Değerli meslektaşlarımız,

Türk Tabipleri Birliği 78. Seçimli Olağan Büyük Kongresi’ni tamamladık. Önceki dönemde Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi ve diğer seçilmiş kurullarında görev yapan meslektaşlarımıza, Birliğimizin emekçilerine, delegelerimize, tabip odalarımızın yöneticilerine, seçilmiş kurul üyelerine, TTB’nin her bir aktivistine ve kongremizin gerçekleşmesine katkı sunan tüm üyelerimize teşekkür ederiz.

Yeni çalışma döneminde Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi görevini bizlere emanet ettiniz. Birliğimize üye olmayı ve onun mücadelesinin bir parçası olmayı başlı başına değerli gören bizler için bu görevi üstlenmek büyük bir onur ve mutluluk. Elbette aynı zamanda taşıdığımız sorumluluğun da farkındayız.

Yetmiş yılı aşan tarihiyle Türkiye’nin en köklü ve saygın meslek örgütlerinden biri olan Türk Tabipleri Birliği’nin birikimini devralıyoruz. Bu birikimi daha ileriye taşımak, kongremizde ortaya çıkan iradeye layık olmak ve meslektaşlarımızın güvenini boşa çıkarmamak için Merkez Konseyi olarak bütün gücümüzle çalışacağımızı bilmenizi isteriz.

Değerli meslektaşlarımız,

Hekimler, mesleki bilgi ve deneyimlerinin yanı sıra topluma karşı taşıdıkları sorumluluk nedeniyle tarih boyunca önemli roller üstlenmişlerdir.

Türk Tabipleri Birliği yalnızca merkezi kurullarından ibaret değildir. Birliğimiz gücünü tabip odalarımızın her bir aktivistinden, kollarımızda, çalışma gruplarımızda ve kurullarımızda emek veren her bir meslektaşımızdan ve örgütlü mücadelemizden alır.

Merkez Konseyi olarak bütün tabip odalarımızla, kol, çalışma grupları ve tüm kurullarımızla düzenli ortak ve koordineli çalışmalar yürütmeyi temel görevlerimizden biri sayıyoruz. Her bir meslektaşımızın deneyimlerini, önerilerini ve eleştirilerini Merkez Konseyi çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Ortak gündemlerimizi birlikte belirlemek, çalışmalarımız hakkında düzenli bilgi paylaşmak ve ihtiyaç duyulan başlıklarda ortak tutum ve çalışmalar geliştirmek istiyoruz. Bu amaçla bütün Merkez Konseyi üyelerimize her zaman doğrudan ulaşabileceğinizi özellikle belirtmek isteriz.

Bu ortak çalışmanın temel dayanaklarından biri, Hipokrat’tan günümüze, hekimlik tarihinin yüzümüzü ağartan örneklerinden süzülerek gelen ve bizim “iyi hekimlik” olarak ifade ettiğimiz mesleki ve etik değerlerdir. Hekimlik bilgisinin hiçbir ayrım gözetilmeksizin halkın sağlığı için kullanılması, insan yaşamının ve onurunun her koşulda gözetilmesi, bilgi ve deneyimin yeni kuşaklara aktarılması bu köklü geleneğin temelini oluşturuyor.

Bugünkü sağlık sisteminin yapılanmasına ve uygulamalarına ilişkin ciddi eleştirilerimizin bulunduğu bir sır değil. Yıllardır sürdürülen sağlık politikaları sonucunda iyi hekimlik değerlerinde ciddi aşınma yaşandığının hepimiz farkındayız. Bu aşınma hem hekimliğin saygınlığına hem tıp eğitimine hem de sağlık hizmetinin niteliğine aynı anda zarar veriyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemin öncelikli çalışma alanlarından biri, iyi hekimliği ve hekimlik değerlerini güçlendirmek, hekimliğin toplumsal saygınlığını hak ettiği yere taşımak için mücadele etmek olacak.

Türkiye’de sağlık sistemi, hekimlerin ve sağlık emekçilerinin giderek daha fazla çalıştığı, buna karşılık emeklerinin karşılığını giderek daha az alabildiği bir yapıya dönüşüyor. Artan iş yükü, performans baskısı, güvencesiz çalışma, mesleki özerkliğin zayıflaması ve sağlıkta şiddet çalışma ortamını her geçen gün daha da ağırlaştırıyor.

Kamuda ve özel sağlık kuruluşlarında sağlık hizmetinin giderek daha fazla piyasa kurallarına tabi kılınması, sağlık emekçilerini de hastaları da mağdur ediyor. Sağlık hizmeti sunan hekimlerin ve sağlık emekçilerinin de bu hizmetten yararlanan toplumun da memnun olmadığı bu sistemden tek kazançlı çıkan, sağlık alanını bir kâr kapısına dönüştüren sermayedarlardır.

Bu koşullar, hekimlerin örgütlenmesini zorunlu kılıyor. Merkez Konseyi olarak, tabip odalarımızın çabası ve meslektaşlarımızın katılımıyla Türk Tabipleri Birliği’ni hekimlerin ortak sesi ve mücadele örgütü olarak daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.

Türkiye’nin ve dünyanın içinden geçtiği zorlu dönemi hepimiz yakından yaşıyoruz. Bölgemiz savaşların, çatışmaların ve katliamların ağır sonuçlarını yaşıyor. Eşitsizlikler, yoksulluk, ayrımcılık ve demokratik hakların gerilemesi halk sağlığını da doğrudan etkiliyor.

Sağlığın ekonomik, toplumsal ve siyasal koşullar tarafından belirlendiğini biliyoruz. Bu nedenle hekimlerin ve hekim örgütlerinin toplumun yaşamını ve sağlığını etkileyen gelişmeler karşısında sessiz kalması düşünülemez. Türk Tabipleri Birliği olarak bu dönemde de yaşamı, barışı, demokrasiyi, insan haklarını ve halkların kardeşliğini savunmaya devam edeceğiz.

Değerli meslektaşlarımız,

Önümüzdeki dönemde ortak sorumluluğumuz iyi hekimliği savunmak, hekimlerin haklarını koruyup geliştirmek, hekimliğin toplumsal saygınlığını artırmak, sağlık sisteminin halkın yararına yeniden kurulması için mücadele etmek ve sağlığı etkileyen toplumsal koşullara müdahale etmektir.

Bu mücadeleyi hep birlikte yürütmek istiyoruz. Farklılıklarımızı bir zenginlik olarak görerek ortak amaçlarımız doğrultusunda yan yana gelmenin, tartışmanın, birlikte üretmenin ve mücadele etmenin mümkün ve gerekli olduğuna inanıyoruz.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi olarak sizi içtenlikle selamlıyoruz.

Dayanışmayla.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Adına
Dr. Pınar Saip
TTB Merkez Konseyi Başkanı