Son
dönemlerde hekimlere yönelik saldırıların gittikçe arttığını üzülerek
gözlemliyoruz. Sağlık hizmetini ülkenin her yanına fedakarca
ulaştıran ve başka hiçbir alanda olmadığı kadar uluslararası arenada ülkemizin
adından başarıyla söz ettiren hekimlere yönelik şiddeti kabul etmek mümkün
değildir.
BASIN AÇIKLAMASI
Sağlık
çalışanlarına saldırılar sürüyor
Son
dönemlerde hekimlere yönelik saldırıların gittikçe arttığını üzülerek
gözlemliyoruz. Sağlık hizmetini ülkenin her yanına fedakarca
ulaştıran ve başka hiçbir alanda olmadığı kadar uluslararası arenada ülkemizin
adından başarıyla söz ettiren hekimlere yönelik şiddeti kabul etmek mümkün
değildir.
Hekimlere
yönelik şiddete ilişkin son olay Ankara'da bir üniversitenin tıp fakültesinde
gerçekleşti. Meslektaşımızın adının ve hastasının durumunun, hasta yakınlarının
ruh halinin bir önemi yok, çünkü konu kişisel değil. Bu olaylar her gün Türkiye'nin
dört bir yanında yaşanıyor. Üstelik bu son olayda olduğu gibi hasta
yakınlarının tehditleri, sözlü saldırıları fiili saldırıya dönüşmezden önce
durum idari makamlara bildiriliyor, ancak genellikle sessizce geçiştiriliyor.
En yetkili ağızlara sorarsanız olayın münferit olduğunu, filanca kesimi
bağlamayacağı gibi beylik, soruna çözüm getirmeyen, aksine üzerini örtmeye
çalışan sözleri duymanız mümkün.
Meslektaşımızın
uğradığı saldırı bir ilk değil ve ne yazık ki son olmayacak. Bugüne kadar çok sayıda
sağlık çalışanı görevleri başında benzer saldırılara uğradılar. Bu şekilde
yaşamını yitirenler oldu. Prof. Dr. Göksel Kalaycı örneği hafızalarımızdadır.
Son yıllarda giderek artmakta olan bu tür saldırıların temel nedeninin toplumda
yükselen şiddet ve linç kültüründen ve sağlık alanında yaşanan sorunlardan
kaynaklandığına inanıyoruz.
AKP
Hükümeti'nin son 5 yıldır uygulamakta olduğu Sağlıkta Dönüşüm Programı ile
beraber sağlık hizmetlerinin bir "dönüşüm" içine girdiği doğrudur. Ancak
bilimsel bir yanı olmayan, anı kurtaran, popülist
politikaları içeren bu "dönüşüm"ün ortaya çıkardığı sorunlar, aradan zaman
geçtikçe daha görünür hale gelir oldular. Bu "dönüşüm"ün hastaların sağlık
hizmetine ulaşımında yaşattığı sorunlar, onları karşılarında ilk muhatap olarak
gördükleri hekimlere sözlü veya fiziksel saldırıda bulunabilmeye kadar itti.
Bir yandan bu sorunlara zemin hazırlayıp bir yandan da vatandaşa şirin görünme
çabasında olan AKP Hükümeti ise, bu sorunların nedeni olarak sürekli sağlık
çalışanlarını suçladı ve onları hedef haline getirdi.
Diğer
yandan üzülerek izliyoruz ki toplumumuz ardı ardına gelen ekonomik krizler,
deprem, terör, baskı, yolsuzluk ve bir dizi olayın sonucu bir çözülmenin
içerisine girmiş durumda. Gündelik hayatımızda dahi karşılaştığımız her sorunu
şiddetle çözme yoluna girer olduk. Bu ortamda, bu tür saldırıların son
olamayacağını biliyoruz; ancak yine de ısrarla son olmasını diliyoruz. Tüm
vatandaşlara kendilerine hizmet sunmaya çalışan hekimlere karşı daha anlayışlı
ve sevecen olmalarını, yetkililerin kışkırtan ve hedef gösteren açıklamalarına
itibar etmemelerini, sağlık hakkı çerçevesinde hasta ve hekimlerin aynı tarafta
olduklarını hatırlatmak istiyoruz. Yetkililere ise "artık yeter" diyoruz.
TÜRK TABİPLERİ
BİRLİĞİ
MERKEZ KONSEYİ
Bu içerik 1950 defa okunmuştur.
|