GİTO Toplantısı Adana’da yapıldı

Adana, Hatay, Gaziantep, Osmaniye ve Mersin Tabip Odalarından oluşan Güney İlleri Tabip Odaları (GİTO) Toplantısı 12 Kasım 2016 Cumartesi günü Adana Tabip Odası ev sahipliğinde yapıldı.

Doç. Dr. Ökten: “Muhalif kesime cadı avı başladı”

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, TTB Merkez Konsey üyeleri Dr. Yaşar Ulutaş ve Dr. Ayfer Horasan ile Adana, Osmaniye, Hatay, Gaziantep, Mersin Tabip Odalarının başkan, yönetici ve üyelerinin katıldığı GİTO toplantısının açılış konuşmasını yapan Adana Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, “Bulunduğumuz süreç hem ülkemiz hem de mesleki açıdan çok zor bir dönemdir. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra başlayan cadı avı, antidemokratik OHAL uygulamaları ve KHK'larla devam ettirilerek başta KESK gibi sendikalar, meslek odaları, basın, siyasal partiler olmak üzere tüm muhalif kesime yönelmiştir. Bu süreçte birçok hekim ve sağlık çalışanı görevlerinden uzaklaştırıldı veya atıldı.

Yoğun katılım

Hekim olarak mesleki anlamda daha da zor günler geçirdiklerini, her geçen gün artan hasta sayıları, ameliyat sayıları, acillerde giderek artan hasta sayıları nedeniyle zor koşullarda çalıştıklarını, buna karşın  hak etmedikleri şekilde şikayet ve şiddetin çok arttığını ifade eden Başkan Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, “Yaşanılan bu travmaları dayanışma içinde birlikte vereceğimiz mücadelelerle aşabiliriz”; görüşeceğimiz 11 gündem maddesi için bu toplantıya yoğun katılımınızın olması bu mücadele ve dayanışma ruhunu artırmıştır. Tüm katılımcılara teşekkür ediyorum.” dedi.

Prof. Dr. Tükel: “Baskılar mücadele azmimizi arttırıyor”

Türkiye’de zor günler yaşandığını, GİTO toplantısına gösterilen ilginin çok umut verici olduğunu ifade eden TTB Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, “Biz hekimleri yalnızlaştırmak, baskılamak, yıldırmak isteyen politikalarla karşı karşıyayız. Ülke, bizler ve halk açısından zorlu bir dönemden geçiyor. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra 20 Temmuz’da temel hak ve özgürlüklerin askıya alındığı bir döneme girdik. Baskılar geldikçe mücadele azmimiz artıyor. 1985 yılında idam cezası geldiğinde biz karşı çıkmıştık. Çünkü hekimlere ‘idama uygundur’ raporu verdirmek istemişlerdi. TTB yargılandı ama o davadan alnımızın akıyla çıktık. 2013 yılında gezi davasında denetimsiz, kontrol dışı, yasal olmayan tıbbi uygulamalar adı altında biz hekimlere dava açıldı. Bu dava da beraat ile sonuçlandı. Çünkü biz hekimiz. Hekimliğin her koşulda, bütün baskılara karşı durarak, barış, demokrasi, özgürlük ortamında uygulanabileceğini savunuyoruz. Bu katılım o yüzden değerli” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Tükel, şehir hastanelerindeki açmazlara ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ndeki adrese teslim kadro ilanlarıyla kadrolaşmaya gidildiğine dikkat çekerek devam ettiği konuşmasında, son olarak emeğin haklarının gasp edilmek istendiğini, taşeronlaşmaya son verileceği bildirildiği halde güvencesizliğin hakim çalışma biçimi haline getirildiğini belirtti.

Divan seçimi

Dr. Mehmet Antmen’in oy birliğiyle Divan Başkanlığına seçilmesi ile gündem maddelerine geçildi. 11 Gündem maddesinin ele alındığı toplantıda tartışılan konular ve alınan kararlar şunlar oldu:

1-İçinde bulunduğumuz OHAL nedeniyle kamusal alanda sağlık çalışanlarını da içeren ihraçlar olmaktadır. 675 sayılı KHK ile 2774 sağlık çalışanı işsiz kalmış; birçok sağlık çalışanı açığa alınmıştır. Bu durumda bulunan hekimlerle dayanışma içinde olmak gerekiyor.. OHAL uygulamasına bir an önce son verilmeli, OHAL nedeniyle yürütülen tüm antidemokratik uygulamalar, KHK’lar ve ihraçlar iptal edilmeli, meslektaşlarımızın hak kayıpları telafi edilmelidir.

2- Böylesine sıkıntılı dönemlerde kişilerarası bağın koparılmaması, tabip odalarının örgütsel yapısının korunması gerekir. Yapılması gereken en önemli şey, hekimlerin yerinde ziyaret edilmesidir. Tüm meslektaşlarımıza ulaşmamız ve onlara dokunmamız gerekiyor.

3- Kışkırtılmış talep nedeniyle hasta başvurularındaki aşırı artışla birlikte, sağlıkta şiddet de her gün giderek artmaktadır. Şiddet ile ilgili yasal değişiklerin yanı sıra, ülkeyi yönetenlerin kullandıkları dile dikkat etmeleri, halkın sağlık okuryazarlığının artırılması yönünde çalışmalar ve yasal düzenlemeler yapılması gerekmektedir.

4- Reklam ve tanıtımlar yalnızca sağlığı koruyucu ve geliştirici nitelikte olabilir. İnsanları yanıltan ve yanlış yönlendiren davranışlarda bulunulamaz ve bu yönde tanıtım yapılamaz. Yanıltıcı, abartılı ve bilimsel olarak doğruluğu kanıtlanmamış bilgiler ile talep yaratmaya yönelik açıklamalara yer verilemez. Alternatif tıp söylemleri karşısında tıbbın alternatifinin olmadığı vurgulanmalıdır.

5- SABİM, BİMER ve benzeri diğer kurumlara gereksiz ve haksız yapılan şikayetler, hekimlerin zamanlarını gereksiz yere harcamalarına neden olduğu gibi motivasyonlarını da olumsuz etkilemektedir.

6- Şehir hastaneleri uzak yerlere yapıldığı için hastaların sağlık sunumuna erişimi zorlaşacaktır. Şehir hastaneleri ile ilgili yasal süreçler devam etmektedir. Şehir hastanelerine karşı çıkılmalıdır; Sağlık Bakanlığı hastaneleri kamu-özel ortaklığına değil, kamuya ait olmalıdır.

7- Sınır komşumuz Suriye’de mevcut savaş nedeni ile ülkemize gelen mültecilerin yaşadıkları sorunlar (taciz, tecavüz, intihar, çocuk işçiliği, güvencesiz çalışma, fuhuş  vb) had safhadadır. Güney illerinde ve ülkede yaşanan sağlık sorunlarına dikkat çekmek ve çözüm önerileri üretmek üzere “Savaş, Göç ve Sağlık Sorunları” konulu bir çalıştay yapılması, çalıştay için Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastanelerinden destek istenmesi kararlaştırıldı. Konuyu gündemde tutmak için multidisipliner çalışmalar (sempozyum, panel) yapılması, çalışma grubu oluşturulması önerileri tartışıldı.

8- Çalışan hekimlerin ücretlerinin tamamının emeklilik maaşına yansıtılmasının sağlanması ve emekli hekimlerin maaşlarında iyileştirme için çalışmalar yapılması kararlaştırıldı.

9-Evrensel hukuk ilkelerinin uygulandığı, evrensel insan haklarının mevcut olduğu, demokratik bir ülkede yaşama isteği vurgulandı.

10- GİTO sekretaryasına oy birliği ile Gaziantep Tabip Odası seçildi. Bir sonraki GİTO toplantısının 3 ay sonra Gaziantep' te yapılması kararlaştırıldı. (yaklaşık tarih  Şubat ortası olarak düşünüldü)