|
Türk Tabipleri
Birliği, Türkiye sağlık politikasının temel tercihlerine ilişkin önerilerini
kamuoyuyla paylaşmıştır, paylaşmaktadır.
Hekimler ve
sağlık çalışanları için acilen gerçekleşmesini beklediğimiz, bütünüyle
olanaklı taleplerimiz bulunmaktadır.
Hekim ve
sağlık çalışanlarının bugününü ve geleceğini de düşünen, somutlayan
tutumların önü açıktır. Söylemekte sakınca yok: Kendimizi taleplerimizi sadece
iletmekle sınırlı görmüyor, gerçekleşmesi için ısrarlı takipçisi
olacağımızı belirtiyoruz.
Çözümün anahtarının kendi güç, kararlılık ve ısrarımızdan geçtiğini
biliyoruz.
Türk Tabipleri Birliği
Merkez Konseyi
TEKLİF 1- 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun “Göstergeler” başlıklı 43. maddesinin (B) bendine
göre 18.05.1994 tarih ve 527 sayılı KHK’nin 3. maddesi ile düzenlenmiş olan
“Hizmet Sınıfları İtibariyle Unvan ve Aylık Alınan Derecelere Göre Ek
Göstergeler” cetvelinin “III-Sağlık Hizmetleri Sınıfı” aşağıdaki şekilde
yeniden düzenlenmiştir.
|
|
EK
GÖSTERGE |
DERECESİ |
MEVCUT |
TEKLİF |
a)
(1)On yıl ve daha fazla hizmeti olan Klinik
Şefi
(2)On yıldan az hizmeti olan Klinik Şefi |
1
1 |
3600
3600 |
7200
7000 |
b)Klinik Şef Yardımcısı |
1
2
3 |
3600
3000
2200 |
6800
6400
5800 |
c)Başasistan, Uzman Tabip, Tabip |
1
2
3
4
5
6
7
8 |
3600
3000
2200
1600
1300
1150
950
850 |
6400
5800
5000
4200
3400
3000
2400
1600 |
TEKLİF 2- 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 213. maddesinden sonra gelen “Zam ve Tazminatlar”
başlıklı Ek Madde’nin “II-Tazminatlar” bölümüne “H” bendi olarak
aşağıdaki bent eklenmiş ve mevcut (H) bendi (I) bendi olarak değiştirilmiştir.
H-Sağlık Hizmetleri Tazminatı
a)Klinik Şefi
%250’sine
b)Klinik Şef Yrd.
%200’üne
c)Başasistan
%175’ine
d)Temel Sağlık Hizmetlerinde
görevli tabiplerden;
-1-4.dereceden aylık
alanlar
%200’üne
-Diğer derecelerden aylık
alanlar
%175’ine
e)Sağlık Hizmetleri
Sınıfına Dahil diğer tabiplerden;
-1-4. dereceden aylık
alanlar
%160’ına
-Diğer derecelerden aylık
alanlar
%100’üne
Bu madde hükmü, 2547
sayılı Yüksek Öğrenim Kanununun 3/l hükmüne tabi personelden tabip olanlar
hakkında da aşağıdaki şekilde uygulanır.
Sağlık Hizmetleri Tazminatı
Oranları %
Profesör
%250’sine
Doçent
%200’üne
Yrd. Doçent
%175’ine
Diğer tabip personelden
-1-4. dereceden aylık
alanlar
%160’ına
-Diğer derecelerden aylık
alanlar
%100’üne
TEKLİF 3- 657
sayılı Devlet Memurları Kanununun 213. maddesinden sonra gelen “Zam ve Tazminatlar”
başlıklı Ek Madde’nin “II-Tazminatlar” bölümü “A-Özel Hizmet Tazminatı”
başlıklı fıkranın “b” bendindeki özel hizmet tazminat oranları aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
ÖZEL
HİZMET TAZMİNAT ORANI(%)
|
MEVCUT |
TEKLİF |
1- |
|
|
a)Klinik Şefi |
215 |
500 |
b)Klinik Şef Yardımcısı |
200 |
450 |
c)Başasistan |
190 |
400 |
d)Uzman Tabiplerden; |
180 |
380 |
-1-4. derecelerden aylık alanlar |
|
|
-Diğer derecelerden aylık alanlar |
160 |
335 |
e)Tabip, Asistan Tabiplerden; |
|
|
-1-4. derecelerden aylık alanlar |
145 |
360 |
-Diğer derecelerden aylık alanlar |
140 |
310 |
Bu
madde hükmü, 2547 sayılı Yüksek Öğrenim Kanununun 3/l hükmüne tabi personelden
tabip olanlar hakkında da aşağıdaki şekilde uygulanır.
Özel
Hizmet Tazminatı Oranları %
Profesör
%500’üne
Doçent
%450’sine
Yrd.
Doçent
%400’üne
Uzman
-1-4. dereceden aylık
alanlar
%380’ine
-Diğer derecelerden aylık
alanlar
%335’ine
Diğer tabip personelden
-1-4. dereceden aylık
alanlar
%360’ına
-Diğer derecelerden aylık
alanlar
%310’una
TEKLİF 4- 657
sayılı Devlet Memurları Kanununun 23.02.1995 tarih ve 547 sayılı KHK’nin 10.
maddesi ile eklenmiş olan Ek Madde 33 aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Sağlık
kurumlarında normal mesai saatleri dışında, genel tatil günlerinde veya hafta sonu
tatillerinde normal, acil, icap veya branş nöbeti tutarak bu nöbet karşılığında
kurumunca izin kullanılmasına müsaade edilmeyen hekimlere; her bir izin suretiyle
karşılanamayan nöbet saati için (icap nöbetlerinde çağrı üzerine fiilen
çalışılan saatten başka, çağrının beklendiği nöbet süresinin üçte biri
dikkate alınır) aşağıda gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayı ile
çarpılması sonucu bulunacak tutarda nöbet ücreti ödenir. Bu ücret damga vergisi
hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.
|
GÖSTERGE |
|
Mevcut |
Teklif |
a)Klinik Şefi, |
|
250 |
| Şef
Yardımcı sı |
|
225 |
Başasistan, Uzman Tabip |
60 |
200 |
b)Tabip |
55 |
190 |
Bu madde hükmü, üniversitelerin
yataklı tedavi kurumlarında çalışan ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 50.
maddesinin (e) bendi kapsamında bulunanlar hakkında da uygulanır.”
TEKLİF 5- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun
mülga olan 195. maddesi “Sağlık Personeli Mahrumiyet ikramiyesi “adı altında
yeniden düzenlenmelidir.
“Belirli
bölgelerde çalışan tabiplere, bölgenin mahrumiyet derecesine göre, bir mali yıl
içinde iki ile altı aylıkları tutarında mahrumiyet ikramiyesi ödenir. Bölgeler ve
ödenecek ikramiyeler Sağlık Bakanlığı’nca hazırlanacak yönetmelikte
düzenlenir.”
TEKLİF 6- 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun “Çalışma Saatleri” başlıklı 99. maddesine aşağıdaki cümleler
eklenmiştir.
“Hekimler
için bu süre 40 saattir. 2368 sayılı Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma
Esaslarına Dair Kanunun 2. maddesindeki haftalık 40 ve 45 saatlik çalışma süreleri
35 ve 40 saat olarak uygulanır.”
TEKLİF 7- 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun “Yıllık İzin” başlıklı 102. maddesine aşağıdaki cümle
eklenmiştir.
“Hekimler
için bu süreler 25 ve 35 gün olarak uygulanır.”
TEKLİF 8- 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun “Mazeret İzni” başlıklı 104. maddesine aşağıdaki bent eklenmiştir.
D)
Hekimlere, Türk Tabipleri Birliği tarafından kredilendirilen yurtiçi ve
yurtdışındaki bilimsel toplantılara katılabilmelerini teminen yılda toplam bir ayı
geçmemek üzere mazeret izni verilir. Bu iznin verilebilmesi için katılımcılığın
belgelenmesi şarttır.
TEKLİF 9- 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun “Kurumların Memurlarını Hizmet İçinde Yetiştirme Esasları”
başlıklı 214. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının düzenlediği veya bu kurumlarca
kredilendirilen bilimsel/mesleki etkinliklere ilgili personelin katılımı özendirilir.
Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ilgili Bakanlıklar tarafından meslek
kuruluşlarının görüşü alınarak hazırlanacak bir yönetmelikte belirlenir.”
ÖNERİ:
657
sayılı Devlet Memur Kanununun 213. maddesinden sonra gelen Zam ve Tazminatlar
başlıklı Ek Maddenin 1. fıkrasının “(b)” bendinde düzenlenen “Hayat ve
Sağlık İçin Tehlike Arzeden Hizmetlerde Çalışanlara Ödenecek İş Riski
Zammı”nın tüm hekimler için Bakanlar Kurulu tarafından 40.000 puan olarak
belirlenmesi önerilmektedir.
Bütün değişiklik önerileri dikkate
alınarak, yapılacak değişiklikler sonucunda hekimlerin eline geçecek net maaş
miktarları (TL):
8. Derece
Tabip |
2.125.000.000 |
1. Derece
Tabip |
2.600.000.000 |
1. Derece
Uzman Tabip |
2.650.000.000 |
1. Derece
Klinik Şefi |
3.300.000.000 |
GENEL
GEREKÇE:
Hekimlerin ve
diğer sağlık çalışanlarının özlük haklarının oldukça yetersiz olduğu
gerçeğinden hareketle 1998 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanmış
olan “Sağlık Personelinin Özlük Haklarının İyileştirilmesi Teklifi” bugüne
kadar hukuksal düzenleme haline getirilmemiştir. Türk Tabipleri Birliği, hekimlerin
özlük haklarının kısmi iyileştirilmesini sağlayacak olan bu teklife olumlu
yaklaşmış, sürekli olarak Genel Kurul kararlarıyla anılan teklifin
yasalaştırılması gerektiğini belirtmiştir.
Son dönemde
memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili yapılması planlanan düzenlemelerde
sağlık çalışanlarının özlük haklarındaki yetersizliğin giderilmesinin
gözetilmemiş olması nedeniyle, genelde sağlık personeli ve özelde hekimlerle ilgili
iyileştirici önerilerin derhal yasalaştırılması için, içinde bulunulan çalışma
koşulları ile mesleğin özelliklerine dikkat çekilmesi zorunluluk olarak
görülmüştür.
Ülkemizde
sağlık personelinin çalışma koşulları hemen her yerde ağırdır. Mesleki risklerin
en aza indirgenmesi, meslekle ilgili hastalık ve sakatlanma durumunda tazminat ve
güvence konularındaki düzenlemeler yetersizdir. Çalışılan fiziki ortam ve lojmanlar
hemen bir çok yerde yetersiz, varolanlarda asgari şartlardan yoksundur. Mesleki gelişme
ve sürekli eğitim olanakları kısıtlıdır. Tüm bu ve benzeri etmenler sağlık
alanında “normal” çalışma koşullarını daha da zorlaştırmaktadır. Bu durumda
sağlık personelinin moralini yüksek tutmak ve verilen hizmetin kalitesini korumak
önemli bir yönetim sorunudur.
Sağlık
personelinin çalışma koşullarının ve süresinin diğer iş kollarından önemli bir
farkı vardır: Sağlık hizmetinin sürekliliği. Sağlık olgusunun doğası gereği
hizmetlerin sürekli verilmesi bir zorunluluk olduğundan sağlık personelinin gece ve
tatil günleri de çalışması söz konusudur. Üstelik çok hızlı gelişen tıp
bilimini izlemek, bilimsel gelişmeleri uygulamaya aktarmak hekimlerin zorunlu
sayılabilecek görevleri arasındadır. Buna karşın bu görevlere ayrılan sürenin çalışma süresi kapsamında görülmesi henüz
nadir bir olgudur.
Sağlık
personelinin çalışma koşullarını alt başlıklar halinde özetleyecek olursak;
ÇALIŞMA
SÜRELERİNİN FARKLILIĞI, NÖBET, İCAP NÖBETİ
657
sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda devlet memurlarının çalışma süreleri haftada
40 saat iken, 2368 sayılı “Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına
Dair Kanun”da ise sağlık personeli için haftalık çalışma süresi 45 saat olarak
belirlenmiştir. Genellikle ortalama ile ifade edilen bu normal çalışma süresinin
yanı sıra, özellikle hekimlerin gerçek
çalışma süreleri çok daha uzundur. Gerçek çalışma süresi, yasalarla belirlenen
normal çalışma süresi dışında fazla çalışma, nöbet ve çağrılmalarda geçen
süreyi de kapsamaktadır. Sağlık hizmetlerindeki acil durumlar, sağlık
hizmetlerindeki özel zorunluluklar, insanlarla uğraşmanın oldukça özgün yanı,
beklenmeyen durumların sıklığı ve benzeri etmenler çalışma süresinin normal
süreyi aşmasına neden olmaktadır.
Yatan
hastalara gerekli bakımın gece gündüz her saat verilme gerekliliği, sağlık
hizmetlerindeki işlerin sürekliliği, gece çağrılmalar, gece çalışması ve vardiya
uygulamalarına yol açmaktadır. Gece çalışması, vardiyalı çalışma ve düzensiz
çalışılan saatler çalışanlar açısından oldukça sorunlu bir uygulamadır. Uyku
düzensizliği, yemek alışkanlıklarında değişme ve bunların etkileri ortaya
çıkmaktadır. Daha da önemlisi gece çalışması ve düzensiz çalışma saatleri aile
ve sosyal yaşam üzerinde rahatsız edici etkiler yaratmaktadır. Uzun iş saatleri,
fazla çalışma sıklığı, düzensiz çalışma saatleri acil ve beklenmeyen durumlar
nedeniyle son anda ortaya çıkabilen değişiklikler, göreve çağrılmalar, acil
çağrılmalar hastanelerde çalışanların iş dışındaki yaşamlarını baskı
altına almaktadır.
Sağlık
hizmetlerinde fazla çalışma, gece ve vardiya çalışması, hafta sonu ve resmi tatilde
çalışma, icapçı ya da anında hazır görev gibi düzenli hizmetin dışında ve
elverişli olmayan ortamlarda yapılan çalışmalar önemli bir iş güçlüğü olarak
ortaya çıkmaktadır.
Sağlık
hizmetlerinin özelliği 24 saat süreyle ve kesintisiz olup bu nedenle yataklı tedavi
kurumlarında mesai saatleri haricinde de sağlık hizmetlerinin sürdürülebilmesi için
nöbet tutulmaktadır. Ancak mesai saatleri dışında ve genellikle gece ve tatil
günlerinde daha zor şartlarda yürütülmekte olan hizmetin karşılığında ödenen
nöbet ücreti külfet nimet dengesine uygun değildir.
İcapçı
görevi (hazır bekleme, çağrılma ve benzeri) özellikle hastaneler ve yataklı tedavi
kurumlarında yaygındır. Bu görev sağlık personelinin yaşam düzenini sarsması,
çalışma süresini uzatması, çalışma süreleri arasındaki dinlenme sürelerinin
düzensizleşmesi gibi sıkıntılar yaratmaktadır. Ayrıca uzun süre göreve hazır
beklediği halde resmen çağrılmadığından bu süre mevcut yasal düzenlemeler
çerçevesinde sağlık personeli açısından çalışılmamış olarak kabul
edilmektedir. Bugün ülkemizde icapçı nöbetlerinde, göreve çağrılma halinde bile
hiçbir biçimde karşılık ödenmemektedir.
MESLEKİ
RİSKLER
Sağlık
çalışanları yaptıkları işten kaynaklı olarak çok ve çeşitli risklere maruz
kalmaktadır. Bu riskler arasında enfeksiyon hastalıkları, AIDS, hepatit B gibi
biyolojik riskler; stres, ilaç alışkanlığı gibi psiko-sosyal riskler bulunmaktadır.
Özellikle hekim olarak çalışmak büyük bir sorumluluk getirmektedir. Meslek
uygulamasında günlük yaşam, hastalık ve ölüm gibi streslerle doludur. Ayrıca hasta
ve yakınlarından sağlık personeline yönelik fiziki saldırılar da bir iş riski
olarak ortaya çıkmaktadır. İşin doğası ölümün yürekler acısı duygularını
göğüslemeyi ve yüklenmeyi beraberinde getirmektedir.
EĞİTİM
SÜRESİ VE SÜREKLİ EĞİTİMİN GEREKLİLİĞİ
Sağlık
personeli içinde yer alan hekimlerin oldukça uzun temel eğitim sürelerinin yanı
sıra, bilginin yarılanma süresinin kısalığı, tıp teknoloji ve bilgilerindeki
yenilikler nedeniyle sürekliliğinin sağlanması zorunluluktur.
SONUÇ
Ücretin, meslek
uygulamasının gereklerini yerine getirebilecek yeterlilikte olması, ücretlerde
personelin maruz kaldığı mesleki zararlar ve kısıtlamaların hesaba katılması,
ücret düzeylerinin benzer ya da eşit nitelikleri gerektiren benzer ya da eşit
sorumlulukları taşıyan diğer mesleklerin ücretleri ile kıyaslanabilir olması,
riskli ya da olumsuz koşullarda çalışmanın mesleki olarak karşılıklandırılması unsurları gözetilmelidir.
TEKLİF MADDE
GEREKÇELERİ
TEKLİF
1 GEREKÇESİ:
657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun Göstergeler başlıklı 43. maddesinin “(B)” bendinde; bu kanuna
tabi personelin ek göstergeleri, III. bölümde ise; Sağlık Hizmetleri Sınıfına
dahil personele uygulanacak ek göstergeler belirtilmiş bulunmaktadır.
Tıp fakültelerinde
görev yapan öğretim görevlisi 6400 ek gösterge alırken, aynı şekilde eğitim
hastanelerinde uzmanlık eğitimi veren klinik şefine 3600 ek gösterge verilmektedir.
Farklı meslek gruplarından hakim ve savcılara 5800 ek gösterge verilirken, uzman
tabiplere 3600 ek gösterge verilmektedir.
Eşdeğer konumdaki
unvanlar arasındaki ücret farklılığının giderilmesi
için; ek gösterge puanları yeniden
düzenlenmiştir.
TEKLİF
2 GEREKÇESİ:
Tüm
hizmet sınıflarına ödenen Özel Hizmet Tazminatından ayrı olarak Eğitim-Öğretim,
Din Hizmetleri, Emniyet Hizmetleri, Denetim Hizmetleri, Mülki İdare Amirliği Hizmetleri
ve Adalet Hizmetleri sınıflarına ayrıca bir tazminat ödenmektedir. Sağlık
hizmetleri sınıfında bulunan ve en az diğer hizmet sınıflarında çalışan personel
kadar hizmetine ihtiyaç duyulan, iş riskine maruz kalan, ağır iş yükü altında
çalışan tabiplerin de bu tazminattan yararlanmaları amaçlanmıştır.
TEKLİF
3 GEREKÇESİ:
Her
türlü hastalık riskine açık ortamda ve 24 saat süre ile zor şartlarda görev yapan
hekimlerin özel hizmet tazminat oranlarının eşit işe eşit ücret ilkesinden
hareketle, kurumlar arası ve diğer meslek grupları arasındaki farklılığı giderecek
şekilde öğretim süreleri de dikkate alınarak artırılması
uygun görülmüştür.
TEKLİF
4 GEREKÇESİ:
Kanunda yer
alan ve yapılan fazla çalışmaların en az 25 yataklı tedavi kurumlarında yapılması
halinde dikkate alınacağını belirten düzenleme değiştirilerek, bütün sağlık
kurumlarında çalışan hekimlerin fazla çalışmalarının karşılıklandırılması
ve bugüne kadar hiçbir biçimde karşılığı ödenmeyen icap (çağrıya hazır
bekleme) nöbetlerinin ücretlendirilmesi suretiyle bir tür angaryanın ortadan
kaldırılması sağlanmıştır. Ayrıca gösterge rakamları da artırılarak fazla
çalışmanın hakkaniyete ve eşit işe eşit ücret ilkesine uygun olması
amaçlanmıştır.
TEKLİF
5 GEREKÇESİ:
Yapılacak
bu mali özendirme ile sağlık personelinin bölgeler arasında dengeli dağılımının
sağlanması amaçlanmıştır.
TEKLİF
6 GEREKÇESİ:
Hizmetin
özelliği gereği ağır çalışma koşullarına sahip olan hekimlerin çalışma
süresinin en azından diğer kamu personelinin çalışma saatleri ile eşit hale
getirilmesi amaçlanmıştır. Hekimlerin tüm mali ve özlük hakları ile birlikte tam
süre çalışmaları gereği hukuksal düzenlemeye kavuşturuluncaya kadar kısmi
çalışmanın haftada 35 saat olarak uygulanması amaçlanmıştır.
TEKLİF
7 GEREKÇESİ:
Hizmetin
özelliği gereği ağır çalışma koşullarına sahip olan hekimlerin yıllık izin
süresi arttırılmıştır.
TEKLİF
8 GEREKÇESİ:
Tıp
alanında sürekli ortaya çıkan yeniliklerin öğrenilebilmesi için bilimsel
toplantılara katılımın özendirilmesi sonuçta toplum sağlığına olumlu etki
yaratacağından anılan düzenleme önerilmektedir.
TEKLİF
9 GEREKÇESİ:
Kamu
personelinin hizmet içi eğitiminde kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının
düzenledikleri ya da kredilendirdikleri etkinliklere katılımının özendirilmesi amaçlanmıştır.
ÖNERİ
GEREKÇESİ
Genel
gerekçede belirtilen mesleğin özellikleri dikkate alındığında mevcut iş riski
zammının çok düşük olduğu dikkati çekmektedir. İş riski zammının hekimlik
mesleğinin özelliğine uygun olması amacıyla değişiklik önerilmektedir.
Bu içerik 8608 defa okunmuştur. |