlenemediğine dikkat çekerek, “Ancak, hiçbir olayda ihmali olanların yargılandığına, hatta soruşturmaya uğradığına, yaşananlardan ders alınarak gerekli önlemlerin alındığına  tanık olmuyoruz. Son olayda daha önce olay çıkarmış olan kişinin yeni bir olay yaratabileceği ön görüsüyle hastane içinde izlenmemesi, daha önce yaşananlardan en azından güvenlik açısından ders çıkarılmadığını düşündürmektedir” diye konuştu.

Türkiye’de sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının sağlık alanındaki en önemli sorunlardan biri haline geldiğini belirten Erkan, uygulanan sağlık politikalarının, sağlık çalışanlarının değersizleştirilmesi ve hedef gösterilmesinin şiddetin altında yatan önemli sebepler olarak tespit edildiğini aktardı. Erkan şöyle konuştu:

“Artık sağlıkta dönüşüm sistemi tıkanmıştır. Sağlık hizmetlerinde piyasa yönelimli politikalar sağlık hizmeti sunan kurumları birer işletmeye dönüştürürken sağlık hizmetinin içeriğini ve niteliğini tahrip etmektedir.Hizmet alan ve veren için de  içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Hastanelerde yaşanan yoğunluk ve bu yoğunluğun yarattığı şiddet içinde boğulan sağlık çalışanları ve vatandaşlarımızın hali bunun en belirgin göstergesidir. Günde altı bin hastanın girip çıktığı bir hastaneden, beş-on dakikada randevu veren bir sistemden yarar bekleyen ve bunda ısrar eden bir anlayış çözüm değil şiddet üretmektedir.”

Basın açıklaması için tıklayınız.