Özel Hekimlik Kolu Kararları

PDFYazdırE-posta

Türk Tabipleri Birliği Özel Hekimlik Kolu toplantısı 15 Kasım 2014 tarihinde Ankara'da gerçekleştirildi. TTB'de yapılan toplantıya TTB adına Merkez Konseyi Başkanı Dr. Bayazıt İlhan ve Merkez Konseyi Üyesi Dr. Fatih Sürenkök ile 7 farklı Tabip Odası’nın Özel Hekimlik Komisyonlarından 11 üye katıldı.

Özel Hekimlik Kolu Başkanı Dr. Cemil Tugay ile İstanbul ve Mersin Tabip Odaları Özel Hekimlik Komisyonları’ndan Dr. Ekrem Duman ve  Dr. Abdullah Yeniocak’ın yaptıkları konuşmaların ardından  aşağıdaki sorunlar dile getirilmiştir:

Muayenehane açarak serbest çalışma tüm hekimlerin anayasal hakkıdır, sadece küçük bir hekim grubunu değil, tüm hekimleri ilgilendirir; T.C. Anayasası’nın “Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti” konulu 48. maddesine göre: Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. İlk haliyle 15/02/2008’de yürürlüğe giren “Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik” ile muayenehaneler de “Sağlık Bakanlığı Ruhsatı” gerektiren sağlık kuruluşları kapsamına alınmıştır. Bu yönetmelik, hekimlerin 1219 sayılı “Kanun” ile Anayasal güvence altına alınmış olan, tek başına ya da bir araya gelerek özel muayenehane açma hak ve özgürlüğünü zorlaştırmakta ve serbest meslek icra etme haklarını neredeyse ortadan kaldırmaktadır. Birçok kez yürütmeyi durdurma kararı veren Yargı/Danıştay kararlarına rağmen toplam 17 kez değişikliğe uğratılarak halen yürürlükte olan bu yönetmelik, muayenehaneler için kabul edilemez zorluklar içermektedir.

Muayenehane açma ruhsatı için yapılan başvurular aylar sonra sonuçlandırılmaktadır. Bu süre içerisinde hekim hak mağduriyetine uğramakta, mesleğini icra edememektedir. İlçe ve il sağlık müdürlüklerinin keyfi uygulamalarıyla yavaşlayan sürecin hızlandırılmasının yanısıra, bu kamu otoritelerinin belli (itfaiye raporu gibi) konularda kesinleşmiş danıştay kararlarına rağmen ruhsatlandırma konusunda gösterdikleri hukuki dayanaktan yoksun direncin kaldırılması gerekmektedir.                                                         

Belediyeler de muyenehanelerden ruhsat harcı talep etmeye başlamıştır.  Zaten düzenlenmiş olan Tıbbi Atıklar konusu dışında muayenehanelerin belediyeler ile bir ilgisi olmamalıdır. 

Kesinleşmiş Danıştay kararlarına rağmen muayenehanelerin engellilere göre düzenlenmesi konusunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın uygulamak istediği yaptırımlar; Ülkemizde bina stoğu, çevre düzenlemesi, ulaşım gibi çözülmesi öncelik taşıyan alanlarda ve toplum tarafından zorunlu olarak kullanılan kamu kurumlarında henüz engelliler ile ilgili düzenlemeler yapılmadan, sadece muayenehanelerden bu koşulları yerine getirilmesinin istenmesi kabul edilemez.

SağlıkNet2 veri gönderiminin yargı kararlarına rağmen hala talep edilmesi; Hipokrat Yemini'ne uymamaktadır ve kişisel verilerin korunması konusunda düzenlemeler yapılmadan uygulamaya konulduğunda hekimi kanunen haksız/şüpheli/suçlu duruma düşürebilecektir.

Muayenehanesi olan hekimlerin özel sağlık kuruluşlarında çalışmasının engellenmesinin gerekçesi anlaşılamamıştır. Hastalar istedikleri yerden istedikleri hizmeti alabilmelidir. Bir hekim mesaisinin belli bir bölümünü hastanede belli bir bölümünü muayenehanesinde verebilmelidir.

HUV (Hekimlik uygulamaları veri tabanı) programının düzenlenmesi ve bunun üzerine özel sağlık sigortalarının baskısı: Bir emeğin değeri ancak  onu üretenler tarafından belirlenebilir. Dolayısı ile HUV programının düzenlenmesinin de ancak Tabip odası tarafından yapılması gerekir. Özellikle sağlık sigortalarının bu konudaki baskıları kabul edilemez. HUV ‘un reasürans şirketleri tarafından temel alınması için gerekli girişimler yapılmalıdır.

Özel hastanelerde çalışan özel hekimlerin çoğu “alt-işveren – taşeron” olarak çalıştırılmakta, ikamet ettikleri evi şirket olarak gösterip, çalıştıkları hastanelere hakedişleri tutarında makbuz veya fatura kesmek zorunda bırakılmaktadır. Bu uygulamalar, özel hastanelerin ödemeleri gereken vergi yükünü hekime  yüklemenin yanısıra; kıdem tazminatı, emeklilik maaşları gibi hekimlik özlük hakları aleyhine ciddi mağduriyetler yaratmaktadır. Sadece bir hastanede çalışan, yani tek işverene bağlı bir hekim, özlük hakları gereği sadece bordrolu olmalıdır.

Özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin çoğu ‘’iş güvencesi’’nden  yoksundur. Özel sağlık kuruluşlarının yönetim yapılarını düzenleyici herhangi bir kural veya kaide mevcut değildir. Hekimlere dayatılan sözleşmeler, hekim aleyhine maddeler içermektedir.

Asgari  bir  hekim  ücretinin  olmaması: Son yıllarda özel tıp  merkezlerinde aylık sabit ücretler, kamuda verilen ücretlerin de altına düşmüştür. Bazı hastaneler tüm  hekimlerini, gerçek hakediş miktarları ne olursa olsun, asgari ücretten çalışır göstermekte, SGK primlerini de asgari ücret üzerinden yatırmaktadır. Hekimlerin emekliliğe yansıyan prim tutarlarının  en düşük orandan yatırılması, buna bağlı olarak günümüz koşulları için komik miktarlarda emekli maaşı anlamına gelmektedir. Hekim istese de daha fazla prim ödeyememekte ve çok düşük bir emekli maaşı almaya mahkum edilmektedir.

Sistematik ücret gaspı: Şu anda ülkemizde faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşlarının ancak %10’undan azı hekim hakedişlerini  zamanında ödemektedir. Geri kalan sağlık kuruluşları bu ücretleri bir finans kaynağı olarak görerek, hekim ödemelerini zamana yaymaktadır.

Özel hastanelerde hekimler üzerinde “etik  olmayan“ performans baskısı mevcuttur. Mevcut sağlık politikalarının bir uzantısı olarak özel hastanelerde iyi hekim değerlendirme kriteri, performans veya ciroya indirgenmiştir. Nitelikten çok niceliğin ön plana çıkarıldığı bu sistem, hekimler üzerinde devamlı bir stres ve endişe kaynağı olmakta, bunun yanısıra hastaların kaliteli bir sağlık hizmeti alabilmelerini de imkansızlaştırmaktadır.

Özel hastanelere uygulanan kadro kısıtlaması bir yandan özellikle mecburi hizmetini yeni bitiren genç hekimlerin istedikleri şehirlerde veya hastanelerde iş bulabilmelerini imkansızlaştırmış, diğer yandan da kadro ticaretine kadar uzanan sorunlara yol açmıştır.

Son yıllarda özel hastanelerde tekelleşme ve zincir hastanelerin sayısında artma nedeniyle pek  çok hekim, aynı hastane grubunun değişik illerdeki veya aynı ildeki farklı hastanelerinde çalışma  saatlerini çok çok aşan sürelerde çalıştırılmaktadırlar.

Son yıllarda sağlık bakanlığının üzerinde çok durduğu yabancı hekim çalıştırma sorunu,  özel sağlık sektöründe de başlamıştır. Bu konu meslek odamız açısından ülkemize gelen yabancı hekimlerin haklarını da  koruyacak şekilde yeniden ele alınmalıdır. Ayrıca bu yabancı hekimlerin mesleki yeterliliğinin değerlendirilmesinde de tabip odalarının etkin olması sağlanmalıdır.

Günümüzde Sağlık  Bakanlığı  veya  Sağlık  Müdürlükleri Yandal ihtisası yapan  hekimlerin asıl dallarında kadrolu çalışma yapmasını engellemektedirler. Genellikle özel sağlık kuruluşlarında da yan dallar için kadro  olmaması nedeniyle hekim çalışamaz duruma gelmektedir. Bu durum bir an önce düzeltilmelidir

Hekime şiddet sorunu günümüzde hem ulaştığı boyutlar açısından hem de hekimler üzerinde  yarattığı travmatik etki nedeniyle sağlıkta ülkemizin temel orunlarından birisi olmuştur. Sadece İstanbul Tabip Odası kayıtlarına göre İstanbul’da 2008-2014 döneminde özel sektörde çalışan ve muayenehanesi olan hekimler üzerinden 44 şiddet başvurusu yapılmıştır.  Bu durumu önlemek için yasal düzenlemeler de dahil her türlü önlemin alınması zorunluluk halini almıştır.

Özel poliklinik, tıp merkezleri, dal merkezleri, laboratuvar ve görüntüleme merkezlerinde sağlıkta dönüşüm projesiyle birlikte tekelleşme, kadro, maliyet artışı ve gelir kaybının yanısıra sık değişen mevzuatlarla ilgili ciddi sorunlar yaşanmaktadır.

Toplantıda aşağıdaki kararlar alınmıştır:

Kol içinde belli konulara yoğunlaşacak çalışma gruplarının oluşturulmasına karar verildi. Çalışma grupları: Huv Grubu, Özel Hekim Rehber Asgari Ücret Tarifesi Grubu, Hekim Dostu Hastane Sertifikasyonu Grubu, Muayenehane Standartlarını Belirleme Grubu, E-mail Grupları Üzerinden Örgütlenme Grubu, Özel Hekim Rehber Kitapçığı Oluşturma Grubu ve Hukuk Havuzu Grubu olarak belirlendi.

Serbest hekim olarak çalışabilmenin anayasal bir hak olduğuna, denetlenmesinin de hekimler tarafından yapılması gerektiğine karar verildi. Branşlara göre muayenehane standartlarının ve muayenehanede yapılacak işlemlerin tabip odaları tarafından belirlenmesine yönelik bir komisyon kurulması kararlaştırıldı.

HUV düzenlemeleri ve özel hekim rehber asgari ücret tarifesi konularında çalışmak üzere görev dağılımı yapılmasına karar verildi.

Adana Tabip Odası’nın hazırladığı, Ankara Tabip Odası’nın bu hazırlıktan yola çıkarak yayınlamış olduğu özel hekim bilgilendirme broşürünün, TTB bünyesinde zenginleştirilip kitapçık halinde basılarak dağıtılmasına karar verildi.

“Hekim Dostu Hastane Sertifikası” konusunda çalışmak ve değerlendirme kriterlerini belirlemek için görevlendirme yapılmasına karar verildi.

Özel hastanelerde çalışan hekimlerinin hak kaybına uğramamaları için bordrolu çalışmalarının gerektiği konusunda girişimlerde bulunulmasına ve bilgilendirme çalışmaları yapılmasına karar verildi.  Bu kapsamda, 16 Aralık 2014’de İstanbul Tabip Odası’nda özel hastanelerde çalışan hekimlerinin hak mağduriyetleri başlıklı bir toplantı yapılması planlandı.

Özel hekimler konusunda süregelen ve sonuçlanan davaların biriktirilerek bir hukuk havuzu oluşturulmasını sağlamak üzere görevlendirme yapılmasına karar verildi.

Muayenehane açma ruhsatı için yapılan başvurularda sağlık müdürlüklerinin kesinleşmiş danıştay kararlarına rağmen gösterdikleri direnci kaldırmak ve keyfi uygulamalarıyla yavaş işleyen süreci hızlandırmak için girişimlerde bulunulması planlandı.                       

Eski muayenehanelerin Ağustos 2015’e kadar yeniden ruhsatlandırılmaları konusunda şartlara uymayan, asansör düzenlemesine uymak zorunda bırakılan mağdur hekimlere yönelik bir yol haritası oluşturulması planlandı.

Kol ile TTB ve hukuk bürosu arasındaki iletişimin kolaylaştırılması amacıyla TTB sekreterlerinden birisinin kol ile ilgilenmek üzere görevlendirmesinin TTB Merkez Konseyi'nden talep edilmesine karar verildi.

Uzmanlık derneklerinin yetkililerinin ve özelde çalışan hekimlerin çalışmalara davet edilmesine ve  kol çalışmalarına iştiraklerinin sağlanmasına karar verildi.

Toplantı sonunda 2014-2015 dönemi TTB Özel Hekimlik Kolu yönetim kadroları seçimi için oylama yapıldı:

Başkan olarak yeniden Cemil Tugay seçildi.

Abdullah Yeniocak, Erdem Birgül ve Atila Ilıman başkan yardımcısı olarak seçildi.

Kol sekreteri olarak Özcan Çakmak seçildi.

Halil Duran, İsmet Aktaş, Ekrem Duman, Kemal Özay, Ergun Çil, Hilmi Or ve Ümit Şen kol yürütmesine seçildi.

Özcan Çakmak, İsmet Aktaş, Hilmi Or ve Güray Kılıç HUV Çalışma Kurulu'nda yer almak üzere Özel Hekimlik Kolu tarafından görevlendirildi.