Reklam
Şiddetle Başa Çıkmak
“Sağlık Personeline Yönelik Şiddetin Önlenmesi Sempozyum”u Kapanış Bildirgesi PDF  Array Yazdır Array  e-Posta
Pazartesi, 19 Temmuz 2010 06:07

19 HAZİRAN 2010 / ZONGULDAK

DÜZENLEYENLER

Zonguldak Kadın Doğum Çocuk Hastalıkları Hastanesi

Adli Bilimciler Derneği

Zonguldak Tabip Odası

Türk Hemşireler Derneği

Sağlık ortamında hekime ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet son yıllarda artış göstermektedir. Hastaneler sağlık çalışanları için belki de gün geçtikçe tehlikeli ortamlar olmaktadır. Bu durumda hekimler ve sağlık çalışanları kendilerini güvende hissetmemektedir.

 

Gerek sağlık hizmetindeki hızlı değişimler gerek yasal uygulamalardaki eksiklikler şiddetin önlenmesinde ve çalışan güvenliğini sağlama konusunda boşluklar bırakmaktadır.

Şiddete maruz kalma sağlık personellerinde olduğu kadar hastalar ve yakınları içinde ciddi bir sorun olabilmektedir. Sağlık çalışanlarının güvenli ortam sağlanmasın da şiddetin erken tanınması ve önlenmesine yönelik bilgilerinin arttırılması, gelecekte bu konuya ilişkin sorunların giderilmesi ve güvenli ortam sağlanmasına yönelik uygulamalara ışık tutmak amacıyla düzenlenen sempozyum 3 oturum ve 3 konferans olarak gerçekleştirilmiştir.

Sağlık Personeline Yönelik Şiddetin Önlenmesi Sempozyumunda,

-        Şiddetin Sosyal Antropolojik Kökenleri,

-        Şiddetin Psikodinamiği,

-        Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet ve Zonguldak Tabip Odasının Görüşleri,

-        Şiddetin Hukuki Boyutu,

-        Şiddeti Önleme ve Etkisiz Kılma,

-        Şiddetin Önlenmesinde Psikolojik Algı ve İletişimin Önemi,

-        Medyada Sağlık ve Şiddet,

-        Hemşire ve Ebelere Yönelik Şiddet,

-        İşyerinde Psikolojik Şiddet (Mobbing) başlıkları tartışılmıştır.

Sempozyuma Ankara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Zonguldak Tabip Odası ve Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığından konuşmacılar, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi, Türk Hemşireler Derneği, Zonguldak Tabip Odasından moderatörler, Zonguldak ve çevre illerden il sağlık müdür yardımcıları, başhekimler, başhekim yardımcıları, öğretim görevlileri, hasta hakları birimi çalışanları, hekim, hemşire, ebe, sağlık alanında çalışanlar ve basın mensupları katılmıştır. Sempozyum, ayrıca yerel ve ulusal basında da yer almıştır.

ŞİDDETİN KÖKENLERİ - OTURUM

Konuşmacısı Arş. Gör. Ayşe YILDIRIM (Hacettepe Ün. Sosyal Bil. Fak. Sosyal Antropoloji AD),ŞiddetinSosyal Antropolojik Kökenleri ile ilgili konuşmasında şiddetin tanımlarını yapıp, sosyal antropolojideki yerini, tarihte toplumların şiddeti algılamadaki farklılıklarını örneklerle ifade etmiştir, şiddetin kültürel olarak şekillendiğini belirtmiştir.         

Konuşmacısı Analitik PsikoterapistRebia DİRİM (Psikoanaliz Derneği Üyesi),Şiddetin Psikodinamiği adlı konuşmasında; saldırganlığın tanımı üzerinde durmuştur. Şiddetin saldırganlığın bir derecesi ve saldırganlığın da ilkel bir savunma mekanizması olduğuna ve bütün insanlarda var olduğuna dikkat çekmiştir. Bu durumda önemli olanın, sağlık personelinin de insan olduğunu unutmadan, profesyonelce davranılması gerektiği ve karşısındaki kişinin aynı ilkel savunma mekanizmasına sahip olacağının hesaba katmayı hep aklında tutması gerektiğini ifade etmiştir. Aynı zamanda kendilerine ait dürtüsel zafiyetlerinin de farkındalıkların geliştirilmesi ve güçlendirilmesi gereği üzerinde durmuştur.                  

Konuşmacısı Uz. Dr. Okan BİÇGİ (Atatürk Dev. Hast. - Zonguldak Tabip Odası Genel Sekr.) Sağlık Personeline Yönelik Şiddet Ve Zonguldak Tabipler Odasının Görüşleri adlı konuşmasında sağlık personeline yönelik şiddete dair yapılan araştırmalardan örnekler vererek, Zonguldak Tabip Odası olarak şiddetin önlenmesine yönelik önerilerini sunmuştur.

SAĞLIK PERSONELİNE YÖNELİK ŞİDDETİN HUKUKİ BOYUTU - KONFERANS

Konuşmacı Av. Devrim KARAKÜLAH (Adli Bilimciler Der. Gen. Sek.) şiddetin hukukta bir tanımın olmadığını, Türk Ceza Kanununda, sağlık personeline yönelik şiddetin diğer şiddet olgularından farklı yargılama yapılmasını sağlayacak maddelerin bulunmadığını, sağlık personeline yönelik şiddetin mevcut yasalara göre değerlendirildiğini ifade etmiştir.

SAĞLIK KURUMLARINDA VE ALANDA ŞİDDETİ ÖNLEME VE ETKİSİZ KILMA - KONFERANS

Konuşmacı Prof. Dr. Hamit HANCI (Ankara Ün.  Adli Tıp AD -Adli Bilimciler Der. Başk.) sunumunda özellikle acil servislerde olası şiddet olaylarının önlenmesi veya asgari zararla olayın sona erdirilebilmesi amacıyla silah bulunduran hastalara yaklaşım, olası saldırılardan korunma, şiddeti fark edebilme ve şiddet karşısındaki davranışlar ve korunma yöntemlerini uygulamalı olarak anlatmıştır.

Olası şiddetin önlenmesi veya asgari zararla olayın sona erdirilebilmesi amacıyla acil durumlarda görevlilerin uyarılması, alarm ve izleme sistemleri, güvenlik kameraları gibi çeşitli sistemlerin kurulması gerektiğini, ülkemizde birçok özel hastane ve kimi kamu hastaneleri güvenliğin sağlanmasında ve takibinde kapalı devre televizyon ve kamera sistemlerini kullanmaya başlandığını belirtmiştir.

Güvenliği sağlanmış bir iş yerinde çalışmak herkesin hakkı olduğunu ve hastanelerin kendi iç güvenlik sistemlerini kurmalarının şart olduğunu ifade etmiştir. Bu konuda yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini, bu şekilde tüm hastanelerin birbirine benzer güvenlik protokolleri oluşturulmaları gerektiğini belirtmiştir.

Hastanede saldırıların önlenmesi için "Çevre düzenleme, acil servise girişlerin denetlenmesi, hastaneye girenlerin kontrol edilmesi, uygun bekleme yerlerinin yanı sıra hasta yakınlarına yardımcı olunması gerektiğini, çalışanlar için dinlenme odaları ve sağlık çalışanları için acil kaçış kapıları olması gerektiği üzerinde duran Sayın HANCI, akrilik camlar, güvenlik kameralarını kurulması hem faillerin bulunmasını sağlayabileceğini hem de caydırıcı etki yapabileceğini belirtmiştir.

SAĞLIK PERSONELİNE YÖNELİK ŞİDDET VE MEDYA - OTURUM

Konuşmacı Yrd. Doç. Dr. Suavi TUNCAY (EgeÜn. İletişim Fak. Gazetecilik Böl. Öğr. Üyesi) “Şiddetin Önlenmesinde Psikolojik Algı ve İletişimin Önemi” konusuna dikkat çekmiştir.

 Tuncay konuşmasında; şiddetin ve psikolojik algının tanımını yapmış, şiddetin toplumların karşı karşıya kaldıkları ve bugün daha da öne çıkan bir kavram olduğunu, bireysel şiddet olduğu gibi kurumsal şiddetten de söz etmenin mümkün olduğundan, sağlık kuruluşları ile hasta ve hasta yakınları arasındaki çatışma düzeyinin kurumsal bir şiddet olarak algılanması gerektiği, bu bağlamda şiddetin çok boyutlu olarak incelenmesi psikolojik algı açısından analizi ve uygun bir Türkçe dili ile ortak alanda kurulacak pozitif iletişimin büyük önemi olduğunu vurgulamıştır.

Şiddetin çözümünde gerek bireysel gerekse kurumsal açıdan iletişimin son derece önemli bir yeri olduğunu, bu hususları çözebilecek sosyo-psikolojik ve sosyokültürel bakış içinde yönetimsel bir bakışın tüm toplumu kucaklaması ve yönetim erkinin ulusal mensubiyet bilinci içinde milli kültüre dayandırılması kaçınılmazlığı üzerinde durmuştur.

Kurumsal bağlamda şiddetin önlenmesine kurum kültürünün geliştirilmesi gerektiği, kurumsal ahlak açısından önceliklerin belirlenmesi, mensubiyet bilinci paralelinde hizmet algısının benimsenmesi, halkla ilişkiler bölümlerinin insana hizmet biçimde örgütlendirilmesi ve iletişimi, dilek, istek, şikâyet ve önerilerin geri dönüşümünün alınması, hiyerarşik yapının baskı ve önyargılardan arındırılması, dedikodu ve gruplaşmaların önlenmesi ve hızlı bir denetim modelinin gerekli olduğunu ifade etmiştir.

Şiddet ve suçun ayrılmaz iki kavram olduğunu, hukuksal düzenlerin ancak bunu çevreler nitelikte olduğu, ceza hukuku olgusu boyutu içinde şiddet eylemlerinin bireysel ve toplumsal reflekslere dayandığını belirtmiştir. Bireysel faktörler, biyolojik ve genetik kotlar kalıtımla ilgili olarak patolojik bir olgu olduğu, toplumsal reflekste olgu olarak şiddetin beslendiği birincil grup toplumsal doku aile, arkadaşlık çevresi, ikinci grup eğitim kurumları, iş çevreleri, kurum ve kuruluşlar, yazılı ve görsel medya araçlarının etkilediğini ifade etmiş, yazılı basından örnekler göstermiştir.

Konuşmacı Binnur UÇAKHAN (Adli Bilimciler Der. Üyesi) “Medyada Sağlık ve Şiddet” isimli konuşmasında, medyanın içindeki tüm kitle iletişim araçlarının birbirinden farklı olduğunu, ve de orantılarının da farklı olduğunu, sağlıkla ilgili medyaya yansıyan olayların hasta ve hasta yakınları üzerine olumlu ve olumsuz etkileri üzerinde durmuş, medyanın ilettiklerinin her zaman gerçeği yansıtmadığı yönünde özeleştiri yapmıştır.

Reklâm yapma yasağı olan sağlık sektöründeki özel firmaların medyada sağlık programlarına katılımlarla gündemde olma yoluna gittiklerini ifade etmiştir. Basın özgürlüğü kısıtlanmadan medyanın habere erişim hakkını kullanması gerektiği, özellikle sağlık alanında doğru haberi doğru iletişim teknikleri ve doğru halkla ilişkiler uygulamaları ile profesyonelce ve duyarlı bir şekilde iletilmesi gerektiğinin önemini belirtmiştir.

HEMŞİRE VE EBELERE YÖNELİK ŞİDDET - OTURUM

Konuşmacı Uzm. Hem. Dilek SUNMAZ ( Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı) hemşirelerin karşılaştığı şiddetin kurumsal ve hasta kaynaklı olduğunu, sağlık personeline yönelik şiddet araştırmalarında en çok şiddet gören grubun acil serviste çalışan hemşire ve hekim olduğunu en az şiddet gören grubun öğretim üyeleri olduğunu ifade etmiştir. Hemşirelerin sık sık şiddete maruz kalmasının hasta ile ilk iletişime geçen çalışan olmasına, toplumsal cinsiyet ve meslek üzerindeki etkilerine bağlı olduğunu belirtmiştir. Hemşirelerin şiddetin önlenmesi ile ilgili eğitim almadan mezun olduklarından şiddetle baş etmede sorunlar yaşadıklarını ifade etmiştir.

Konuşmacı Adli Hemşire Yeliz ÇATAK (Zonguldak Kadın Doğ. Çocuk Hast. Hast.) ebelere yönelik şiddetin hemşireler kadar sık rastlanmadığını, bunun sebeplerini, bildirim yapılmaması ve ebelerin hemşire olarak çalışmasının olabileceğini belirtmiştir. Ayrıca hizmet verdiği hasta ile uzun süreli birebir ilişki içinde olmasının, hasta ve ailesi ile bir geçmişleri olmasının, ebenin şiddete maruz kalma riskini azalttığını ifade etmiştir.

Ebelikte akademik geçmişin çok eskiye dayanmaması ve mesleki gelişimin sağlanamaması, ebenin karar verici pozisyonunun olmaması, buna bağlı olarak eğitimini almadığı alanlarda, hemşire açıkların giderilmesi için istihdam edilmesi ve performans göstermesinin beklenmesi, ebelerin işyerinde psikolojik şiddete maruz kaldığının açık bir göstergesi olduğunu ifade etmiştir.

SAĞLIK KURUMLARINDA PSİKOLOJİK ŞİDDET (MOBBİNG) - KONFERANS

Konuşmacı Prof. Dr. Nevzat ALKAN (İst. Tıp Fak. Adli Tıp AD - Adli Bilimciler Der. Y.K. Üy.) işyerinde psikolojik şiddetin tanımını yapmış, Dünyada ve Türkiye’deki durumdan bahsetmiş, İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nda günde 80 civarında olgunun incelendiği bir Mobbing Polikliniği olduğunu belirtmiştir.

Türkiye’de Mobbing ile ilgili bir yasanın olmadığını mevcut DMK ve İş Kanunu kapsamında değerlendirilmeye alındığını, bu sebeple Mobbingi kanıtlamanın da sıkıntılı bir süreç olduğunu bildirmiştir.

Tartışma bölümünde hukuki süreçler, sağlık personeline yönelik şiddetin önlenmesi ile ilgili sorular cevaplanmış, görüş ve öneriler dinlenmiş, Medyada Şiddet ve Mobbing konularında daha kapsamlı sempozyumlar düzenlenmesinin gerekliliği ortaya çıkmıştır.

 ZONGULDAK TABİP ODASI