Türk Tabipleri Birliği (TTB) Barış, Demokrasi ve Sağlık Çalışma Grubu’nun düzenlediği Sağlık için Barış ve Demokrasi Çalıştayı, 13-14 Aralık 2025 tarihlerinde TTB’de yapıldı.

TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Pınar Saip, Genel Sekreteri Dr. Önder Okay ve Merkez Konseyi üyeleri Dr. Ali Kanatlı, Dr. Ali Karakoç, Dr. Ayşegül Ateş Tarla ve Dr. Mehmet Şerif Demir’in katıldığı çalıştayın açılış konuşmalarını Çalıştay Düzenleme Kurulu adına Dr. Bülent Nazım Yılmaz, Çalışma Grubu Başkanı Dr. Taner Gören ve Dr. Önder Okay yaptı.

Dr. Bülent Nazım Yılmaz, TTB’nin tarihinin birçok döneminde tehdit ve baskılara uğramasına rağmen barış talebi ve mücadelesinin temel unsurlarından biri olmayı becerebilmiş önemli örgütlerden biri olduğunu söyledi. Yılmaz, TTB’nin temel yaklaşımının savaşı yaşam hakkını ihlal eden bir sağlıksızlık durumu, barışı ise bunun tam tersine bir iyilik hâli olarak tanımlamak olduğunu ifade etti. Barışın yalnızca Kürt halkı ya da ezilen kesimler için değil, toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan işçiler, emekçiler ve yoksullar için ortak ve temel bir talep olması gerektiğini ifade eden Yılmaz, bu sürecin tüm muhataplarla birlikte tartışılması ve örgütlenmesi gereken tarihsel bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.

Dr. Taner Gören, konuşmasında çalışma grubunun bileşenleri hakkında bilgi verdikten sonra, sağlığın sosyal belirleyicileri arasında barış ve demokrasinin vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu vurguladı. Gören, Türkiye’de uzun yıllardır süren çatışmalı süreçler ile Gazze’de yaşanan savaşın yol açtığı ağır kayıpların bu ihtiyacı daha da görünür kıldığını söyledi. Gören, bu nedenle TTB’nin son büyük kongresinde barış, demokrasi ve sağlık alanında daha odaklı bir çalışma yürütülmesi amacıyla “Barış, Demokrasi ve Sağlık Çalışma Grubu”nun kurulmasının gündeme geldiğini ifade etti.

Dr. Önder Okay ise TTB’nin barış sürecine bakışını ve hazırlığını anlattı ve TTB’nin tarihsel kongre kararlarına atıfla sağlık hakkı ve sağlık çalışanlarının mücadelesinin toplumun demokratikleşme süreciyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Çatışma ve savaşın yaşam hakkının en temel ihlali olduğunu belirten Okay, kalıcı bir barışın ancak demokratik kanalların açılması, sürecin toplum tarafından özgürce tartışılması ve demokratik kitle örgütlerinin aktif katkısıyla mümkün olabileceğini ifade ederek, TTB’nin zor dönemlerde de barış ve demokrasi için söz söylemekten geri durmayacağını dile getirdi.

Çalıştayın ilk gününde iki oturumda konuşmalar yapıldı. Kolaylaştırıcılığını Funda Barlık’ın yaptığı çalıştayın ilk oturumunda Dinçer Demirkent, Türkiye’deki çatışma süreçleri, antidemokratik uygulamalar ve insan hakları ihlallerine değindi. TTB Merkez Konseyi önceki dönem başkanlarından Dr. Raşit Tükel ise “Barış Mücadelesinde TTB Belleği” başlıklı konuşma yaptı.

Kolaylaştırıcılığını Dr. Vahide Bilir Özban’ın yaptığı ikinci oturumda siyaset bilimci Cuma Çiçek barış inşa süreçlerindeki dünya deneyimlerini anlattı. Gazeteci Yıldız Tar ise konuşmasında barış ve demokrasi inşasında toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifini ele aldı.

Konuşmaların ardından eş zamanlı üç atölye çalışması gerçekleştirildi. “Barış ve Demokrasi Mücadelesinde TTB’nin Sorumlulukları” başlıklı atölyede demokrasi ve sağlık hizmetleri, eşit yurttaşlık temelinde anadilinde sağlık hakkı, hapishanelerde sağlığa erişim hakkı ve hasta mahpuslar ve kayyum uygulamaları ele alındı.

“Barışın ve Demokrasinin Sağlık Sistemi ve Toplumsal İyilik Haline Etkileri” başlıklı atölyede çatışmasızlık ve barış dönemlerinde sağlık göstergeleri, çatışmasızlık süreçlerinin ve barışın genel bütçeye yansıması, barışın ve demokrasinin kalıcılaşmasında sağlık alanında yapılacaklar ve barış dilinin toplumsallaştırılması ve hekimliğin rolü konuları tartışıldı.
“İhlallere Maruz Kalan Hekimler” başlıklı atölyede ise barış akademisyenleri, KHK ile işten atılan hekimler, hukuk dışı uygulamalarla genç hekimlerin çalışma ve eğitim haklarının engellenmesi ve sınır ötesi görevlendirmeler üzerine değerlendirmeler yapıldı.

Çalıştayın ikinci gününde Çalışma Grubu Yürütme Kurulu üyeleri Dr. Zeki Gül ve Dr. Jini Güneş’in kolaylaştırıcılığında atölye raporlarının sunumları yapıldı. Ardından atölye raporları tartışılarak program ve öneriler geliştirildi.

Çalıştayın değerlendirilmesi ile toplumsal barış ve demokrasi konusunda TTB’nin nasıl bir rol üstleneceğine ilişkin kapanış konuşmasını ise Dr. Pınar Saip yaptı. Saip, çalıştaya davetli konuşmacıların vurguladığı noktaları ve atölye sunumlarını özetledi.

TTB’nin demokratik bir meslek örgütü olarak barış ve demokrasinin hem örgüt içinde hem meslektaşlar arasında hem de toplumda içselleştirilmesinde kolaylaştırıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini belirten Saip, TTB kültürünün de bu yönde şekillendiğini vurguladı. Çalıştay atölyelerinde ele alınan başlıkların raporlaştırılması sürecinde önceliklerin belirlenmesi ve yerel planlamaların güçlendirilmesi gerekliliğinin altını çizen Saip, bu çalıştayın bir başlangıç olduğunu; barış ve demokrasi çalışma grubu yönergesinin ikinci aşamasında tabip odalarının, üçüncü aşamasında ise ilgili meslek gruplarının sürece katılımının sağlanması görevlerinin önlerinde durduğunu söyledi. Saip, oluşan cam duvarların ardındaki seslerin duyulur hâle getirilmesi gerektiğini ifade ederek çalıştaya katılan ve katkı sunanlara teşekkürlerini iletti.

Bu iki gün boyunca yürütülen tartışmalar, paylaşılan deneyimler ve ortaklaştırılan öneriler doğrultusunda hazırlanan çalıştay sunuş metni, TTB’nin sağlık, barış ve demokrasi alanındaki çalışmalarına daha sonraki süreçte ışık tutacak şekilde önümüzdeki günlerde paylaşılacak.