AKP
ve MHP tarafından hazırlanan, Üniversitelerde türbanı serbest bırakan Anayasa değişikliğiyle ilgili
görüşlerini kamuoyuyla paylaşmak üzere Türk Tabipleri Birliği (TTB), Kamu Emekçileri Sendikaları
Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları (DİSK), Türk Mühendis
ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) 6 Şubat 2008 tarihinde TBMM önünde kitlesel bir basın
açıklaması yaptı.
AKP özgürlüğü de, ülkenin diğer sorunlarını da türbanla örtmek istemektedir.
ÖZGÜRLÜK MÜ? HER YERDE, HERKES
İÇİN ÖZGÜRLÜK!
AKP ve MHP
tarafından hazırlanan, üniversitelerde türbanı serbest bırakan, anayasa
değişikliği bugün oylanıyor.
AKP, bu
oylamayı ‘özgürlükten yana olmak ya da karşı olmak' arasına sıkıştırmak
istemektedir. AKP ve MHP'nin özgürlük ve demokrasiyi savunuyoruz diye ortaya
çıkmaları, tarihinin bir ironisi gibi görünse de, esasında bu partilerin
özgürlük ve demokrasi konusundaki samimiyetsizliklerinin bir göstergesidir.
Özgürlükten ve
demokrasiden bahsediyorsanız gelin o zaman her yerde ve herkes için özgürlüğü
temin edecek Anayasa çalışmasını toplumun tüm örgütlü kesimleri ile birlikte
yapalım.
Özgürlükse
konu, herkesin kendi kültür ve kimliğini özgürce ifade edebildiği, düşünme,
örgütlenme ve ifade özgürlüğünün önündeki tüm engellerin kaldırıldığı bir
düzenleme gerçekleştirin.
Biz herkesin
kendi inancını da inançsızlığını da özgürce yaşamasından yanayız. Bunun için
devlet her türden inanç, mezhep ve inançsızlık karşısında eşit mesafede
durmalıdır. Tek bir mezhebin sözcüsü konumunda olan Diyanet İşleri Bakanlığı
gözden geçirilmelidir, tüm inanç kesimlerinin talepleri karşılanmalı, zorunlu
din dersleri kaldırılmalıdır.
Bir diğer
yandan türban Başbakan Tayyip Erdoğan'ın da ifade ettiği üzere ‘bir ideolojik
simge' haline gelmiştir. Buradan görülmesi gereken gerçek, türbanın bir
ideolojik simge olarak aynı zamanda kendisinin de baskı unsuru haline
geldiğidir. 12 Eylül sonrası Türk-Islam sentezi ekseninde şekillendirilen
toplumsal yapı, cemaat ağları ve AKP'ye yaslanarak gelişen muhafazakârlaşma
dalgası ‘mahalle baskısı' olarak da tanımlanan bir baskıyı da gündeme
getirmektedir.
Böylesi bir
gerçeklik içerisinde, tüm diğer sorunlardan, alanlardan ve bağlantılardan
kopartarak ‘türbanı', ‘özgürlük' olarak sunmanın doğru olmadığı ortadadır.
Bu tasarı
gündeme geldiği günden beri toplumda bir ayrışma ve çatışma potansiyeli açığa
çıkarmıştır. AKP ve MHP'yi uyarıyoruz, bu tasarı geri çekilmelidir.
Buradan bir
kez daha, özgürlükçü, eşitlikçi, laik ve demokratik Anayasa çağrımızı
yineliyoruz. Bu ülkeni bütün sorunlarına özgürlükten, demokrasiden ve emekten
yana çözümler getirmek konusunda tarafız, bu yönde bugüne kadar yürüttüğümüz
mücadelemize bundan sonra da sürdüreceğiz.
Emek ve
demokrasi güçlerine düşen görev, AKP'nin bu örtüsünü yırtmak, toplumun tüm
kesimleri için özgürlüğü ve demokrasiyi savunmaktır.
Bizler,
emekten, özgürlükten, adaletten, eşitlikten, demokrasiden, laiklikten, bir
arada kardeşçe yaşamdan yana olan herkesi şimdi yan yana durmaya ve birlikte
mücadele etmeye çağırıyoruz. 06.02.2008
DISK ˜ KESK ˜ TMMOB ˜ TTB
Bu içerik 1231 defa okunmuştur.
|