Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) “İyi Hekimlik Yapmak İstiyoruz - Adaletin hakim olduğu, laik, demokratik, barış içinde bir ülkede emeğimizin ve mesleğimizin değer görmesini istiyoruz” çağrısıyla 14 Mart Tıp Haftası kapsamında düzenlediği “Beyaz Yürüyüş”, 11 Mart 2026 günü Diyarbakır’dan başladı.

Yürüyüş öncesinde hastane ziyaretleri yapılarak hekimler ve sağlık emekçileri ile bir araya gelindi. Buluşmalarda sahada yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri üzerine değerlendirmeler yapıldı, başka bir sağlık sistemi önerileri ve talepler üzerine karşılıklı görüşler paylaşıldı.

Ziyaretlerin ardından Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin önünde bir araya gelen TTB Merkez Konseyi üyeleri, bölge tabip odalarının yönetim kurulu üyeleri ve hekimler ile sağlık emek-meslek örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin ve siyasi partilerin temsilcileri Dağkapı Meydanı’na yürüdü. Yürüyüş boyunca “Sağlık haktır, satılamaz”, “Herkese eşit, ücretsiz sağlık”, “Sağlıkta şiddet sona ersin”, “Yaşamak, yaşatmak istiyoruz”, “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganları atıldı.

Dağkapı Meydanı’nda ilk olarak Diyarbakır Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Veysi Ülgen tarafından Amed Sağlık Platformu’nun basın açıklaması okundu, ardından konuşmalar yapıldı.

Açıklamanın tamamı için tıklayınız.

TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay Azap, Beyaz Yürüyüş programı hakkında bilgi vererek söze başladı. 14 Mart’ın 1829’da Tıp Bayramı olarak ilan edilmesine karşın anlamını 1919’da İstanbul’un işgaline karşı yürüyen Tıbbiyelilerin mücadele ve direnişi ile kazandığını hatırlatan Azap, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Elbette 14 Mart’ı bayram olarak kutlayacağımız; halkımızın eşit, parasız, nitelikli sağlık hizmetine ulaştığı; sağlık çalışanlarının öldürülme, geçim ve gelecek korkusu olmadan sağlık hizmetini verebildiği günler de gelecek. Bu ülke insanlarının buna hakkı vardır, bu ülkenin kaynakları da buna yeterlidir.”

Sağlık Bakanı’na seslenerek başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu vurgulayan Azap, “Eksik olan tek şey siyasi iradedir. Siyasi iradeyi uyarıyoruz: Bu sağlık sistemi daha fazla yürütülemez, başka bir sağlık sistemini kurmak için daha fazla beklenemez” diyerek konuşmasını noktaladı.

TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Pınar Saip, “Sağlık; fiziksel, zihinsel ve sosyal iyilik halidir” tanımına atıf yaparak konuşmasına başladı. Savaşların toplumlar üzerinde yarattığı sağlık sorunlarından örnekler veren Saip; dünyada, bölgede ve ülkede adil, demokratik, barış içinde bir ortama ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Barışın yanı sıra demokrasinin de sağlık için temel bir koşut olduğunu ifade eden Saip; gerek hekimlerin, sağlık çalışanlarının ve emek-meslek örgütlerinin karar süreçlerine katılması, gerekse de toplumun düşünce, ifade, seçme-seçilme gibi temel haklarının korunması gerektiğini kaydetti. Bebek ve anne ölüm hızlarından veriler paylaşarak sağlık sisteminde yaşanan krize değinen Saip, sözlerini şöyle noktaladı:

“Sağlığın ticarileştirilmesine karşı çıkmak için; sağlık hizmetinin insan onuruna uygun koşullarda verilmesi için; iş güvencesi, can güvencesi, mesleki bağımsızlık için; akademide liyakat, bilimsel özerklik için; performans sisteminin sağlığa zararlı olduğunu haykırmak için; sağlık çalışanlarının güvenceli çalışma hakkı için; eşit, ücretsiz, anadilinde sağlık hizmetlerine erişim için, toplumsal barışa katkıda bulunmak için; çalıştığımız kurumlarda ‘Emek bizim, söz bizim’ diyebilmek için; TTB’nin ülkemiz sağlık politikalarında belirleyici olabilmesi için; laik, demokratik bir ülkede barış içinde iyi hekimlik yapabileceğimiz, insanca yaşayacağımız koşullar için; ‘Başka bir sağlık sistemi, başka bir ülke’ diyebilmek için Ankara’ya yürüyoruz. Hepinizi bu mücadelemize ortak olmaya çağırıyoruz.”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Diyarbakır Şube Eş Başkanı Mehmet Nur Ulus da Kürtçe ve Türkçe yaptığı konuşmada bölgedeki sağlık emekçilerinin sağlık hizmeti sunabilmek adına uzun yıllardır çok fedakarlıklar yaptığını söyledi ve 14 Mart’ı, 90’lı yıllarda bu uğurda yaşamını yitiren sağlık emekçilerine adadı. Halkın sağlık sorunlarını kendi diliyle ifade edebilmesinin öneminden söz eden Ulus, barış içinde ve anadilinde bir sağlık sisteminin inşa edilmesi, sağlık emekçilerinin haklarını elde edebilmesi için mücadeleyi sürdüreceklerini dile getirdi ve TTB’nin Beyaz Yürüyüş’ünü yürekten desteklerini sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından basın açıklaması sona erdi.

12 Mart 2026 günü Şanlıurfa ve Gaziantep’te, 13 Mart 2026 günü Osmaniye ve Adana’da devam edecek olan Beyaz Yürüyüş, 14 Mart 2026 günü Ankara’daki Beyaz Buluşma’da noktalanacak.

Beyaz Yürüyüş programının tamamı için tıklayınız.