Türk Tabipleri Birliği (TTB), Küba’da sağlık sisteminin çöküşünü önlemek ve hızla derinleşen insani krizin çözülmesini sağlamak amacıyla 2 Mart 2026 günü Birleşmiş Milletler ile ilgili kurumlarına birer yazı gönderdi.
ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalesi sonrası Küba’daki temel enerji kaynaklarını kesintiye uğradığı ve sağlık altyapısının neredeyse felç olduğu belirtilen yazıda; acil sağlık hizmetlerinin durma noktasına geldiği, yoğun bakım birimlerinin ve soğuk zincirle korunması gereken aşı ve ilaçların tehlikeye girdiği, 16 binden fazla kanser hastası ve 32 binden fazla gebe de dahil olmak üzere yaklaşık 5 milyon kronik hastalığa sahip insanın yaşamının tehdit altında olduğu, su ve sanitasyonun eşzamanlı çökmesi nedeniyle salgın hastalık risklerinin arttığı aktarıldı.
TTB’nin yazısında atılması gereken adımlar şöyle sıralandı:
- Ablukanın kaldırılması: BM’yi, Küba’ya 60 yıldır haksız biçimde uygulanan ablukanın kaldırılması için derhal ve güçlü biçimde tepki göstermeye çağırıyoruz.
- Temel gereksinimler için ambargo ve yaptırımların acilen kaldırılması: BM; Küba’nın bugün içinde bulunduğu durum karşısında yakıt, temel insani gereksinimler ve sağlık hizmeti için gerekli her türlü malzemenin engelsiz biçimde Küba’ya ulaştırılabilmesi için bir gün dahi gecikmeden girişimlerde bulunmalıdır.
- Yardım konvoylarının geçişinin sağlanması: BM; uluslararası yardım kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve Küba halkına doğrudan acil yardım ve desteğini güvenli bir şekilde ulaştırmasına olanak tanıyacak insani yardım koridorlarının hızla kurulması için inisiyatif almalıdır.
- Gerekli tıbbi desteğin acilen gönderilmesi: Dünya Sağlık Örgütü’nü; halk sağlığı sorunlarının önlenmesi, ana-çocuk sağlığı hizmetlerinin sürdürülmesi, kronik hastalıklar, kanser gibi hastalıkların tedavilerinin kesintiye uğramamasını sağlamak üzere Küba’nın sağlık altyapısını ve hizmet sunumunu destekleyecek acil durum fonlarını ve kaynaklarını seferber etmeye çağırıyoruz.
“Siyasi anlaşmazlıkların ve uluslararası yaptırımların sağlığı bir silaha dönüştürmesine, halklara bedel ödetmesine asla izin verilmemelidir” denilen yazıda, hekimlerin en öncelikli görevinin yaşamı korumak ve acıları hafifletmek olduğu hatırlatıldı. Yazıda, uluslararası topluma ortak insani yükümlülüklerine sahip çıkma ve daha fazla can kaybını önlemek için harekete geçme çağrısı da yapıldı.
Yazının tamamı için tıklayınız.
Yazının İngilizce orijinali için tıklayınız.