MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLİĞİNDE TEKİL BİR ANALİZ: KARASU FINDIK TOPLAMA İŞÇİLERİ

Sidar Çınar, Kuvvet Lordoğlu

Özet


Tarımsal faaliyetlerin en temel iktisadi niteliği mevsimlere bağlı olarak bir değişimi içinde barındırmasıdır. Tarımsal üretim de istihdam edilen işgücü de bu bağlamda mevsimlere bağlı olarak bu sürece katılmaktadır. Üretimin niteliği ve çeşitliliği bu evrensel olguyu insanlık tarihi ile eş bir çerçeveye oturtmuştur. Bu sayede ilk tarımsal üretim göçebe toplumdan yerleşikliğe geçişin ayırt edici bir niteliği haline dönüşmüştür. İlk tarım toplumlarının aynı zamanda ilk yerleşik toplumlar olduğuna dair ve bunların tarihinin İ.Ö. 8000’lere kadar uzandığını biliyoruz. Tarımsal üretimden dolayı ortaya çıkan artık ürün ve fazlanın toplumların tarım dışı alanlarındaki faaliyetlerini ve birikimlerini sağlamıştır.

Güney Amerika’da yapılan antropolojik çalışmalara göre tarım toplumunda üretim gerçekleştiren yerlilerin yıl içinde bir veya iki aylık sürelerde çalışıp yıl boyu yetecek kadar gıda üretimi stoklamaları ve yılın geri kalan kısmında üretici faaliyetlerde bulunmamaları kıtaya gelen İspanyol fetihçileri hayli şaşırtmıştır. İspanyol fetihçiler bu durumu yerlilerin “miskin” olmaları ile açıklamışlardır.

Sadece tarımsal üretim faaliyetleri değil tarım dışı alanlar da mevsimlere bağlı olarak işgücü piyasalarını etkilemektedir. Özellikle kentsel alanlarda yerleşimin artması ile bir dizi işkolunda mevsimlik değişmelere bağlı üretim gerçekleş- mektedir.

Biz bu çalışmada mevsimlik tarım işçiliğinin bütüne ait niteliklerini ele alıp, ortaya çıkan temel çalışma sorunları bir bölge üzerinden yorumlamayı hedefliyoruz. Bu yazı iki bölümden oluşmaktadır. Öncelikle Türkiye'de mevsimlik tarım işçiliğinin geçirdiği dönüşüm tartışılacaktır. Sonraki kısımda ise Karasu'da 2010 Ağustos'ta fındık işçileriyle yapılan görüşmelere dayalı olarak işçilerin çalışma ve yaşam koşulları değerlendirilecektir

Tarımsal faaliyetlerin en temel iktisadi niteliği mevsimlere bağlı olarak bir değişimi içinde barındırmasıdır. Tarımsal üretim de istihdam edilen işgücü de bu bağlamda mevsimlere bağlı olarak bu sürece katılmaktadır. Üretimin niteliği ve çeşitliliği bu evrensel olguyu insanlık tarihi ile eş bir çerçeveye oturtmuştur. Bu sayede ilk tarımsal üretim göçebe toplumdan yerleşikliğe geçişin ayırt edici bir niteliği haline dönüşmüştür. İlk tarım toplumlarının aynı zamanda ilk yerleşik toplumlar olduğuna dair ve bunların tarihinin İ.Ö. 8000’lere kadar uzandığını biliyoruz. Tarımsal üretimden dolayı ortaya çıkan artık ürün ve fazlanın toplumların tarım dışı alanlarındaki faaliyetlerini ve birikimlerini sağlamıştır. Güney Amerika’da yapılan antropolojik çalışmalara göre tarım toplumunda üretim gerçekleştiren yerlilerin yıl içinde bir veya iki aylık sürelerde çalışıp yıl boyu yetecek kadar gıda üretimi stoklamaları ve yılın geri kalan kısmında üretici faaliyetlerde bulunmamaları kıtaya gelen İspanyol fetihçileri hayli şaşırtmıştır. İspanyol fetihçiler bu durumu yerlilerin “miskin” olmaları ile açıklamışlardır (1). Sadece tarımsal üretim faaliyetleri değil tarım dışı alanlar da mevsimlere bağlı olarak işgücü piyasalarını etkilemektedir. Özellikle kentsel alanlarda yerleşimin artması ile bir dizi işkolunda mevsimlik değişmelere bağlı üretim gerçekleş- mektedir. Biz bu çalışmada mevsimlik tarım işçiliğinin bütüne ait niteliklerini ele alıp, ortaya çıkan temel çalışma sorunları bir bölge üzerinden yorumlamayı hedefliyoruz. Bu yazı iki bölümden oluşmaktadır. Öncelikle Türkiye'de mevsimlik tarım işçiliğinin geçirdiği dönüşüm tartışılacaktır. Sonraki kısımda ise Karasu'da 2010 Ağustos'ta fındık işçileriyle yapılan görüşmelere dayalı olarak işçilerin çalışma ve yaşam koşulları değerlendirilecektir1  

Tam Metin:

PDF

Refback'ler

  • Şu halde refbacks yoktur.