XVIII. Tıpta Uzmanlık Eğitimi Kurultayı Sonuç Bildirgesi

xviiituek

XVIII. TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ KURULTAYI

SONUÇ BİLDİRGESİ[1]

22-23 ARALIK 2012, İZMİR

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

 KURUCU ÖĞRETİM ÜYELERİ KONFERANS SALONU

TTB-UDEK tarafından İzmir Tabip Odası işbirliği ve ev sahipliğinde 22-23 Aralık 2012 tarihlerinde İzmir’de düzenlenmiş olan XVIII. Tıpta Uzmanlık Eğitimi Kurultayı’na 206 kişi katılmıştır. Kurultayda öne çıkan konular ve alınan kararlar aşağıda başlıklar halinde sunulmuştur:

TÜRKİYE SAĞLIK ORTAMINA İLİŞKİN

  1. Sağlık ortamı kapitalizmin “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” ilkesine teslim edilmiştir. Sağlık alınır satılır meta olmadığı gibi piyasanın acımasız kurallarına teslim edilemeyecek kadar yaşamsal ve vazgeçilmez bir insan hakkıdır. Kurultay gücünü evrensel insan hakları ilkelerinden alan bu hakkı savunmaktan vazgeçmeyecektir.
  2. Sağlık ortamında şiddet ne yazık ki günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası olmuştur. Şiddete sıfır tolerans anlayışının sözde kalmaması için sağlıkta şiddete karşı caydırıcı yasal düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır. Kurultay, yeni “Dr. Ersin Arslan”lar yaşanmaması için TBMM Sağlıkta Şiddeti Araştırma Komisyonunun bir an önce raporunu yayınlamasını ve güvenli bir çalışma ortamı yaratılmasını talep eder.
  3.  Sağlık çalışanlarının sağlığı uzun yıllardır göz ardı edilmektedir. Çalıştığımız kurumlarda “Çalışan Sağlığı ve Çalışan Güvenliği” kavramı yerleşmemiştir.  Hastasından bulaşan KKKA sonrası yaşamını kaybeden As. Dr. Mustafa Bilgiç olayı bize acı bir şekilde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurulları benzeri yapıların hastanelerimizde kurulmasının ne kadar elzem olduğunu göstermiştir. Kurultay sürecinde sağlık çalışanlarının sağlığının ötelenemez bir gerçeklik olduğunun bilinciyle gerekli düzenlemelerin yapılmasının şart olduğu vurgulanmıştır.
  4. Sağlık ortamında  gücü elinde bulunduran kesimlerin  daha alt kademedekileri psikolojik baskı, taciz ve kuşatma altına alma girişimleri görülmektedir. “Mobbing” olarak nitelendirilebilecek bu gibi uygulamalara son verilmelidir. Genç yaşında intihar eden As. Dr. Melike Erdem bizlere gerekli derslerin çıkarılması için önemli bir düşünme ortamı sunmuştur. Kurultay,  bu ve benzeri durumlara karşı önleyici çalışmaların yapılması için sağlık otoritelerini göreve çağırmaktadır.
  5. Kamu Hastane Birliklerinde personel hareketleri ve atamalar genel sekreterin yetkisine verilmiştir. Genel sekreterin iki dudağı arasında kalan hekim atamalarının hakkaniyet, ihtiyaca binaen ve kıdem gözetilerek yapılması asıl olmalıdır. Kurultay personel hareketlerinin sürgüne dönüşmemesini temenni eder.
  6. 663 sayılı KHK kapsamında Sağlık Meslekleri Kurulu kurulmuştur. Üyeleri Sağlık Bakanlığı tarafından atanan kurul mesleki özerkliğimiz ve mesleki bağımsızlığımızın üzerinde Demokles’in Kılıcı gibi durmaktadır. Dünya Tabipler Birliği ve AB İlerleme Raporunda da belirtildiği gibi hekimlik mesleğinin vazgeçilmez unsuru olan özerklik kavramının içinin boşaltılması asla kabul edilemez. Kurultay Anayasa Mahkemesinde görüşülmekte olan 663 sayılı KHK’nin iptal edilmesini gelecek güvencesi olarak görmektedir.

KHK PERFORMANS VE UZMANLIK EĞİTİMİNE İLİŞKİN

  1. KHK ile kurulan Kamu Hastane Birlikleri Genel Sekreterlerinin atamalarının yapılmasıyla yeni bir dönem başlamıştır. Sözleşmeli hastane yöneticilerin yönettiği kamu hastanelerinde önce klinik şeflikleri lağvedilmiş ardından klinik otonomi kaldırılmıştır. Eğitim sorumlusu ve idari sorumlusu olarak klinikler eğitim ve idari olarak ayrılmış ve bu da ayrışmalara yol açarak kliniklerde barış içinde çalışma ortamına darbe vurmuştur. Kurultay eğitimin yapılamaz hale gelmesine yol açan bu uygulamayı reddeder.
  2. Performans sistemi hizmet başına ödeme anlayışını getirerek Eğitim ve Araştırma hastanelerini hizmet hastanesi haline getirmiştir. Tarihi yüzyılları geçen bu köklü kuruluşlar hafızasını kaybetmek üzeredir. Kurultay, Eğitim ve Araştırma niteliğini göz ardı ederek bu kurumların içinin boşaltılmasına göz yumulmasına izin vermeyecektir.
  3. Sağlık ortamında taşeron çalışma olarak nitelenen güvencesiz çalışma sistemi istisnai olmaktan çıkarak yaygınlaşmaktadır. Hizmet satın alma yöntemiyle geliştirilen bu model şimdiye kadar diğer sağlık ve yardımcı personel üzerinde uygulanmaktaydı. Kamu Özel Ortaklığı yasa tasarısıyla sağlık hizmeti satın alınmasının kapıları ardına kadar açılacaktır. Hekimlik mesleği güvenli çalışma ortamlarında, işten çıkarılma kaygısı yaşamadan ve gelecek güvencesi içerisinde yapılabilir.  Kurultay güvencesiz ve insanca yaşam koşullarının karşılanmadığı bu çalışma politikasını kabul edilemez bulmaktadır.
  4. Temel ücretlerin yoksulluk sınırının altında olduğu bir ortamda hekimlerin emekli maaşları asgari ücretin biraz üzerindedir. Hekimler emeklilik hayatlarının “kabusa dönüşmesi” endişesi yaşamaktadır. Atama profesörler yoluyla ayrıcalıklı bir kesime mutlu bir emeklilik hayatı sunulurken geriye kalan mutsuz çoğunluk için kaygılar sürmeye devam etmektedir. Kurultay zor, uzun ve saygın bir meslek yaşamının sonunda hekimlerin huzurlu bir emekliliği hak ettiğini düşünmektedir.
  5. On yıllık Sağlıkta Dönüşüm Programı, ulusal sağlık otoriteleri tarafından bazı sayısal veriler üzerinden başarılı olarak gösterilmeye çalışılmaktadır. Bu verilere bakıldığında artan poliklinik sayıları, katlanan ameliyatlar ve istenen tetkik sayılarının yüksekliği gibi sayısal veriler göze çarpmaktadır. Kurultay hekimlerin mutsuzluğu pahasına “hastaların memnun edildiği” bu programın sürdürülemez olduğunu düşünmekte ve uzun dönemde vatandaşların memnuniyetsizliğinin artacağı ve nitelikli sağlık hizmetine erişiminin azalacağı endişesini taşımaktadır.

YETERLİK KURULLARINA İLİŞKİN

  1. Yeterlik kurullarının özerk bir şekilde çalışması, dernek yönetimiyle yeterlik kurulunun eşgüdüm içinde çalışmasının sağlanması önemlidir. Yeterlik kurulu yürütme kurullarında akademi dışı (birinci ve ikinci basamakta çalışan) üye katılımı ve asistan katılımı mutlaka sağlanmalıdır.
  2. Yeterlik sınavlarından önce eğitim programı ve kurum değerlendirilmesi sağlanarak eğitim standardizasyonun oluşturulması hedeflenmelidir.
  3. Farklı uzmanlık alanlarının yeterlik kurulları programları arasında, özellikle karşılıklı rotasyonların planlanması sırasında eşgüdüm/koordinasyon sağlanması önemlidir.
  4. Yeterlilik kurulu sınavları planlanırken asistan gelişim sınavını da göz önünde bulundurulmalıdır.
  5. Eğitim kurumu ziyaret programında yavaş ilerleme kaydedilirken sağlıkta dönüşüm programı nedeniyle sürecin olumsuz etkilendiği görülmüştür. Eğitim kurumlarını ziyaret programı aksatılmadan sürdürülmelidir.
  6. Özel merkezlerin eğitim akreditasyonundan geçebilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
  7. Yan dal yeterlik belgelendirmesi için öncelikle ana dal yeterlilik belgelendirmesi gerekli ön koşul olmalıdır.
  8. Yeniden belgelendirmenin bazı yeterlilik kurullarında başlamış olması değerlidir. TTB-STE/SMG kredilerinin esas alındığı bir yeniden belgelendirme yapılanması uygundur.
  9. TTB’nin güncellediği STE/SMG kredilendirme çalışmalarının ve sisteminin TTB-UDEK üyesi dernekler tarafından benimsenmesi ve uygulanması önerilmektedir.

ASİSTAN ve GENÇ UZMAN HEKİMLER GÖZÜYLE EĞİTİM ve MESLEKİ GELİŞİM: SORUNLAR/ÇÖZÜM ÖNERİLERİ[2]

  1. Performansa dayalı çalışma eğitim hakkını engellemektedir. “Önce eğitim” yaklaşımı ile bu engellerin kaldırılması gerekmektedir.
  2. Uzmanlık öğrencisi tanımı yapılmalı ve sonra uzmanlık öğrencilerinin eğitim, özlük ve sosyal hakları yeniden düzenlenmelidir.
  3. “Mantar” gibi üreyen üniversitelerde verilmeye başlanan uzmanlık eğitimi denetlenmeli, eğitim verme yeterliliğinde olmayan birimler kapatılmalıdır.
  4. Tıpta uzmanlık eğitimi standart ve eşit uygulanmalıdır.
  5. Hekime yönelik şiddet ve “mobbing”, hekimleri intihara sürüklemekte, hekim cinayetlerine sebep olmaktadır. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete “dur” demek için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
  6. Uzun çalışma saatleri devam etmekte, nöbet sonrası izin hakkı verilmemekte, emeğin ücret olarak karşılığı alınamamaktadır. Bu koşulların düzeltilmesi için Aralık 2012’de İzmir’de üç hastanede ve İstanbul ve Cerrahpaşa Tıp Fakülteleri Patoloji ABD’deki asistan hekimler iş bırakmışlardır. Koşulların iyileştirilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
  7. Zorunlu hizmet yerine özendirici hizmet yaklaşımı sağlanmalıdır. Zorunlu hizmet bitiminde atamaların hızla ve istenilen yerlere yapılması gerekmektedir.
  8. Akademisyen olmak isteyen genç uzmanların önündeki engeller kaldırılmalıdır.
  9. Uzmanlık derneklerinde, asistan hekim ve genç uzmanlara yönelik kollar, komisyonlar, çalışma grupları kurulmalı, mevcut branşın asistan ve genç uzman veri tabanı oluşturulmalı, seçimler yapılarak asistan ve genç uzman temsiliyeti sağlanmalı ve TTB-UDEK-AGUH Çalışma Grubuna bir asistan hekim, bir genç uzman temsilcisi gönderilmelidir.
  10. Uzmanlık derneklerinin yönetim kurullarında, eğitim temelli alt gruplarında, yeterlik kurullarında asistan ve genç uzman temsiliyeti sağlanmalı ve TTB-UDEK-AGUH Çalışma Grubu’na düzenli geri bildirim yapılmalıdır.

[1] X. Çalışma Grupları Genel Kurulu Çalışmalarının Sonuçları ile Sentezlenmiştir.

 

[2] TTB-UDEK-Asistan ve Genç Uzman Hekimler Çalışma Grubu Tarafından Hazırlanmıştır.