Mesleksel Gelişim  [Solunum Hastalıkları]
Ana Sayfa
İletişim İçin
Arama Yap
Oturum Aç

Başvuru Formu
Kurs Yönergesi
Protokol
Ders Programı
Genel
Sunum Formu
Değerlendirme Formu
Katılım Yazısı
Çağrı Yazısı
Program
Temel Bilgi
Genel
Tehlike Unsurları
Tehlikeli Maddeler
Solunum Hastalıkları
 
Türk Tabipleri Birliği
Ana Sayfa arrow Solunum Hastalıkları arrow Mesleki Akciğer Hastalıkları arrow AKUT İNHALASYON HASARI


AKUT İNHALASYON HASARI Yazdır E-posta
Perşembe, 19 Ocak 2006
Zararlı gaz duman ve buharlara yüksek konsantrasyonlarda kısa süreli maruziyetler genellikle endüstriyel, nakliyat kazaları veya yangınlar nedeniyle olmaktadır. Yüksek yoğunluktaki inhalasyon hasarı ağır solunumsal hasar ve hatta ölüme yol açabilir.

Hasarın ortaya çıktığı alan inhale edilen ajanın fiziksel ve kimyasal özelliklere bağlıdır. İnhale edilen gazın birikim alanı öncelikle gazın sudaki çözünürlüğüne bağlıdır.Diğer önemli faktörler maruziyet süresi ve kurbanın dakika ventilasyonudur.

Amonyak gibi suda kolay çözünen bir gazın trakeaya ulaşana kadar konsantrasyonu, üst solunum yollarının mukozasındaki suda eridiğinden süratla azalır.

Tablo3: Mesleki akciğer hastalıkları
Akut İnhalasyon Hasarı Havayolu irritasyonu
Toksit pnömonitis
İnhalasyon ateşi
Hava yolu Hastalıkları Bisinozis
Astım
Kronik Bronşit, KOAH
Parankimal Bozukluklar Organik Hipersensitivite pnömonitisi
İnorganik Pnömokonyoz
Enfeksiyon hastalıkları (Tbc, virus, bakteri)
 

Maligniteler

 

Sinonasal

Akciğer
Plevra (mezotelyoma)

Tersine fosgen gibi sudaki çüzünürlüğü az olan bir gaz üst solunum yollarında iyi absorbe edilmeyeceğinden alveollere kadar ulaşarak bu alanda da güçlü bir zararlı etki gösterebilir. Toksik inhalanların zararlı etkileri üst solunum yolu müköz membranlarında geçici hafif  bir irritasyondan fatal Adult respiratory distress Syndrome(ARDS) ye kadar geniş bir spektrumda ortaya çıkar(tablo 4).

Zararlı solunumsal etkiler inhale edilen maddenin konsantrasyonuna bağlıdır. Amonyak ya da klorin gibi suda çözünür maddelere düşük doz maruziyet genellikle konjunktival membranlar ve üst hava yollarında lokal irritasyona yol açarlar. Daha şiddetli maruziyet ses kısıklığı, öksürük  ve bronkospazma neden olabilirken yüksek konsantrasyonda akut maruziyet ARDS ye yol açabilir. Fosgen, Azot oksidler gibi etkenler üst solunum yollarında hafif irritasyona neden olurken inhale edildiklerinde alt solunum yollarında birikirler ve pulmoner parankim üzerinde zararlı etkiyle doku nekrozuna yol açarlar. Toksik inhalasyon hasarı uzun sürede bronşiektazi, bronşiolitis obliterans ve persistan astma gibi sorunlara yol açabilirler.

Tablo 4:Toksit inhaların solunum sistemindeki zararlı etkileri

HASAR BÖLGESİ AKUT ETKİ KRONİK ETKİ
Göz ,Burun,Sinüsler, Orafarinks İrritasyon, İnflamasyon Korneal skatris, nasal polipler
Üst Havayolu Larenks ödemi, Üst

Havayolu obstrüksiyonu

Laringeal polipler
Alt Havayolu Trakeobronşit, Bronkore

Mukosilyer klerensde azalma

Astma, Bronşiektazi
Akciğer Parankimi Pnömoni, Pulmoner ödem /ARDS Pulmoner fibrozis, Bronşiolitis obliterans


KLİNİK DEĞERLENDİRME

Çoğu olguda maruziyetle ilgili detaylı bilgi alınması, olaya sebep olan kimyasal maddeyi ortaya koyar. Erken etkiler maruziyetin düzeyine bağlıdır ve hafif bir üst solunum yolu irritasyonu tablosundan akciğer ödemine kadar değişen şiddetle tablolar görülebilir.

Fizik muayene başlangıçta havayoluna odaklanmalıdır. Eğer burun ve boğazda ağır yanık ya da ses kısıklığı yada stridor varsa kimyasal laringitisden şüphelenilmelidir. Erken wheezing' in varlığı maruziyetin şiddetli olduğunu düşündürmelidir.

Spiromete ya da Pef  ölçümleri maruziyetten hemen sonraki havayolu obstrüksiyonunu gösterebilir. Akım-volüm eğrileri alt solunum yolu obstrüksiyonunu ortaya koymaktan çok üst solunum yolu obstrüksiyonunu göstermede daha sensitif bir yöntem olarak kullanılmıştır. Akciğer grafisi maruziyetten hemen sonra genellikle normaldir.Kimyasal pnömonitis ve akciğer ödemi ağır maruziyetten sonraki 4-8 saat içinde gelişebilir. Arter kan gazı analizi parankimal hasarın radyolojik kanıtları ortaya çıkmadan önce hipoksemiyi gösterebilir.Fosgen gibi suda az çözünen maddelere maruziyetten hemen sonra dikkate değer bir bulgu saptanamayabilir. Bu olgular minimum 24 saat gözlenmelidir.

Takip ve tedavi
Toksit inhalasyon hasarında kişinin maruziyet alanından uzaklaştırması maruz kalan kutanöz ve konjunktival alanlarının su ile yıkanması önemlidir. Eğer yüzde kutanöz yanık varsa direkt laringoskopi ya da fiberoptik bronkoskopi laringeal ödemin varlığını değerlendirmede önerilir.Eğer varsa endokrakeal entübasyon gerekebilir. Ancak hangi kişilerde hava yolu obstrüksiyon gelişecektir sorusunun yanıtı yıoktur.Eğer havayolu mukozasında belirgin harabiyet bulguları varsa, kişinin yoğun bakımda dikkatli izlemi başlangıçta yeterli olabilir.Partiküllü materyal inhalasyonunda bu partiküller havayolu mukozasında gözlenebilir. Eğer herhangi bir solunumsal sıkıntı varsa ek oksijen uygulanmalıdır. Wheezing bronkodilatör tedavisi gerektirir. Proflaktik antibiotik yada erkenden kortikosteroid kullanımının yararı gösterilmemiştir.

Hastalığın izleminde sık periyodik fizik bakı,spirometre veya PEF ölçümleri, akciğer grafisi ve kan gazı ölçümleri yararlarıdır.

Ağır trakeobronşit olan olgularda dikkatli trakeobronşial hijyen önem kazanır.Mukus plakların ve solunumsal sekresyonların temizlenmesi için postural drenaj fizyoterapi derin inspiryum manevraları ve yeterli hidrasyon önerilmelidir. Özellikle erken dönemde aspirasyon yerine fiberoptik bronkoskopi ile bronşların korozivlerden ve diğer sekresyonlardan temizlenmesi de önerilmektedir.

ARDS gelişen hastalarda mekanik ventilasyonu da kapsayan yoğun bakım desteği gerekebilir.Uzun dönemli sonuçlar açısından da hastalar izlenmelidir. Çünkü bunlarda persistan hava yolu obstrüksiyonu, nonspesifik bronşial hiperreaktivite ve rezidüel volümde azalma gibi geç solunumsal sorunlar gelişebilmektedir. Kortikosteroid  kullanımı özellikle bronşiolitis obliteranslı olgularda yararlı olabilir.


 
Türk Tabipleri Birliği [ ]