Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) “İyi Hekimlik Yapmak İstiyoruz - Adaletin hakim olduğu, laik, demokratik, barış içinde bir ülkede emeğimizin ve mesleğimizin değer görmesini istiyoruz” çağrısıyla 14 Mart Tıp Haftası kapsamında düzenlediği “Beyaz Yürüyüş”, üçüncü gününde 13 Mart 2026 günü Osmaniye’nin ardından Adana’daydı.

TTB Merkez Konseyi üyelerinden, TTB kol ve çalışma grubu temsilcilerinden, tabip odalarının yönetim kurulu üyelerinden ve hekimlerden oluşan Beyaz Yürüyüş heyeti akşamüstü saatlerinde Adana’ya vardı. Sağlık emek-meslek örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin ve siyasi partilerin temsilcilerinin de katılımıyla Atatürk Parkı’nda basın açıklaması düzenlendi.

Açıklamada ilk sözü TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Pınar Saip aldı. Sağlık sistemi çökmüşken 14 Mart’ın bir bayram olarak kutlanamadığını söyleyen Saip; birinci basamak ve koruyucu sağlık hizmetlerinin zayıflatılmasından ikinci ve üçüncü basamaktaki randevu bulamama ve beş dakikaya sıkıştırılan muayene sorunlarına, sağlıklı beslenme ve temiz çevre haklarının yok sayılmasından demokrasinin, adaletin, barışın sağlanamamasına, en geniş anlamıyla sağlık hakkının gasp edildiğini ve hasta bir toplum yaratıldığını belirtti.

Savaşların ölümlerin yanı sıra sakatlıklar, göçler, yolsuzluklar gibi etkisi yıllar süren yıkıcı sonuçlar doğurduğuna dikkat çeken Saip, tam da bu nedenle savaşa değil sağlığa, özellikle de koruyucu sağlık hizmetlerine bütçe ayrılması gerektiğinin altını çizdi. Saip, TTB’nin taleplerini şöyle sıraladı:

“Sağlık hizmetinin insan onuruna uygun koşullarda verilmesini; hekimlerin ve sağlık çalışanlarının iş ve can güvencesinin sağlanmasını; mesleki değerlerimizin ve bağımsızlığımız korunmasını; performans olmadan, özelde ve kamuda emeğimizin karşılığının verilmesini; emekliliğe yansıyacak, insanca yaşamaya yetecek gelirimizin olmasını; tıp fakültelerinde nitelikli eğitim, akademide liyakat ve bilimsel özerklik sağlanmasını; serbest çalışma hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını; birinci basamak sağlık hizmetlerinin kamusal kaynaklarla sunulmasını; halkımız, hekimler ve sağlık çalışanları için eziyet olan yönetmeliklere son verilmesini; herkesin eşit, ücretsiz, nitelikli, anadilinde sağlık hizmetlerine erişiminin sağlanmasını; bölgesel eşitsizliklerin giderilmesini; çalıştığımız kurumlarda yönetimlere katılımımızın sağlanmasını; sağlık politikalarında TTB’nin belirleyici olmasını; savaşa değil, sağlığa bütçe ayrılmasını istiyoruz. Barış, eşitlik, insan onuruna saygı, demokrasi olmadan sağlık olmaz. 14 Mart’ı gerçek bir bayrama dönüştürmenin yolu sağlığı, barışı, adaleti, laikliği, demokrasiyi, iyi hekimliği birlikte savunmaktan geçiyor. Başka bir sağlık sistemi, başka bir ülke mümkün.”

Adana Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Özden Polatöz tarafından basın açıklamasının okunmasının ardından konuşmalar yapıldı.

Açıklamanın tamamı için tıklayınız.

Mersin Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Birsel Tutuş; hekimler olarak sadece kendi özlük haklarının iyileştirilmesi için değil, aynı zamanda halkın eşit, ücretsiz, nitelikli, erişilebilir sağlık hizmetine kavuşması için yürüdüklerini söyledi. Hastaları müşteri, hekimleri performans puanına dayalı çalışanlara, sağlık kurumlarını işletmelere dönüştüren bir sağlık sisteminin sürdürülemeyeceğinin altını çizen Tutuş, “Sağlık aynı zamanda çevre sağlığı, hayvan sağlığı, toplum sağlığıdır. Temiz hava ve su, güvenli gıda, sağlıklı çevre hakkıdır. İşte biz bu yüzden tek sağlık yaklaşımını savunuyoruz” dedi. Tutuş, Beyaz Yürüyüş ile süren bu mücadelenin hep birlikte yürütüldüğü ölçüde kazanılabileceğini vurguladı.

Batman Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali İhsan Gündoğdu ise işçi sağlığı ve işyeri hekimliği alanının sorunlarına dikkat çekti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ortak sağlık ve güvenlik birimleri üzerinden sermaye lehine bir düzen kurduğunu ve işçi sağlığının tümüyle yok sayıldığını söyleyen Gündoğdu, iş cinayetlerindeki tırmanışa atıf yaptı. “Denetlediğimiz patron bizim maaşımızı veriyor. Böyle bir denetim olabilir mi?” diye soran Gündoğodu; bu garabet sistemin kaldırılması ve denetimin bağımsız kurumlarca yapılması gerektiğini dile getirdi.

Konuşmaların ardından basın açıklaması sona erdi.

Beyaz Yürüyüş, 14 Mart 2026 günü Ankara’daki Beyaz Buluşma’da noktalanacak.