e-posta

   Eski Sayılar | Künye | Ana Sayfa

TIP DÜNYASI
 

.

15 Şubat 2003  Sayı: 99

 

aradabir...

Prof. Dr. Gençay Gürsoy*

“Bizden günah gitti” mi?

Bu satırları, üslerin ve limanların “modernizasyonu” için ABD’ye izin verilmesi konusundaki Meclis oylamasının yapıldığı saatlerde yazıyorum. Niyetim “Tıp Dünyası” için , hekimlerin özlük hakları ile ilgili olarak “pozitif ayrımcılık” talep etmeleri gerektiğini işleyen bir yazı yazmaktı. Masaya o niyetle oturdum ama kulağım Meclis’ten naklen yayın yapan televizyon sunucusundaydı.

Oturumun gizli yapılacağı kararı açıklanınca, tasarladığım yazıyı yazamayacağımı anladım. Türkiye ve dünya kamuoyunun  bütün tepkilerine karşın adım adım sürüklendiğimiz savaş, duygularımı, düşüncelerimi ve kalemimi tutsak etmişti. İstesem de istemesem de bu yazı bir isyan çığlığından başka birşey olamayacaktı. 

Başbakan’ın ve  AKP Genel Başkanı’nın Birleşmiş Milletler’in kararını esas alan tutumlarından birden bire çark etmeleri, oylamanın sonucunu zaten belli etmişti. Ama Hükümet’in, kuzeyden Irak’a girecek ve Türkiye’de konuşlanacak ABD askeri gücü için istenecek meclis onayını bayramdan  sonraya  bırakması, durumdan   pek de emin olmadığının işareti sayılabilirdi. Bu erteleme manevrasının  milletvekillerine karşı, müslüman  bir komşu ülkeye saldıranlara “yardım ve yataklık etme” kararını bari bayram günü vermesinler diye gösterilen bir incelikten mi, yoksa dini bütün vekillerin, mübarek bayram münasebetiyle zamlı tarifeden günaha girmekten korkup “evet” demeyeceklerinden  çekindiklerinden mi bilmiyoruz. Arkasındaki niyet ne olursa olsun, AKP yönetiminin kendi tabanının ve ezici halk çoğunluğunun eğilimlerinin tersine bir adım atmanın tedirginliği   içinde olduğu kesindi. O halde hala barış umudu vardı. İki gündür “Barış Girişimi”nin, TTB başta olmak üzere  hemen tüm meslek örgütlerinin, sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının, milletvekillerini “benim adıma savaşa  evet deme” talepleriyle  sıkıştırmaları belki vicdanlarının  sesine kulak vermelerine yardımcı olurdu.

Bunların zorlama umut kırıntıları olduğunu bile bile, heyecanla oylama sonucunu bekliyorum. Saat 17’ ye doğru karar açıklanıyor. Bir kez daha güçlünün dediği oluyor.

Oylanan “hükümet tezkeresi”ndeki  içler acısı üslup, Başbakan’ın, AKP Genel Başkanı’nın suçluluk duygularını gizleyemeyen ifadeleri insanın içini  acıtıyor: “Günah bizden gitti...”

“Elimizden gelenin azamisini yaptık..” “Harekatın başında ,denklemin dışında kalamayız..”

“Bekara karı boşamak kolay gelir..”  vb .vb...

Aklıma ABD den, İngiltere’den, İsveç’ten, İtalya’dan  gelen bir grup “barışsever”le  birlikte Meclis Başkanı  ve bazı  Hükümet  üyeleriyle  yaptığımız görüşme geldi. Meclis başkanı bizlere aynen şöyle diyordu: “Umarım Meclis bir savaş kararını görüşmek durumunda kalmaz.Ama eğer böyle bir oylama yapılacak olursa ,izlenimim, bu Meclis’in büyük çoğunluğunun savaşa hayır diyeceği  yönündedir”. Görüştüğümüz  öteki yöneticilerin de mesajları aynı doğrultudaydı.Bu  umut verici ifadelerin  yabancıları ne kadar heyecanlandırdığını  şimdi hüzünle anımsıyorum.

ABD’li Michael Simmons, duygularını dile getirirken, “ABD’ye karşı çıkmanın bedelinin ağır olduğunu takdir ediyoruz ama umudumuz  ABD’nin başına çöreklenenlerde değil sizlerde” diyordu.

Bir kez daha  Başbakan’ın ve AKP Genel Başkanı’nın  söylediklerini düşünüyor ve “Haklısınız beyler, saflık bizde” diyorum. Saflık, Türkiye ve dünya kamuoyuna  uluslararası meşruiyete dayanma konusunda verdiğiniz umutlara  bel bağlayanlarda.

Elbette “denklemin dışında” kalamazsınız. Oluk oluk akacak günahsız insan kanının bedelini Irak’ın başındaki zorba düşünmedikten sonra, siz mi düşüneceksiniz?

Haklısınız beyler, barışa omuz vererek tarihe kayıt düşmek size mi kaldı?...  

 

*İstanbul Tabip Odası Başkanı 

 

 

TIP DÜNYASI

Sayfa başına git         Başa dön