Hekimler mesleki uygulamalarının dışında da yaşam ve sağlık hakkına saygı duymalı, şiddetten uzak durmalıdır

Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde bir meslektaşımızın avukat olan eşini kurşunlayarak öldürdüğünü üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Hayatını kaybeden yurttaşımızın sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

Kuşkusuz yaşanan olayda sorunları şiddet ile çözmenin ve kadına yönelik şiddetin toplumsal kültürde giderek daha fazla yer bulmasının etkisi vardır. Ancak failin bir hekim olması olayın vahametini bir kat daha arttırmaktadır.  

Hekimlik, yaşam hakkına en üst düzeyde saygı gösteren bir meslektir. Hekimler bu tutumu sadece mesleki uygulamalarında değil, işleri dışındaki yaşantılarında da sürdürmelidir.

Gündelik hayatta şiddete karşı olmak ve şiddetten uzak durabilmek, mesleki uygulamalarımızda da hastalarımızın sağlıklı yaşam hakkına verdiğimiz önemin göstergesi ve teminatıdır. İşi dışındaki hayatında başkalarının sağlık ve yaşam hakkına duyarlı olmayan bir hekimin, hastalarının ve toplumun sağlığına arzu edilen önemi göstermesi beklenemez. Hekimler insancıl bakış açısını bütün hayatları boyunca tutarlı biçimde koruyarak şiddetten uzak ve barış içinde birarada yaşama konusunda topluma örnek olurlar.

Yaşama ve yaşatmaya adanmışlık bizler için sadece iş ortamlarımızla sınırlı bir mesleki kural değil; yaşantımızın tamamını belirleyen, diğer bütün yurttaşlar gibi şiddetten daima uzak ve şiddete daima karşı olmamızı gerektiren bir genel ilkedir.

Türk Tabipleri Birliği
Merkez Konseyi