Ana Sayfa | Eski Sayılar

Ülkemize, geleceğimize, çocuklarımızın geleceğine sahip çıkıyoruz!
Genel greve davet!


  Emek Platformu'nun 15  Kasım 2001 tarihli açıklaması "Ülkemize, geleceğimize, çocuklarımıza sahip çıkıyoruz" başlığını içeriyordu. "Ülkemiz, tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşamaktadır" diye başlayan metin ile mevcut iktidar tablosunun çözümleri artık bir kopuşun belgesidir. O nedenle 22 Ekim 2001'de yeniden toplanan Emek Platformu emekten, çalışanlardan yana bir süreci oluşturmak üzere adımlarını programlamaya çalışıyor.
5 Kasım'da DİSK ve KESK tarafından başlatılan yürüyüş, 9 Kasım'da Ankara'da Emek Platformu'nun desteklediği etkinlik, 15 Kasım'da illerde yapılan kitlesel açıklamalar, 17 Kasım Diyarbakır, 24 Kasım İstanbul ve 25 Kasım İzmir kapalı salon toplantıları bu sürecin olgunlaşma noktaları. Hemen bütün etkinlikler, çalışanların, yıllardır birbirinin aynı olan politikaların tükendiğini  dile getirdiği ortamlara dönüşüyor, Türkiye'nin ihtiyacının emeği koruyan bir iktidarla gerçekleşebileceğine işaret ediyor. Hekimler ve sağlık çalışanlarının da sorunlarının çözümü bu süreçten geçiyor. Artık işsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki adaletsizlik ve buna karşın vergi gelirlerinin yine halktan toplanıp bir avuç sermayedara aktarılması tahammül sınırlarını aşmış bulunuyor.
Elbette Emek Platformu'nun sorunları var. Ancak bu sorunların aşılması bütün çalışanların doğrudan kendilerini ilgilendiren sürece sahip çıkması, sermayenin değil emeğin lehine çözümler için tutum almasıyla ilişkili. İşte Emek Platformu bunun zeminini sunmaya çalışıyor.     
1 Aralık'ta Türkiye ölçeğinde yaygın olarak yapılacak etkinlikler, başkalarının değil kendi çözümlerimiz için kuvveti ortaya çıkarmayı ve kararlılıkla sürdürmeyi hedefliyor. Hükümetlerin ve sermayenin söylediğinin tam aksi bir içerikle, gerçekten de Türkiye'nin bundan başka bir alternatifi bulunmuyor. Emek Platformu'nun hazırladığı alternatif programın geliştirilerek vücut bulması. Emeğin rüzgarının yaratılamadığı, halkın öncelenmediği bir ortamda yapılacak seçimlerin de, kurulacak hükümetlerin de ihtiyaçtan uzak olacağı çok açık. Daha da ötesi başkalarının işine yarayacağı görülüyor. Kısacası çalışanların da kendilerinden başka seçenekleri bulunmuyor. Emek Platformu'nun 22 Ekim 2001 tarihli açıklamasında söylediği bunu netleştiriyor: "... taleplerimizin gerçekleşmemesi ve kazanılmış haklarımızın geri alınması uygulamalarının sürmesi durumunda bu durum... Emek Platformu tarafından da çalışanları genel greve davet etmek anlamında değerlendirilmektedir".