Karadeniz İlleri Tabip Odaları Toplantısı Samsun’da yapıldı.

Karadeniz İlleri Tabip Odaları toplantısı, 20 Kasım 2016 tarihinde Samsun Tabip Odası’nın ev sahipliğinde yapıldı.

Toplantıya TTB Merkez Konseyi (MK) Başkanı Dr. Raşit Tükel, MK üyeleri Dr. Taner Gören, Dr. Selma Güngör, Dr. Funda Obuz, Dr. Yaşar Ulutaş ve Dr. Bülent Nazım Yılmaz; Samsun ve Giresun Tabip Odası başkan ve yöneticileri, Sinop ve Ordu Tabip Odaları başkanları ve Samsun Çağdaş Hekim grubu temsilcileri katıldılar.

Açılış konuşmasını yapan Samsun Tabip Odası Başkanı Dr. Oğuz Uzun, sağlıkta yaşanan sorunlar arasında sağlık çalışanlarına şiddetin en önde geldiğini; 2015’de Dr. Kamil Furtun ve Dr. Aynur Dağdemir’in öldürülmeleri ile şiddete iki kurban veren şehir olarak Samsun’un öne çıktığını belirtti. Bir gün önce yapılan Dr. Aynur Dağdemir’in anma etkinliğinin ardından yapılan bu toplantının önemli olduğunu; birinci gündem maddesi olarak sağlıkta şiddetin tartışılmasının uygun olacağını; ardından Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın sağlık alanında yarattığı sorunların ve OHAL durumunun yarattığı mağduriyetlerin, Bölgeye özgü özellikleriyle birlikte tartışılmasının yararlı olacağını belirtti. Toplantının devamı için bir divan oluşturulmasını önerdi. Divan başkanlığına Dr. Taner Gören ve divan üyeliğine Dr. Murat Çan seçildi.

İlk söz TTB MK Başkanı Dr. Raşit Tükel’ e verildi. Dr. Tükel, katılımcılara teşekkür ederek ve bölge tabip odaları toplantılarına verilen önemden söz ederek başladığı konuşmasında ilk olarak sağlıkta dönüşüm politikalarının yarattığı sorunları dile getirdi. Bu bağlamda performans sisteminin nitelikten çok niceliği ön plana çıkardığını, bunun da toplum sağlığına olumsuz çıktılar olarak yansıdığını; ayrıca bu uygulamanın üniversite ve eğitim hastanelerinde asistan ve öğrenci eğitimini olumsuz etkilediğini vurguladı. Sağlık hizmeti alırken muayene katılım payı, ilaç katılım payı, reçete ücreti gibi değişik isimlerle 15 farklı kalemde katkı payı alınmasının hastaları acil servislere başvurmaya yönelttiğini; kamu hastanelerine toplam hasta başvurularının %30’unun acillere olduğunu; gelişmiş ülkelerde bunun %5-8 düzeyinde kaldığını; yılda 110 milyon kişinin acile başvurması sonucunda acillerin çalışamaz hale geldiğini belirtti. Dr. Tükel sağlıkta şiddetin en sık görüldüğü kliniklerin acil serviler olduğuna dikkati çekti.

Dr. Tükel, SUT fiyatlarında 9 yıldır artış olmaması nedeniyle üniversite hastanelerine SGK’dan sağlık hizmeti üretme maliyetlerinin çok altındaki değerlerde geri ödeme yapıldığını, sağlık hizmetinin olması gerekenin çok altında fiyatlarla verildiğini, birçok üniversite hastanesinin bu nedenle iflasın eşiğine geldiğini kaydetti. Tükel ayrıca, Sağlık Bilimleri Üniversitesi adı altında 55 eğitim araştırma hastanesinin bir çatı altında birleştirilerek adrese teslim kadrolar tahsis edildiğinden söz etti.

Dr. Tükel, TTB’nin aile hekimlerinin sorunlarına yönelik çalışmaları hakkında bilgi verdi; son dönemde yaşanan nöbet sorununun aile hekimlerinin mücadelesi sonucunda çözüldüğüne dikkat çekti.  

Dr. Tükel, OHAL uygulamasının sağlık alanına olan etkilerine ve bu bağlamda yaşanan sorunlara değinerek adli muayenelerin sık olarak sağlık kurumlarında değil gözaltı merkezlerinde gerçekleştirildiğini, İstanbul Protokolüne uyulmadığını, bunun da adli yargılama sürecine ilişkin bir hak ihlali oluşturduğunu belirtti.  Konuyla ilgili olarak Adalet Bakanlığı yetkilileri ile görüşüldüğünü, TTB’nin öneri ve değerlendirmelerinin bir dosya olarak Bakanlığa iletildiğini bildirdi. Dr. Tükel, soruşturma olmadan çok sayıda meslektaşımızın açığa alınması ya da memuriyetten ihraç edilmesinden duyulan rahatsızlığı ifade ederek yapılanların hukuka uygun olmadığına, adil yargılamanın her koşulda uygulanması gerektiğine vurgu yaptı.

Dr. Tükel son olarak yakında açılacak olan şehir hastaneleri ile sağlık hizmeti sunumunun niteliğinden çok müşteri memnuniyetinin hedeflendiğini, bunun da zaman içinde toplum sağlığını olumsuz etkileyeceğini belirtti.

Daha sonra gündeme geçilerek, sağlıkta şiddet, Karadeniz Bölgesinde sağlık ortamı ile ilgili sorunlar ve OHAL durumuna bağlı mağduriyetler tartışıldı ve aşağıdaki değerlendirmeler yapıldı:

1. Ordu ve Giresun’da şiddet olayları görece daha düşük olmakla birlikte sağlıkta şiddet sağlık sisteminin en önemli sorunlarının başında gelmektedir.

2. Sağlıkta şiddet olaylarında ilk girişim olarak Tabip Odası yönetimlerinin Vali, emniyet ve adliye yetkilileri ile gecikmeden iletişime geçmesi ve faillere etkili yaptırımların uygulanması sağlanmalıdır. Ancak, sağlıkta şiddetin kalıcı çözümü için sağlık hizmeti sunumunda başta performans sistemi olmak üzere hekim-hasta iletişimini bozan sorunların giderilmesi ve etkili yaptırımlar getiren yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi için çalışmalar yapılmalıdır.

3. Aile hekimlerinin ehliyet yenileme ile ilgili sağlık raporu nedeniyle yaşadıkları sorunların giderilmesi için çalışma yapılmalıdır.

4. OHAL sürecinde görevden uzaklaştırma veya işten çıkarma nedeniyle mağdur olan sağlık çalışanlarının, suçları ne olursa olsun, masumiyet karinesi, savunma hakkı ve adil yargılama gibi evrensel ve anayasal hukuk kurallarından yararlanmaları hususu her fırsatta dile getirilmeli ve bu konuda çalışma yapılmalıdır. Bölge Tabip Odaları mağdurların hukuksal yardım için başvurabilecekleri ortak hukuk başvuru mekanizması oluşturmak için çalışma yapmalıdır. 

5. Bölgedeki tüm odalarda kadın hekimliği kolları kurulmalı ve etkin olarak faaliyet göstermelidir.   

6. TTB ve Tabip Odaları arasında iletişimin iyileştirilmesi ve meslektaşların TTB ve Tabip Odalarına bakış açısının olumlu yönde değiştirilmesi için geniş hekim katılımı ile bölge toplantıları yapılmalıdır.