16 Aralık 2019, Pazartesi
   
Yazı Boyutu

ÖZEL SAĞLIK KURUMLARININ REKLAMLARI NEDENİYLE CEZALANDIRILMALARI GEREKTİĞİNE İLİŞKİN BAZI DANIŞTAY KARARLARI

15 Eylül 2009 SALI

Resmî Gazete

Sayı : 27350

DANIŞTAY KARARLARI

Danıştay Onuncu Daire Başkanlığından:

             Esas No    : 2006/3738

             Karar No : 2009/2340

             Kanun Yararına Temyiz Eden  : Danıştay Başsavcılığı

             Davacı                                           : Medi Zinde Sağlık Hizmetleri A.Ş.

                                                                     (İstanbul Medipol Hastanesi)

             Vekili                                           : Av. Hasan Akbay

                                                                     Abide- i Hürriyet Cad. No:83/6 Şişli/İSTANBUL

             Davalı                                           : Sanayi ve Ticaret Bakanlığı - ANKARA

             İstemin Özeti                              : Davacı şirketin sahibi olduğu özel hastanenin, Yeni Şafak Gazetesi ile Anadolu'da Vakit Gazetesi'nin 12.4.2004 tarihli sayılarında yayımlanan "Prostat buharlaşıyor. Kesintisiz hayat başlıyor" başlıklı reklamının, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesine aykırı olduğundan bahisle 44.975 TL idari para cezası verilmesine ilişkin 31.8.2004 tarih ve 17872 sayılı işlemin iptaline karar veren Ankara 4. İdare Mahkemesinin 16.11.2005 tarih ve E:2004/2865, K:2005/1633 sayılı kararının; Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın başvurusu üzerine Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmektedir.

             Danıştay Tetkik Hakimi : Erkan Yılmaz

             Düşüncesi : Davacı şirketin sahibi olduğu İstanbul Medipol Hastanesinin 12.4.2004 tarihinde Yeni Şafak ve Anadolu'da Vakit Gazetelerinde yayımlanan "Prostat buharlaşıyor. Kesintisiz hayat başlıyor" başlıklı reklamının, 1219 sayılı Kanunun 24. maddesi, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 8 ve 9. maddeleri ile Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 60. maddesi ile Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5. maddesine aykırı olduğu anlaşıldığından, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

             Açıklanan nedenle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararının 2577 sayılı Yasanın 51. maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

             Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:

             Dava, davacı şirkete 4077 sayılı Yasa uyarınca 44.975 TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

             Ankara 4. İdare Mahkemesince; davacı şirketin sahibi olduğu özel hastanenin, Yeni Şafak Gazetesi ile Anadolu'da Vakit Gazetesi'nin 12.4.2004 tarihli sayılarında yayımlanan "Prostat buharlaşıyor. Kesintisiz hayat başlıyor" başlıklı reklamının, hastanenin sunmakta olduğu hizmete yönelik tanıtıcı ve halkı bilgilendirici nitelikte olduğu, mevzuatta öngörülen ilke ve kurallara aykırı nitelikte bulunmadığı belirtilerek dava konusu işlem iptal edilmiştir.

             Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, uyuşmazlık konusu reklamın, 4077 sayılı Yasa'ya aykırı olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını öne sürerek mahkeme kararının kanun yararına bozulması isteğiyle Danıştay Başkanlığı'na başvurmuştur.

             Danıştay Başsavcılığı'nca, anılan idare mahkemesi kararının, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen kanun yararına bozulması istenilmektedir.

             4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinde, ticari reklam ve ilanların yasalara ve genel ahlaka uygun, dürüst ve doğru olması gerektiği belirtilmiş, tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve özürlüleri istismar edici reklam ve ilanlar ile örtülü reklam yapılamayacağı kurala bağlanmıştır. 17. maddesinin birinci fıkrasında, Reklam Kurulunun, 16. madde hükümlerine aykırı reklam ve ilanları üç aya kadar tedbiren durdurma ve/veya aynı yöntemle düzeltme ve/veya para cezası vermeye yetkili olduğu belirtilmiştir. 25/8. maddesinde ise, 16 ncı maddeye aykırı hareket edenler hakkında Reklam Kurulu tarafından ihlalin niteliğine göre birlikte veya ayrı ayrı üç aya kadar tedbiren durdurma, durdurma, düzeltme veya altıbin Türk Lirası idarî para cezası verileceği, 16 ncı maddeye aykırılık, ülke düzeyinde yazılı, sözlü, görsel ve sair araçlar ile gerçekleşmiş ise, idari para cezasının on katı olarak uygulanacağı belirtilmiştir.

             1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanununun 24 üncü maddesinde, icrayı sanat eden tabiplerin, hasta kabul ettikleri mahal ile muayene saatlerini ve ihtisaslarını bildiren ilanlar tertibine mezun olup diğer suretlerle ilan, reklam ve saire yapmalarının yasak olduğu kurala bağlanmıştır.

             Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 8 inci maddesinde, tabiplik ve diş tabipliği mesleklerine ve tedavi müesseselerine ticari bir veçhe verilemeyeceği, tabip ve diş tabiplerinin her ne suretle olursa olsun, yazılarında kendi reklamını yapamayacağı belirtilmiş; 9 uncu maddesinde, tabip ve diş tabibinin, gazete ve sair neşir vasıtaları ile yapacağı ilanlarda ancak ad ve soyadı ile adresini, Tababet İhtisas Nizamnamesine göre kabul edilmiş olan ihtisas şubesini, akademik unvanını ve muayene gün ve saatlerini yazabilecekleri kuralına yer verilmiştir.

             28.5.2004 tarih ve 25475 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 60. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında " Özel hastaneler; tıbbi deontoloji ve mesleki etik kurallarına aykırı şekilde, insanları yanıltan, yanlış yönlendiren ve talep yaratmaya yönelik, ruhsatında yazılı kabul ve tedavi ettiği uzmanlık dallarından başka hastaları kabul ve tedavi ettiği intibaını uyandıran, diğer hastaneler aleyhine haksız rekabet yaratan davranışlarda bulunamazlar ve bu mahiyette tanıtım yapamazlar. Özel hastaneler, ruhsatında kayıtlı ismi dışında başka bir isim kullanamazlar.

             Özel hastaneler tarafından; sağlığı koruyucu ve geliştirici nitelikteki bilgilendirme ve tanıtımlar yapılabilir. Bilgilendirme ve tanıtım faaliyetleri kapsamında yanıltıcı, abartılı, doğruluğu bilimsel olarak kanıtlanmamış bilgilere ve talep yaratmaya yönelik açıklamalara yer verilemez."

             Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 8 inci maddesinde, tabiplik ve diş tabipliği mesleklerine ve tedavi müesseselerine ticari bir veçhe verilemeyeceği, tabip ve diş tabiplerinin her ne suretle olursa olsun, yazılarında kendi reklamını yapamayacağı belirtilmiş; 9 uncu maddesinde, tabip ve diş tabibinin, gazete ve sair neşir vasıtaları ile yapacağı ilanlarda ancak ad ve soyadı ile adresini, Tababet İhtisas Nizamnamesine göre kabul edilmiş olan ihtisas şubesini, akademik unvanını ve muayene gün ve saatlerini yazabilecekleri kuralına yer verilmiştir.

             Öte yandan, 14.6.2003 tarih ve 25138 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5/a maddesinde, reklamların yasalara, genel ahlaka uygun, doğru, dürüst ve gerçekçi olmak zorunda olduğu belirtilmiştir.

             Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, sanatını serbest olarak icra eden tabipler ile sağlık kurum ve kuruluşlarının gazete ve sair neşir vasıtaları ile yapacakları ilanlara, hasta kabul ettikleri mahal ile muayene gün ve saatleri ile ihtisaslarını ve akademik unvanlarını yazabilecekleri, belirtilen hususlar dışında ilan ve reklam veremeyecekleri, benzer nitelikteki kuruluşlar ve çalışanları arasında rekabete yol açıcı davranışlarda ve talep yaratmaya yönelik faaliyetlerde bulunmayacakları, çalışmalarına ticari bir görünüm veremeyecekleri sonucuna ulaşılmaktadır.

             Bu durumda, 12.4.2004 tarihinde Yeni Şafak ve Anadolu'da Vakit Gazetelerinde yayımlanan "Prostat buharlaşıyor. Kesintisiz hayat başlıyor" başlıklı reklam ve devamında ''Greenlight teknolojisiyle prostat nasıl buharlaşıyor?'' sorusuna verilen cevaplardan sonra, Emekli Sandığı mensupları ve tüm memurların muayene, teşhis ve tedavilerinin özel hastanelerde de yapıldığı belirtilerek prostat tedavisi yönünden talep yaratmaya yönelik ve aynı zamanda diğer hastaneler aleyhine haksız rekabet yaratan nitelikteki yazıların reklam niteliğinde olması, içeriğinde yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin yasakladığı reklamların da bulunduğu sonucuna ulaşılması karşısında, 4077 sayılı Yasanın 16 ncı maddesine aykırılık nedeniyle davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

             İdare Mahkemesince; yukarıda yapılan açıklama ve değinilen mevzuata göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın kanun yararına bozulması gerekmektedir.

             Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığı tarafından yapılan kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile Ankara 4. İdare Mahkemesinin 16.11.2005 tarih ve 2004/2865, K:2005/1633 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca, hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına, kararın birer örneğinin ilgili Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına, 27.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

-- • --

Danıştay Onuncu Daire Başkanlığından:

             Esas No : 2006/2939

             Karar No : 2009/2341

             Kanun Yararına Temyiz Eden   : Danıştay Başsavcılığı

             Davacı                                            : Huzur Radyo ve Televizyon A.Ş.

             Vekili                                             : Av. Veysi Savaş, İzmir 2. Cad. No:46/10

                                                                       Kızılay/ANKARA

             Davalı                                             : Sanayi ve Ticaret Bakanlığı - ANKARA

             İstemin Özeti                                : Davacı şirkete ait televizyon kanalında 4.4.2004 tarihinde yayımlanan ''Zirveye Doğru'' adlı programda bir hastanenin örtülü reklamının yapılması suretiyle 4077 sayılı Yasanın 16. maddesine aykırı davranıldığından bahisle aynı Yasanın 17. ve 25/8. maddeleri uyarınca 44.975 TL idari para cezası ve durdurma cezası verilmesine ilişkin 11.1.2005 tarih ve 524 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin idari para cezasına ilişkin kısmının iptali, durdurma cezasına ilişkin kısmının ise görev yönünden reddi yolunda verilen Ankara 11. İdare Mahkemesinin 16.11.2005 tarih ve E:2005/129, K:2005/1776 sayılı kararının, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının başvurusu üzerine Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca bozulması istenilmektedir.

             D.Tetkik Hakimi : Erkan Yılmaz

             Düşüncesi : Davacı şirkete ait televizyon kanalında 4.4.2004 tarihinde yayımlanan ''Zirveye Doğru'' adlı programda bir hastanenin örtülü reklamının yapılması suretiyle 4077 sayılı Yasanın 16. maddesine aykırı davranıldığının tespit edilmesi üzerine aynı Yasanın 17. ve 25/8. maddeleri uyarınca 44.975 TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin mevzuata uygun olduğu, işlemin durdurma cezasına ilişkin kısmının ise idari yargının görev alanında bulunduğu görüldüğünden, dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmının iptali, durdurma cezasına ilişkin kısmının görev yönünden reddi yolunda verilen mahkeme kararının 2577 sayılı Yasanın 51. maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

             Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü.

             Dava, davacı şirkete ait televizyon kanalında 4.4.2004 tarihinde yayımlanan ''Zirveye Doğru'' adlı programda bir hastanenin örtülü reklamının yapılması suretiyle 4077 sayılı Yasanın 16. maddesine aykırı davranıldığından bahisle aynı Yasanın 17. ve 25/8. maddeleri uyarınca 44.975 TL idari para cezası ve durdurma cezası verilmesine ilişkin 11.1.2005 tarih ve 524 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

             Ankara 11. İdare Mahkemesince, uyuşmazlığa konu televizyon programının incelenmesinden, sağlık hizmetlerindeki yenilik ve değişikliklerin anlatıldığı, sağlıktaki bu gelişmelerin haber verici mahiyette seyirciye aktarıldığı, hastanede verilen sağlık hizmetinin tüketiciyi yanıltıcı, yanlış yönlendirici veya haksız rekabete neden olabilecek nitelikte sunulmadığı, dolayısıyla söz konusu programda Bayındır Hastanelerinin örtülü reklamının yapılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin idari para cezasına ilişkin kısmının iptaline, durdurma cezasına ilişkin kısmının ise görüm ve çözümünde, tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

             Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, uyuşmazlık konusu reklamın, 4077 sayılı Yasa'ya aykırı olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını öne sürerek dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen görev yönünden reddi yolunda verilen mahkeme kararının kanun yararına bozulması isteğiyle Danıştay Başkanlığı'na başvurmuştur.

             Danıştay Başsavcılığı tarafından, ülke çapında yayın yapan davacı şirkete ait televizyon kanalında Bayındır Hastanelerinin örtülü reklamının yapılmasının 4077 sayılı Kanunun 16. maddesine aykırı olduğu, bu nedenle davacı şirkete idari para cezası verilebileceği, işlemin durdurma cezasına ilişkin kısmının idari yargının görevinde olduğu düşüncesiyle mahkeme kararı kanun yararına temyiz edilmiştir.

             4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinde, ticari reklam ve ilanların yasalara ve genel ahlaka uygun, dürüst ve doğru olması gerektiği belirtilmiş, tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve özürlüleri istismar edici reklam ve ilanlar ile örtülü reklam yapılamayacağı kurala bağlanmıştır. 17. maddesinin birinci fıkrasında, Reklam Kurulunun, 16. madde hükümlerine aykırı reklam ve ilanları üç aya kadar tedbiren durdurma ve/veya aynı yöntemle düzeltme ve/veya para cezası vermeye yetkili olduğu belirtilmiştir. 25/8. maddesinde ise, 16 ncı maddeye aykırı hareket edenler hakkında Reklam Kurulu tarafından ihlalin niteliğine göre birlikte veya ayrı ayrı üç aya kadar tedbiren durdurma, durdurma, düzeltme veya altıbin Türk Lirası idarî para cezası verileceği, 16 ncı maddeye aykırılık, ülke düzeyinde yazılı, sözlü, görsel ve sair araçlar ile gerçekleşmiş ise, idari para cezasının on katı olarak uygulanacağı belirtilmiştir.

             Öte yandan, 14.06.2003 tarih ve 25138 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5/a maddesinde, reklamların yasalara, genel ahlaka uygun, doğru, dürüst ve gerçekçi olmak zorunda olduğu, 5/d maddesinde ise, ''Biçimi ve yayımlandığı mecra ne olursa olsun, bir reklamın "reklam" olduğu açıkça anlaşılmalıdır. Bir reklam haber ve yorum öğeleri içeren bir mecrada yayımlandığında, "reklam" olduğu kolaylıkla algılanacak biçimde belirtilir. Örtülü reklam yapılamaz.'' kuralına yer verilmiştir.

             Dosyanın incelenmesinden, davacı şirkete ait televizyon kanalında 4.4.2004 tarihinde yayımlanan ''Zirveye Doğru'' adlı programda, program sunucusu ile Bayındır Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı arasında yapılan söyleşi sırasında verilen aralarda dolgu ses yöntemiyle Bayındır Hastaneleri hakkında bilgilendirme ve tanıtımı aşan şekilde sözü edilen sağlık kuruluşunun örtülü reklamının yapıldığı anlaşılmaktadır.

             Bu durumda, yukarıda yazılı mevzuat hükümleri uyarınca, Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri İşletmeciliğine ait Bayındır Hastanelerinin, davacı şirkete ait yayın kuruluşunca örtülü olarak yapılan reklam ve tanıtımının, 4077 sayılı Yasanın 16. maddesine aykırı olması nedeniyle verilen para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmının iptali yolunda verilen mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerekmektedir.

             Dava konusu işlemin durdurma cezasına ilişkin kısmına gelince;

             4077 sayılı Yasanın 17. maddesinde, ticari reklam ve ilanları incelemek ve inceleme sonucuna göre 16. maddeye aykırı bulunan ilan ve reklamlarla ilgili durdurma ve düzeltme cezaları ile para cezasının Reklam Kurulunca verilebileceği öngörülmüştür. Bu haliyle, reklam durdurma ve düzeltme cezaları; idarenin yaptığı denetleme sonucu Yasanın verdiği yetkiye dayanarak ve kamu gücünü kullanarak tesis ettiği, ilgililerin hukukunu etkileyen, idari nitelikte, kesin ve yürütülmesi gereken, dolayısıyla idari yargıda iptal davasına konu olabilecek işlemlerdir.

             İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin durdurma cezasına ilişkin kısmının görüm ve çözümünde, tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, dolayısıyla söz konusu ceza yönünden davanın görev yönünden reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

             Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığı tarafından yapılan kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile Ankara 11. İdare Mahkemesinin 16.11.2005 tarih ve E:2005/129, K:2005/1776 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına, kararın birer örneğinin ilgili Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına, 27.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

-- • --

Danıştay Onuncu Daire Başkanlığından:

             Esas No : 2006/5677

             Karar No : 2009/2342

             Kanun Yararına Temyiz Eden   : Danıştay Başsavcılığı

             Davacı                                            : Sağlık Vakfı (Şadiye Hatun Tıp Merkezi)

             Vekili                                             : Av. Hasan Akbay

                                                                       Abide- i Hürriyet Cad. No:83/6 Şişli/İSTANBUL

             Davalı                                             : Sanayi ve Ticaret Bakanlığı - ANKARA

             İstemin Özeti                                : Davacı vakfın sahibi olduğu tıp merkezinin, Anadolu'da Vakit Gazetesi'nin 27.12.2002 tarihli sayısında yayımlanan "Gözlüksüz bir hayat için Laser" başlıklı reklamının, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesine aykırı olduğundan bahisle 3.500 TL idari para cezası verilmesine ilişkin 2.1.2004 tarih ve 13155 sayılı işlemin iptaline karar veren Ankara 5. İdare Mahkemesi Hakimliği'nin 12.12.2005 tarih ve E:2004/1477, K:2005/2011 sayılı kararının; Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın başvurusu üzerine Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmektedir.

             Danıştay Tetkik Hakimi : Erkan Yılmaz

             Düşüncesi : "Gözlüksüz bir hayat için Laser" başlıklı reklamın, 4077 sayılı Yasa'yı ihlal ettiği gerekçesiyle, davacı vakfa 3.500,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin 2.1.2004 tarih ve 13155 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; İdare Mahkemesi Hakimliği'nce, uyuşmazlık konusu reklamın, sağlık kuruluşunun sunmakta olduğu hizmete yönelik tanıtıcı ve halkı bilgilendirici nitelikte olduğundan bahisle 4077 sayılı Yasa'ya aykırı bir yönü bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 58. maddesinde yer alan, sağlık kuruluşlarının çalışmalarına ticari bir görünüm veremeyecekleri, benzer nitelikteki kuruluşlar arasında rekabete yol açıcı davranışlarda bulunamayacaklarına ilişkin düzenleme karşısında, 4077 sayılı Yasa'nın 16. maddesinde düzenlenen kurala aykırı bulunan reklam nedeniyle aynı Yasa hükümleri uyarınca tesis edilen işlemde mevzuata aykırılık görülmediğinden, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi hakimliği kararının, 2577 sayılı Yasa'nın 51. maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

             Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü.

             Dava, davacı vakfın sahibi olduğu tıp merkezinin Anadolu'da Vakit Gazetesi'nin 27.12.2002 tarihli sayısında yayımlanan "Gözlüksüz bir hayat için Laser" başlıklı reklamının, 4077 sayılı Yasa'nın 16. maddesine aykırı olduğundan bahisle 3.500 TL idari para cezası verilmesine ilişkin 2.1.2004 tarih ve 13155 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

             Ankara 5. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce; uyuşmazlık konusu reklamın, sağlık kuruluşunun sunmakta olduğu hizmete yönelik tanıtıcı ve halkı bilgilendirici nitelikte olduğu, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönetmeliğin 58. maddesi ile Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Tebliğin 4. maddesinin (a) ve (b) fıkraları ile 6. maddesinin (a) fıkrası hükümleri ile öngörülen ilke ve kurallara aykırı nitelikte bulunmadığı belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

             Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, uyuşmazlık konusu reklamın, 4077 sayılı Yasa'ya aykırı olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını öne sürerek mahkeme kararının kanun yararına bozulması isteğiyle Danıştay Başkanlığı'na başvurmuştur.

             Danıştay Başsavcılığı tarafından; uyuşmazlık konusu reklamda bulunan ibarelerin, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 58. maddesinde yer alan, sağlık kuruluşlarının çalışmalarına ticari bir görünüm veremeyecekleri, benzer nitelikteki kuruluşlar arasında rekabete yol açıcı davranışlarda bulunamayacaklarına ilişkin düzenlemeye, dolayısıyla, 4077 sayılı Yasa'nın 16. maddesine aykırı olması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı düşüncesiyle idare mahkemesi hakimliği kararı kanun yararına temyiz edilmiştir.

             4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinde, ticari reklam ve ilanların yasalara ve genel ahlaka uygun, dürüst ve doğru olması gerektiği belirtilmiş, tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve özürlüleri istismar edici reklam ve ilanlar ile örtülü reklam yapılamayacağı kurala bağlanmıştır. 17. maddesinin birinci fıkrasında, Reklam Kurulunun, 16. madde hükümlerine aykırı reklam ve ilanları üç aya kadar tedbiren durdurma ve/veya aynı yöntemle düzeltme ve/veya para cezası vermeye yetkili olduğu belirtilmiştir. 25/8. maddesinde ise, 16 ncı maddeye aykırı hareket edenler hakkında Reklam Kurulu tarafından ihlalin niteliğine göre birlikte veya ayrı ayrı üç aya kadar tedbiren durdurma, durdurma, düzeltme veya altıbin Türk Lirası idarî para cezası verileceği, 16 ncı maddeye aykırılık, ülke düzeyinde yazılı, sözlü, görsel ve sair araçlar ile gerçekleşmiş ise, idari para cezasının on katı olarak uygulanacağı belirtilmiştir.

             1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanununun 24 üncü maddesinde, icrayı sanat eden tabiplerin, hasta kabul ettikleri mahal ile muayene saatlerini ve ihtisaslarını bildiren ilanlar tertibine mezun olup diğer suretlerle ilan, reklam ve saire yapmalarının yasak olduğu kurala bağlanmıştır.

             Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 8 inci maddesinde, tabiplik ve diş tabipliği mesleklerine ve tedavi müesseselerine ticari bir veçhe verilemeyeceği, tabip ve diş tabiplerinin her ne suretle olursa olsun, yazılarında kendi reklamını yapamayacağı belirtilmiş; 9 uncu maddesinde, tabip ve diş tabibinin, gazete ve sair neşir vasıtaları ile yapacağı ilanlarda ancak ad ve soyadı ile adresini, Tababet İhtisas Nizamnamesine göre kabul edilmiş olan ihtisas şubesini, akademik unvanını ve muayene gün ve saatlerini yazabilecekleri kuralına yer verilmiştir.

             Öte yandan, işlemin dayanağı olarak gösterilen 21.12.1995 tarih ve 22500 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Tebliğin 4 üncü maddesinin (a) bendinde; "Reklamlar yasalara, genel ahlaka uygun, doğru, dürüst ve gerçekçi olmak zorundadır."; (b) bendinde, "Her reklam ekonomik ve toplumsal sorumluluk bilinci içinde iş hayatında ve kamuoyunda kabul gören dürüst rekabet ilkelerine uygun olmak zorundadır."; 6 ncı maddesinin (a) bendinde, "Reklamlar, tüketicinin güvenini kötüye kullanacak ya da onun tecrübe ve bilgi eksikliklerini istismar edecek biçimde olamaz." hükmü yer almıştır.

             İşlem tarihinde yürürlükte bulunan 9.3.2000 tarih ve 23988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in "reklam, tanıtım ve bilgilendirme" başlıklı 58 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; sağlık kuruluşlarının çalışmalarına ticari bir görünüm veremeyecekleri gibi; insanları yanıltıcı, paniğe sevk edici, yanlış yönlendirici, benzer nitelikteki kuruluşlar ve çalışanları arasında rekabete yol açıcı davranışlarda bulunamayacakları belirtilmiş; 3 üncü fıkrasında, sağlık kuruluşları ve çalışanlarının yukarıda açıklanan hususlara riayet etmek ve reklam, tanıtım, bilgilendirme niteliğindeki her türlü faaliyetleri için İl Sağlık Müdürlüğünden izin almak zorunda oldukları öngörülmüştür.

             Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, sanatını serbest olarak icra eden tabipler ile sağlık kurum ve kuruluşlarının gazete ve sair neşir vasıtaları ile yapacakları ilanlara, hasta kabul ettikleri mahal ile muayene gün ve saatleri ile ihtisaslarını ve akademik unvanlarını yazabilecekleri, belirtilen hususlar dışında ilan ve reklam veremeyecekleri, benzer nitelikteki kuruluşlar ve çalışanları arasında rekabete yol açıcı davranışlarda bulunmaları ve çalışmalarına ticari bir görünüm vermelerinin yasak olduğu sonucuna varılmaktadır.

             Dosyanın incelenmesinden; davacının sahibi olduğu özel tıp merkezi ile ilgili olarak 27.12.2002 tarihli Anadolu Vakit Gazetesinde yayımlanan "Gözlüksüz bir hayat için Laser" başlıklı, LASIK yöntemi ile gözlük ve lenslerinizden 5-10 dakikada kurtulabilirsiniz. Ertesi gün işinize başlayabilirsiniz.", "FAKO yöntemi ile dikişsiz katarakt ameliyatı." ibarelerinin yer aldığı, tıp merkezinin adının ve internet adresinin yazılı olduğu reklamın, 1219 sayılı Kanunun 24. maddesi, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 8 ve 9. maddeleri ile Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in 58. maddesine aykırı olduğu tespit edilerek 4077 sayılı Kanunun 25/8. maddesi uyarınca davacı vakfa 3.500 TL idari para cezası verildiği anlaşılmaktadır.

             İdare Mahkemesi Hakimliği'nce, uyuşmazlık konusu reklamın, sağlık kuruluşunun sunmakta olduğu hizmete yönelik tanıtıcı ve halkı bilgilendirici nitelikte olduğundan, 4077 sayılı Yasa'ya aykırı olamadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş ise de; söz konusu reklamda bulunan ibarelerin, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 58. maddesinde yer alan, sağlık kuruluşlarının çalışmalarına ticari bir görünüm veremeyecekleri, benzer nitelikteki kuruluşlar arasında rekabete yol açıcı davranışlarda bulunamayacaklarına ilişkin düzenlemeye aykırı olması karşısında, davacıya 4077 sayılı Yasa hükümleri uyarınca idari para cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

             Bu durumda, yukarıda yapılan açıklama ve değinilen mevzuata göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerekmektedir.

             Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığı tarafından yapılan kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile Ankara 5. İdare Mahkemesinin 12.12.2005 tarih ve E:2004/1477, K:2005/2011 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca, hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına, kararın birer örneğinin ilgili Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına, 27.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

-- • --

Danıştay Onuncu Daire Başkanlığından:

             Esas No : 2006/3169

             Karar No : 2009/2343

             Kanun Yararına Temyiz Eden : Danıştay Başsavcılığı

             Davacı                                          : MNG TV Yayıncılık A.Ş.

             Vekili                                           : Av. Ayhan Yılmaz,

                                                                     Uğur Mumcu Cad. No: 88, GOP/ANKARA

             Davalı                                           : Sanayi ve Ticaret Bakanlığı - ANKARA

             İstemin Özeti                              : Davacı şirkete ait televizyon kanalında 18.10.2004 tarihinde yayınlanan ''Murat Birsel ile Gündemdekiler'' programında, ''Datron'' marka dizüstü bilgisayarın örtülü reklamının yapılması suretiyle 4077 sayılı Yasanın 16. maddesine aykırı davranıldığından bahisle aynı Yasanın 17. ve 25/8. maddeleri uyarınca 44.975 TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Ankara 10. İdare Mahkemesinin 30.11.2005 tarih ve E:2005/1207, K:2005/1997 sayılı kararının, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının başvurusu üzerine Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca bozulması istenilmektedir.

             Danıştay Tetkik Hakimi : Erkan Yılmaz

             Düşüncesi : 18.10.2004 tarihinde yayımlanan ''Murat Birsel ile Gündemdekiler'' programında, ''Datron'' marka dizüstü bilgisayarının örtülü reklamının yapılması suretiyle 4077 sayılı Yasanın 16. maddesine aykırı davranıldığının tespit edilmesi üzerine aynı Yasanın 17. ve 25/8. maddeleri uyarınca 44.975 TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararının, 2577 sayılı Yasanın 51. maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

             Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü.

             Dava, davacı şirkete ait televizyon kanalında 18.10.2004 tarihinde yayınlanan ''Murat Birsel ile Gündemdekiler'' programında, ''Datron'' marka dizüstü bilgisayarın örtülü reklamının yapılması suretiyle 4077 sayılı Yasanın 16. maddesine aykırı davranıldığından bahisle aynı Yasanın 17. ve 25/8. maddeleri uyarınca 44.975 TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

             Ankara 10. İdare Mahkemesince; program sunucusunun kullandığı dizüstü bilgisayarın kapağında yer alan "Datron" firması ile davacı şirket arasında programın finansmanının sağlaması yönünde bir ilişki bulunmadığı, programda ''Datron'' marka dizüstü bilgisayarının tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici reklamının yapılmadığı, sadece program sunucusunun önünde duran dizüstü bilgisayar markasının görüldüğünden bahisle gizli/örtülü reklam yapıldığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

             Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, uyuşmazlık konusu reklamın, 4077 sayılı Yasa'ya aykırı olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını öne sürerek mahkeme kararının kanun yararına bozulması isteğiyle Danıştay Başkanlığı'na başvurmuştur.

             Danıştay Başsavcılığı tarafından, ülke çapında yayın yapan davacı şirkete ait televizyon kanalında ''Datron'' marka dizüstü bilgisayarın örtülü reklamının yapılmasının 4077 sayılı Kanunun 16. maddesine aykırı olduğu, bu nedenle davacı şirkete idari para cezası verilebileceği düşüncesiyle mahkeme kararı kanun yararına temyiz edilmiştir.

             4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinde, ticari reklam ve ilanların yasalara ve genel ahlaka uygun, dürüst ve doğru olması gerektiği belirtilmiş, tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve özürlüleri istismar edici reklam ve ilanlar ile bunların örtülü reklamının yapılamayacağı kurala bağlanmıştır. 17. maddesinin birinci fıkrasında, Reklam Kurulunun, 16. madde hükümlerine aykırı reklam ve ilanları üç aya kadar tedbiren durdurma ve/veya aynı yöntemle düzeltme ve/veya para cezası vermeye yetkili olduğu belirtilmiştir. 25/8. maddesinde ise, 16 ncı maddeye aykırı hareket edenler hakkında Reklam Kurulu tarafından ihlalin niteliğine göre birlikte veya ayrı ayrı üç aya kadar tedbiren durdurma, durdurma, düzeltme veya altıbin Türk Lirası idarî para cezası verileceği, 16 ncı maddeye aykırılık, ülke düzeyinde yazılı, sözlü, görsel ve sair araçlar ile gerçekleşmiş ise, idari para cezasının on katı olarak uygulanacağı belirtilmiştir.

             Öte yandan, 14.06.2003 tarih ve 25138 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5/a maddesinde, reklamların yasalara, genel ahlaka uygun, doğru, dürüst ve gerçekçi olmak zorunda olduğu, 5/d maddesinde ise, ''Biçimi ve yayımlandığı mecra ne olursa olsun, bir reklamın "reklam" olduğu açıkça anlaşılmalıdır. Bir reklam haber ve yorum öğeleri içeren bir mecrada yayımlandığında, "reklam" olduğu kolaylıkla algılanacak biçimde belirtilir. Örtülü reklam yapılamaz.'' kuralına yer verilmiştir.

             Davacı şirkete ait TV 8 logosu ile yayın yapan televizyon kanalında 18.10.2004 tarihinde yayınlanan "Murat Birsel ile Gündemdekiler" adlı programa ait CD'nin ve diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden, sunucu Murat Birsel'in önünde bulunan dizüstü bilgisayarın kapağında bulunan ve makul sayılabilecek ölçülerden büyük olacak şekilde yazılmış bulunan logonun (markanın) kameranın doğrudan kaydedebileceği şekilde yerleştirildiği ve böylece anılan markanın doğrudan görülebilecek/algılanabilecek şekilde konumlandırıldığı anlaşılmış olup, bu şekilde bir kullanımın gizli/örtülü reklam anlamına geldiği ve bu fiil sebebiyle davacıya para cezası verilmesine ilişkin işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

             Bu durumda, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, sözü edilen programda ''Datron'' marka dizüstü bilgisayarın örtülü reklamının yapılması, 4077 sayılı Yasanın 16. maddesine aykırı olduğundan, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerekmektedir.

             Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığı tarafından yapılan kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile Ankara 10. İdare Mahkemesinin 30.11.2005 tarih ve E:2005/1207, K:2005/1997 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına, kararın birer örneğinin ilgili Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına, 27.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.