9 Mart ”Karanlığa Karşı-Beyaz Duruş” 14 Mart ”Beyaz Yürüyüş”

377-2008
29.02.2008 

TABİP ODASI BAŞKANLIĞI'NA

SağlıkBakanlığı 6 yıldır uygulamakta olduğu dönüşüm programı ile sağlığıpiyasalaştırmakta, halkın sağlık hakkına ulaşımını zorlaştırmakta, hekimleringelecek kaygılarını arttırmaktadır.

Sağlıkhizmetlerinin finansmanını tümüyle toplanan primlere (ek sağlık vergisi) havaleeden "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı" TBMM Plan veBütçe Komisyonu'nda görüşülmekte olup, kısa süre içerisinde yasalaşmak üzere TBMMGenel Kurulu'nagelmesi beklenmektedir. Bu Tasarı'nın yasalaşmaması için emek ve meslekörgütleri ile birlikte verdiğimiz mücadele sürmektedir.

KamuHastanelerini şirket haline dönüştüren ve yönetimlerini ticaret odasıtemsilcisi dahil, ticaret üzerine uzmanlaşmış kadrolara bırakan, bu yönüyleartık kamu hastanesi olma vasfını tümüyle reddeden bir düzenleme olan "KamuHastaneleri Birliği Yasa Tasarısı" yasalaşmak üzere ilgili Komisyonlardangeçmiş olup TBMM GenelKurulu'nda görüşülmeyi beklemektedir.

İşyerihekimliğini istihdamı engelleyen bir gider kalemi olarak gören ve işyerihekimliğini bir yandan piyasada şirketlere bırakan diğer yandan işyeri hekimibulundurma zorunluluğunu terkeden bir düzenleme olan, son Tuzla'da veİstanbul'da yaşanan ölümlü iş kazaları olmasa çoktan TBMM Genel Kurulu'na gelmesibeklenen düzenleme yine sırada beklemektedir.

Bugüne değin uyguladığı sağlığı piyasaya açan politikalarla sağlık harcamalarınıyaklaşık 5 kat arttıran Sağlık Bakanlığı bu kez özel sağlık sektöründetümüyle tekelleşmeyi getirecek düzenlemelere imza atmaktadır. Bu düzenlemelerdeğişmeksizin kalacak olursa özelsağlık kurumlarının yarısından çoğunun kapanacağını öngörmekkehanet olmayacaktır. Bu durum bu kurumların sunduğu hizmetten yararlananvatandaşlar kadar, hekimlerin çalışma alanlarını daraltacak ve ücretlerindeciddi gerilemelere neden olacak, sağlıkta tekelleşmenin önünü iyice açacaktır.

TamSüre çalışma bir istihdam modeli olarak TTB'nin öteden beri sağlığın kamusalbir hak olarak tanındığı ve bu anlayışa uygun biçimde sunulduğu ortamlardasavunduğu bir değerdir. Ancak Sağlık Bakanlığı'nca hazırlanan taslakdüzenlemeden ve sağlık ortamının getirildiği durumdan anlaşılmaktadır kiyapılmak istenen muayenelerin kapatılması, hekimlerin mesleklerini bağımsızolarak gerçekleştirebilmesinin önlenmesi, hekimlerin kamuda sözleşmeli veyaözelde iş güvencesiz düşük ücretle çalıştırıldıkları bir ortamın sağlanmasıdır.Bu nedenle Sağlık Bakanlığı ile Tam Süre çalışma konusunda çok farklınoktalarda olduğumuz ortadadır. Bakanlık "sağlığı piyasalaştırmak, hastaneleriözelleştirmek, hekimleri köleleştirmek" yönünde adımlar atmaktadır.

Tümbu düzenlemeler yasalaştığı takdirde daha önceden atılan adımlarla dabirleştirildiğinde nasıl bir sağlık ortamının biz hekimleri beklediğini öngörmekzor değildir. Birinci basamakta aile hekimliği, ikinci basamakta kamu veyatekelleşmiş hastane zincirlerinden birinde düşük ücretle, iş güvencesizçalışma, eğitim hastaneleri veya üniversitelerde ise eğiticilerin bilimsel,nesnel, objektif liyakate göre değil, siyasi yandaşlık, "menzildaşlık" ilişkisiiçerisinde sadakate göre belirlendiği, önceliğin eğitime değil, ticareteverildiği koşullarda yine iş güvencesiz ve düşük ücretle çalışmaktır.

Sağlıkortamında gelecek kaygımızı arttıran bu karanlık tablonun üzerine genel ülkegündeminde de son derece olumsuz gelişmeler yaşanmaktadır. "Türban" benzerisimgelerin üniversitelerde ve sonra kamusal alanda serbest bırakılması çabası,gündelik yaşamın dinsel motiflerle bezenmesi, laiklik karşıtı uygulamalara gözyumulması, hatta bu durumun görüntülenmemesi için genelge çıkarılması gibiuygulamalar gerçekten Ortaçağ karanlığına doğru sürüklendiğimiz endişelerinibeslemektedir.

Sağlıkortamında yaşanan olumsuzlukların sorumlusu hekimler olarak gösterilmektedir. Buduruma gündelik yaşamın geneline sinen sorunların şiddet yoluyla çözümüeklendiğinde, en çok etkilenen, hedef olan, şiddete maruz kalan biz hekimlerolmaktayız. Bu saldırılar artık hekimlerin yaşamına yönelmiş durumdadır.

Tümbu tabloya bakıldığında bu yıl 14 Mart Tıp Bayramı'nın şiddetin, belirsizliğin,gelecek kaygısının gölgesinde geçeceği görülmektedir. Ancak bu durum umudumuzukırmamalıdır. TTB yıllardır sürdürdüğü mücadele, toplumcu hekimlik değerlerinesahip çıkışı ve hiç eksilmeyen demokratik, laik, bağımsız bir ülke özlemiyle"Beyaz Duruş"unu sürdürmektedir ve yalnız değildir.

14Mart Tıp Bayramı böylesi bir ortamda yaşanmaktadır. Sağlık alanında yaşanangelişmeleri toplumla ve meslektaşlarımızla daha yoğun paylaşabileceğimiz,sorunlarımızı dile getirip, çözüm önerilerimizi aktarabileceğimiz önemli birgün olan 14 Mart'ın yine hafta-süreç olarak kutlanması yönünde çalışmalarımızsürmektedir. Bu amaçla Odanız bölgesinde yerel olarak düzenleyeceğinizbilimsel, sosyal etkinliklerin yanı sıra hepimizin ortak duygularına vehedeflerine hizmet edeceğini düşündüğümüz merkezi etkinliklere dair bilgileraşağıdadır. Konu hakkında hazırlanan afiş benzeri materyaller tarafınızagönderilmektedir.

    • Sorunlarımızı ve taleplerimizi ifade eden imza metninin meslektaşlarımızın katılımına açılması ve toplanan imzaların en geç 8 Mart 2008, saat 17.00'de elimizde olacak şekilde gönderilmesi,
    • 9 Mart 2008 Pazar saat 12.00'de Sağlık Bakanlığı önünde toplanan imza metinlerinin de ifade edileceği "Karanlığa Karşı-Beyaz Duruş" etkinliğine odanız adına mümkün olduğunca geniş katılımın sağlanması,
    • 14 Mart 2008 Cuma günü "sağlığın piyasalaşmasına, hastanelerin özelleşmesine, hekimlerin köleleşmesine ve hekimlere yönelik şiddete HAYIR" ana sloganı ile "Beyaz Yürüyüş" gerçekleştirilmesi yerinde olacaktır. Bu amaçla ilinizin uygun bir güzergâhı saptanarak tüm sağlık hakkına sahip çıkan kesimlerinde katılabileceği bir ortamda yürüyüş gerçekleştirilmesi, vatandaşlara amacımızın iyi aktarılması ve basın açıklaması ile konunun kamuoyuyla paylaşımı uygun olacaktır.  
    • 29-30 Mart 2008 tarihlerinde eğitim hastanelerinde uzmanlık eğitiminde yaşanan sıkıntılar, kadrolaşma ısrarının bu duruma etkilerinin değerlendirileceği, eğitim hastanelerinin geleceğine dair model tartışmalarının gerçekleşmesini öngördüğümüz "Eğitim Hastaneleri Kurultayı"nın üçüncüsü Ankara Tabip Odamızın ev sahipliğinde TTB-UDEK ve Ankara-İstanbul Tabip Odalarımızca ortaklaşa hazırlanmaktadır. Bu etkinliğe meslektaşlarımızın katılımının özendirilmesi beklentimizdir.
    • 5-6 Nisan 2008 tarihlerinde sağlık reformlarını değişik ülke deneyimleri ile birlikte değerlendireceğimiz, TTB tarafından düzenlenen uluslararası katılımlı "Dünyada Sağlık Reformları ve Sonuçları" toplantısına katılımınız ve katkınız güç katacaktır.

      Bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılardileriz.

      Saygılarımızla,
      TTB Merkez Konseyia.
      Dr.Altan Ayaz
      Genel Sekreter

       

      İmza metni için tıklayınız...