”İTİRAZ EYLEMİ”NDEYİZ!!!

142-2007
29.01.2007

TABİPODASI BAŞKANLIĞI'NA

İlgi:27.01.2007tarih ve 134-2007 sayılı genelgemiz.

İlgigenelgemizde belirttiğimiz üzere 30 Ocak 2007 Salı günü hep birlikte İtirazEylemi gerçekleştireceğiz.

30 Ocak Salıgünü tabip odalarımız temsilcilerinin de katılımıyla Ankara'dagerçekleştireceğimiz etkinliklerin bir parçası olan ve TBMM önünde yapacağımızBasın Açıklamasını, biçimi sizler tarafından belirlenecek etkinliklerde kamuoyuile paylaşmanız amacıyla ekte gönderiyoruz.

Bilgilerinizesunar, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla,
TTB Merkez Konseyi a.
Dr. Altan Ayaz
Genel Sekreter


 

BASIN AÇIKLAMASI

(30.01.2007)

İthal Ucuz Hekim... Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası... EğitimHastanelerinde AKP Kadrolaşması...

100.000 HEKİMİN BAŞINA GEÇİRİLMEYE ÇALIŞILAN TORBA YASAYA KARŞI BUGÜN"İTİRAZ EYLEMİ"NDEYİZ!

AKP Hükümeti tarafından hazırlanan "Sağlık HizmetleriTemel Kanunu, Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun ileTababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun Tasarısı" ilgili komisyonun katılmaması nedeniyle 25 Ocak 2007tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda görüşülemedi ve 30 Ocak 2007 Salı gününe ertelendi.

"Torba Yasa" olarak tanımlanan bu Tasarı ilegetirilmeye çalışılan değişikliklerin bazıları şunlardır:

 1- İthalucuz hekim çalıştırmanın yasal altyapısının hazırlanması

1219 sayılı Kanun'daki "Türkiye Cumhuriyeti'ndehekimlik yapmak ve ne biçimde olursa olsun hasta tedavi edebilmek için TürkiyeTıp Fakültesinden diploma almak ve Türk bulunmak gereklidir" ifadesindeki   "veTürk bulunmak" ibaresi madde metninden çıkarılmak istenmektedir.

Bu yasal düzenlemeyle uluslararası deneyimve bilgiden faydalanma amacı değil, sadece eğitim ve çalışma imkanları bizdendaha kötü olan çevre ülkelerden gelecek ve düşük ücretle çalışmaya razıhekimlerin istihdamı hedeflenmektedir. Hükümet,böylece Sağlıkta "Dönüşüm" Programı'nın gereği olarak sağlık piyasasına ucuz işgücü oluşturmak, yedek işsiz hekim ordusu yaratmak istemektedir.  Nitekim Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın"Türki Cumhuriyetlerde aylık 100- 150 dolara çalışacak yabancı hekimler var"sözleri bu amacı açıkça ortaya koymaktadır.

"İthal hekim" çalıştırmanındiğer hedefi de sağlık "pazarı"nı uluslararası sermayeye açmaktır. Hükümet'inamacı hiçbir şekilde Türkiye sağlık sisteminin sorunlarını çözmek değil, baştaDubai şeyhi El Maktum olmak üzere uluslararası sağlık patronlarına kârlılıkalanları yaratmaktır.

2- Tümhekimlere zorunlu mali sorumluluk sigortası

Tasarı'yla ister kamuda, ister özelde çalışsın tümhekimlere mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmektedir.  Tasarı'nıngerekçesinde sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının elverişsizliğindenkaynaklı tıbbi hata yapma olasılığının yüksekliği nedeniyle bu düzenlemeninyapılmak istendiği açık olarak belirtilmektedir. Hükümetin sağlık ortamındakiyetersizlikleri gidermek yerine bu yetersizlikler üzerinden sigortakuruluşlarının fonlarına katkı sağlamayı düşünmesi ve hekimleri potansiyelsuçlu olarak görmesi akıl almaz bir çabadır.

Bu Tasarı yasalaştığı takdirde Türkiye'dehekimlik yapmak fevkalâde zorlaşacak; büyük miktarlardaki tazminat davalarınınbaskısı altındaki hekimler riskli hastalara gerekli tıbbi girişimlerdebulunmaktan kaçınacaklardır.

"Zorunlu mali sorumluluksigortası" ile hekimlere ek bir gider yaratılırken, kontrolü doğrudanBakanlık tarafından yapılacak devasa sigorta anlaşmalarıyla sağlık ortamı yinepiyasa ile baş başa bırakılmaktadır.

3-Eğitim hastanelerindeki şef/şef yardımcılığı kadrolarına sınavsız olarak atamayapılması

Düzenlemeye göre atamalar, Bakanlık tarafından belirlenmiş jürinin yapacağı değerlendirmesonucu hazırlanan rapor ışığında yine Bakanlık tarafından yapılacaktır. Oysabenzer yönde daha önceden yapılan düzenlemelerin hukukaaykırı olduğu Anayasa Mahkemesi ve diğer yargı organlarının kararlarıyla açıkçaortaya konulmuştur. AKP Hükümeti ise eğitim hastanelerinde artık birişgal harekatına dönüşmüş olan partizanca kadrolaşma uygulamalarını devamettirmek istemektedir. Siyasetin her türlümüdahalesinden uzak olması gereken eğitici kadrolarına liyakata değil sadakata dayalıolarak kendi yandaşlarını atamanın yollarını, hukuku dolanarak bulmayaçalışmaktadır.

4- Eğiticikadrolar beş yılda bir sil baştan

Yasa Tasarısı klinik şefi, şef yardımcısı vebaşasistan kadrolarına atananların beş yıllık sürelerle Bakanlıkçadeğerlendirilmeleri ve yeterli görülmeyenlerin uzman kadrolarına nakledilmeleriyönünde bir hüküm içermektedir. Bu değerlendirme için kriterlerin ne olacağıise tanımlanmamaktadır. Bu durumda halen bu unvanlarıkazanmış olanlar da dahil bütün eğitici kadroların kaderi partizanlıkta sınırtanımayan Sağlık Bakanlarının iki dudağı arasında olacaktır.

5-Tıpta Uzmanlık Tüzüğü

1219 sayılı Yasa'da değişikliğe gidilerekTıpta Uzmanlık Eğitimi yönetmelikle düzenlenmeyeçalışılmaktadır.

1219 sayılı Yasa'da yapılacak birdeğişiklikle tıpta uzmanlık eğitiminin tüzük yerine yönetmelikle düzenlenmesi,Tüzüğün çıkması için tarafların uzlaşmasını şart koşan Danıştay'ı sürecindışında bırakırken, Sağlık Bakanlığı'nı tıpta uzmanlık eğitimiyle ilgilidüzenlemelerde tek yetkili konumuna getireceği için ciddi sakıncalariçermektedir.

Tıpta Uzmanlık Kurulu'nda üyelerin çoğunluğunu Sağlık Bakanlığıtarafından atananlar oluştururken, TTB sadece bir üye ile temsiledilmektedir.

6- Radyolojiçalışanlarının çalışma sürelerinin uzatılması

Tasarı'yla 2368 sayılı Kanun'un 2. maddesideğiştirilerek radyoloji çalışanlarının günlük beş saat olan mesai sınırlarıortadan kaldırılmaktadır. Çalışma ortamlarının fiziki koşulları düzeltilmeden,radyoloji cihazlarının kontrolleri yeterli olarak yapılmadan, çalışanlarındüzenli sağlık kontrollerinden geçmeleri sağlanmadan sadece işletmeninihtiyaçlarına göre çalışma sürelerinin uzatılması çalışanlar için yeni hakkayıpları anlamına gelmektedir.   

7- Anesteziteknisyenlerine hasta uyutma yetkisi

Kanun Tasarısı ile anestezi teknisyenlerinin anesteziuzmanı veya bunun bulunmadığı hallerde ameliyatı yapan ilgili uzmanıngözetiminde ve direktiflerine uygun olarak anestezi iş ve işlemlerini yapmalarıöngörülmektedir.

Oysa anestezi biliminin gelmiş olduğu düzey göz önündebulundurulduğunda cerrahın gözetiminde de olsa, anestezi uzmanının denetimiolmaksızın anestezi teknisyenlerine bu sorumluluğun verilmesinin bir dizisorunlara yol açacağı aşikârdır.

Gerek kamuda gerek özel sektörde çalışan; akademisyen,uzman, asistan, pratisyen bütün hekimlerin bu Yasa Tasarısı'na şiddetle karşıolduklarını daha önce defalarca yetkililere ve kamuoyuna duyurduk. Hükümet ise,ne yazık ki, hekimlerin bu itirazını duymamak ve anlamamakta ısrar etmektedir.

Siyasi iktidarın mesleğimize ve meslek onurumuzayönelik bu tavrına karşı meslektaşlarımızla bir kez daha buluşacak veTasarı'nın TBMM Genel Kurulu'ndan geri çekilmesini talep edeceğiz. 

100.000 hekimin başına torba geçirmeye çalışan buTorba Yasa'nın muhtemel görüşülme tarihi olan bugünTürkiye'de "İtiraz Eylemi"gerçekleştirmekteyiz. Bugün TBMM'ye de giderek görüşlerimizi vetepkilerimizi Hükümet'e ve siyasi partilere iletiyoruz.

 "İtirazEylemi"miz günü sağlık kuruluşlarından hizmet almaya çalışacak hastalarımızakarşı değil; hekimlerin özlük haklarını ve halkın sağlık hakkını gözetmedensağlık ortamını piyasa ve siyasi kadrolaşmaya teslim etmeye yönelik buTasarı'ya karşıdır.

Umuyoruz ki TBMM'den bu yasa geçmeyecektir. Herhalükarda biz bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
MERKEZ KONSEYİ