Anasayfa Genel
Öncelikli Taleplerimiz Yasa Tasarısı Önerileri
Cuma, 17 Şubat 2006 19:56
smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon

Sağlık Bakanlığı, Bakan ve benzer çevreler tarafından sıklıkla hekim sayısı, “ücretlerin dolgunluğu”, hekimlerin çok ücret aldığı dile getirilmektedir. Elinizdeki broşürde yer verilen gazete küpürlerinde görüleceği gibi kamuoyuna hekimlere 14 bin YTL ücret verildiği imajı çizilmektedir. Bilinmektedir ki hekimlerin büyük çoğunluğu değil 14 bin YTL, emekliliğe yansıyacak yarısı kadar bir maaşla çalışmaya razıdırlar.

Bu haberlerin rastlantısal olmadığı açıktır. “Hekimler çok para alıyorlar” haberleriyle “ölüme bile neden olsa hekimin yaptığı hatanın yanına kar kaldığı” haberlerinin gazetelerde eş zamanlı yer almasının rastlantısal olmadığı gibi. “Yabancı hekim” gibi planlara da sahip olan Sağlıkta Dönüşüm Programı uygulayıcıları başta hekimler olmak üzere sağlık çalışanlarını güvencesiz ve düşük ücretle çalıştırma kararlılığındadırlar. O nedenle ince taktiklerle hekimleri kamuoyunda olumsuz bir imaja büründürme gayreti içerisindedirler. “Bizim dönemimizde hekimliğin itibarı yükselmiştir” söyleminin tam aksinin AKP hükümetleri döneminde yaşandığı ortadadır.

TTB şirket elemanından sözleşmelisine, bütün çalışanların tek bir çalışma rejiminde, tam süre, güvenceli, gelecek endişesi olmayan, nitelikli bir sağlık hizmetinin adil ve eşitlikçi bir yönetim anlayışı ile verildiği bir çalışma rejimini talep etmektedir. Haklarımızın lütuf gibi verilmesine, toplumun sadaka kültürüne alıştırılmasına, “piyasa”ya göre hizmet verme anlayışına karşıdır.

“Kriz” denerek hak alma mücadelesinin ve taleplerin önünün kesilmeye çalışılacağını tahmin etmek hiç zor değildir. Hakların korunması ve geliştirilmesi tam da çeşitli gerekçeler arkasına sığınılarak saldırıldığı dönemlerde yaşamsal olmaktadır. Elektrikten doğal gaza gelen zamların sorumlusu hiçkimse olmamakta, “özerk” kurumlar, bağımsız piyasanın(!) gereği olarak hepimizin cebine, sağlığına, yaşamına saldırılmaktadır. Sermayeyi koruyan önlemler düşünülmekte, emeği savunan önlemler akla gelmemektedir.

TTB sağlık hizmetinin diğer sağlık çalışanları ile birlikte ekip içerisinde verildiğini ve bütün ekip üyelerinin dayanışmacı bir ortamda yan yana oldukları koşullarda hizmetin de daha iyi olacağını, haklarında daha kolay elde edileceğini, mümkün olan tek yolun bu olduğunu bilmektedir.

TTB diğer sağlık çalışanlarının da dile getireceği kendi talepleriyle ortaklaşacak, eş zamanlı/birlikte yürütülecek çabaların önemli olduğunu düşünmektedir. Hekimler olarak dile getirdiğimiz önerilerin hekimleri de kapsayan bütün sağlık çalışanları için geçerliliği hep birlikte yürütülecek mücadeleye bağlıdır.

Gereğini yapmak iddiası ve umuduyla.

Türk Tabipleri Birliği
Merkez Konseyi

 

 
ÖNERİLER
ÖNERİ 1-

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, “Göstergeler” başlıklı 43. maddesinin (B) bendi uyarınca 18.05.1994 tarih ve 527 sayılı KHK’nin 3. maddesi ile düzenlenmiş olan “Hizmet Sınıfları İtibariyle Unvan ve Aylık Alınan Derecelere Göre Ek Göstergeler” başlıklı Kanuna ekli I sayılı cetvelinin “III-Sağlık Hizmetleri Sınıfı”nda uzman tabip ve tabip ibareleri yerine aşağıdaki düzenleme yapılmıştır.

    
 
 
 
EK GÖSTERGE
 
DERECESİ
 
MEVCUT
 
ÖNERİ
 

         (1)On yıl ve daha fazla hizmeti olan Klinik Şefi

         (2)On yıldan az hizmeti olan Klinik Şefi

1
1
3600
3600
7200
7000

         Klinik Şef Yardımcısı

 
1
2
3
3600
3000
2200
6800
6400
5800

         Başasistan, Uzman Tabip, Tabip

 
1
2
3
4
5
6
7
8
3600
3000
2200
1600
1300
1150
950
850
6400
5800
5000
4200
3400
3000
2400
1600
 

ÖNERİ 2- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Zam ve Tazminatlar” başlıklı 152. maddesinin “II-Tazminatlar” bölümünün “A-Özel Hizmet Tazminatı” başlıklı fıkrasının “b” bendindeki özel hizmet tazminat oranları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

ÖZEL HİZMET TAZMİNAT ORANI (%)
 
MEVCUT
ÖNERİ
 
a)Klinik Şefi
 
215
 
750
 
b)Klinik Şef Yardımcısı
 
215
 
675
 
c)Başasistan
 
215
 
600
 
d)Uzman Tabiplerden;
 
 
 

 1–4. derecelerden aylık alanlar

 
215
 
 580
 

 Diğer derecelerden aylık alanlar

 
215
 
 510
 
e)Tabip, Asistan Tabiplerden;
 
 
 
 
 

 1–4. derecelerden aylık alanlar

 
145
 
560
 

 Diğer derecelerden aylık alanlar

 
145
 
410
 
 

 Bu madde hükmü, Üniversitelerin yataklı tedavi kurumlarında çalışan 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 3/l hükmüne tabi personelden tabip olanlar hakkında da aşağıdaki şekilde uygulanır.

 
 
TEKLİF
 
a)Profesör       
 
750
 
b) Doçent
 
675
 
c) Yrd. Doçent
 
600
 
d)Uzman Tabiplerden;
 
 

     1–4. derecelerden aylık alanlar

 
580
 

     Diğer derecelerden aylık alanlar

 
510
 
e)Tabip, Asistan Tabiplerden;
 
 
 

     1–4. derecelerden aylık alanlar

 
560
 

     Diğer derecelerden aylık alanlar

 
410
 
 
ÖNERİ 3-(makam tazminatı)

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ekinde yer alan IV sayılı cetvele 11 sıra numarası ile aşağıdaki satır eklenmiştir.

Sıra numarası
 

Kadro ve Görev unvanı

 

Tazminat Göstergeleri

 
 
11
Kazanılmış hak aylıkları birinci derecede olan;
Klinik Şefi, Klinik Şef Yardımcısı, Başasistan,
Uzman tabip, tabip
 
15.000
 

2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu’nun Ek Madde 2 numaralı düzenlemesinde yer alan “makam tazminatı cetveline” sıra no 5 olarak “Üniversitelerin yataklı tedavi kurumlarında çalışan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 3/l hükmüne tabi hekimler” ibaresi ile aynı satırın “tazminat göstergeleri sütununa” karşılık gelecek şekilde “15.000” ibaresi eklenmiştir.

ÖNERİ 4-

4505 Sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından “temsil tazminatı” göstergesinin, Üniversitelerin yataklı tedavi kurumlarında çalışan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 3/l hükmüne tabi hekimler ile klinik şefi ve klinik şef yardımcısı, başasistan, uzman tabip ve tabip için 10.000 olarak belirlenmesi önerilmektedir.

ÖNERİ 5–

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 23.02.1995 tarih ve 547 sayılı KHK’nin 10. maddesi ile eklenmiş olan Ek Madde 33 aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Sağlık kurumlarında normal mesai saatleri dışında, genel tatil günlerinde veya hafta sonu tatillerinde normal, acil, icap veya branş nöbeti tutarak bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanılmasına müsaade edilmeyen sağlık veyardımcı sağlık hizmetleri sınıfı personeline; her bir izin suretiyle karşılanamayan nöbet saati için (icap nöbetlerinde çağrı üzerine fiilen çalışılan saatin dışında, çağrının beklendiği nöbet süresinin üçte biri dikkate alınarak) aşağıda gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayı ile çarpılması sonucu bulunacak tutarda nöbet ücreti ödenir. Bu ücret damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.

 
 
GÖSTERGE
 
Mevcut
 
Teklif
 

a)Klinik Şefi, (Profesörler)

 
60
 
250
 

Şef Yardımcısı (Doçentler)

 
60
 
225
 

Başasistan, Uzman Tabip (Yardımcı Doçentler)

 
 
60
 
200
b)Tabip
 
55
 
190
 
 

Bu madde hükmü, üniversitelerin yataklı tedavi kurumlarında çalışan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 3/l hükmüne tabi personelden tabip olanlar ile 50. maddesinin (e) bendi kapsamında bulunanlar hakkında da uygulanır.

ÖNERİ 6-

657 sayılı Devlet Memurları Kanunun mülga olan 195. maddesi “Sağlık Personeli Mahrumiyet ikramiyesi “adı altında yeniden düzenlenmelidir.

“Belirli bölgelerde çalışan tabiplere, bölgenin mahrumiyet derecesine göre, bir mali yıl içinde iki ile altı aylıkları tutarında mahrumiyet ikramiyesi ödenir. Bölgeler ve ödenecek ikramiyeler Sağlık Bakanlığı’nca hazırlanacak yönetmelikte düzenlenir.”

ÖNERİ 7-

2368 sayılı Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun’un 2. maddesinin ilk cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kamu sağlık hizmetlerinde çalışan personelin haftalık kanuni çalışma süresi 40 saat, 4 üncü maddede tanınmış olan haktan yararlananlar için ise 35 saattir.”

ÖNERİ 8-

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Yıllık İzin” başlıklı 102. maddesine aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Hekimler için bu süreler 25 ve 35 gün olarak uygulanır.”

ÖNERİ 9-

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Mazeret İzni” başlıklı 104. maddesine aşağıdaki bent eklenmiştir.

D) Hekimlere, Türk Tabipleri Birliği tarafından kredilendirilen yurtiçi ve yurtdışındaki bilimsel toplantılara katılabilmelerini teminen yılda toplam bir ayı geçmemek üzere mazeret izni verilir. Bu iznin verilebilmesi için katılımcılığın belgelenmesi şarttır.

ÖNERİ 10-

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Kurumların Memurlarını Hizmet İçinde Yetiştirme Esasları” başlıklı 214. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının düzenlediği veya bu kurumlarca kredilendirilen bilimsel/mesleki etkinliklere ilgili personelin katılımı özendirilir. Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ilgili Bakanlıklar tarafından meslek kuruluşlarının görüşü alınarak hazırlanacak bir yönetmelikte belirlenir.”

Yukarıda belirtilen yasa değişikliği önerilerimize ek olarak;

ÖNERİ 11-

657 sayılı Devlet Memur Kanununun ‘Zam ve Tazminatlar’ başlıklı 152. maddesinin 1. fıkrasının “(b)” bendinde düzenlenen “Hayat ve Sağlık İçin Tehlike Arz eden Hizmetlerde Çalışanlara Ödenecek İş Riski Zammı”nın tüm hekimler için Bakanlar Kurulu tarafından 40.000 puan olarak belirlenmesi önerilmektedir.

Bütün değişiklik önerileri dikkate alınarak, yapılacak değişiklikler sonucunda hekimlerin eline geçecek net maaş miktarları* (YTL):

8. Derece Tabip
 
3490.64
 
1. Derece Tabip
 
5299.87
 
1. Derece Uzman Tabip
 
5398.21
 
1. Derece Klinik Şefi
 
6255.72
 

*Yukarıdaki Hesaplamalar 2 Çocuklu, Evli ( Eşi Çalışıyor) Durumuna Göre Hesaplanmıştır.

 
GENEL GEREKÇE

Ülkemizde sağlık personelinin çalışma koşulları hemen her yerde ağırdır. Mesleki risklerin en aza indirgenmesi, meslekle ilgili hastalık ve sakatlanma durumunda tazminat ve güvence konularındaki düzenlemeler yetersizdir. Çalışılan fiziki ortam ve lojmanlar hemen birçok yerde yetersiz, var olanlar da asgari şartlardan yoksundur. Mesleki gelişme ve sürekli eğitim olanakları kısıtlıdır. Tüm bu ve benzeri etmenler sağlık alanında “normal” çalışma koşullarını daha da zorlaştırmaktadır. Bu durumda sağlık personelinin moralini yüksek tutmak ve verilen hizmetin kalitesini korumak önemli bir yönetim sorunudur.

Sağlık personelinin çalışma koşullarının ve süresinin diğer iş kollarından önemli bir farkı vardır: Sağlık hizmetinin sürekliliği.

Sağlık olgusunun doğası gereği hizmetlerin sürekli verilmesi bir zorunluluk olduğundan sağlık personelinin gece ve tatil günleri de çalışması söz konusudur. Üstelik çok hızlı gelişen tıp bilimini izlemek, bilimsel gelişmeleri uygulamaya aktarmak hekimlerin zorunlu sayılabilecek görevleri arasındadır. Buna karşın bu görevlere ayrılan sürenin çalışma süresi kapsamında görülmesi henüz nadir bir olgudur.

Sağlık personelinin çalışma koşullarını alt başlıklar halinde özetleyecek olursak;

Çalışma Sürelerinin Farklılığı, Nöbet, İcap Nöbeti

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda devlet memurlarının çalışma süreleri haftada 40 saat iken, 2368 sayılı “Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun”da ise sağlık personeli için haftalık çalışma süresi 45 saat olarak belirlenmiştir. Genellikle ortalama ile ifade edilen bu normal çalışma süresinin yanı sıra, özellikle hekimlerin gerçek çalışma süreleri çok daha uzundur. Gerçek çalışma süresi, yasalarla belirlenen normal çalışma süresi dışında fazla çalışma, nöbet ve çağrılmalarda geçen süreyi de kapsamaktadır. Sağlık hizmetlerindeki acil durumlar, sağlık hizmetlerindeki özel zorunluluklar, insanlarla uğraşmanın oldukça özgün yanı, beklenmeyen durumların sıklığı ve benzeri etmenler çalışma süresinin normal süreyi aşmasına neden olmaktadır.

Yatan hastalara gerekli bakımın gece gündüz her saat verilme gerekliliği, sağlık hizmetlerindeki işlerin sürekliliği, gece çağrılmalar, gece çalışması ve vardiya uygulamalarına yol açmaktadır. Gece çalışması, vardiyalı çalışma ve düzensiz çalışılan saatler çalışanlar açısından oldukça sorunlu bir uygulamadır. Uyku düzensizliği, yemek alışkanlıklarında değişme ve bunların etkileri ortaya çıkmaktadır. Daha da önemlisi gece çalışması ve düzensiz çalışma saatleri aile ve sosyal yaşam üzerinde rahatsız edici etkiler yaratmaktadır. Uzun iş saatleri, fazla çalışma sıklığı, düzensiz çalışma saatleri acil ve beklenmeyen durumlar nedeniyle son anda ortaya çıkabilen değişiklikler, göreve çağrılmalar, acil çağrılmalar hastanelerde çalışanların iş dışındaki yaşamlarını baskı altına almaktadır.

Sağlık hizmetlerinde fazla çalışma, gece ve vardiya çalışması, hafta sonu ve resmi tatilde çalışma, icapçı ya da anında hazır görev gibi düzenli hizmetin dışında ve elverişli olmayan ortamlarda yapılan çalışmalar önemli bir iş güçlüğü olarak ortaya çıkmaktadır.

Sağlık hizmetlerinin özelliği 24 saat süreyle ve kesintisiz olup bu nedenle yataklı tedavi kurumlarında mesai saatleri haricinde de sağlık hizmetlerinin sürdürülebilmesi için nöbet tutulmaktadır. Ancak mesai saatleri dışında ve genellikle gece ve tatil günlerinde daha zor şartlarda yürütülmekte olan hizmetin karşılığında ödenen nöbet ücreti külfet nimet dengesine uygun değildir.

İcapçı görevi (hazır bekleme, çağrılma ve benzeri) özellikle hastaneler ve yataklı tedavi kurumlarında yaygındır. Bu görev sağlık personelinin yaşam düzenini sarsması, çalışma süresini uzatması, çalışma süreleri arasındaki dinlenme sürelerinin düzensizleşmesi gibi sıkıntılar yaratmaktadır. Ayrıca kesintisiz on iki saatten az olmamak üzere tutturulan icap nöbetleri ile sınırlı olmak üzere nöbet ücreti için belirlenen ücretin %30’u tutarında oldukça yetersiz bir ücretlendirme yapılmaktadır.

Mesleki Riskler

Sağlık çalışanları yaptıkları işten kaynaklı olarak çok ve çeşitli risklere maruz kalmaktadır. Bu riskler arasında enfeksiyon hastalıkları, AIDS, hepatit B gibi biyolojik riskler; stres, ilaç alışkanlığı gibi psiko-sosyal riskler bulunmaktadır. Özellikle hekim olarak çalışmak büyük bir sorumluluk getirmektedir. Meslek uygulamasında günlük yaşam, hastalık ve ölüm gibi streslerle doludur. Ayrıca hasta ve yakınlarından sağlık personeline yönelik fiziki saldırılar da bir iş riski olarak ortaya çıkmaktadır. İşin doğası, ölümün yürekler acısı duygularını göğüslemeyi ve yüklenmeyi beraberinde getirmektedir.

Eğitim Süresi Ve Sürekli Eğitimin Gerekliliği

Sağlık personeli içinde yer alan hekimlerin oldukça uzun temel eğitim sürelerinin yanı sıra, bilginin yarılanma süresinin kısalığı, tıp teknoloji ve bilgilerindeki yenilikler nedeniyle sürekliliğinin sağlanması zorunluluktur.

Sonuç

Ücretin, meslek uygulamasının gereklerini yerine getirebilecek yeterlilikte olması, ücretlerde personelin maruz kaldığı mesleki zararlar ve kısıtlamaların hesaba katılması, ücret düzeylerinin benzer ya da eşit nitelikleri gerektiren, benzer ya da eşit sorumlulukları taşıyan diğer mesleklerin ücretleri ile kıyaslanabilir olması, riskli ya da olumsuz koşullarda çalışmanın mesleki olarak karşılıklandırılması unsurları gözetilmelidir.

MADDE GEREKÇELERİ
ÖNERİ 1 GEREKÇESİ:

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Göstergeler başlıklı 43. maddesinin “(B)” bendinde; bu kanuna tabi personelin ek göstergelerinin bu kanuna ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanacağı belirtilmiştir. I sayılı cetvelin III. bölümde ise; Sağlık Hizmetleri Sınıfına dahil personele uygulanacak ek göstergeler yer almaktadır.

Eşdeğer konumdaki unvanlar arasındaki ücret farklılığının giderilmesi için ek gösterge puanları yeniden düzenlenmiştir.

ÖNERİ 2 GEREKÇESİ:

Her türlü hastalık riskine açık ortamda ve 24 saat süre ile zor şartlarda görev yapan hekimlerin özel hizmet tazminat oranlarının eşit işe eşit ücret ilkesinden hareketle, kurumlar arası ve diğer meslek grupları arasındaki farklılığı giderecek şekilde öğretim süreleri de dikkate alınarak artırılması uygun görülmüştür.

ÖNERİ 3 GEREKÇESİ:

657 sayılı Yasa’nın Ek 26. maddesinde Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödeneceği belirtilmiştir. Buna göre, pek çok 4 yıllık fakülte ve yüksekokul mezunu olup da birinci dereceli kadroya atanmış ve belirli görevlerde bulunanlara ayrıca bir tazminat ödenmektedir. Sağlık hizmetleri sınıfında bulunan ve en az Yasada belirtilen kadro ve görevlerde çalışan personel kadar hizmetine ihtiyaç duyulan, iş riskine maruz kalan, ağır iş yükü altında çalışan tabiplerin de bu tazminattan yararlanmaları amaçlanmıştır. Öte yandan üniversite hastanelerinde görevli hekim personelden bir kısmı için 2914 sayılı Yasa’da öngörülen makam tazminatının, eşit işe eşit ücret ilkesinden yola çıkarak yeniden düzenlenmesi önerilmiştir.

ÖNERİ 4 GEREKÇESİ:

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ile 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanununa göre makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolarda bulunanlardan Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenecek olanlara 30 000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere temsil tazminatı ödeneceği belirtilmektedir. Yukarıda belirtilen nedenle makam tazminatı alması gerektiği yönünde düzenleme yapılması halinde 1. dereceli kadroya atanmış tabip ve uzman tabiplerin 4505 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca temsil tazminatı alması olanaklı olacaktır. Bu çerçevede, temsil tazminatına esas gösterge rakamı önerisi getirilmektedir.

ÖNERİ 5 GEREKÇESİ:

Kanunda yer alan ve yapılan fazla çalışmaların en az 25 yataklı tedavi kurumlarında yapılması halinde dikkate alınacağını belirten düzenleme değiştirilerek, bütün sağlık kurumlarında çalışan hekimlerin fazla çalışmalarının karşılıklandırılması, oldukça yetersiz olan ve önemli bir kısmının da karşılığı ödenmeyen icap (çağrıya hazır bekleme) nöbetlerine ilişkin ücretlendirilme suretiyle bir tür angaryanın ortadan kaldırılması sağlanmıştır. Ayrıca gösterge rakamları da artırılarak fazla çalışmanın hakkaniyete ve eşit işe eşit ücret ilkesine uygun olması amaçlanmıştır.

ÖNERİ 6 GEREKÇESİ:

Yapılacak bu mali özendirme ile sağlık personelinin bölgeler arasında dengeli dağılımının sağlanması amaçlanmıştır.

ÖNERİ 7 GEREKÇESİ:

Hizmetin özelliği gereği ağır çalışma koşullarına sahip olan hekimlerin çalışma süresinin en azından diğer kamu personelinin çalışma saatleri ile eşit hale getirilmesi amaçlanmıştır.

ÖNERİ 8 GEREKÇESİ:

Hizmetin özelliği gereği ağır çalışma koşullarına sahip olan hekimlerin yıllık izin süresi arttırılmıştır.

ÖNERİ 9 GEREKÇESİ:

Tıp alanında sürekli ortaya çıkan yeniliklerin öğrenilebilmesi için bilimsel toplantılara katılımın özendirilmesi sonuçta toplum sağlığına olumlu etki yaratacağından anılan düzenleme önerilmektedir.

ÖNERİ 10 GEREKÇESİ:

Kamu personelinin hizmet içi eğitiminde kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının düzenledikleri ya da kredilendirdikleri etkinliklere katılımının özendirilmesi amaçlanmıştır.

ÖNERİ 11 GEREKÇESİ:

Genel gerekçede belirtilen mesleğin özellikleri dikkate alındığında mevcut iş riski zammının çok düşük olduğu dikkati çekmektedir. İş riski zammının hekimlik mesleğinin özelliğine uygun olması amacıyla değişiklik önerilmektedir.

 



Bu içerik  13896 defa okunmuştur.
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Şubat 2009 14:18
 

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ
GMK Bulvarı Şehit Daniş Tunalıgil Sok. No: 2 Kat: 4, 06570 Maltepe- ANKARA / TÜRKİYE
Telefon: (0 312) 231 31 79 (pbx) Faks: (0 312) 231 19 52-53
e-posta: ttb@ttb.org.tr