Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu’nun (AHEK) düzenlediği “İngiltere'deki Menenjit Salgını: Ne Oluyor?” başlıklı çevrimiçi panel, 2 Nisan 2026 günü çevrimiçi yapıldı. Panel, TTB’nin sosyal medya kanallarından canlı yayımlandı.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Ayşegül Ateş Tarla; aşı tereddüdünün ve karşıtlığının arttığı bir dönemde, erken tanı olmazsa ölümcül olan bir hastalığı konuşacaklarını ve koruyucu hekimliğe ilişkin sorulara yanıt arayacaklarını söyledi.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Esin Şenol’un konuşmacı, AHEK Başkanı Dr. Sibel Uyan ve Yürütme Kurulu üyesi Dr. Emrah Kırımlı’nın kolaylaştırıcı olduğu etkinlik soru-yanıt formatında ilerledi.
Menenjit hastalığının içeriği, etkileri, taşıyıcılığı, karşılaşma sıklığı gibi genel bir bilgilendirme yaparak konuşmasına başlayan Şenol; “İki yaş altı çocuklarda daha sık ve daha ciddi karşılaşıldığı için, menenjit aşısının çocukluk aşılamasında olmasını istiyoruz. Ayrıca hastalıklara ve özel durumlara bağlı olarak bağışıklık sistemi zayıflamış kişileri riskli görüyor ve korumaya alıyoruz. Mikroorganizmaların yoğun bulunduğu; hac ziyaretleri, öğrenci yurtları, yatılı okullar, askeri kışlalar, şantiyeler, turizm tesisleri gibi alanları da riskli olarak ele alıyoruz” dedi.
Hastalıktan şüphelenildiğinde ne yapılması gerektiğinden söz edip, devamla menenjit aşılarına ve aşı şemasına ilişkin ayrıntılı bilgi veren Şenol; Sağlık Bakanlığı’nın tarama ve vaka bilgilerini paylaşarak hekimleri ve sağlık çalışanlarını ihtiyaca göre koordine etme, toplumu ise bilgilendirme ve bilinçlendirme görevi olduğunun altını çizdi. Şenol, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hekimler olarak iğneyle kuyu kazıyoruz. Gerek uzmanlık alanında gerekse birinci basamakta çok iş yapıyoruz. Fakat esas olarak bir aşı takviminin ve programının olması lazım. İnsanların tereddüt altında kalmadan, takvime uygun bir şekilde sağlık kurumlarına müracaat edebilmeleri ve bizim de aşı takdimini yapmamız lazım.”
TTB’nin etkin sağlık politikasına adanmış bir tarihi olduğunu ve yakın dönemde COVID-19 pandemisinde bunun tüm toplum tarafından görüldüğünü hatırlatan Şenol, “Hekimlerin, akademisyenlerin, tıp öğrencilerinin, tıbbın içinde olan tüm bileşenlerin işbirliği içinde olduğu; kendi ritmi içinde gelişen, bilimi ve teknolojiyi evrensel düzeyde yakalayan bir meslek örgütü olmak zorundayız” diyerek sözlerini tamamladı.