Reklam
Şiddetle Başa Çıkmak
SGK Özel Sağlık Sektöründe Çalışan Hekimleri De Taşeron Yapıyor! PDF  Array Yazdır Array  e-Posta
Pazartesi, 22 Şubat 2016 12:10

Türk Tabipleri Birliği Özel Hekimlik Kolu, hekimle sağlık kurumu arasındaki ilişkinin “iş sözleşmesi” çerçevesinde olduğu göz ardı edilerek, özel sağlık sektöründe çalışan hekimlerden işverenin ihtiyaçlarını karşılamak üzere şirket kurarak sağlık kurumuna hizmet satması (taşeron) ve fatura kesmesi istenmesi konusundaki dayatma ile ilgili basın açıklaması yaptı.

12.01.2016 

Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Sektöründe Çalışan Hekimleri de Taşeron Yapıyor! 

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na 6645 Sayılı Yasa ile eklenen madde sonucu hekimle sağlık kurumu arasındaki ilişkinin “iş sözleşmesi” çerçevesinde olduğu göz ardı edilerek işverenin ihtiyaçlarını karşılamak için hekimden zorunlu olarak şirket kurması ve sağlık kurumuna hizmet satması (taşeron) yani fatura kesmesi istenmektedir. Özel sağlık kurumları ve SGK arasındaki ödemelere ilişkin sorun çözülmeye çalışılırken sağlık ortamındaki temel çalışma anlayışı ve hukuk kuralları yok sayılmış, hekimlik mesleği şirket kurma ile özdeşleştirilmiş, özel sektörde çalışan hekim haklarının yok edilmesine ortam sağlanmıştır. 

Hekimler özel sağlık sektöründe çalışırken emeğinin karşılığını alabilmek için artık şirket sahibi (taşeron) ve bu şirkette çalışan (taşeron çalışan) olmak durumuyla karşı karşıya bırakılmıştır. Siyasi iktidar ve sağlık sermayesinin Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında hekim emeğini ucuzlatmak ve işveren sorumluluklarını asgari düzeye indirmek için birlikte oluşturduğu bu yasal düzenlemeyle çalışan hekim 4/a statüsünden çıkarılarak 4/b statüsüne geçirilmiştir. 

Bu değişiklikle hekimler çalışma hayatına ilişkin tüm yasal güvence ve haklarını; 

— Kıdem tazminat hakkı, 

— İzinler; yıllık, resmi tatiller, 

— Hastalık hallerinde istirahat, 

— Analık durumu, 

— Örgütlenme hakkı, 

— İş sağlığı ve güvenliğine bağlı haklar, 

— İşçilik alacakları ve diğer hakları kaybedecektir. 

Hekimler hak kaybına uğrarken özel sağlık sermayesi hekim ücretlerini gider olarak gösterebilecek, “hizmet alma sözleşmesi” gereği yukarıda belirtilen “çalışan hekimin” tüm yasal sorumluluklarından da kurtulmuş olacaktır. 

Özel sağlık sektöründeki çalışma düzeni ve kurallarını temelde sağlık kurumu (işveren) belirlerken hekim hizmet satan işveren(!) konumunda olsa da, ülkemiz çalışma koşulları gereği yine hekim işverene bağımlı olarak çalışan durumunda olacaktır. 

İlgili yasal değişiklik; SGK ile sözleşmeli sağlık kurumlarını, SGK ile anlaşmalı çalışan sağlık kurumlarındaki hekimleri kapsamasına ve sözleşmelerde 4/a kapsamında da çalışma olabileceği belirtmesine rağmen, özel sağlık sektörü kendi lehine olan bu çalışma biçimini (4/b) tüm hekimlere yaygınlaştırmak için yoğun baskı yapmakta, ücret ve hak edişleri ödememekle tehdit etmektedir. 

Diğer taraftan hekimler SGK’nın 25.12.2015 ve 28.12.2015 tarihli duyurularıyla çalıştıkları özel sağlık kuruluşunun kısa süre içinde SGK’ya teslim etmesi istenen ek sözleşme dayatması ile de karşı karşıya bırakılmıştır. Ek sözleşmedeki ilgili madde ile hekim kurumdan kaynaklanan ya da neden kaynaklandığını dahi bilmediği/bilemeyeceği tanımlanmamış bir geri ödemeden/cezadan zincirleme olarak maddi ve idari bakımdan sorumlu olacaktır. 

Hekimlik mesleği ve hekimlerle ilgili bu durumun özel sağlık kurumlarının (sermayesinin) isteği, bilgisi ve onayı dışında gerçekleştiğini söylemek ne yazık ki mümkün değildir. Daha doğrusu uzun yıllardır hedeflenenler tek tek hayata geçirilmektedir. 

Bu uygulamalar -ilk uygulama kanunla düzenlenmiş olsa da- temel hukuk anlayışına aykırıdır ve Türk Tabipleri Birliği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanmış olan 2015/19 sayılı Genelge’nin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle 28.09.2015 tarihinde dava açmıştır. Ayrıca SGK ve özel sağlık kuruluşu tarafından hekime ek sözleşme dayatması konusu da yargıya taşınacaktır. 

TTB Özel Hekimlik Kolu olarak hekimlik mesleğinin uygulanmasını doğrudan ilgilendiren bu hukuk dışı uygulamalara karşı olacağımızı, özel sağlık sektöründe çalışan hekimlere yönelik her türlü baskı, zorlama, hak kaybı durumlarında yasal ve demokratik haklarının savunucusu ve destekçisi olarak yer alacağımızı bir kez daha kamuoyu ile paylaşırız. 

Saygılarımızla, 

Türk Tabipleri Birliği Özel Hekimlik Kolu  

kaynak: ttb.org.tr/14.01.2016