TTB AHEK ve SES’in Çarşamba Eylemleri 2. Yılında: Gelirde ve Vergide Adalet İstiyoruz

Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu (TTB AHEK) ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın (SES) öncülük ettiği çarşamba eylemleri ikinci yılına girdi. Sağlık emek ve meslek örgütlerinin de katılımıyla düzenlenen eylemlerin 54’üncüsü, 21 Ocak 2026 Çarşamba günü gerçekleştirildi.

Aile sağlığı merkezlerinde (ASM) yapılan açıklamalarda “Eziyet Yönetmeliği’ne hayır”, “Aile hekimliği çalışanları gelirde-vergide adalet istiyor”, “Vergilerle yoksullaşma değil, vergide adalet istiyoruz”, “İsrafın kaynağı biz değiliz, tasarruf edeceğiniz biz olmayacağız”, “Yüksek vergi kesintisine son”, “Başka bir sağlık sistemi mümkün” yazılı pankart ve dövizler taşındı.

“Gelirde-vergide adalet” ve “Eziyet Yönetmeliği’nin iptali” talepleriyle düzenlenen eylemler, 51 hafta boyunca her çarşamba günü yapıldı ve her ayın 15’ini takip eden çarşamba günleri olmak üzere sürdürülüyor. Çarşamba eylemleri; sağlık çalışanları için gelirde ve vergide adalet sağlanana, vergi kesintileri yıl içinde sabit kalana ve kesinti oranı üst sınırı %15 olana, “Eziyet Yönetmeliği” iptal edilip talepler karşılanana dek çarşamba eylemleri sürecek.

54’üncü eylem için hazırlanan basın açıklaması şöyle:

Bugün 21 Ocak 2026. İkinci yılımızda 54. defa aile sağlığı merkezlerimizden gelirde ve vergide adalet talebimizi dile getiriyoruz. Aile sağlığı merkezlerimizde mahallemizin çalışanlarıyla, emeklilerimizle, işçilerimizle bir aradayız. Bugün Türkiye’nin dört bir yanındaki binlerce aile sağlığı merkezleri vergi rekortmenleri ile dolup taştı.

Bankalarda milyarlarca lirası olanlar değil, Türkiye’nin en büyük holdinglerinin en zengin patronları değil, asgari ücreti masada bahşiş olarak bırakanlar değil. Mahallelilerimiz, emeklilerimiz, işçilerimiz, asgari ücretleri ayın sonu değil ortasını getirmekte zorlanan vatandaşlarımız, biz aile hekimleri vergi rekortmeniyiz. Yoksulluk sınırının 100 bin liraya dayandığı ülkemizde toplam geliri 400 bin lira olan çalışandan %25 vergi kesiliyor. Milyarderler çeşit çeşit yollarla vergi ödemezken, faizle günde 100 bin lira kazanandan %15 vergi kesilirken yoksulluk sınırının altına mahkum edilmiş aile sağlığı çalışanı 2 ay sonra %20, 6 ay sonra %27 vergi ödemeye başlayacak. Anormal vergi kesintileri ile Ocak ayı zammı Mart ayında kaybolacak ve her ay daha fazla vergi ödemeye ve düşük ücret almaya devam edeceğiz. 

2 yıldır vergide ve gelirde adalet diyoruz. Bu 2 senede paradan para kazananlar daha da zenginleşirken, bu ülkenin üreteni, çalışanı, sağlığını koruyanı, emekçisi emeklisi hep birlikte giderek daha da yoksullaştık. Finansın başkenti İngiltere’den apar topar getirilen Mehmet Şimşek ve ekibinin vergi politikaları bizi daha da yoksullaştırdı. Mehmet Şimşek İngiltere’den derebeylerinin yoksula uyguladığı salma vergiler ile gelmiş. Bu 2 senede bizi vergiyle yoksullaştırdı, bizden aldığını zenginin eline tutuşturdu.

Oysa bu ülkenin üreteni, çalışanı, emek vereni bizlerin vergileri bizim için harcanmalıydı. Hastanelerden aylarca randevu alamıyorsak, aile sağlığı merkezlerinde kalabalıkta 2 saat sıra bekleyip doktorumuzla 5 dakika görüşebiliyorsak, tedavimiz için gerekli ilaca paramız yetmiyorsa bunun nedeni bizim vergilerimizin bizim için değil, bir avuç etmeyen zenginin daha da zenginleşmesi için harcanmasındandır.

2 yıldır söylüyoruz, söylemeye devam edeceğiz çünkü bu 2 yılda mahallelerimizde halkımızla birlikte gördük ki giderek daha da fakirleşiyor, giderek daha sağlıksız hale geliyor, hastalanıyor, çare bulamıyor tükeniyor ve ölüyoruz. 

Bir aya yakındır grip salgınının içindeyiz. Bu salgına neden olan hastalığın aşısı var ancak satın alamadığımız için sağlığımızı koruyacak aşıya ulaşamadık. Şimdi de hastaneler, aile sağlığı merkezleri dolup taşıyor. Oysa sadece bir aile sağlığı merkezi çalışanlarından toplanan vergi ile tüm mahallemizin ihtiyacı olan aşı fazla fazla alınabilirdi. 

Vergilerimiz bizim için kullanılsa açlık sınırının neredeyse yarısı olan 20 bin lira emekli maaşından raporlu ilaçlarımız için binlerce lira kesilmezdi. Okullarda çocuklarımızın önüne bir tas çorba, bir bardak su koyabilirdik. 

2 yıldır söylüyoruz, söylemeye devam edeceğiz. Bizim vergilerimizi bizim için harcayacaksınız.

Bizden topladığınız vergileri özel hastanelere teşvik için değil bizim sağlımız için harcayacaksınız.

Bizden topladığınız vergileri çocuklarımıza kreş, okul için harcayacaksınız.

Günde 100 bin lira kazanan faizciden %15 vergi alırken, yoksulluk sınırı altında çalışandan %35 vergi almayacaksınız.

Ekonomik kriz bahanesinin ardına saklanarak 2 yıldır yoksuldan alıp zengine veriyorsunuz. Ekmeğimizden, suyumuza, ilacımızdan defter kitabımıza her şeyden vergi alıyorsunuz. Her gün yeni bir vergi almanın yolunu buluyor ama bizim için parmağınızı kıpırdatmıyorsunuz. Sizin yüzünüzden barınamıyor, beslenemiyor, geçinemiyor hastalanıyor tedavi bile olamıyoruz. Biz bu ülkenin emekçileri, emeklileri, halkı için vergide ve gelirde adalet istiyoruz. Bunun sağlığımızı ve canımızı korumak için şart olduğunu biliyoruz.

Gelirde ve vergide adalet sağlanması, toplumun sağlık hakkı ve sağlık çalışanlarının hakları için söz söylemeye, mücadele etmeye kararlı olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz.