Yazışmalar


ACELE VE SAATLİDİR!
566/2011
18.04.2011

TABİP ODASI BAŞKANLIĞI’NA

Bugüne kadar yürütülen çalışmalar nedeniyle öncelikle emeği geçen herkesi kutluyoruz. Şimdiden tarihimize ve Türkiye'ye çok önemli bir katkı sunduğumuzu bilmeliyiz.

1)19-20 Nisan'da uyulacak kurallar ve eylemin genel çerçevesi aşağıdaki basın duyurusu ile bir kez daha kamuoyuyla paylaşılmıştır. Gerek görürseniz ekteki materyali ya da ilinizle ilgili öngördüğünüz düzenlemeleri halkımızı bilgilendirmek amacıyla yerel basınla paylaşmanız yararlı olacaktır.

2)Tabip Odası yöneticilerimiz 18 Nisan Pazartesi öğlenden başlayarak TTB Merkez Konseyi üyelerini ve Konsey sekreteryasını 24 saat boyunca arayabilir. 19 Nisan Salı sabahtan itibaren mail/faks ve gereğinde telefonla TTB Merkez Konseyi sık aralarla katılım, gelişmeler vb. hakkında bilgilendirilmeli, bu amaçla oda bünyesinde bir sekreter görevlendirilmeli, kendisine telefon vb. aktarılan bilgileri (kaynağını belirterek; örneğin oda başkanı Dr. Ali Erk, ....Hastanesinden Dr. Şeyda  Atıl gibi) raporlaştırarak iletmelidir. Herhangi olumsuz/beklenmeyen bir durumda başta Genel Sekreter olmak üzere Merkez Konsey üyelerine ulaşarak mutlaka bilgi verilmelidir.

3)İllerin özel durumları nedeniyle alacakları kararlar ve eklemeler dışında genel eylem tarzı öğlen saatlerinde bir arada görünür etkinlikler (yürüyüş, açıklama vd.) şeklinde olacaktır.

4)Eylemle ilgili bilgiler TTB Merkez Konseyinde kurulacak olan Basın Bürosu'ndan kamuoyu ile paylaşılacaktır.

5)Eylem süresince kaynağı belli olmayan duyum, söylenti vb. haberlere itibar edilmemeli; çeşitli haber sitesi vb. kaynaklarda yer alan bilgiler kaynağından doğrulanmadan geçerli kabul edilmemelidir. TTB Merkez Konseyi web sitesi ya da televizyonlardan Merkez Konsey yöneticilerinin açıklamaları dikkate alınmalıdır.

6)Her türlü idari baskı vb. (kim, kime/kimlere, nerede, ne zaman, nasıl gibi) ayrıntılı bir şekilde tutanağa bağlanmalı ve Merkez Konseye rapor edilmelidir. Böyle bir gelişme beklenmemekle birlikte, bu yöndeki olumsuz gelişmeler derhal tutum almamız ve sahiplenerek girişimde bulunmamızın yanısıra ciddiyetine göre (eylemin süresize dönmesi dahil) değerlendirme konusu olabilecektir.

Unutulmamalı ki eylemin  başarısı ciddiyetimiz ve disiplinli davranışlarımıza bağlıdır. Bu eylemin arzu edilen sonuçlara ulaşmaması durumunda burada elde edilen tecrübe ışığında daha uzun süreli "iş"ler karar için gündemimizdedir.

Hepimize kolay gelsin.

Saygılarımızla,

Prof. Dr. Feride Aksu Tanık
TTB Merkez Konseyi
Genel Sekreteri

 

KAMUOYUNA DUYURU

Değerli Halkımız, Hastalarımız,

19-20 Nisan Salı ve Çarşamba günleri aciller dışında sağlık hizmeti sunulmayacaktır!

Eylem süresince Türkiye'de daha önce de yaşanan Bayram Tatili gibi genel tatillerdekine benzer biçimde sağlık hizmeti sunulacaktır. O nedenle halkımızın / hastalarımızın herhangi bir sorunla karşılaşması söz konusu değildir, olmayacaktır.

Halkımızın sağlık kuruluşlarına acil durumlar dışında hizmet amacıyla gelmemelerini,

Türkiye'de yaşayan herkesin arzusu olan

herkese sağlık, güvenli gelecek:

sağlıkta özelleştirmeye karşı iş güvencesi, gelir güvencesi, can güvencesi, mesleki bağımsızlık,

her türlü katkı-katılım paylarının kaldırılması

ana talepleriyle sürdürülen bu eylemde yer almak için illerde yapılacak etkinliklere katılmalarını bekliyoruz.

Değerli sağlık çalışanları;

19-20 Nisan'ı Türkiye ölçeğinde büyük bir başarıyla gerçekleştireceğimizden kuşkumuz yoktur.

Bu eylemin haklılığı, meşruluğu hiçbir tartışmaya yer vermeyecek kadar açıktır.

Eyleme hiçbir gölge düşmemesi için her birimizin sorumluluk içerisinde, hiçbir tartışmaya yer vermeyecek tarzda, ağırbaşlı, sakin, kararlı, halkımızı bilgilendirici/açıklayıcı, etkinliklerde birlikte olmamızın verdiği coşkuyla davranması ve özen gösterilecek kurallara dikkat etmesi önemlidir.

Tüm hekimler ve sağlık çalışanları, her zaman olduğu gibi eylem süresince de  her yaştaki acil hastaların tıbbi zarar görmemeleri için özel gayret göstermelidir. Bu amaçla;

I- Birinci basamak sağlık hizmeti sunan birimler dahil olmak üzere, acil tanı ve tedavi endikasyonu olan hastaların bakımı aksatılmayacaktır. Acil servisler eylem süresince gerektiğinde görevli hekimlerce takviye edilecektir.

II- Acil hizmetin verilebilmesi için sağlık kuruluşlarının acillerine ulaşımın istemeyerek de olsa engellenmemesi amacıyla (aciller önünde uygunsuz toplanma, yürüyüşler nedeniyle trafik akışında sıkıntıya yol açma ve acil hasta getiren araçların gelişini zorlaştırma/olanaksızlaştırma gibi durumlara izin verilmemeli) önlemler alınmalıdır.

III- Yoğun bakım hastalarının -eylem nedeniyle- tedavilerinde hiçbir aksamaya yol açılmaması için her zamanki duyarlılıkla hizmetin sürdürülmesine dikkat edilecektir.

IV- Hamilelerin, diyaliz hastalarının ve kanserli hastaların hizmetleri yukarıdaki uyarılar çerçevesinde yerine getirilecektir.

V- Servislerde yatarak tedavi görmekte olan hastaların her türlü tıbbi işleminin aksatılmadan yürütülmesini sağlayabilecek sayıda sağlık çalışanı, mesai dışı sürelerde (gece ve hafta sonu nöbetleri, vb.) olduğu gibi servislerde hazır bulunacaktır.

VI- Bütün sağlık çalışanları eylem boyunca hasta ve yakınlarına eylemin amacını açıklamalı, acil ve yatan hastalarımızın acı ve sıkıntılarına hürmet eden bir tarzla eylem sürdürülmelidir.

VII- Bu hususlar çağrıcı örgütlerin yöneticileri ve her birimdeki temsilcileri tarafından denetlenecek ve belirtilen çerçevede gerçekleşmesi sağlanacaktır.

 

561/2011
14.04.2011

TABİP ODASI BAŞKANLIĞI’NA

Konu   : Sigorta danışmanlığına ilişkin bilgi verilmesi.

Türk Tabipleri Birliği, 2005 yılında, mesleki mali sorumluluk sigortası genel ve özel şartlarının hazırlanması sürecinden başlayarak; başka ülkelerdeki uygulama örneklerinin sonuçlarını da göz önünde tutarak, hekim mesleki mali sorumluluk sigortasının ortaya çıkan mesleki uygulama hatalarını azaltıcı bir etkisinin bulunmadığı, sağlık hizmet sunumu sonrasında açılan davaları sayısal olarak arttırdığı, primlerin yüksekliği sebebiyle hekimlerin gelirlerini azaltıcı yönünün yanı sıra kimi durumlarda hekimin yıllık gelirinden fazla prim talep edildiği, hekimleri riskli hizmetleri sunmaktan kaçınmaya sevk ettiği, olası riskin azaltılması amacıyla en ileri tetkik araçlarına başvurulması eğiliminin artması sebebiyle hizmetin pahalılaşmasına sebep olduğu tespitlerini yapmış; çözüm önerisi olarak da ulusal ölçekte kamusal bir fon oluşturularak kusur/komplikasyon ayrımı olmaksızın ve hekim ile hasta karşı karşıya getirilmeksizin hastaların tıbbi uygulamalardan kaynaklanan zararlarının giderilmesinin sağlanması, ancak daha da önemlisi, tespit edilen tıbbi uygulama hatalarının sebeplerinin araştırılması ve yinelenmesinin önüne geçilmesine yönelik bir sistemin kurulması gerektiğini savunmuştur.

Türk Tabipleri Birliği savunduğu bu değerlerin yaşama geçmesi için gösterdiği gayretin yanı sıra; hekim mesleki sorumluluk sigortasına ilişkin düzenlemelerin hekim ve hastaların en üst seviyede yararına olabilmesini sağlayabilmek için yargısal girişimlerden, ilgili sigorta şirketleriyle görüşmeler yapılmasına ve poliçe karşılaştırması yaparak kamuoyu ile paylaşılmasına kadar her düzlemde iş ve işlem yürütmektedir.

Mesleki mali sorumluluk sigortasının yasal düzenleme ile zorunlu hale getirilmiş olmasıyla meslektaşlarımızın her yıl zorunlu olarak yaptıracağı sigorta poliçelerinin içeriğine yukarıda belirtilen yaklaşımlarla etkide bulunabilmenin önem ve değeri dikkate alınarak, Türk Tabipleri Birliği örgütlü gücünün her bir meslektaşımızın yararına kullanılabilmesi için sigorta şirketleriyle görüşmeler yapıp “en uygun” sigorta poliçelerinin oluşturulması konusunda Gras Savoye Sigorta ve Reasürans Brokerlik A.Ş. isimli risk ve danışmanlık firması ile anlaşma yapılmıştır.

Bu anlaşmaya göre, söz konusu firma, öncelikle en uygun sigorta poliçelerinin oluşturulması için sigorta şirketleriyle görüşmeler yapacaktır. Alınan teklifler Türk Tabipleri Birliği ile birlikte değerlendirilerek hekim lehine “en uygun” olan poliçeler belirlenecektir. Bu poliçelerin en yaygın şekilde hekimlere ulaştırılabilmesi, tabip odalarının da sürece katılmaları ile mümkün olacaktır.

Danışmanlık firmasının, ilgili sigorta şirketleriyle yapacağı görüşmelerde hekim lehine poliçe oluşturulmasında yararlı olacağından, uygun bulan odalarımızın, Gras Savoye Sigorta ve Reasürans Brokerlik A.Ş.’yi sigorta danışmanı olarak tayin etmesi, ekli yetkilendirme belgesini düzenleyerek 29 Nisan 2011 tarihine kadar Merkez Konsey’e göndermeleri gereklidir. Bu yetkinin verilmesiyle, anılan Firma ilgili odanın da sigorta danışmanı olacağından başka sigorta şirketleriyle herhangi bir işbirliği ve benzeri faaliyetin yürütülmemesi gereklidir. Ayrıca, söz konusu poliçelerin oda bölgesindeki hekimlere ulaştırılmasında, anılan danışmanlık firmasının yürüteceği çalışmalara oda olarak gerekli desteğin verilmesi, mesleki mali sorumluluk sigortasının hekimleri koruma fonksiyonunun nisbi olarak en yüksek düzeyde tutulmasını sağlamaya da katkı yapacaktır.

Diğer yandan, danışmanlık firmasının ilgili sigorta şirketleriyle yapacağı anlaşmalar uyarınca, hekim mesleki sorumluluk sigortası poliçesinin ülke genelinde düzenlenmesinden elde edeceği kazanç, ekli çizelgede gösterilen çerçevede, adına poliçe düzenlenen hekime, ekli yetki belgesini düzenleyen odalarımıza ve Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyine aktarılacaktır.

Bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla,

Dr.Hakan Giritlioğlu
TTB Hukuk Bürosu
Koordinatörü

Prof. Dr. Feride Aksu Tanık
TTB Merkez Konseyi
Genel Sekreteri

 

EK 1- Danışman yetkilendirme yazısı

 

TEK YETKİLİ SİGORTA DANIŞMANI ATAMA MEKTUBU

İlgililere,

Türk Tabipleri Birliği ………. Tabip Odası, … tarihinden itibaren bir yıllık süre ile Gras Savoye Sigorta ve Reasürans Brokerlik Anonim Şirketi’ni 1219 sayılı Kanunun Ek 12 nci maddesinde düzenlenen Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası danışmanı olarak atamıştır.

Gras Savoye Sigorta ve Reasürans Brokerlik Anonim Şirketi Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinin, TTB’nin üyesi olan hekimlerin gereksinimlerine en üst düzeyde yanıt verecek biçimde geliştirilmesi, poliçelerin Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na uygun ve hekimlerin lehine olacak içerikte üretilmesi, satın alınması, uygulanması ve gerektiğinde tazminatın tahsilinde yardımcı olmak üzere hekimlerin menfaatlerinin korunabilmesi için hekimler ve Türk Tabipleri Birliği adına hareketle gerekli sigorta işlerini yürütmekle görevli tek yetkili sigorta danışmanıdır.

Gras Savoye Sigorta ve Reasürans Brokerlik A.Ş. bu kapsamda;  tüm Sigorta Şirketleri ile gerekli ilişkileri kurmak,  poliçeler için teklif almak, poliçelerin analizlerinin yapılarak hekimlerin lehine olabilecek yeni ek teminatların poliçeye eklenmesi, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na aykırı hükümlerin ayıklanması, poliçelerin hekimler lehine geliştirilmesi için sigorta şirketleri ile müzakere ve pazarlıkları yürütmek, sözleşmelerin akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürütmek ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmakla yetkilendirilmiştir.

Gereği için bilgilerinize sunarız. Saygılarımızla,

Türk Tabipleri Birliği

………Tabip Odası Yönetim Kurulu

 

 

 

EK 2- BROKER KOMİSYONUNUN PAYLAŞIMI

 

*BROKER’İN ACENTA KOMİSYON GELİRİ

Gras Savoye %

**HEKİM %

***TTB

(TO+MK) %

0-50.000 TL

50%

50%

0%

50.001 TL - 100.000 TL

40%

50%

10%

100.001 TL - 200.000 TL

30%

50%

20%

200.001 TL - 300.000 TL

25%

50%

25%

300.001 TL - 400.000 TL

20%

50%

30%

400.001 TL ve üstü

10%

50%

40%

 

*Yukarıdaki tablo, Broker firmanın poliçe bedeli üzerinden %20 komisyon geliri elde edeceği planlanarak yapılmıştır.

** Adına poliçe düzenlenen hekime, firmanın komisyon gelir oranına bağlı olmaksızın her durumda, poliçe bedelinin % 10’u oranında indirim yansıtılacaktır.

*** TTB’ye aktarılan gelir, Merkez Konseyi tarafından ayrıca belirlenecek orana göre, oda bölgesinde yapılan poliçe sayısı da gözetilerek, Gras Savoye firmasını danışman atayan Odalarımız lehine gelir olarak kaydedilecektir.

511/2011
07.04.2011

TABİP ODASI BAŞKANLIĞI’NA

Mesleğimize, kendimize, birlikte çalıştığımız arkadaşlarımıza, sağlık hizmeti sunduğumuz halkımıza, çocuklarımıza karşı her zamankinden daha fazla sorumlulukla davranmamız gereken günlerden geçiyoruz.

Çok uzun süredir itildiğimiz koşullara, hak etmediğimiz uygulamalara yönelik “biriktirdik”. Yanlışlarımız, eksiklerimiz oldu.  Birbirimizin değerini, birlikteliğimizin önemini “unuttuk”. Söylenecek çok şey var elbette ama 13 Mart’ta gerçekleştirdiğimiz mitingle düne ait olumsuz ne varsa bırakacak, olumlu olanları koruyup geliştirecek bir sürece “yeniden başladık”.

13 Mart’tan bu yana mitingte yer alan kuruluşlarla birlikte süreci ve bundan sonra yapılacakları birden fazla toplantıda değerlendirdik. 27 Mart’ta uzmanlık dernekleri ile toplandık ve 1 Nisan tarihinde dernek Başkan’larına bir yazı gönderdik (ek 1). Yine aynı tarihte TBMM’de yer alan üç partiden randevu talep ettik (ek 2).

6 Nisan’da 19-20 Nisan tarihinde yapacağımız etkinlikle ilgili basın toplantımızı yaptık (ek 3). CHP’den sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve BDP’den sayın Pervin Buldan ile görüşülmüş olup 8 Nisan’da MHP’den sayın Devlet Bahçeli ile görüşülecektir. Bu görüşmelerde 19-20 Nisan’da sağlık hizmeti sunul(a)mayacağı belirtilerek bilgi verilmekte, değerlendirmelerimiz/taleplerimiz aktarılmakta, hem fikir oldukları takdirde kamuoyuna açıklama yapmaları, desteklemeleri vb. beklentilerimiz dile getirilmektedir.

Bilindiği gibi TTB sağlık hakkının savunucusu bir hekim örgütüdür; sağlık hakkının hasta hakkı-hekim hakkı olarak birbirinin karşıtı gibi konumlandırılmaya çalışılan anlayışlarla değil bir bütün olarak kavranabileceğini düşünür.  Bu düşünce bugün ve geleceğe ilişkin kaygı duyan, belirsizlik içerisinde yaşayan, her anlamda ve özellikle de meslek uygulaması açısından güvencesiz koşullarda çalışan, mutsuz hekimler/sağlık çalışanları ile nitelikli bir sağlık hizmetinin verilemeyeceğini savunur. Ticarileştirilmiş bir sağlık hizmeti ortamında şiddete uğrayan, iş/gelir güvencesi olmayan hekimler sağlık hakkının kararlı ve arzu edilen bir savunucusu ol(a)mayacağı gibi daha ötesi patronların/tıbbi endüstrinin çıkarına “çalışan” bir konuma itilirler.

A)    Ayrıntılı değerlendirmesini daha sonra hep birlikte yapacağımız ve tarihimizde gurur duyarak şimdiden yer alan 13 Mart eylemi sonrası bir gelişme canımızı sıkmıştır. 19-20 Nisan hazırlıklarını yürütürken en başta yapılması gereken “iş”imiz budur.

“Kayseri Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Mustafa Demirel, 13 Mart tarihinde Ankara'da gerçekleştirilen "Çok Ses Tek Yürek" mitingine katıldığı gerekçesiyle, 5 Nisan 2011 tarihinde yürütmekte bulunduğu Göğüs Hastalıkları Hastanesi Başhekimliği görevinden alındı. Uygulamaya tepki gösteren bir açıklamayı Kayseri Valiliği'ne, Kayseri Milletvekillerine ve siyasi partilerin Kayseri İl Başkanlıkları'na gönderen Kayseri Tabip Odası, bugün de (6 Nisan 2011) konuya ilişkin bir basın toplantısı düzenledi.” (http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/13mart-2563.html)

Bu durum kabul edilemez. Merkez Konseyi 8 Nisan 2011 günü Sağlık Bakanı ile yapılacak görüşmede bu konuyu dile getirecektir. Ancak bütün tabip odalarımızın Kayseri Tabip Odası ve meslektaşımızla dayanışma duygularını, Valilik, Sağlık Müdürlüğü’ne yönelikte tepkilerini iletmeleri önemlidir.

Kayseri Tabip Odası Faksı                 :0 352 2212365

Kayseri Valiliği Faksı                        :0 352 2211703

Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü Faksı    :0 352 2211151

B)

1) Tabip Odalarımız illerindeki bütün sağlık örgütlerini ziyaret etmeli ve/veya toplantıya çağırarak hep birlikte güçlü bir 19-20 Nisan için program çıkartmalıdır. Her sağlık kuruluşu (özellikle hastaneler) için “komite”ler oluşturulmalı (meslek örgütü, sendika vb. temsilciler yer alabileceği gibi kurumun önde gelen isimleri de sorumluluk üstlenebilir), ASM vb. az sayıda çalışanın olduğu yerlerde sorumlular belirlenmelidir.

Bu yapılarla ilişki kurularak bütün sürece dair bilgi akışı sağlanmalıdır.

19 Nisan öncesi idareler ekte (ek 4) yer alan yazı ile bilgilendirilmeli, hasta/hasta yakınlarına bilgi ve haber verilmeli, 19 Nisan günü istenmeyen bir baskı olmaması konusunda gerekli görüşme söz konusu komitelerce idarelere eylemin haklılığı, meşruiyeti konusunda bir kez daha bilgi verilerek sürecin tereddütsüz bir kararlılıkla gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır. Unutmamalıdır ki bu eylem hiçbir hastaya zarar verecek bir özelliğe sahip değildir.

2) Olabilen en geniş ölçekte siyasi parti, sendika, dernek vb. örgütlü yapılar ziyaret edilerek/bilgilendirilerek 19-20 Nisan için üyelerine haber vermeleri, sağlık kuruluşlarına gelmemeleri, destek amaçlı ziyaretleri beklediğimizi, her ilde o il tarafından açıklanacak etkinliklere katılımları hatırlatılmalı, 19 Nisan öncesi destek açıklamalarını istediğimizi söylemeliyiz.

3) Özellikle eczaneler aracılığıyla yaygın bir haberdar etme ve bilgilendirme çalışması için eczacı odaları ile işbirliği önemsenmelidir. Ayrıca yerel her türlü yakın temas, var olan olumlu ilişkiler geliştirilerek “herkese sağlık, güvenli gelecek” anlayışı ile katkı-katılım ve destekleri istenmelidir.

4) Yerel medya (radyo, gazete, TV), elektronik ortam bütün zenginliğiyle değerlendirilmelidir.

5) Merkez Konseyi’nden gönderilecek kokart, afiş, el ilanları hafta başında odalarımızda olacak şekilde hazırlıklar sürdürülmektedir. Ancak odalarımızın ana hattı belirli olan bu süreçte kendilerince hazırlanıp dağıtılacak her türlü materyal hazırlığı propaganda çalışmalarını zenginleştirip güçlendirecektir. Üretilen materyallerin merkez Konseyi’ne iletilmesi yararlanmamız ve paylaşım açısından çok önemlidir.

6) Ülkenin bir genel seçim sürecinde olması nedeniyle çok sayıda hekim aday adayı olmuştur. Bu meslektaşlarımız her etkinliğimizin -odalarımızın bilgisiyle- doğrudan katılımcısı, yürütücüsü, destekçisi olmalıdır. Kendileri ile görüşülerek 19’u öncesi ve 19 Nisan’daki beklentilerimiz belirtilmelidir.

7)19-20 Nisan tarihlerinde “dokuz günlük bayram tatillerinde” yürütülen düzeyde hizmetler sürdürülecek olup hazırlıkların buna göre gözden geçirilmesi yararlı olacaktır.

Bütünüyle haklı ve meşru olan 19-20 Nisan etkinliğimizin arzu ettiğimiz katılım ve başarıyla sürdürülebilmesi hepimize bağlıdır. 19-20 Nisan’ın başarılı olmasının ise tek bir önkoşulu vardır: Bu işe yüreğimizi koymak ve çalışmak. Kamu-özel bütün sağlık kuruluşları, aile sağlığı merkezinden tıp fakülteleri ve muayenehanelere kadar her yerde çalışan meslektaşlarımızı kapsayan bu etkinlikte hedefe ulaşacağımızdan kuşkumuz yoktur.

Hepimize kolay gelsin.

Saygılarımızla,

Prof. Dr. Feride Aksu Tanık
TTB Merkez Konseyi
Genel Sekreteri

 

Ekler:

(1)   Uzmanlık dernekleri Başkanlarına gönderilen yazı (1 Nisan 2011)

(2)   TBMM’deki siyasi partilere gönderilen yazı (1 Nisan 2011)

(3)   19-20 Nisan Basın açıklaması ve yapılacaklara dair bilgilendirme metni

(4)   Hastane Başhekimleri’ne bir üst yazı ile tarafınızdan gönderilecek yazı

(5)   19-20 Nisan’la ilgili hukuki bilgilendirme metni

Devamını oku...

G Ü N L Ü D Ü R  !

534/2011
11.04.2011

TABİP ODASI BAŞKANLIĞINA

Odanızın 01 Nisan 2010 – 31 Mart 2011 tarihleri arasındaki Gelir-Giderlerinin ayrıntılı Tablosunu ve 2010 yılı Bilançosu’nun tasdikli olarak en geç 01 Mayıs 2011 tarihine kadar Birliğimize gönderilmesini rica eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz

Saygılarımızla,

Dr.Feride Aksu TANIK
TTB Merkez Konseyi
Genel Sekreter

 

 

501/2011
04.04.2011

TABİP ODASI BAŞKANLIĞI’NA

Konu: Aidat ve Birlik payı ödemeleri hk.

6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’da (Torba Yasa) bir kısım meslek kuruluşlarının üyelerinden olan aidat alacakları ile odaların Birliğe ödemeleri gereken ödentinin, yasanın yürürlük tarihini izleyen aydan itibaren, 6 ay içinde tam olarak ödenmesi halinde faiz ve gecikme zammı gibi ferilerinin affedileceği düzenlenmiş; bu yapılandırmanın yasa ile kurulmuş diğer meslek kuruluşları tarafından da uygulanabileceği belirtilmiş; hükmün uygulamasına ilişkin olarak ilgili meslek kuruluşunun üst kuruluşunun yetkili olduğu, bağlı odalarca üst kuruluşun kararının uygulanacağı da hüküm altına alınmıştır.

Aynı yasal düzenlemede,  bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları gerektiği belirtilmiştir.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, odalarla yaptığı yazışmalar sonucunda, söz konusu yasal düzenlemenin Türk Tabipleri Birliği ve odalarda uygulanmasına karar vermiştir.

Buna göre, 6111 sayılı Yasa’dan kaynaklanan haktan yararlanmak isteyenlerin 2 Mayıs 2011 tarihine kadar borçlu bulundukları Oda’ya başvurmalarından sonra;

  • 31 Aralık 2010 tarihine kadar ödenmesi gerektiği halde ödenmemiş olan üye aidatlarının en geç 1 Eylül 2011 tarihine kadar ilgili odaya ödenmesi halinde herhangi bir faiz ya da gecikme zammı uygulanmayacaktır,
  • 31 Aralık 2010 tarihine kadar ödenmesi gerektiği halde ödenmemiş olan Birlik paylarının 1 Eylül 2011 tarihine kadar Birliğe ödenmesi halinde herhangi bir faiz ya da gecikme zammı uygulanmayacaktır,
  • 2011 yılı aidatı ve Birlik payı, ödenmesi gereken zamanda tam olarak ödenecek olup gecikme halinde ilgili mevzuatı uyarınca faiz ve gecikme zammı uygulanacaktır.

6111 sayılı Yasa’dan yararlanma isteğinin bildirilmesinde herhangi bir şekil şartı mevcut değildir. Islak imzalı dilekçeyle, faksla ya da oda kayıtlarında mevcut elektronik posta adresinden gönderilen ileti yoluyla başvuru yapılabileceği gibi söz konusu süre içinde herhangi bir başvuru yapılmaksızın doğrudan ödeme yapılması da mümkündür.

Diğer taraftan ödemelerini zamanında yapan üyeler ve odalara karşı adaletsiz bir uygulama yaratabileceği düşüncesiyle; 31.12.2010 tarihi itibariyle aidat borcu olmayan üyeler ile Birlik payı borcu bulunmayan odaların gelecek iki yıllık ödemelerinde, yıllık %10-15 indirim yapılmasının Büyük Kongre’ye önerge olarak verilmesine ve burada alınacak karar doğrultusunda uygulama yapılmasına karar verilmiştir.

Bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla,

Prof. Dr. Feride Aksu Tanık
TTB Merkez Konseyi
Genel Sekreteri