XXI. Tıpta Uzmanlık Eğitimi Kurultayı Sonuç Bildirgesi

XXI. TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ

28 KASIM 2015, İZMİR

XXI. Tıpta Uzmanlık Eğitimi Kurultayı (TUEK) 28 Kasım 2015 tarihinde İzmir Tabip Odası ev sahipliğinde ve işbirliğinde İzmir’de gerçekleşmiştir. Kurultay kapsamında, eş zamanlı olarak altı Çalışma Grubu etkinliği çerçevesinde XIII. Çalışma Grupları Genel Kurulu da tamamlanmıştır. Her iki etkinliğe Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu (TTB-UDEK) üyesi derneklerin 130 temsilcisi katılmıştır. 

Çalışma Grupları Genel Kurulu çalışması kapsamında aşağıdaki etkinlikler tamamlanmıştır:

-İlaç ve Teknoloji Çalışma Grubu: Eşdeğer İlaçlar ve Türkiye

-Toplum Sağlığını Geliştirme Çalışma Grubu: Hava Kirliliği ve İklim Değişiklikleri

-Sürekli Tıp Eğitimi/Sürekli Mesleki Gelişim Çalışma Grubu: Uzmanlık Dernekleri Katılımı

-Asistan ve Genç Uzman Hekimler Çalışma Grubu: Eğitim Niteliğinin Dış Denetimi

-Etik Çalışma Grubu: Etik Boyutu ile Hekimlik Uygulamaları

-ATUB TTB Temsilciliği ve Uzmanlık Dernekleri ATUB Temsilcileri Toplantısı

XXI. TUEK ana oturumları üç başlıkta sürdürülmüştür:

-Türkiye sağlık ortamı ve sağlık politikaları,

- Sağlık politikaları ve uzmanlık eğitimi,

- TTB-UDEK üyesi derneklerin iyi uygulama örnekleri.

Adli Tıp Uzmanları Derneği

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği

İstanbul Tabip Odası

İzmir Tabip Odası

Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği

Patoloji Dernekleri Federasyonu

Tıp Eğitimi Ana Bilim Dalları

TTB Asistan Hekim Kolu

TTB Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu

TTB Yüksek Onur Kurulu

Türk Androloji Derneği

Türk Anestezi ve Reanimasyon Derneği

Türk Biyokimya Derneği

Türk Cerrahi Derneği

Türk Dermatoloji Derneği 

Türk El ve Üst Ekstremite Cerrahisi Derneği

Türk Hematoloji Derneği

Türk Histoloji Embriyoloji Derneği

Türk Histoloji ve Embriyoloji Derneği

Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği

Türk Kalp Damar Cerrahisi

Türk Kalp Damar Cerrahisi Derneği

Türk Kardiyoloji Derneği

Türk Klinik Biyokimya Derneği

Türk Klinik Biyokimya Derneği

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği

Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği

Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti

Türk Nöroloji Derneği

Türk Nöroşirurji Derneği

Türk Oftalmoloji Derneği

Türk Ortopedi ve Travmatoloji Derneği

Türk Pediatrik Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi Derneği

Türk Perinatoloji Derneği

Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği

Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği

Türk Radyoloji Derneği

Türk Toraks Derneği

Türk Yoğun Bakım Derneği

Türkiye Acil Tıp Derneği

Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği

Türkiye Çocuk Cerrahisi Derneği

Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanları Derneği

Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzman Hekimleri Derneği

Türkiye Nükleer Tıp Derneği

Türkiye Parazitoloji Derneği

Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği

Toplantıya yukarıda isimleri yazılı uzmanlık dernekleri, çalışma kurulları, kol ve birimler katılmış; sağlık ortamı ve uzmanlık eğitimleri ile ilgili var olan durum saptamaları yapılmış ve önerilerde bulunulmuştur:

Sağlık Politikaları;

Sağlıkta Dönüşüm Programı bireyin ve toplumun sağlığını kötüleştirmektedir. Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın sağlık göstergeleri sağlık kuruluşlarına başvuru oranlarının artması, katkı paylarının giderek artması, kişinin cebinden daha fazla para çıkması, SGK’nin pek çok tıbbi tedavi ve ilacı ödemeden çıkarması, özel sektörün açık desteklenmesi neoliberal politikaların etkisini ortaya koymaktadır. Bu artış oranları sağlık hizmeti kalitesi olarak sunulsa da ülkeler arası karşılaştırmalar ülkemizde “müşteri” odaklı sağlık hizmet sunumu yaklaşımı ile yatan hasta hastanede kalış süreleri, yatak devir hızı, hastaneye başvuru sayıları gibi ölçütlerle, kişi başı toplam sağlık harcaması ile sunulan hizmetler karşılığında duyulan hasta memnuniyet oranları arasındaki çelişki dikkat çekicidir.

Sağlık çalışanları yaşanan tüm olumsuzlukların tek sorumlusu olarak gösterilmeye, hedef tahtasına konulmaya devam edilmektedir. Çalışanlara uygulanan her türlü şiddet, mobbing neredeyse kanıksanma noktasındadır. Sağlık hizmet sunumunun özel güçlüğü yanı sıra bu kabul edilemez ucu ölüme uzanan şiddet tüm sağlık çalışanları kadar genç meslektaşlarımızı hatta tıp öğrencilerimizi dahi olumsuz etkilemektedir. Zorunlu hizmet ve belirsizlikler genç meslektaşlarımızı her yönden olumsuz etkilemektedir.

Sağlık hizmet sunumunda özellikle birinci basamakta “solo hekim” dönemine geri dönülmüş, çalışma ortamı kadar sorumlulukların da hekimlere yüklendiği bir dönem yaşanmaya başlanmıştır. Sağlık hizmet sunumunun olmazsa olmazı birlikte çalışmak, hizmet üretmek anlayışından uzaklaşılmış, sağlık çalışanları zorunda bırakılmıştır.

Ülkemizde toplam hekim sayısı 2014 rakamları ile 135.616’dır. Bu sayının 221.320’si uzmanlık öğrencidir. Tıp fakültelerine alınan öğrenci sayısı ile değerlendirildiğinde verilen eğitimin niteliğindeki düşüş yanı sıra hekim gereksinimi ve istihdamı politikalarında yapılan hataların hem toplum sağlığına hem de sağlık işgücü alanındaki işsizlik başta olmak üzere sunulan hizmete olumsuz yansıyacağı artık tüm taraflarca görülmektedir. Çok cılız da olsa Bakanlık tarafından planlamada revizyon gereksinimi dile getirilmeye başlanmıştır.

Neoliberal politikalar ile yürütülen, ruhunu veren Sağlıkta Dönüşüm Programı uzmanlık eğitimini belirsizliğe sürüklemiş, hizmet ve angaryayı önceleyerek, uzmanlık eğitimini öncelikler sıralamasından çıkarmıştır.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi kamu üniversitesi olarak nitelendirilmesine karşın mütevelli heyeti olan doğrudan Sağlık Bakanlığı’na bağlı düzenlemesi ile, “Birlikte Kullanım ve İşbirliği” afiliasyon ile yaşananlar tarafımızca yakından izlenmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın ekonomik ölçütlerle yönetsel olarak “başarısız” bulduğu üniversite tıp fakülteleri hastanelerine SGK’dan, sağlık hizmeti üretme maliyetlerinin çok altındaki değerlerde geri ödeme yapılmakta, yukarıdaki düzenlemelerle doğrudan yönetme niyeti ortaya konulmaktadır. Diğer yandan “Entegre Sağlık Kampüsleri” kurulmakta, anlaşılması gerçekten zor bir anlayışla 25 yıllık toplam kira bedelleri yapılan fazla ödemeler sağlık alnında nasıl bir yönetsel anlayışın hakim olduğunu tüm açıklığı ile ortaya koymaktadır.

Tıpta Uzmanlık Eğitimindeki Ana Sorunlar:

1. Eğitim ve araştırma hastaneleri sayısı da giderek artmakta protokollerle devlet hastaneleri, alt yapı, eğitici sayıları oluşturulmadan eğitim ve araştırma hastanelerine dönüştürülmektedir. Eğiticisi olmayan, eğitici sayısı yetersiz, alt yapı olanakları kısıtlı bir eğitim ortamı hakimdir.

2. Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun bir görevi olan kurumlara eğitim yetkisi verme, eğitim yetkisini kaldırma mekanizması (asistanların şikayette bulunmaları dışında) çalışmamaktadır.

3. Ülkemizde uzmanlık eğitiminde ekip çalışması, sağlık hizmet sunumu, tıbbi bilgi, danışman / yönlendirici, bilimsellik, sağlık savunuculuğu, mesleki değerler / sorumluluklar, iletişim, yöneticilik başlıklarında yetkinlik kazandırmayı amaçlayan yetkinlik temelli çekirdek eğitim programına geçilmelidir. Bu değişime, düzenlemeye engel hiçbir gerekçe kabul edilmemelidir.

4. Ülkemizde uzmanlık eğitimi ve insangücü planlaması var olan insan gücü verileri, nüfusa ilişkin veriler değerlendirilip, uzman hekim yoğunluğu ve dağılımı belirlenmelidir.

5. Hizmet, araştırma, eğitim işlev ve sorumlulukları arasında “eğitim” öncelenmeli, bu öncelik koşullardan bağımsız savunulmalıdır.

6. Koruyucu hekimliği önceleyen, eşit, ulaşılabilir ve en üst düzeyde iyilik halini savunan sağlık politikaları konulmalıdır.

7. Mesleki bağımsızlığın korunması, mesleki standartların mezuniyet öncesi ve sonrası tıp eğitiminin düzenli denetlenmesi Türk Tabipleri Birliği ve ilgili uzmanlık derneklerinin yetkili olduğu kurullarca belirlenmelidir.

8. Uzmanlık derneklerinde, asistan hekim ve genç uzmanlara yönelik kollar, komisyonlar, çalışma grupları kurulmalı, asistan ve genç uzman veri tabanı oluşturulmalı, asistan ve genç uzman temsiliyeti sağlanmalı ve TTB-UDEK-AGUH Çalışma Grubuna bir asistan hekim, bir genç uzman temsilcisi gönderilmelidir, AGUH’un ve AHEK’in eşgüdümü eşit temsiliyeti esasında sağlanmalıdır.

9. TTB-UDEK Çalışma Grupları ürettikleri kadar üretme biçimi ile ortak değerimiz olmaya devam edecek, bizlere güç katacaktır.

Türk Tabipleri Birliği, TTB-UDEK üyesi dernekler eşgüdümü, ortaklığı, birlikte hareket etme gücünü geliştirerek, iyi hekimlik değerlerini koruma, topluma ulaşma yollarını geliştirme, nitelikli sağlık hizmeti sunma ve bu amaçla yapılan çalışmalarla ülkemiz sağlık ortamını geliştirme konusunda kararlıdır.