Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in 28 Şubat 2026 günü İran’a yönelik başlattığı saldırılar, İran’ın verdiği karşılıklar ile çatışma halini almış; birinci ayına doğru yaklaşırken Körfez ülkelerinden Lübnan’a uzanan geniş bir bölgeyi ateş çemberine çevirmiştir.
Sivil halkın da hedef alındığı bu savaş halinin ölüm, yaralanma, sakatlık dışında açlık, yoksulluk, salgın hastalık, ruhsal travma, zorunlu göç ve insani kriz gibi sonuçları olduğu açıktır. Çalışanlardan kurumlara, teknik donanımdan araç-gereçlere, sağlık altyapısının zarar görmesi ise tüm bu yıkıcı sonuçları hızlandırmaktadır.
İsrail’in Gazze’de iki yılı aşan ve soykırıma varan yoğun saldırılarında sağlık altyapısının özel olarak hedef alındığına tanık olunmuştur. Dünya Tabipleri Birliği’nin İsrail hükümetine hitaben Gazze’deki insani krizi sona erdirme çağrılarının da karşılığı olmamıştır.
İsrail’in uluslararası hukuku tanımaz tavrının bir benzeri bugün İran’da söz konusudur. İran Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Muhammed Reiszade “Saldırılarda en az 18 sağlık çalışanının yaşamını yitirdiği, en az 20 hastane ve sağlık merkezinin zarar gördüğü, Gandi Hastanesi’nin tamamen kullanılamaz hale geldiği” bilgisini paylaşırken; İran Kızılayı Başkanı Dr. Pir Hüseyin Kolivend ise “Savaşın ilk 20 gününde 18 binden fazla sivilin yaralandığını, 70 binden fazla sivil birimin zarar gördüğünü, 251 sağlık merkezi ile 498 eğitim merkezinin hasar aldığını” dile getirmiştir. Açıklamaların yanı sıra sahadan edinilen bilgiler de kaygılarımızı tırmandırmaktadır.
Türk Tabipleri Birliği olarak; iyi hekimliğin bir gereği olarak halkların yaşam, sağlık ve barış hakkından yana taraf olduğumuzu bir kez daha vurguluyor ve çağrımızı yineliyoruz:
- Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Tabipleri Birliği ve uluslararası toplum savaşı durdurmak ve diplomatik çözüm yollarını işletmek için derhal harekete geçmelidir.
- Savaşın tüm tarafları, sivil halkın ve sağlık altyapısının çalışanlarının korunmasını şart koşan uluslararası hukuk kurallarına uymalıdır.
- Tıbbi tarafsızlık ilkesi gereğince, saldırılardan etkilenen kişilere herhangi bir ayrım gözetmeksizin sağlık hizmeti sunulmalı, ihtiyacı olan herkese tıbbi ve insani yardım sağlanmalıdır.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi