Hekimlerin uzmanlık eğitimini ve çalışma hakkını engellemekten vazgeçin!

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Olağanüstü Hal’in ilanından bu yana hekimlerin çalışma ve eğitim haklarının Anayasal ve yasal dayanağı olmaksızın kısıtlanmasının sürmesine tepki gösterdi.

Son olarak, Tıpta Uzmanlık Sınavı’na (TUS) girmiş ve sadece vakıf üniversitelerinin tıp fakülteleri arasından tercih yapmış olan bir hekime, ÖSYM tarafından “kamu görevinden çıkarılması nedeniyle talebinin değerlendirmeye alınmadığı” yönünde yanıt verildiğini bildiren TTB Merkez Konseyi, ÖSYM’nin böyle bir yetkisi bulunmadığına dikkat çekti.

TTB’nin açıklamasında, “Sınava başvuran kişilerin geçmişlerine ilişkin ‘bilginin’ ÖSYM Başkanlığı’nda hangi kategoride bulundurulduğunun ayrıca açıklanması gerekir. Meslektaşımızın yerleştirme sonucunun derhal açıklanmasını, kazandığı bölüme yerleştirilmesinin yapılmasını ve hatanın tekrar etmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını bekliyoruz” denildi.

Açıklama şöyle:
 

ÖSYM’yi yetki aşımına son vermeye davet ediyoruz

Hekimlerin uzmanlık eğitimini ve çalışma hakkını engellemekten vazgeçin!

Olağanüstü Hal’in ilanından bu yana hekimlerin çalışma ve eğitim hakları Anayasal ve yasal dayanağı olmaksızın çeşitli şekillerde kısıtlanmıştır. Son olarak, kamu görevinden çıkarılmış bir hekim, Tıpta Uzmanlık Sınavına başvurmuş, puanına göre sadece vakıf üniversitelerinin tıp fakülteleri arasından tercih yapmıştır. ÖSYM, kamu görevinden çıkarılması nedeniyle talebinin değerlendirmeye alınmadığı yönünde yanıt vermiştir. ÖSYM bildirimi yaparken sınava katılıma kabul kararı ve tahsil edilen ücretin iadesine ilişkin başkaca bir bilgi vermemiştir.

Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı’nın görev, yetki ve sorumlukları 6114 sayılı Yasa ile belirlenmiştir. Yasanın 7. Maddesi ile ÖSYM’nin uyması gereken temel ilkeler belirlenmiştir. Buna göre “Sınav, ölçme, değerlendirme ve yerleştirme işlemleri, güvenilirlik, gizlilik, tarafsızlık, bilimsellik ilkeleri çerçevesinde ve adaylara fırsat eşitliği sağlayacak biçimde yapılır”. 

Sınava başvuran adayın notunun değerlendirilmesi sonucunda, başvuranın tercihleri arasından, aldığı puana denk gelen birimin belirlenmesi “yerleştirme” işlemi olup Yasanın 2. Maddesinde bu işlem “Değerlendirme sonucunda oluşan puanlar, tercihler, önceden belirlenen kontenjan ve şartlar dikkate alınarak adayların yükseköğretim kurumlarına veya ilgili kurum ve kuruluşlara yerleştirilme işlemleri” olarak tanımlanmıştır.  ÖSYM’nin sınav sonucunda alınan puana göre, hekimin eğitim göreceği kurumu belirlemenin ötesinde bir görevi, sorumluluğu ve yetkisi yoktur. Hekimin uzmanlık eğitimine başlatılması kurumlara bağlıdır.  Kaldı ki Sağlık Bakanlığı’nın Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün TUS sonuçlarına ilişkin açıklamasına şu uyarı yer almaktadır: “Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleri ile Sağlık Bakanlığı adına üniversite tıp fakültelerindeki uzmanlık eğitimi programlarına yerleştirilenler dışındaki adayların yerleştirildikleri kuruma müracaat etmeleri gerekmektedir”

ÖSYM Başkanlığı’nın sınavı yapmak, yanıtları değerlendirmek ve tercihler arasından yerleştirme yapmak dışında bir görevi ve yetkisi olmadığı, eğitim yapılacak kurum ile hekim arasındaki sözleşmenin niteliğini belirlemenin takdirinde olmadığı açıktır.

Sınava başvuran kişilerin geçmişlerine ilişkin “bilginin” ÖSYM Başkanlığı’nda hangi kategoride bulundurulduğunun ayrıca açıklanması gerekir.

Meslektaşımızın yerleştirme sonucunun derhal açıklanmasını, kazandığı bölüme yerleştirilmesinin yapılmasını ve hatanın tekrar etmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını bekliyoruz.

Türk Tabipleri Birliği
Merkez Konseyi