Yazışmalar


392/2009
06.03.2009

TABİP ODASI BAŞKANLIĞI'NA

TTB İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kol toplantısı 22 Mart 2009 tarihinde Ankara’da aşağıdaki gündemle yapılacaktır. Gündemle  ilgili komisyonlarınızda görüş oluşturularak toplantıya hazırlıklı gelinmesini ve katılımcı isminin en geç 16 Mart 2009 tarihine kadar bildirilmesini bekler, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla,

Dr.Ceyhan Akaya
TTB İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu a.
Başkan

Dr. Eriş Bilaloğlu
TTB Merkez Konseyi
Genel Sekreter

 Yer     :Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi

            GMK Bulvarı Şehit Daniş Tunalıgil Sok.

            No:2 Kat:4 Maltepe/ANKARA

Tarih   :22 Mart 2009 Pazar
Saat     :09:30-17.00
 
Toplantının Gündemi  :

1 - Kol  Divan Kurulu seçimi

2 - Türkiye sağlık ortamı, işçi sağlığı ve işyeri hekimliğinde yaşanan son gelişmelerin değerlendirilmesi,

3 - İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği'nde yaşanan son gelişmeler karşısında Tabip Odalarının çalışmaları konusunda bilgilendirmesi,

4 - "İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik Taslağı" konusunda teknik ve hukuki değerlendirmeler ve kol olarak yönetmelik taslağına karşı örgütsel politikaların belirlenmesi,

5 - 2008-2010 dönemi TTB İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kol Programı'nın görüşülüp karara bağlanması,

6 -TTB İşyeri Hekimliği Temel  ve   İleri   Eğitimlerinin   değerlendirilmesi,

7 -Bilim Eğitim Kurulu'nun (BEK) yeniden oluşturulması konusunda kolun bilgilendirilmesi,

8 -Kolun “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği “ ile ilgili Kongre ve Sempozyumlar konularında bilgilendirilmesi,

 
 

354/2009
26.02.2009

            TABİP ODASI BAŞKANLIĞI’NA

            TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu tarafından hazırlanan, şiddete maruz kalan kadınlara yaklaşımda meslektaşlarımızın çalışmalarına ışık tutacağını düşündüğümüz “Acil Serviste Kadına Yönelik Şiddetin Tanı-Tedavi ve Yönlendirilmesi” broşürünü acil servislerde çalışan hekimlere ulaştırmayı hedefliyoruz.

            8 Mart 2009 Pazar günü kadın meslektaşlarımızın dünya kadınlar gününü kutlamak amacıyla Acil Servislerin dolaşılarak broşürün iletilmesi için gereğinin yapılacağı düşüncesiyle, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla,
Prof.Dr.Feride Aksu Tanık
TTB Merkez Konseyi
II.Başkanı

 

342/2009
23.02.2009

            TABİP ODASI BAŞKANLIĞI’NA

            T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’nden gelen http://www.ttb.org.tr/sil/yonetmelik.doc linkinde yer alan “İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik Taslağı” ile ilgili görüşlerinizi 2 Mart 2009 (Pazartesi) tarihine kadar iletmenizi bekler, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla,
Dr.Eriş Bilaloğlu
TTB Merkez Konseyi
Genel Sekreter

 

351/2009
25.02.2009

TABİP ODASI BAŞKANLIĞI’NA

21 Şubat 2009 tarihinde toplanan ve 31 tabip odasının katılımı ile gerçekleşen Türk Tabipleri Birliği Genel Yönetim Kurulu’nda  (TTB GYK) Türkiye, sağlık ve hekimlik ortamı ile yürütülen çalışmaları değerlendirerek aşağıdaki açıklamayı kamuoyu ile paylaşmayı kararlaştırmıştır:

  1. Türkiye geçmişten bugüne iç ve dış birçok sorunun biriktiği sıkıntılı bir süreçten geçmektedir. Bu süreç kapitalizmin krizinin etkilerinin giderek daha fazla hissedilir olduğu bir zeminle birleşerek bütün toplumu içine almaktadır.
  1. Türkiye’nin aynı zamanda bir yerel seçim arifesinde olması sorunların farklı “yaşanmasına” neden olmaktadır.
  1. AKP iktidarını tecrübe etmişlikten kaynaklanan gerekçelerle bütün toplumda 29 Mart yerel seçimleri sonrasına dair endişeli, karamsar bir atmosfer vardır. “Bekletilen, geciktirilen” olumsuzlukların 29 Mart sonrası halka “şiddetle” fatura edileceği kesin gözükmektedir. Bunun en somut örnekleri ve beklentisi sağlık alanında yaşanmaktadır: sevk zincirinin seyri-ertelenmesi, on günlük süre içinde başvuru hakkının kısıtlanması uygulaması, Nisan başında ilaç zammı... ilk elde sayılabilecekler arasındadır. Ancak tüm bunların yanı sıra sağlığa ilişkin özel olarak vurgulanması gereken tehdit işsizliktir.
  1. Hekimler halkın sağlığının korunması, mümkünse var olan sağlıklılık halinin geliştirilmesi, bir nedenle bozulduğunda ise iyileştirilmesi ile ilgili sağlık ekibinin üyesidirler. Ancak bu görevlerini yerine getirebilmeleri gün geçtikçe daha da olanaksızlaşmaktadır. Bunun bugün ve yakın dönemdeki en önemli gerekçesi işsizliktir. Hekimlerin hiçbir güvencesi olmayan, sağlık açısından asgari yeterliliklere (yeterli gelir/iş, beslenme, barınma) sahip olmayan  insanlarımıza yardımcı olabilmesi ne yazık ki çok sınırlıdır. İşsizlik Türkiye’nin süregen bir halk sağlığı sorunudur. AKP iktidarı 6 yılı aşan iktidarı boyunca çözüm adına anlamlı bir icraat yapmadığı gibi bu sorunu “beslendiği” bir alan olarak sürdürmüş, insanların hakkı olanı işsizlere “sadaka” olarak vermeyi siyasetinin ana unsuru haline getirmiştir. Toplumun bugün ve gelecek endişesine düştüğü, umutsuzluğa itildiği koşullar hekimlerin de insanların sağlığına katkı sunmak açısından çaresizlikle daha fazla yüz yüze kalacakları anlamına gelmektedir. Bugün işsiz kalan bir kişi en geç altı ay sonra primleri ödenmeyen ve sağlık güvencesinden bütünüyle yoksun bir konuma gelecektir. İşsizlik giderek artan bir tehlikedir o nedenle bu soruna dikkat çekmek önümüzde sürekli bir görevdir.
  1. Söz konusu tablo bir başka ölçekte hekimler için de geçerlidir. Özel sağlık sektöründe çalışan hekimler iş, kamuda çalışanlar ise gelir güvencesinin öne çıktığı sıkıntılar içerisindedirler. Hekimlik uygulaması ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun düzenlemeleri ile piyasanın ihtiyaçları arasına sıkışmış durumdadır. Özel olarak poliklinikte, acilde, sağlık ocağında yaşanan hekime yönelik şiddet, hürmetsiz idareci tutumu hekimlerin taleplerini netleştirmektedir:

İş güvencesi, can güvencesi, gelir güvencesi, mesleki bağımsızlık güvencesi ve herkese eşit-ücretsiz sağlık güvencesi.

          Bu dört talebin mevcut uygulamalar ve Sağlık Bakanlığı, hükümet, Meclis gündeminde olan düzenlemeler (malpraktis, “tam gün”,  kamu hastane birlikleri yasa tasarısı vd.) düşünüldüğünde daha da yakıcı hale geleceği ortadadır.

TTB-GYK topluma ve hekimlere sorumluluğu temelinde önümüzdeki günlerde aşağıdaki etkinlikleri gerçekleştirmeye karar vermiştir:

  1. 14 Mart Sağlık Haftası nedeniyle işsizlik ve yarattığı/yaratacağı sağlık etkileri kamuoyu nezdinde işlenerek, hükümetin ivedilikle herkesin hiçbir engel olmaksızın sağlık hizmeti alabileceğini açıklaması istenecektir: “sağlık için nüfus cüzdanı yeterlidir!”  
  1. Bu amaçla 14 Mart 2009 Cumartesi günü tabip odalarımızın organizasyonuyla illerde “sağlık hakkıyürüyüşleri organize edilecektir. Toplumun örgütlü-örgütsüz bütün kesimlerinin katılımına ve katkısına açık olarak düzenlenecek bu yürüyüşlerde işsizliğe de vurgu yapılarak sağlık hakkı işlenecek, hekim ve sağlıkçıların sorunlarına dikkat çekilecektir.
  1. Hekime yönelik şiddet çalışma ortamlarımızın temel tehdidi olmuştur. 4 Mart 2009 günü çalışma koşullarımıza, meslek risklerimize dikkat çekmek için yapılacak olan “maskeli çalışma” etkinliğinin ana temaşiddet olacaktır. 4 Mart gününe kadar herhangi bir değişiklik olmadığı takdirde Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi’nin görevden alınması talebi bu açıklamalarda vurgulanacak, Merkez Konseyi de kendi programını yürürlüğe koyacaktır.
  1. Yukarıda da belirtildiği gibi Türkiye’nin halk sağlığı sorunlarının en başında işsizlik ve bu insanlarımızın sağlık hizmetlerine ulaşmalarının önünde bugün ve kısa süre sonra ortaya çıkacak engeller gelmektedir. Bu yurttaşlarımız hastalandıklarında ücret ödememek için zorunlu olarak acillere başvuracaklardır. O anki durumları “acil” olmadığı için polikliniğe başvurmaları istendiğinde ise hem hekimlerle gerilim yaşayacaklar hem de hizmet alamamış olacaklardır. Bu nedenle taleplerimizin
iş güvencesi,
can güvencesi,
gelir güvencesi,

mesleki bağımsızlık güvencesi,

herkese eşit-ücretsiz sağlık hizmeti güvencesi olduğunu vurgulamak,         halkın sağlık hizmeti alma sorunlarına dikkat çekmek, kamuoyunu uyarmak için

 12 Mart günü hekimler acil’lerde olacaktır.

12 Mart öncesi kamuoyuna yaygın olarak duyurulacak ve hekimlik etiği çerçevesinde yürütülecek bu etkinlikle sağlık sistemimizin, sağlık güvencesizliğinin durumuna ve acil’liğine dikkat çekilecektir.

  1. AKP’nin yürüttüğü sağlığı piyasalaştırma, ticarileştirme, paralı hale getirme programının alternatifi vardır. Bunun yolu Türkiye’nin zenginliklerini eşit, demokratik, adil, barış içerisinde paylaşmayı isteyen bir anlayış ve uygulama bütünlüğünden geçmektedir. 29 Mart yerel seçimlerine bu isteğin yansıması topluma umut verecektir. TTB dün olduğu gibi bugün ve yarın da topluma ve hekimlere karşı sorumluluğu çerçevesinde davranacak,  herkese sağlık, güvenli gelecek talebinin ısrarlı takipçisi olmaya devam edecektir.

Saygılarımızla,
Prof.Dr.Feride Aksu Tanık
TTB Merkez Konseyi
4II.Başkanı

 
 

307/2009
16.02.2009

            TABİP ODASI BAŞKANLIĞI’NA

            7 Şubat 2009 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu Toplantısı kararları ektedir.

            Bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla,
Dr. Elif Kırteke
TTB Merkez Konseyi
Üyesi

KADIN HEKİMLİK VE KADIN SAĞLIĞI KOLU TOPLANTISI KARARLARI

TARİH: 07.02.2009

YER: TTB Merkez Konseyi

KATILIMCILAR:
  1. Ankara-Müge Yetener, Didem Gelegen, Havva Güneş Özden, Filiz Ak Parlak.
  2. Çanakkale-Yasemin İlhan Yalçın
  3. Denizli-Melek Demir, Füsun Düzcan
  4. Hatay-Selva Bayar
  5. İstanbul-Lale Tırtıl
  6. İzmir-Meltem Çiçeklioğlu
  7. Muğla-Şehriban Aydın
  8. Tokat-Sevim Altın
  9. TTB-Feride Aksu Tanık
 

Aşağıda belirtilen gündemle toplanan kolumuz başlıklar altındaki kararları almıştır.

GÜNDEM:

  1. Bilgilendirme
  2. Çalışma ilkeleri
  3. Çalışma programı
  4. 8 Mart çalışmaları
KOL ÇALIŞMA İLKELERİ:

Ankara Tabip Odası kadın komisyonu tarafından önerilen aşağıdaki ilkeler kol çalışma ilkeleri olarak kabul edildi.

  1. Egemen söylemden bağımsızlaşmış bir kadın dili oluşturmak ve bunu mümkün olduğunca ortak kılmaya çalışmak. Bu amaçla yazılı ve görsel dokümantasyon
yapmak, çalışmalarda bu konuya yer açmak.
  1. Üretim ve strateji geliştirme süreçlerinde sermayeden, güç ilişkilerinden, fonlardan, projecilikten uzak kalmak.
  2. Kadınların kendi sözlerini söyleyebilecekleri, kadın bakışını içeren yöntemlerle

stratejiler üretebilecekleri,  erkeklik ideolojisinin filtresinden geçmemiş

fikirleri rahatça ve çekincesiz olarak  dillendirebilecekleri, kadınların kendilerine ait sözleri söyleyebilecekleri ve aynı zamanda, bunu duyulur kılan bir alanda üretebilmek için, komisyon ve kol toplantılarının kadınların katılımına açık olması.

  1. Erkek meslektaşlarımızla dayanışmak, onlardan dayanışma talebetmek, daha yaşanılır bir dünya  hedefimiz doğrultusunda birlikte dönüşmek ve dönüştürmek için ortak eylemlilikler ve çalışma alanları oluşturmak.
  2. Tıbbın egemen ataerkil bakışını sorgulamak, tıbbi uygulamalarda kadını ve kadına özgü sağlık sorunlarını görünür kılmak.
  3. Kadının sağlık ve güvenlik politikalarından dışlanmasına karşı mücadele etmek, kadın emeğini görünür kılma mücadelesine katkıda bulunmak.
  4. Bir halk sağlığı sorunu , kadın bedenini /cinselliğini / emeğini denetleme aracı ve patriarkal kapitalizmin en önemli silahı olarak olarak  ''kadına yönelik şiddet'' konusunu gündemde tutmak.
  5. Hiyerarşik olmayan, şeffaf ve katılımcı bir çalışma ortamı yaratmak.
ÇALIŞMA PROGRAMI:
  1. Eril tıp uygulamaları, beden politikaları, üreme sağlığı konuları üzerinde öncelikli çalışmalar yapılmasına karar verildi. Bu konuların 2010 yılı II. Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kongresinde tema olarak ele alınması önerildi.
  2. Kadınların sık karşılaştığı sağlık sorunlarının bir el kitabında ele alınması ya da 2010 yılı II. Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kongresinde tema olarak ele alınması önerildi.
  3. Krizin kadın sağlığı üzerine etkilerini çalışılmasına karar verildi.
  4. Kadına yönelik şiddet ile ilgili bir çalışma grubu kuruldu (İzmir: Aslı Davas, Aylin Sena Beliner, Sema İlhan, Ankara: Havva Özden, Şevkat Bahar Özvarış, Didem Gelegen, İstanbul: Yeşim İşlegen, Elif Kırteke, Gülsüm Önal, Lale Tırtıl). Bu çalışma grubu KYŞ eğitim modülü oluşturmak için bir çalışma yürütecek.
  5. Kadın hekim envanteri: emek, iş yükü, atama ve yükselmelerde durum, uzmanlık alanı seçimleri, ekonomik gelir düzeyi gibi tıp mesleği içinde kadın hekimlerin statüsünü belirlemeye yarayacak bir envanter oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Gerçekleştirmesi zor ve zaman alan bir çalışma olacağı düşünülen bu etkinlik için bir ön araştırma yapılmasına karar verildi.
8 MART:

1.      Kolumuz 8 Mart 2009 için, “Kriz, savaş ve yoksulluğun kadın üzerine etkileri” konusunu tema olarak seçmiştir. Bu temayı işleyen bir basın açıklaması yapılacaktır.

2.      “Kriz, savaş ve yoksulluğun kadın üzerine etkileri” temalı afişimiz tabip odalarına gönderilecek ve sağlık kurumlarında değerlendirilmesi sağlanacaktır.

3.      8 mart günü acil servislerde nöbetçi olan meslektaşlarımız ziyaret edilip günlerini kutlayan bir kokart ve “Acil Serviste Kadına Yönelik Şiddetin Tanı, Tedavi Ve Yönlendirilmesi Broşürü” dağıtılacaktır.