Reklam
Şiddetle Başa Çıkmak
ŞİDDETE SIFIR TOLERANS ÇALIŞMA GRUBU II. GENEL TOPLANTISI YAPILDI PDF  Array Yazdır Array  e-Posta
Pazartesi, 18 Ekim 2010 09:59

TTB BASIN AÇIKLAMASI / HEKİMLER MESLEKLERİNİ ŞİDDET BASKISINDA UYGULAMAK İSTEMİYOR!

Yaklaşık 2 yıl önce kurulan çalışma grubunun II. Genel Toplantısı 26 uzmanlık derneği ve 27 tabip odası üyesi olmak üzere toplam 53 katılımcı ile gerçekleştirildi.

Daha öncesinde  alınan kararların değerlendirilmesi ile başlayan toplantıda şiddetin giderek arttığı ve daha etkin bir mücadelenin yapılandırılmasının önemi vurgulandı.

Mücadeleye tabip odalarının yanı sıra uzmanlık derneklerininde katılmasının önemli olduğu, bu nedenle kongrelerde ve uzmanlık derneklerinin her türlü yayınlarında mutlaka şiddet unsurundan bahsedilmesi gerektiği belirtildi.

Toplantı içerisinde son günlerde yaşanan şiddet olaylarını ve Sağlık Bakanlığının şiddete olan yaklaşımını belirten bir basın açıklaması da gerçekleştirildi.

Yeni kararların alındığı toplantı geniş katılımlı bir yürütmenin oluşturulması ile sona erdi.

Şiddete Karşı Sıfır Tolerans Çalışma Kurulu
 

BASIN AÇIKLAMASI

HEKİMLER MESLEKLERİNİ ŞİDDET BASKISINDA UYGULAMAK İSTEMİYOR!

Ülkemizin içinde bulunduğu toplumsal süreçte şiddet her alanda hızla artmakta. Şiddetin oluşmasını önleyici toplumsal tedbirler ise ne yazık ki alınmamakta, hatta bazı durumlarda yetkili ve sorumlu olanlar şiddeti doğuran, yaygınsallaşmasını sağlayan nedenler arasında bizzat yer almaktadır.

Toplumsal şiddetin artışına paralel olarak sağlık çalışanları ve hekimler de son yıllarda çok boyutlu olarak şiddet ile karşı karşıya kalmaktadır.

Sağlıkta Dönüşüm Programı sonucu hastanın müşteriye dönüştürülmesi ve hekim emeğinin değersizleştirilmesi, siyasi iktidarın popülist yaklaşımlarla hekimleri sağlıkta yaşananların sorumlusu olarak göstermesi, bu çerçevede hekimleri ve hekimlik mesleğini rencide edici yaklaşımlar sergilemesi hekimlere ve diğer sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin oluşmasına önemli bir ivme kazandırmıştır.

Siyasi iktidar çeşitli argümanlarla halkı hekimlere karşı yönlendirerek, şiddet uygulanmasına göz yummakta, güç-iktidarlarını hekimler üzerinde baskı oluşturarak pekiştirmek istemektedir.

Bu güne kadar şiddete uğrayan hekim ve sağlık çalışanlarının yanında yeterince yer almayan siyasi iktidar ve kimi yandaş yöneticileri yasal görevlerinin gereğini yerine getirmemektedirler. Şiddete maruz kalmamızın ardından, pek çok yerde doğrudan hekim karşıtı taraflı bir yaklaşım olarak tarif edilebilecek bir tutumla saldırıya uğramış hekimi şikayetinden vazgeçirme, barıştırma yolu yeğlenmektedir. Bu hekimlerin yaşadığı mağduriyeti artırmakta ve sürekli hale getirmektedir.

Sorumluların bu kayıtsızlığı sonucu hastalar tarafından şiddet öncelikli hizmet almak için bilinçli uygulanır hale gelmiştir.

Hekimler mesleklerinin gereğini yaparken değişik türde şiddet olayları ile karşılaşmaktadır. Bunlar

-        Sözel şiddet (küfür, hakaret vb)

-        Davranışsal şiddet (Aşağılayıcı davranışlar)

-        Fiziksel şiddet (darp, yaralama, ölüm)

-        Tehdit edici davranışlar (zarar verme niyetinin gösterilmesi, tehdit edici vücut dili, sözel veya yazılı tehditler) şeklinde oluşmaktadır.

 

Türk Tabipleri Birliği tarafından gerçekleştirilen araştırmalar göstermektedir ki şiddet olayları en fazla acil birimlerde (%62) görülse de tüm hekimlik alanlarında (kamusal-özel, tüm branşlar) yaşanmaktadır.

 

Şiddet uygulayanların %86’sı hasta ve hasta yakını olup bunlar arasında %54 ile en fazla hasta yakını şiddete başvurmaktadır.

 

Şiddet uygulayanların %92’si erkeklerden oluşurken, en fazla şiddete kadın hekimler uğramaktadır.

 

Meslek yaşantısında sağlık çalışanlarının %64’ü en az bir defa şiddete maruz kalmış, %96’sı sağlık ortamında şiddete tanık olmuştur.

Şiddet olaylarına bağlı olarak hekimler hasta ya da hasta yakınını tarafından şiddete uğrayacağı algısını taşımakta ve de mesleğini gereği gibi yapamaz durumdadır.

Hekimler yaşadıkları şiddet olayları karşısında kurumlarının konuya duyarsız kalmaları sonucu kurumlarına karşı güvensizlik duymaktadır.

Şiddet hekimlik mesleğin bir parçası haline getirilmeye, hekimlere kanıksatılmaya çalışılmaktadır.

Ancak hekimlik mesleği açısından şiddetin kanıksanması mümkün değildir ve Türk Tabipleri Birliği olarak hekimlere ve diğer sağlık çalışanlarına uygulanan şiddeti kanıksamayacağız.

Çünkü kanıksamak demek hekimlik mesleğini gereği gibi yapamamak demektir. Bu da toplumun nitelikli sağlık hizmeti almasının önünde en büyük engel olarak ortaya çıkacaktır.

Hekimlik mesleği karşılıklı saygı ve güven üzerine kurulu olup bu ilişki yılların birikimi sonucu ortaya çıkmıştır. Hasta ve hekim arasındaki güven ve saygı ilişkisi birileri tarafından bozulmaya çalışılıyorsa, bilinsin ki bu topluma, halka karşıt olma anlamına gelir ve bunun onarımı oldukça güçtür.

Türk Tabipleri Birliği ve hekimler olarak her zaman toplum sağlığını kendi önceliklerimizden önde tuttuk ve her zaman halkın sağlığının yanında yer aldık ve de alacağız.

Sağlık sisteminde yaşanan olumsuzlukları topluma anlatmaya, olumsuzluklara karşı mücadele etmeye çalıştık ve de çalışacağız.

Şiddetin toplumsal sorunlarda olduğu gibi sağlık sorunlarının çözümünde de yerinin olmadığını düşünüyor ve karşı çıkıyoruz.

Bu çerçevede toplumda, hekimlerde şiddet ve nedenleri konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayarak bir dizi çalışmayı başlattık ve yürütüyoruz.

Sağlık çalışma ortamında şiddetin önemli bir risk faktörü haline gelmesinden dolayı buna karşı acilen yasal mevzuatın oluşturulmasını ve güvenlik önlemlerinin alınmasını talep ediyor, siyasi iktidarın hekim ve sağlık çalışanına karşı popülist politikalardan vazgeçmesini diliyoruz.

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ