Galatasaray Lisesi önünden başlayan yürüyüş Taksim
Meydanı'nda okunan basın açıklaması ile devam etti. Basın açıklamasını Haber-İş
Sendikası 1 No'lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu okudu. Açıklamada, Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile birlikte
sosyal haklarımızda oluşacak kayıplar vurgulandı.
İstanbul
Tabip Odası, İstanbul Diş Hekimleri Odası, İstanbul Eczacılar Odası, İstanbul
Veteriner Hekimler Odası, TMMOB İl Koordinasyon Kurulu, KESK Şubeler Platformu,
İstanbul Barosu, İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, Türk-İş
İstanbul Şubeleri ve DİSK İstanbul Bölge Temsilciliği'nin çağrıcılığı ile
"Herkese Sağlık Güvenli
Gelecek Hakkı İçin Hep Birlikte Mücadele" yürüyüşü
gerçekleştirildi.
Saat 12:30' da Galatasaray Lisesi önünden başlayan yürüyüş Taksim
Meydanı'nda okunan basın açıklaması ile devam etti. Basın açıklamasını Haber-İş
Sendikası 1 No'lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu okudu. Açıklamada, Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile birlikte
sosyal haklarımızda oluşacak kayıplar vurgulandı. Kamuoyunun yoğun ilgisiyle
karşılanan yürüyüş basın açıklamasının ardından sona erdi.
Sosyal Güven(siz)lik ve Genel
Sağlık(sızlık) Sigortası bir kez daha TBMM'nin gündeminde
HERKESE SAĞLIK
GÜVENLİ GELECEK HAKKI İÇİN
HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM
AKP
Hükümeti'nin 2006 yılı Mayıs ayında IMF ve Dünya Bankası'nın direktifiyle
çıkardığı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun bir dizi
maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından Aralık ayında iptal edilmişti.
Hükümet
Kanun'un yürürlüğünü önce 1 Temmuz 2007'ye erteledi. Ancak vatandaşların çok büyük
bölümünün sağlık ve sosyal güvenlik haklarını yok eden Kanun'a karşı toplumun
göstereceği tepkiyi genel seçimler öncesinde göze alamadı ve yürürlük tarihi
ikinci defa 1 Ocak
2008'e ertelendi.
AKP
Hükümeti'nin hazırladığı yeni Kanun Tasarısı geçen hafta TBMM'ye gönderildi.
Tasarı eğer
yasalaşırsa sağlık ve sosyal güvenlik haklarımızda bir dizi kayıp oluşacak:
-
Zaten kadınlar için 58, erkekler için 60 olan
emeklilik yaşı hem kadınlar, hem de erkekler için 65'e çıkarılacak.
-
Emekliliğe hak kazanabilmek için yakın zamanda
5.000'den 7.000 güne çıkarılan prim ödeme zorunluluğu 9.000 gün prime çıkacak.
-
Emekli maaşları % 23 ila % 33 arasında
düşürülecek.
-
Aylık geliri 139,6 YTL'den fazla olan bütün
vatandaşlar her ay 73 ila 475 YTL Genel $ağlık $igortası primi ödemek zorunda
kalacak.
-
Sadece ayakta tedavi olununca değil; hastalık, kaza, ameliyat gibi
nedenlerle hastaneye yatmak gerekince de "katılım payı" adı altında para
ödenecek.
-
"Katılım payı" gerektiğinde beş katına kadar arttırılacak.
-
Bütün sağlık hizmetleri paralı olacak.
-
Sağlık hizmeti alabilmek için bu ülkenin vatandaşı olmak, üstelik vergi
ödemek, dahası Genel $ağlık $igortası primi yatırmak, hatta bir de
"katılım payı" ödemek yetmeyecek. Şimdi bir de "ilâve ücret" adı altında para
ödemek gerekecek.
-
Bütün
dünyada anne sütünün önemi yeniden anlaşılır ve emzirme teşvik edilirken
Türkiye'de "sigortalının çocuğuna bir ay anne sütü yeter" mantığı geçerli
olacak. Daha önce doğum yapan sigortalılara altı ay süreyle verilmesi öngörülen
emzirme yardımı bir aya düşürülecek.
-
Hastalanan
sigortalılara verilen iş göremezlik ödeneği % 16 azalacak.
-
Emekli
Bağ-Kur'lularının maaşından 10 yıl süreyle % 10 oranında Genel $ağlık
$igortası primi kesilecek.
-
Primini ödeyemeyen vatandaşlar sağlık hizmeti
alamayacak, hastane kapılarından geri dönecek.
-
Primini
ödeyemeyen çiftçilerin pamuğuna buğdayına, üzümüne tütününe el konulacak.
Bu gayri vicdani; gayri ahlaki,
gayri insani girişimi durdurmak için "Herkese Sağlık, Güvenli Gelecek"
talebiyle başlattığımız mücadeleye hep birlikte katılalım.
BİZ KARŞI ÇIKARSAK YAPAMAZLAR!
Bu içerik 2186 defa okunmuştur.
|