KESK, TMMOB ve TTB'nin çağrıcılığını
yaptığı "Özgür, Demokratik ve Eşitlikçi bir Türkiye"
Mitingi katılımcılarının 31 Ekim 2007 tarihinde İnşaat Mühendisleri odasında
düzenlediği çağrı toplantısında okunan basın açıklaması metnidir.
KESK, TMMOB ve TTB'nin çağrıcılığını
yaptığı
"Özgür, Demokratik ve Eşitlikçi bir Türkiye" mitingi
katılımcılarının
31
Ekim 2007 tarihinde İnşaat Mühendisleri Odası'nda
düzenlediği
çağrı toplantısında okunan basın açıklaması
metnidir...
Değerli
Basın Emekçileri
Türkiye önemli bir tarihsel eşikten geçmektedir. Bu
tarihsel eşiğin sonunda aydınlık ve umut dolu bir geleceğe uzanmak için,
toplumun örgütlü kesimlerinin özgür, demokratik ve eşitlikçi bir Türkiye
talebini en güçlü biçimiyle seslendirmeleri hayati bir önemdedir.
Halkı yoksulluğa ve sefalete mahkûm eden neo-liberal
politikaların, ülkede barış içinde birarada yaşam arzusunu yok etmeye çalışan
şovenist histerinin, kültürel, inançsal, kimliksel mozaiğimizi tahrip etmeye
çalışan tek tipçi anlayışın geleceğimize yönelik tehditlerine karşı, özgürlükten,
eşitlikten, demokrasiden, sosyal adaletten, laiklikten, barıştan ve birarada
yaşamdan yana toplumsal güçler 3
Kasım'da Sıhhiye Meydanı'nda yan yana gelerek, geleceğine sahip çıkacak.
Anayasa Tartışmalarında Tarafız!
Türkiye'nin içinde bulunduğu bu tarihsel eşikte "yeni
anayasa" tartışmaları büyük önem taşımaktadır. Çünkü anayasalar, toplumsal
yaşama ilişkin temel tercihleri belirleyen ana belgelerdir. Anayasa tartışması
aslında nasıl bir ülkede yaşamak istediğimize dair tartışmadır. Yıllardır
"Başka bir Türkiye mümkün" diyen bizler, özgür ve demokratik bir Türkiye
yolunda yeni bir anayasanın hazırlanmasında taraf olacağız.
İktidar partisinin, bugüne kadarki hükümet pratiği,
yerleşik siyaset ve yönetim zihniyetinin bir devamı olduğunu göstermiştir. Bu
nedenle, iktidar partisinin kapalı kapılar ardında yürüttüğü anayasa
çalışmaları, 1982 Anayasası'ndan kopuşu sağlama yeteneğinden yoksundur.
Anayasa tartışmalarının bir diğer cephesinde ise,
milliyetçi-otoriter güçler yer almaktadır. Bu güçlerin; özgürlük, eşitlik ve
demokrasi yönünde talepleri olmadığı, neo-liberal politikalara itiraz
etmedikleri de sır değildir. Anayasa tartışmalarının kaderi, bu güçlerin
ellerine bırakılamaz.
Laikliğin,
çağdaş bir toplumsal düzenin vazgeçilmez bir unsuru olduğu herkes tarafından
kabul edilmelidir. Toplumsal yaşamın hiçbir alanında dinsel referanslı
ayrımcılık ve baskının yaşanmaması için kamu iradesi gereken önlemleri
almalıdır.
Gerçek
anlamda bir demokratikleşme, toplumun her alanına sirayet etmiş cinsiyetçi
anlayışın aşılmasıyla mümkün olacaktır.
Bizler, yeni anayasa tartışmalarının, Özgür, Demokratik ve
Eşitlikçi bir Türkiye hedefine hizmet etmesini istiyoruz. Silahların
gölgesinde, şiddet histerisi ile toplumsal barışın karartılmasına karşı
duruyoruz.
Ülkemizdeki
bütün kültür, kimlik, din ve inançların kendilerini özgürce ifade edebilmeleri
sağlanmalıdır. Farklı kültür, kimlik ve inançlardan birisini diğerinin önüne
geçirmeden, hiçbirini ötekileştirmeden bir arada yaşamayı sağlayacak
düzenlemeler yapılmalı; böylece herkesin eşit biçimde özgürce yaşaması kamunun
güvencesi ve koruması altına
alınmalıdır.
Kardeşçe Birarada Yaşamak İstiyoruz
Her gün yeni ölüm haberlerinin geldiği, şiddet sarmalının
adeta bir düğmeye basılmışçasına tırmandırıldığı bir süreçte, milliyetçi
hezeyanların, militarist çığlıkların, toplumsal gerilimin sürekli yükseltildiği
bir ortamda, savaşçı dayatmalara karşı çıkmadan "sivil anayasa" hedefinden söz
etmek acı bir ironiden başka bir anlam taşımaz. Toplumsal barışın özgürlükçü,
eşitlikçi ve çoğulcu bir temelde tesisi ve anayasa tartışmalarının buna katkı
sağlaması için, silahların gömülmesi ve savaş hazırlıklarına son verilmesi,
Kürt Sorununun barışçıl ortamda demokratik yöntemlerle çözülmesi gerekmektedir.
Bizler, Anadolu topraklarında yüzlerce yıldır yan yana,
kardeşçe yaşayan insanları ötekileştirerek, birbirine düşman ederek Türkiye
toplumunu ayrıştırmaya çalışan odaklara karşı, barış içinde, birarada, kardeşçe
yaşamı savunuyoruz. Umuyoruz ki, 3
Kasım'da Sıhhiye Meydanı'ndan yükselecek bu barış içinde birarada yaşam
çağrımız, tüm toplumu sararak savaş çığırtkanlarının kirli özlemlerini boşa
çıkartacaktır.
Sosyal Devlet, Güvenli Gelecek
AKP Hükümeti, yıllardır uygulayıcısı olduğu neo-liberal
politikaları anayasa içerisine yerleştirerek pekiştirmeye çalıştığı gibi,
sosyal yaşamı düzenleyen pek çok yasayla da halkı yoksulluğa ve sefalete
sürükleyen bu politikaları kurumsallaştırmaya çalışmaktadır. Geçtiğimiz hükümet
döneminde başlattığı fakat toplumsal muhalefetin güçlü tepkisi sonucu geri adım
attığı pek çok düzenlemeyi, seçimlerde aldığı oy oranının ardına sığınarak
yeniden gündeme getirmektedir.
Halkın sağlık ve sosyal güvenlik hakkını tamamen ortadan
kaldıracak, sağlığı ve sosyal güvenliği kamusal hizmet olmaktan çıkartarak
piyasaya açacak olan SSGSS yasası, meclisin öncelikli gündemi durumundadır.
Bunun yanı sıra, kamu emekçilerinin geleceğini elinden alacak, kamu alanında
güvencesiz istihdamı yerleştirecek olan Kamu Personel Rejimi Yasası da AKP
hükümetinin öncelikli icraatları arasındadır.
Bizler eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi en temel
sosyal haklarımızın piyasanın kar hırsına açılmasını; iş güvencesiz, kadrosuz,
geleceksiz bir çalışma yaşamı dayatmasına karşı 3 Kasım'da ülkemizin zenginliklerine ve çocuklarımızın geleceğine
sahip çıkacağız.
Tüm Halkımızı 3 Kasım'da Sıhhiye Meydanı'na
Çağırıyoruz!
Türkiye'nin içinde bulunduğu bu kritik eşikte, eşitlikten,
özgürlükten, barıştan, adaletten, demokrasiden, laiklikten, sosyal haklardan,
demokratik bir çalışma yaşamından yana taleplere sahip çıkan biz aşağıda imzası
bulunan örgütler, 3 Kasım Cumartesi Günü, hep birlikte Ankara Sıhhiye
Meydanı'nda olacağız. Ülkemize ve geleceğine sahip çıkan tüm yurttaşlarımızı 3
Kasım'da Sıhhiye Meydanı'nda olmaya çağırıyoruz.
3 Kasım'da
Türkiye'nin her yanından otobüs ve trenlerle gelecek olan miting katılımcıları
saat 10.00'da Hipodrom alanında toplanacaktır. Saat 10.30'da yürüyüşe geçilecek
ve tüm kortejin alana ulaşmasının ardından saat 13.00'de mitinge
başlanılacaktır.
Bu içerik 1416 defa okunmuştur.
|