Yazışmalar


2095/2008
31.12.2008

            TABİP ODASI BAŞKANLIĞI’NA

Konu: Üye kayıtları hk.

Tabip Odalarımız tarafından Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi’ne yapılan başvurularda üye kayıt işlemleri sırasında istenecek belgelerin neler olduğu ve kayıt işlemlerinin ne şekilde yapılması gerektiği sorulmaktadır. Bu konuda tabip odalarımız tarafından farklı uygulamalar yapıldığı öğrenilmiş ve ortak bir uygulamanın sağlanabilmesi için bazı bilgilerin paylaşılması gerektiği düşünülmüştür.

I. a) Bilindiği gibi, 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu uyarınca üye olabilmek için hekim olmak ve oda bölgesinde bulunmak koşullarının varlığı yeterlidir. Bu nedenle iki koşulun varlığını gösteren en az sayıdaki belge ile (örneğin kamu kurumunda çalışan hekimler için çalıştığı kurum tarafından düzenlenmiş olan hekim olarak çalıştığını gösterir belge) kayıt işlemi yapılabilir.

Ancak, gerek 6023 sayılı Yasanın tanımladığı tabip odası-hekim ilişkisinin sürdürülebilmesi ve gerekse sözü edilen Yasa’ya 20.03.2006 tarihinde eklenen Ek Madde 5 uyarınca Sağlık Bakanlığı’na gerekli bildirimlerin yapılabilmesi amacıyla, kaydedilecek hekimlerden aşağıdaki belgelerin istenmesinde yarar bulunmaktadır.

  • Diploma fotokopisi veya çıkış belgesi örneği, (Noter onaylı değil ise belge aslı Oda tarafından görülmelidir) (Yabancı üniversitede tıp eğitimi alanların diplomasının ve varsa uzmanlık belgesinin 1219 Sayılı Yasa’nın 4. maddesi uyarınca kabul edilmiş ve Sağlık Bakanlığı tarafından tescil edilmiş olduğuna dair belge),
  • Nüfus Cüzdanı fotokopisi, (Nüfus cüzdanı aslı Oda tarafından görülmeli ve TC Kimlik No elektronik olarak kontrol edilmelidir)
  • Sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışanlar için çalışmalarına ilişkin beyanları içerir belge,
  • İkametgâhı gösterir belge (ikametgâh ilmühaberi veya kişi adına kayıtlı son üç aya ilişkin elektrik, su aboneliği vb. fatura örneği) (kamu kurumunda görevli hekimler için istenmesi gerekli değildir)
  • 2 adet vesikalık fotoğraf
  • Hekim tarafından doldurulmuş kayıt formu (Bkz. Ek.1)

b) Asker hekimler ile hekim olmadıkları halde Tıpta Uzmanlık Tüzüğü'ne göre uzman olmuş veteriner, bakteriyolog, biyokimya, vb. laboratuar uzmanlarının kayıtlarında da yukarıda sayılan belgeler istenmelidir.(Bkz. Ek.2)

c) Türk soylu yabancıların ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarının kaydında (Bkz. Ek.3), tabip odası tarafından yukarıda sayılan belgelere ek olarak;

  • Talepte bulunan bir Yüksek Öğretim Kurumunda çalışacak ise, 2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanunu hükümleri uyarınca göreve atandığına ilişkin belge,
  • Türkiye’de çalışma izninin birer örneği alınmalıdır.

d) Türk vatandaşı iken başka ülke vatandaşlığını seçerek Türk vatandaşlığından çıkan ve “5203 sayılı Kanunla Tanınan Hakların Kullanılmasına İlişkin Belge” sahibi olan hekimler yönünden ise (Bkz. Ek.4), bu ek belgelerin istenmesine gerek bulunmamaktadır.

II. Üyelik koşulunu taşımaya devam etmekle birlikte, yukarıda sayılan belgelerinin eksik olduğu görülenlerden, bunların tamamlanması istenmelidir.

III. Birinci bölümün b, c, d bentlerinde durumları açıklanan kişilerin tabip odası seçimlerinde seçme ve seçilme hakları bulunmadığından, bu kişilerin kayıtlarının ayrı bir kütükte tutulması gerekmektedir.

IV. İlk defa kaydı yapılacak olan hekimlerden kayıt sırasında tabip odası kayıt ücreti alınır. Kayıt ücretinin miktarı TTB Büyük Kongresi tarafından belirlenir. 6023 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca, bir üyenin bir odadan başka bir odaya naklinde odaya kayıt ücreti yeniden alınamayacaktır.

18-19 Kasım 2006 tarihinde yapılan Türk Tabipleri Birliği 55. Büyük Kongresinde alınan karar uyarınca; Haziran ayından sonra üye olanlardan, kayıt ücretinin yanı sıra o yılın üye aidatı peşin olarak alınır.

Birinci bölümün b, c, d bentlerinde durumları açıklanan kişilerden de kayıt ödentisi ve yıllık ödenti alınır. (Bkz. Ek.5)

V.Tabip Odalarında Hizmetlerin Yürütülmesine İlişkin Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca, tabip odaları yönetim kurulları, bölgelerinden ayrılan hekimleri, yeni gittikleri bölge odasına hemen bildirmek ve kendisi ile ilgili bilgileri içeren dosyayı hekimin gittiği bölge odasına iletmekle yükümlüdürler. Üyenin aidat borcunun bulunması, kayıtların nakledilmemesine engel değildir. Üye kaydının gönderilmesi ve tabip odası kayıtlarından silinmesi işlemlerinin yapılmasında, önceki kayıtların izlenebilmesi, bir başka anlatımla silinmeden önceki kayıtlara ulaşılabilirliğin sağlanması gerekmektedir.

Bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla,

Dr.Hakan Giritlioğlu
TTB Hukuk Bürosu
Koordinatörü

Dr.Eriş Bilaloğlu
TTB Merkez Konseyi
Genel Sekreter

EKLER:
EK 1. ÜYE KAYIT FORMU

(*) ile gösterilen bölümlerin doldurulması zorunludur.

Tabip Odası sicil no

(Tabip Odası tarafından doldurulacaktır)
 

Adı  (*)

 

Soyadı (*)

 

T.C. Kimlik no (*)

 

Doğum yeri, tarihi

 
Cinsiyeti
 
 

Ev adresi (*)

 
 

Özel sağlık kurum/ kuruluşu adresi (1) (*)

 
 

Özel sağlık kurum/ kuruluşu adresi (2) (*)

 
 
Kamu görevi adresi (*)
 
 

e-posta adresi (*)

 

Telefon numaraları (*)

 

Ev:                                  Özel İş:                           

Cep:                                Kamu İş:

Diğer iletişim bilgileri

 

Yazışma adresi tercihi

 
 

Mezun olduğu üniversite/fakülte (lisans)

 

Diploma tescil numarası

 

Mezun olduğu üniversite/ fakülte / eğitim hastanesi  (uzmanlık)

 

Diploma tescil numarası

 

Mezun olduğu üniversite/ fakülte / eğitim hastanesi  (yan dal uzmanlığı)

 

Diploma tescil numarası

 
 

İşyeri hekimliği bilgileri

 
 
 

                                                                                                                      …../…./……….

                                                                                                                         Ad-Soyadı  

                                                                                                                            İmza

EK 2. 6023 sayılı yasanın 7. maddesinin son fıkrası uyarınca, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yasası gereğince askeri hekimler serbest olarak çalışsalar bile, tabip odalarına üye olamazlar. Ancak serbest meslek icra eden askeri hekimler ile hekim olmadıkları halde Tıpta Uzmanlık Tüzüğü'ne göre uzman olmuş veteriner, bakteriyolog, biyokimya, vb. laboratuar uzmanları, mesleki hak, yetki, disiplin ve sorumluluk bakımından 6023 sayılı Yasa hükümlerine tabi olduklarından, tabip odalarınca denetlenirler ve haklarında disiplin kovuşturması yapılır. Bu nedenle, üye olarak kaydedilmeleri olanaklı olmayan bu kişilerin de kayıtlarının tutulması önem taşımaktadır.

EK 3. 1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 1. maddesine göre hekimlik münhasıran Türk vatandaşlarının yapabileceği bir meslektir. Ancak 2527 Sayılı Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanun ile bu kurala istisna getirilmiştir. Sözü edilen Yasa’nın 3. maddesine göre, Türk soylu yabancıların özel kanunlarda aranan nitelikleri taşımak ve yükümlülükleri yerine getirmek şartıyla, Türk vatandaşlarının yapabileceği belirtilen işlerde çalışabilmeleri, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları ile diğer ilgili bakanlık ve kuruluşların görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca izin verilmesi halinde olanaklıdır.Bu özel Yasanın 4. maddesinde, bu şekilde çalışanların Türk vatandaşları gibi ilgili meslek kuruluşlarına kayıt yaptıracakları düzenlenmiştir.

EK 4. 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 20. maddesinde yetkili makam kararı ile vatandaşlığın kaybı düzenlenmiştir. Buna göre maddede belirtilen koşulların varlığı halinde İçişleri Bakanlığı tarafından Türk vatandaşlığından çıkma izni verilmektedir. Buna ilişkin 22. madde uyarınca izin belgesi verilmesiyle kişi, Türk vatandaşlığını kaybetmektedir. Aynı Yasanın vatandaşlığın kaybının sonuçlarının düzenlendiği 5203 sayılı Yasa ile değişik 29. maddesine göre; “Bu Kanun gereğince Türk vatandaşlığını kaybeden kişiler, kayıp tarihinden başlayarak yabancı muamelesine tabi tutulur. Ancak doğumla Türk vatandaşı olup da, İçişleri Bakanlığından vatandaşlıktan çıkma izni alanlar … Türkiye Cumhuriyetinin milli güvenliğine ve kamu düzenine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü ve seçme-seçilme, kamu görevlerine girme ve muafen araç veya ev eşyası ithal etme hakları dışında, sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı kalmak ve bu hakların kullanımında ilgili kanunlardaki hükümlere tabi olmak şartıyla Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler…”

25.03.2005 tarih ve 25766 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kanunun 29. maddesinin Uygulanması İle İlgili 2005/6403 Sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde;“Kamu kurum ve kuruluşlarının kendi görev alanına giren konularda, 403 sayılı Kanunun 29'uncu maddesi kapsamındaki kişilerle ilgili iş ve işlemlerde kendi özel kanunlarında mevcut yabancılar için getirilmiş kısıtlayıcı hükümler değil, mezkur Kanunla getirilen özel düzenlemeler dikkate alınarak işlem yapılacaktır.

Yaşadıkları ülkelerde sosyal ve siyasal haklardan yararlanmak için Türk Vatandaşlığından çıkma izni alan kişilerin, Ülkemiz sınırları içerisinde, kanunda belirtilen haklardan aynen Türk Vatandaşları gibi yararlanmalarını sağlamak amacıyla çıkarılmış bulunan 403 sayılı Kanunun 29'uncu maddesinin, amacı doğrultusunda uygulanması ve bu kanun kapsamındaki kişilerin mağdur edilmemeleri için gereken önlemler süratle alınacaktır.” denilerek hükme açıklık getirildiği ve uygulamaya da yön verildiği görülmektedir.

EK 5. Türk soylu yabancıların, Türk vatandaşlığından çıkan yabancıların, asker hekimlerin ve Tıpta Uzmanlık Tüzüğü'ne göre uzman olmuş veteriner, bakteriyolog, biyokimya, vb. laboratuar uzmanları, seçme ve seçilme hakkından yoksun olmakla birlikte, tabip odasının disiplin denetimine tabidirler ve kayıtlarının tutulmasından denetimlerine kadar birçok işlemin konusu olmaktadırlar. Bu nedenle bu kişilerden de ödenti alınması, hizmetin gereği olduğu gibi eşitlik ilkesinin de bir sonucudur.

 




2094/2008
30.12.2008

            TABİP ODASI BAŞKANLIĞI’NA

            Ekim ayı sonunda yapılan Genel Yönetim Kurulu (GYK) toplantısında tabip odalarımızın “su” ve “aciller” başlıklarında çalışma yapmalarının yerinde olacağı belirlenmişti.

Su başlığında 19.08.2008 tarih ve 1467/2008 sayılı genelge de suyun ticarileştirilmesi ve konunun çerçevesi çizilerek www.suplatformu.net ve www.supolitik.org siteleri refere edilmişti.

            Bazı tabip odalarımızın her iki konuda da yürütülecek çalışmalarda ele alınabilecek başlıklara dair bilgi istemeleri nedeniyle ekte yardımcı olabilecek materyal sunulmaktadır.

            Katkısı olacağı umuduyla, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla,
Dr. Eriş Bilaloğlu
TTB Merkez Konseyi
Genel Sekreter

Su kaynağının türü/türleri (farklı kaynaklar birlikte kullanılıyorsa oranları)

  • Kaynak
  • Yer altı
  • Yüzeyel (göl, baraj)

Günlük kişi başına düşen su miktarı

…………… litre/gün/kişi

Su arıtma tesisi

  • Yok
  • Var (kapasite ………….. ton/gün)

Su dezenfeksiyonu

  • Yapılmıyor
  • Yapılıyor (kullanılan dezenfektanı belirtiniz)

Su kaynaklarınızın havza bazında korunmasına yönelik önlemler

  • Yok
  • Uygulanıyor
  • Planlama aşamasında
  • Bilgi yok

Tüketime sunulan suyun kirlenme kaynakları (varsa açık biçimde belirtilmeli)

  • Endüstriyel atıklar
  • Evsel atıklar
  • Tarımsal kaynaklar (gübre, tarım ilacı)

Şebeke suyunu sağlayan kurum

  • Belediye
  • Özel sektör

Tüketilen yıllık ambalajlı su miktarı

……….. litre

Aşağıdaki tabloda aylara göre su analiz sonuçlarının değerlendirilmesi istenmektedir. Her ay yapılan analiz sayıları nüfusa bağlı olarak değiştiğinden birden fazla ölçüm yapıldığında standartlara göre olumsuz bulunan analiz sayılarını belirtiniz. Örneğin 10 defa bakteriyolojik analiz yapılıp ikisi kirli çıktığında yapılan hanesine 10, olumsuz hanesine 2 yazınız. Kimyasal analizlerde kirlilik saptandığında ise kaç kez hangi değişkenin ne düzeyde çıktığını yazınız. Örneğin 10 kez kimyasal analiz yapıldığında yapılan hanesine 10, içlerinden ikisinde arsenik düzeyi yüksek çıktığında ../..../2009 tarihinde arsenik düzeyi 0.07 mg/litre, 11.5.2008 arsenik düzeyi 0.10 mg/litre gibi olumsuz hanesine kayıt düşünüz. Dezenfeksiyon açısından ölçüm sonuçlarının şebeke  suyu veya depo düzeyi standartlarına göre düşük veya yüksek bulunan ölçüm sayıları olarak belirtiniz.

Formu doldurmaya yönelik sorularınız için Dr.Ali Osman Karababa’yı arayınız.

Tel 0.533.2516023
 
 
Fiziksel
Kimyasal
Bakteriyolojik
Dezenfeksiyon
 
Yapılan
Olumsuz
Yapılan
Olumsuz
Yapılan
Olumsuz
Yapılan
Olumsuz
Ocak
 
 
 
 
 
 
 
 
Şubat
 
 
 
 
 
 
 
 
Mart
 
 
 
 
 
 
 
 
Nisan
 
 
 
 
 
 
 
 
Mayıs
 
 
 
 
 
 
 
 
Haziran
 
 
 
 
 
 
 
 
Temmuz
 
 
 
 
 
 
 
 
Ağustos
 
 
 
 
 
 
 
 
Eylül
 
 
 
 
 
 
 
 
Ekim
 
 
 
 
 
 
 
 
Kasım
 
 
 
 
 
 
 
 
Aralık
 
 
 
 
 
 
 
 
 

ACİL SERVİSLER
 
 
VAR
YOK
AÇIKLAMA
YETERLİ
UYGUN
YETERSİZ
UYGUN DEĞİL
 
MİMARİ VE FİZİKSEL ALT YAPI
 
Kolay ulaşılabilirlik
      Ana yola yakın olma
 
 
 
 

      Yollarda yönlendirme levhaları

 
 
 
 

      Ana yoldan uygun çıkış (viraj olmaması)

 
 
 
 
Hastane binasındaki konumu

      Ana yoldan girişe yakın olma

 
 
 
 

      Hastanenin ana kapısından giriş yapan diğer hastaların göremeyeceği uzaklık

 
 
 
 

      Binanın ana yoğunluğunun olmadığı bir köşesinde

 
 
 
 
Ambulans giriş ve çıkışı
      U şeklinde
 
 
 
 

      Hasta indirilen alan hava koşullarına korunaklı

 
 
 
 
Hasta araçları giriş ve çıkışı
      U şeklinde
 
 
 
 

      Hasta indirilen alan hava koşullarına korunaklı

 
 
 
 

      Hasta indirme-bindirme sırasında kısa süreli beklemeler için uygun genişlik

 
 
 
 
Hasta araçları için yakın bölgede park yeri
 
 
 
 
Giriş kapısı

      Ayaktan ve ambulansla gelen hastalar için ayrı giriş kapıları

 
 
 
 

      En az 2 sedye genişliğinde

 
 
 
 

      Eşit yol ve giriş zemin yüksekliği (Tekerlekli sandalye ve sedyenin rahat girebilmesi için)

 
 
 
 

      Otomatik ya da kolay açılan giriş kapısı

 
 
 
 

      Acil kapısında sedye ve tekerlekli sandalye için ayrı alan

 
 
 
 

Acil olmayan hastaların ya da acil hasta yakınlarının bekleme yeri

 
 
 
 

Hastane içinden yönlendirme ve acil servise geçiş kolaylığı

 
 
 
 

Hastanenin diğer bölümleriyle tek yönlü (acilden hastaneye doğru) bağlantı

 
 
 
 

Servise girmeden önce temizlenme/dekontaminasyon odası (kimyasal madde ve radyasyon zehirlenmeleri için)

 
 
 
 
En az 2 sedyenin sığacağı genişlikte koridorlar
 
 
 
 
Afet ve toplu kazalarda genişleyebilme kapasitesi
 
 
 
 
Özürlü tuvaleti
 
 
 
 
Hastaların özel eşyaları için dolaplar
 
 
 
 
Aydınlatma
      Ortam aydınlatması
 
 
 
 

      Cerrahi girişimler için ayrı aydınlatma

 
 
 
 
Havalandırma sistemi
 
 
 
 
Isıtma sistemi
(ideal ısı  20-22º C, ideal nem %50-60)
 
 
 
 
 
VAR
YOK
AÇIKLAMA
YETERLİ
UYGUN
YETERSİZ
UYGUN DEĞİL
Jeneratör sistemi
 
 
 
 
Yangın çıkışı
 
 
 
 
Seminer odası
 
 
 
 
Personel için soyunma dinlenme odaları
 
 
 
 
Güvenlik birimi
 
 
 
 
Malzeme odası
 
 
 
 
Halkla ilişkiler ve haberleşme birimi
 
 
 
 
 
ÇALIŞMA ORTAMI
 
Triyaj ünitesi

      Giriş kapısından direk giriş

 
 
 
 

      Hasta, bekleme ve bakım ünitelerine direk açılım

 
 
 
 

      Giriş kapısı, bekleme salonu ve tedavi birimlerini görebilme özelliği

 
 
 
 
Resüsitasyon odası

      Girişe en yakın yerde

 
 
 
 
      Yeterli alan
(her yatak için en az 6x6 metre)
 
 
 
 

      Her yatak başına monitörizasyon ve ayrı havayolu donanımı

 
 
 
 
Ayaktan yetişkin muayene birimleri
 
 
 
 
Çocuk muayene odaları
 
 
 
 
Enjeksiyon odası
 
 
 
 
Küçük cerrahi müdahale birimleri
 
 
 
 
Alçı ve redüksiyon birimleri
 
 
 
 
Gözlem odası

      Oda şeklinde, sürgülü cam kapılı (en az 3,5x4,2 metre)

 
 
 
 

       Perde/paravan ile ayrılan bölümler, (iki yatak arası en az 2.4 metre, karşılıklı yatak mesafesi en az 3 metre)

 
 
 
 

      Her yatak başına monitörizasyon ve ayrı havayolu donanımı

 
 
 
 
Ana hemşire deski
      Merkezi yerleşim
 
 
 
 

      Monitörize hastaları gözleyebilecek konumda

 
 
 
 

      Merkezi kardiyak monitör

 
 
 
 

      100 cm den alçak desk

 
 
 
 
Doktor deskleri
 
 
 
 

Acil servis alanında olması gereken diğer üniteler (servis içinde aciliyet durumuna göre sıralanır)

      Laboratuar ya da pnömatik vakum sistemi

 
 
 
 
      Radyoloji birimleri

            Röntgen cihazı

 
 
 
 

            USG

 
 
 
 

            BT

 
 
 
 
      Yoğun bakım ünitesi
 
 
 
 
      Ameliyathane
 
 
 
 

Ana ameliyathane ile yoğun bakım üniteleri arasında bağlantı

      Kolay ulaşılırlık
 
 
 
 
      Sedye asansörü
 
 
 
 
Malzeme dolabı
 
 
 
 
      Kolay ulaşılabilir
 
 
 
 
      Merkezi yerleşimli
 
 
 
 
 
İnsan gücü

·        Her hastaya ortalama 20 dk ayrılmalı

·        Vardiyalı çalışma düzeni (normal koşullarda günde 12 saat çalışma, çok yoğun servislerde günde 8 saat çalışma) olmalı

·        Hasta başvurusunun daha yoğun olduğu 16:00-24:00 saatleri arasında daha fazla sayıda personel bulundurulmalı

·        Her hastane için iş yüküne göre ayrı optimal kadro sayısı belirlenmelidir:

 -yıllık hasta başvurusu,

 - hasta başına 20 dk süre,

 -haftada 40 saat,

 -yılda 48 hafta çalışma süresi göz önünde bulundurularak.

·        Acil tıp uzmanı, pratisyen hekim, hemşire, acil tıp teknisyeni, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, temizlik görevlisi, güvenlik görevlisi

(Acil Servis kullanımı, Ulusal Sağlık Politikaları ile çok yakından bağlantılıdır. Sevk zincirinin varlığı, Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin durumu, Sağlık Uygulama Tebliğlerinde ki değişiklikler, günümüzde sağlıklı personel gereksinimi için hesaplamalara olanak vermemektedir.)

 




Normal 0 21 false false false MicrosoftInternetExplorer4 /* Style Definitions */table.MsoNormalTable{mso-style-name:"Normal Tablo";mso-tstyle-rowband-size:0;mso-tstyle-colband-size:0;mso-style-noshow:yes;mso-style-parent:"";mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;mso-para-margin:0cm;mso-para-margin-bottom:.0001pt;mso-pagination:widow-orphan;font-size:10.0pt;font-family:"Times New Roman";mso-ansi-language:#0400;mso-fareast-language:#0400;mso-bidi-language:#0400;}table.MsoTableGrid{mso-style-name:"Tablo Kılavuzu";mso-tstyle-rowband-size:0;mso-tstyle-colband-size:0;border:solid windowtext 1.0pt;mso-border-alt:solid windowtext .5pt;mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;mso-border-insideh:.5pt solid windowtext;mso-border-insidev:.5pt solid windowtext;mso-para-margin:0cm;mso-para-margin-bottom:.0001pt;mso-pagination:widow-orphan;font-size:10.0pt;font-family:"Times New Roman";mso-ansi-language:#0400;mso-fareast-language:#0400;mso-bidi-language:#0400;}

2072-2008
26 Aralık 2008

            TABİPODASI BAŞKANLIĞI’NA

            Genel pratisyenliğin ayrı bir tıp disiplini olarak, her yıl düzenlediği Pratisyen Hekimlik Kongre’lerinin on dördüncüsü bu yıl Ekim ayında Antalya’dagerçekleşecektir. Bilindiği gibi kongrelerimizi TTB Pratisyen Hekimler Kolu,TTB Genel Pratisyenlik Enstitüsü ve Pratisyen Hekimlik Derneği ile birlikteyapmaktayız. Bunun nedeni, kongrelerimizde en fazla sayıda pratisyen hekimlebuluşmak ve kongrelerimize onların en yoğun katkısını sağlamaktır. Bu amaçlaXIV. Pratisyen Hekimlik Kongresi ana teması öneriniz ile işlenmesiniistediğiniz kurs ve bilimsel oturumlar ile bunlardan ilinizce düzenlenmesinidüşündüğünüz kurs ve oturumların olası kurs sorumlusu/oturum başkanı,eğitici/konuşmacılarını 16 Ocak 2009tarihine kadar TTB Pratisyen Hekimler Kolu’na faks ya da e-posta yoluylaulaştırmanızı rica ederiz. ( Konuya ilişkin form  ektedir).

            AyrıcaKongre Düzenleme Komite’sinde iliniz odanız adına görev alacak meslektaşlarımızın belirlenirken KongreYönergesi’ndeki koşulları taşımasına özen gösterilmesi  yukarıda ifade edilen amacımızıngerçekleşmesi için önemlidir. Gerekli duyarlılığın gösterilmesini bekler,çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla;

TTB Pratisyen Hekimler Kolu a.
Dr. Hasan Değirmenci
Başkan

TTB Merkez Konseyi
Dr. Eriş Bilaloğlu
Genel Sekreter

 

XIV. PRATİSYEN HEKİMLİK KONGRESİ

KONU ÖNERİLERİ

A.    ÖNERENKURUM:

B.   KONGREANA TEMASI ÖNERİLERİ:

1.       

2.       

C.   KONGREDEİŞLENMESİ ÖNERİLEN KONULAR

1.       

2.       

3.       

4.       

5.       

6.                                                                                                                         

7.                                                                                                                         

D.   KONGREDEYAPILMASINI ÖNERİLEN KURSLAR:

1.       

2.       

3.       

E.    HAZIRLAMAKİSTEDİĞİMİZ KONULAR VEYA KURSLAR (Yukarıdaki iki listeden seçiniz)

1.       

2.       

3.       

4.       

5.       

F.    KONGREİLE İLGİLİ DİĞER ÖNERİLER:

1.       

2.       

3.       

 

Not:  *Önerilerinizi önem sırasına göre sıralayınız.

         *Konuve kurs önerilerinizi spesifik olarak yazınız.

         *Hazırlamakistediğiniz konuları ayrıntılarıyla (oturum şekli, konuşmacı sayısı vs)öneriniz.

         *Hazırlamakistediğiniz kursları ayrıntılarıyla (eğitici sayısı, kursiyer sayısı vs)öneriniz.

         *Formlarıngönderileceği yer;

TTB PratisyenHekimler Kolu, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı Şehit Daniş Tunalıgil Sk. No: 2 Kat:4 Maltepe / Ankara

         Tel:(0312) 231 31 79  Fax: (0312) 231 19 52E-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir .

 

 

 

 






26 Aralık 2008
2071-2008

TABİP ODASIBAŞKANLIĞI’NA

            TTB Pratisyen Hekimler Kolu Toplantısı 20 Aralık 2008 tarihinde toplanmıştır.

            Alınankararlar ekte sunulmuştur.

            Gereğiiçin bilgilerinize sunulur.

Saygılarımızla;

Dr: Hasan Değirmenci
TTB Pratisyen Hekimler Kol
Başkan

Dr. Eriş Bilaloğlu
TTB Merkez Konseyi
Genel Sekreter

Not:Kol Toplantı Tutanakları ve ekleri istenildiği takdirdeelektronik ortamda sekreteryadan edinilebilir.

TTB PHK 2008-2010 ÇALIŞMA PROGRAMI

            Bu döneme ait sorunların beş anabaşlıkta yoğunlaşacağını düşünmekteyiz.

Bunlar;

  1. Aile hekimliğinintüm ülkeye yaygınlaştırılmaya çalışılacağı ve aile hekimliği uzmanlığınınözendirileceği / zorlanacağı,
  2. Sağlıkta Dönüşüm vebu programın birinci basamak ayağı olan aile hekimliğinin halkın sağlıkhizmetine ulaşmada yaratacağı sorunların yaşanacağı,
  3. Sağlık hizmetineulaşmada yaşanan sorunlara paralel olarak 112 ve acil servislere yığılmanedeniyle yaşanacak sorunlar ve bunun kaçınılmaz sonucu sağlıkçalışanlarına yönelik şiddette artışın olacağı
  4. Sözleşme imzalamayanbirinci basamak hekimlerinin geçici görevlerinin artarak ve yaygınlaşarakbir cezalandırma, yıldırma ve sürgün yönleri olacağı,
  5. Anlaşma imzalamayanbirinci basamak hekimlerinin özlük hakları sorunlarının yoğunlaşacağıolarak değerlendirmekteyiz.

Pratisyen hekimler arasında mesleğiniyapamamaktan, eşit işe eşit ücret alamamaktan, yürütülen rekabet ortamı ileartan etik sorunların yaratacağı örgütlenme ve iyi hekimlik değerlerindeerozyonların yaşanacağı bir sağlık ortamı kaygısını taşımaktayız.

Tüm bu ana sorunlar karşısında TTB PHKolarak genel ilke ve çalışma alanlarımız olarak tespit ve tartışmalarımızı altıbaşlıkta toplayabiliriz:

  1. Birinci basamakta örgütlenme:Bu iki yılda 22 olan komisyon sayımızı 28’e çıkarış ve komisyonlarımızıdaha etkin çalışma konusunda desteklemiş olmaktan hedefimiz odalarımızınolduğu tüm illerde Pratisyen Hekim Komisyonumuzun da olmasıdır.  Ayrıca bu komisyonlarımızın kendi illerindekibirimlerde temsilcilerinin olması ve temsilcilerimizin oda yöneticilerineonların da kol yürütmemize hızlı ve etkin ulaşabileceği bir telefonzincirinin kurulması örgütlenmenin temel şemasını oluşturmalıdır.
  2. Türk TabipleriBirliği Merkez Konseyi ile gündem oluşturma ve toplantılara katılım, TTBçalışma organları koordinasyon toplantıları ile ortak çalışmaolanaklarının arttırılması ve hukuk bürosu ile sıkı iletişim ve  işbirliği yapılmalıdır.
  3. Alanımızın üç örgütüolan TTB – PHK, TTB – GPE ve Pratisyen Hekimlik Derneği her fırsattaanlatılmalı, yıllık planlar ile toplantı ve etkinliklerin çakışmasıönlenmeli, Genel Pratisyenlik geçiş dönemi eğitimleri alanda anlatılıpözendirilmeli, kongreler, bölgesel eğitim günleri ve kurslarla daha fazlahekim ile buluşulmalıdır.
  4. Komisyonlarımız ikiyıllık temsilcileri ile kol toplantılarına katılımı ve devamlılığınsağlanması, üç aylık faaliyet ve çalışma programlarını raporlandırmalarıve ayrıca kol gündemi için hazırlıklı ve raporlar ile gelinmesi
  5. Kol ve YürütmeKurulu çalışmaları açısından; olağan şartlarda ayda bir YK, üç ayda birkez kol toplantısı yapılması, kol toplantılarının Ankara’da, yürütmekurulu toplantılarının kol öncesindeki gün Ankara olmak üzere diğerbelirlenmiş tarihlerde farklı illerde gerçekleştirilmesi, farklı illeribelirlemede yöntem olarak bölge tabip odaları  pratisyen hekim komisyonları ilebuluşması ya da il düzeyinde tabip odaları değerlendirilerekgerçekleşecektir. Kol izleme ve alt çalışma birimlerinin kurulması,çalıştaylar, kol toplantıları izleme ve alt çalışma birimlerinin sunumlarıile bilgilerin paylaşılması, sağlık ve sağlık dışı güncel konularlakonunun uzmanı kişileri davet etmek olarak sıralanabilir.
  6. TTB – PHK’nın 20.yıl etkinlikleri kapsamında görsel ve yazılı metinler hazırlama ve panelve diğer etkinlikler düzenlenmesi planlamaktadır.

Sonsöz olarak;

  • TTB’nin tıp ortamıve ülkemize dair politikaları çerçevesinde, birinci basamak hekimliğine,birinci basamak emekçilerine ve halkımızın sağlık hakkına sahip çıkmayadevam edeceğiz.
  • Bu amaçla, bugünsağlıkta dönüşüm projesine karşı verdiğimiz mücadeleyi devam ettirirkenyarın için 224 sayılı yasanın ruhuna uygun hak ettiğimiz sağlık sistemönerimizi ve ısrarımızı sürdüreceğiz.
  • Ayrı bir tıpdisiplini olan birinci basamak hekimliğinin  TTB Pratisyen Hekimler Kolu, PratisyenHekimlik Derneği ve TTB Genel Pratisyenlik Enstitüsü ile hak ettiğiörgütlenme ile, mesleki eğitim ve özlük haklarını kazanacağına inanıyoruz.
  • Halkımızın sağlıkhakkını, koruyucu hekimlik uygulamaları ve birinci basamak tedavi edicihizmet sunumunu birlikte, ücretsiz, ulaşılabilir ve nitelikli olaraksağlık ocaklarımızı bir ekip halinde sağlayabileceğimizi biliyoruz.

Yani; bugüne kadar olduğu gibi bundansonrada haklar savaşımımıza devam edeceğiz.

TÜRKTABİPLERİ BİRLİĞİ PRATİSYEN HEKİMLER KOL TOPLANTISI

20ARALIK 2008 – ANKARA

Türk Tabipleri Birliği Pratisyen Hekimler KolToplantısı TTB Merkez Konseyi'nde 25 ilden 48 katılımcı ile toplanmıştır.

GÜNDEM: 

  1. 2006 – 2008 Pratisyen Hekim Kol çalışmalarının değerlendirilmesi
  2. 2008 – 2010 genel çalışma programının görüşülmesi
  3. Pratisyen Hekim Kol Yürütme Kurulu seçimi
  4. 13. Pratisyen Hekimlik Kongresi'nin değerlendirilmesi
  5. Diğer

GÜNDEM:  

  1. 2006 – 2008 Pratisyen Hekim Kolçalışmalarının değerlendirilmesi: Dönemsekreteri Yaprak Karakoç Güvercin 2006 – 2008 yılına ait çalışma raporunuaşağıdaki başlıklar çerçevesinde sundu:
  1. Aile hekimliği uygulamalarına yönelik gerçekleştirilen  eylemve etkinlikler,
  2. Pratisyen Hekimlik Kongreleri: 2006 – 2007 – 2008 yıllarına aitkongrelerin düzenlenmesi süreçlerinde yaşananlar,
  3. MK ve diğer organlarla ilişkiler ve etkinlikler,
  4. Kol toplantıları ve kararlar, raporda yer aldı. 
  1. 2008 – 2010 genel çalışma programının görüşülmesi ve sevk zinciri  
  1. Hasan Değirmenci 2008 – 2010 genel çalışma programı taslağınıtartışmaya açmak üzere sunum yaptı (Ek )
  2. Figen Şahpaz dört ilde uygulanan "sevk zinciri pilotuygulaması"nın öncesi ve bugünü ile ilgili bir sunum yaptı.Sevkzincirinin uygulandığı illerden gelen pratisyen hekimler deneyimleriniaktardı. Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu uygulamalarıdeğerlendirildi. 
  3.  Isparta' da 117  aile hekiminden 107'sine soruşturmaaçılmasının "Aile hekimliği sisteminin işlemediğinin itirafı"olduğu değerlendirilerek bu ve benzer soruşturmaların seyrininyakından  takibi karalaştırıldı.
  4. Heyet iller bazında önümüzdeki döneme ait önerilerini paylaştı.Aile hekimlerinin tabip odalarına  üyeliklerinin zorunlu olupolmadığı konusunda hukuki görüş alınması kararlaştırıldı.(Ailehekimlerinin kamu hekimi mi, özel hekim mi sayılacakları anlamında)
  5.  Pilot iller değerlendirme toplantılarının devamlılığınınsağlanması önerildi.
  6. Belge olmadan cari gider parasının verilmesinin hukuksal açıdandeğerlendirilmesi ve gerekirse hukuksal süreç için gerekli girişimlerinyapılması konuşuldu.
  7. Hukuksal hak aramanın sürdürülmesi, ama başlıca araç olarakkullanılmaması gerektiği vurgulandı.
  8. Aile hekimliği sistemindeki özellikle koruyucu sağlık hizmetlerineyönelik aksaklıkların (ev ziyareti, gebe-bebek tespit, izlem gibi) görünürhale gelmesini sağlayıcı girişimler yapılması önerildi.
  9.  Politikacılar ve oda yönetimlerinin bilgilendirilmesigerektiği paylaşıldı. İllerde yaşananların PHK web sitesinde paylaşılmasıkararı alındı.  
  1. Pratisyen Hekim Kol Yürütme Kurulu seçimi

2008– 2010 dönemi PHK Yürütme Kurulu seçimi kapalı oy kullanımı ve açık oy sayımıile gerçekleştirildi

Kol Başkanı: HasanDeğirmenci – İzmir

Kol Sekreteri: MehmetÇakmak – Ankara  

Yürütme Üyesi 1: MustafaAyvaz – Samsun

Yürütme Üyesi 2: YelizMutlu - İstanbul

Yürütme Üyesi 3: BirtürkÖzkavak – Eskişehir

Yürütme Üyesi 4: DeryaYüksel – Manisa

Yürütme Üyesi 5: KamiranYıldırım - Mardin  

YEDEK:

  1. Yedek: Hakan Pehlivan – Bolu Düzce
  2. Yedek: Nimet Altın – Antalya
  3. Yedek: Ergün Vijdan - Adana
  1. TTB Merkez Konsey sunumu ve Komisyon etkinlik sunumları  

TTB Genel Sekreteri ErişBilaloğlu Merkez Konsey'in Sağlıkta Dönüşüm ve Pratisyen Hekimlere yöneliketkinlikleri ile Sağlık Bakanlığı'nın 2008 yılı Sağlıkta Dönüşüm Programıdeğerlendirme raporu ve Isparta – Burdur Tabip Odası çalışmalarınıdeğerlendirdi, Merkez Konsey'in diğer organlarıyla ve örgütlerle bu konudailetişim aşaması paylaşıldı. Eylem planı açıklandı. 

Tabip odaları  pratisyenhekim komisyon etkinlikleri gerek sözel gerekse metin biçimiyle paylaşıldı 

  1. 13. Pratisyen Hekimlik Kongresi'nin değerlendirilmesi ve 14.Kongre için kurullara katılacak kişilerin görevlendirilmesi  

13. PH Kongresi sonuçbildirgesi heyet ile paylaşıldı.. İller kongre hazırlık aşamasından, kongresürecine kadar bir çok aşamasını sözel değerlendirdi.

TÖK ile iletişimgeliştirilerek kongrelerimize tıp fakültesi öğrencilerinin katılması olumluolarak değerlendirildi.

Gelecek kongre içinkomisyonların 15 Şubat 2009'a kadar Düzenleme Kurulu'nda görev alacakkişileri, kongre ana temasını, tek zamanlı ve eş zamanlı oturumlar için konuönerilerini ve önerilen konulardan hangilerinde sorumluluk alabileceklerinibelirlemeleri kararı verildi.

Kongrenin yanısıra bölgeseleğitim günlerinin de gerçekleştirilmesi gerektiği paylaşıldı ve odalardanbu tip etkinlikler için hazırlıklar yapıldığı geri bildirimi alındı.

14. Pratisyen Hekimlik Kongresi'ne PHK adına katılacakDüzenleme Kurulu için kapalı oy, açık sayım ile seçim yapılarak:1 kişi (KamiranYıldırım) Sosyal Komite ve 5 kişi ( Özlem Coşkun, Lale Tuna, Akif Akalın,Necdet Uçan, İlknur Yılmaz)Bilimsel Komite üyesi olarak belirlendi 
 

GELECEK GÜNDEM ÖNERİSİ:

    1. Aile hekimliğinde son durum
    2. Sevk zincirinde durum saptama
    3. 14. Pratisyen Hekimlik Kongresi hazırlıkları
    4. Sağlıkta Dönüşüm Programının birinci basamağındiğer alanlarına etkisi
 



2091/2008
29.12.2008

TABİPODASI BAŞKANLIĞI’NA

Konu: Üniversite öğretim elemanlarının, meslek kuruluşlarının yönetim veya denetim organlarında görev yapmalarının Yükseköğretim Kanunu’nun 38. maddesi kapsamında görevlendirmeleriyle mümkün olabileceğine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın yazısına ilişkin değerlendirme ile bilgi istemidir.

YükseköğretimKurulu Başkanlığı tarafından bütün üniversite rektörlüklerine 17.11.2008gün ve 033505 sayı ile akademik kadrolar konulu bir yazı gönderilmiştir. Buyazıda, üniversite öğretim elemanlarının, meslek kuruluşlarının yönetim vedenetim organlarında ancak Yükseköğretim Kanunu’nun 38. maddesi kapsamındagörevlendirmeleriyle yer alabilecekleri, aksi halde Yükseköğretim Kanunun 36.maddesi çerçevesinde söz konusu kuruluşlarda görev yapmalarının mümkünolmayacağı bildirilmektedir

Türk TabipleriBirliği’ne değişik tıp fakültelerinden öğretim üyelerindengelen başvurularda, kendilerine bu yazının tebliğ edildiği, TürkTabipleri Birliği, Tabip Odaları ile tıpta uzmanlıkderneklerindeki yönetim ve denetim kurulu üyelikleri için YÖK Kanunu’nun 38.maddesi uyarınca görevlendirme gerekip gerekmediği sorulmakta, duruma ilişkinhukuki bilgi istenilmektedir.

Bu nedenleOdanız tarafından gerek Tabip odası gerekse tıpta uzmanlık derneği ve ya başkaca dernek, sendika vb. örgütlerin yönetim ve denetim kurullarında yer alanüyelerinizin, üniversite öğretim üyelerinin konu ile ilgili olarakbilgilendirilmeleri amacı ile TTB Hukuk Bürosu tarafından hazırlanan hukukideğerlendirme yazısı  ekte gönderilmektedir.

YükseköğretimKurulu Başkanlığı’na, Birliğimiz tarafından yazı gönderilerek  öğretimüyelerinin üyesi oldukları tabip odaları ile uzmanlık dernekleri yönetim vedenetim kurullarında görev almaları için üniversite yönetim kurulunun onayı verektörün izninin gerekmediğine ilişkin açıklama yapmaları istenmiştir. Yanıtgeldiğinde ayrıca odalarımıza iletilecektir.

Ayrıca odanızagenel yazının uygulanması ile ilgili olarak başvuru gelip gelmediğinin geldi isekapsamının yapılacak girişimlere esas olmak üzere Birliğimize bildirilmesigereğini bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla,
Dr. Eriş Bilaloğlu
TTB Merkez Konseyi
Genel Sekreter

EK:

I- YükseköğretimKurulu Başkanlığının 17.11.2008 gün ve 033505 sayılı akademik kadrolarkonulu genel yazısının sonuçları:

Genel yazınınyaratacağı sonuçları tam olarak belirleyebilmek için öncelikle kapsamınıanlaşılır hale getirmek gerekmektedir. Yazıda “kamu kuruluşları veya ‘meslekkuruluşlarının’ yönetim veya denetim organlarında görev yapmak üzere ilgiliKanun hükümleri uyarınca görev alanlar”  ibaresi kapsamı belirtmektedir.“Kamu kuruluşları” nda görev almanın yöntemi 2547 Sayılı Yasa ile bazı özelKanunlarda düzenlenmiş olduğundan değerlendirmemizin dışında tutulacaktır.

“…‘meslekkuruluşlarının’ yönetim veya denetim organlarında görev yapmak üzere ilgiliKanun hükümleri uyarınca görev alanlar” ibaresinin belirsizliğinden dolayıoldukça geniş bir kapsamı bulunmaktadır.  “Meslek kuruluşu” kavramınıniçine TürkTabipleri Birliği, Barolar, Eczacılar vb. kanun ile kurulmuşKamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları girdiği gibi, Tıpta UzmanlıkTüzüğü uyarınca düzenlenen tıpta uzmanlık ve yan dal uzmanlığı alanlarında veyabilim alanlarda faaliyet göstermek üzere kurulmuş tıpta uzmanlık dernekleri,diğer meslek mensuplarının kurduğu ve meslekle ilgili alanlarda faaliyetgösteren dernekler, hatta giderek sendikaların girmesi bile söz konusuolacaktır.

Bu durumda, öğretimüyelerinin üyesi oldukları örgütlerde seçilme haklarını kullanabilmeleri içinYÖK yasasının 38. maddesine göre görevlendirilmeleri gerekmektedir. 38. Maddeyegöre görevlendirme için ise ilgilinin isteği dışında üniversite yönetimkurulunun uygun görmesi ve rektörün onayı gerekmektedir.  Bu şekildegörevlendirilen öğretim üyeleri döner sermayeden yararlanamamaktadır.

Genel yazıyla,Üniversite Öğretim üyelerinin örgütlenme özgürlüğü haklarının kullanımınıÜniversite Yönetim Kurulunun ve rektörün uygun görmesine bağlanmakta, emeklerisonucu elde ettikleri ücretlerin önemli bir parçası olan döner sermayeödemelerinden de vazgeçmeye zorlanmaktadır.  Böylece hem öğretim üyesiolan bireylerin örgütlenme özgürlüğüne hem de bu kişilerin yönetim ve denetimorganlarında yer aldığı meslek örgütlerinin faaliyetlerine müdahale sürecibaşlatılmaktadır.

II- Genel YazınınHukuksal Değerlendirmesi.

1- Yükseköğretim Kurulunun öğretim üyelerinin meslek örgütlerine seçme ve seçilmehakkını sınırlama yetkisi bulunmamaktadır.

Anayasanın 130. Maddesinde yükseköğretimkurumlarının görev, yetki ve sorumlulukları ile öğretim elemanlarınınuyacakları koşullar, kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkilerininkanunla düzenleneceği belirtilmiştir.

Anayasanın 131. maddesinde iseYükseköğretim Kurulu’nun Kurul teşkilâtı, görev, yetki, sorumluluğu ve çalışmaesaslarının kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. 2547 Sayılı YükseköğretimKanunu’nun 7. maddesinde Yükseköğretim Kurulunun görevleri düzenlenmiştir.

Değinilen Anayasa maddelerinde açıkça yeraldığı üzere Yükseköğretim Kurulu, üniversite öğretim üyelerine Yasa iledüzenlenmeyen bir yükümlülük getiremez.

Bu durumda 2547 Sayılı Yasa’da üniversiteöğretim üyelerinin örgütlenme özgürlüğüne müdahaleye olanak veren bir yasahükmü bulunup bulunmadığına bakmak gerekmektedir. Genel yazıda müdahaleyedayanak olarak gösterilen ne 36 ne de 38. madde de müdahalenin yasal dayanağıyoktur.

Yazıda dayanak olarak gösterilen 36. Madde“ÇALIŞMA ESASLARI” başlığını taşımaktadır.  “Çalışma” kavramınınkullanılmasından anlaşılacağı üzere öğretim üyesi olarak akademikpersonelin  “bir iş görmesine” ilişkin kuralları düzenlemektedir. Öğretimüyesinin iş görmesi dışında örgütlenme hakkının sınırlanması ile ilgili birhüküm içermemektedir.

Diğer değinilen madde olan 38. maddenin üstbaşlığı ise KAMU KURULUŞLARI VE VAKIFLARDA GÖREVLENDİRME”dir.  Bu madde başlığından ve kapsamından açıkça anlaşıldığı üzere iznebağlanan durum, öğretim üyelerinin öğretim üyeliği görevinin “işinin” devamı vebir parçası olarak belirtilen kuruluşlarda “iş görmek” üzere geçici olarakgörevlendirilmesidir. 

Bu madde de tarafı olduğumuz uluslar arasısözleşmelerde ve Anayasa’da düzenlenen temel haklar içinde yer alan örgütlenmeözgürlüğünü sınırlandıran, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın yazısına dayanakoluşturacak bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu nedenle Yükseköğretim Kurulu’nun öğretimüyelerine yönelik olarak anayasada tanımlanan temel hak ve özgürlüklerden olanörgütlenme özgürlüğünün kullanımını izin koşuluna bağlaması, ekonomik sonuçlaröngörmesi vb yollarla sınırlama yetkisi bulunmamaktadır.

2-  Yükseköğretim Kurulu’nun yazısıörgütlenme hakkının güvence altına alındığı ulusal ve uluslararasıdüzenlemelere açıkça aykırıdır.

Yukarıda değinildiği üzere YükseköğretimKurulu’nun yazısında yer alan “meslek kuruluşu” kavramı dernekleri, kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşlarını hatta sendikaları içine alacakgenişliktedir. Yazı buralara üye olmayı izne tabi kılmamakla birlikte yönetimve denetim organlarına seçilip görev yapmayı üniversite yönetim kurulunun verektörün iznine tabi kılmakta, döner sermaye kesintisi gibi ekonomik sonuçlaryüklemektedir. Bu nedenle hem öğretim üyelerini hem de denetim ve yönetimkurullarında yer aldıkları meslek kuruluşlarını etkilemektedir. 

Meslek örgütleri kar amacı gütmeyen,toplumsal ve mesleki çıkarları gerçekleştirmek amacıyla kurulan kuruluşlardır.Bu kuruluşlar devlet organlarından bağımsız ve kural olarak gönüllülük esasınagöre çalışırlar. Anayasa Mahkemesi’nin 1987/14 E ve 1988/1 K sayılıkararında  “Çağdaş demokraside kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının(Barolar, Odalar), sendikaların, kamu faydasına yararlı derneklerin, olağanderneklerin, vakıfların, tüm baskı gruplarının devlet düzeni, siyasal vetoplumsal yaşam yönünden birbirinden ayrılmaz ve yadsınmaz değerleri, hepsininkamusal önemi vardır.” denmektedir.

Anayasa Mahkemesi’nin daha 1987 tarihlikararlarına konu olan baskı grubu kavramı, çağdaş demokrasinin olmazsa olmazıkabul edilmekte ve sayısız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararında, birülkenin demokratiklik ölçütü olarak değerlendirilmektedir. Baskı grupları,idareyi/yönetimi/hükümet edenleri, en genel ifadesiyle devleti çevreleyen,öneri, eleştiri, talepleri ile ülke yönetimine katkıda bulunan ve yönetimitoplum adına denetleyen gruplar/örgütlerdir.

Baskı gruplarınınvar olabilmesi ve yaşayabilmesi için, temel insan hakları yelpazesinin başatönemindeki iki kardeş hakkına, ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğühaklarına ihtiyaç bulunmaktadır. Gerçekten de,örgütlenme özgürlüğü sadece bir araya gelmeyi, aynı çatı altında toplanmayıdeğil, “çıkarlarını korumak için” bir baskı grubu oluşturmayı da kapsar vedahası gerekli kılar. Nitekim; örgütlenmeözgürlüğü önündeki hukuki engeller, hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesikararları hem de ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler doğrultusundayeniden düzenlenmiş, engeller kaldırılmaya çalışılmıştır.

Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesinin 11. Maddesinde örgütlenme özgürlüğü güvence altına alınmaktadır. Maddede herkesinasayişi bozmayan toplantılar yapmak, demek/örgüt kurmak, ayrıca çıkarlarınıkorumak için başkalarıyla birlikte sendika kurmak ve sendikaya katılmak hakkınasahip olduğu belirtilmiştir.

11. maddenin 2. fıkrasında ise bu haklarınkullanılmasının, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak,ulusal güvenliğin, kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suçişlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak veözgürlüklerinin korunması amaçlarıyla ve ancak yasayla sınırlanabileceğibelirtilmiştir.  2. fıkrasının ilk cümlesi uyarınca örgütlenme özgürlüğünemüdahale edilebilmesi için öncelikle müdahalenin kanunla öngörülmüş olmasıgerekir. Kanunla öngörülmüş olması tek başına müdahale için yeterli olmamaktaayrıca müdahalenin maddede sayılan meşru amaçlardan birini gerçekleştirmek içinyapılması ve demokratik düzenin gerekleri ile uyumlu olması gerekir.

Sözleşmenin bu maddesi uyarınca genelyazıyı değerlendirdiğimizde öğretim üyelerinin ve üyesi oldukları örgütlerinörgütlenme özgürlüğüne yapılan müdahale kanunla yapılmamıştır. Öncelikli olarakbu nedenle hukuka aykırıdır. Kanun’da yer alsaydı bile sözleşmede sayılan meşrubir amaca dayanmadığı ve demokratik toplumun gereklerine aykırı olduğu için desözleşmeyi ihlal etmesi söz konusudur.

Öte yandan örgütlenme özgürlüğü ile düşünceve ifade özgürlüğü arasında kopmaz bir bağ bulunmaktadır. Örgütlenme özgürlüğüolmadan düşünce ve ifade özgürlüğünün hayata geçirilmesi olanaklıolamayacağından genel yazı ile öğretim üyelerinin AİHS’nin 9 ve 10 maddelerindegüvence altına alınan düşünce ve ifade özgürlüğüne de müdahale edilmektedir.

İç hukukta ise başta Anayasa’nın Dernekkurma özgürlüğünü düzenleyen 33. maddesi ihlal edilmektedir. Bu madde uyarıncaherkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya daüyelikten çıkma (DeğişikFıkra: 4121 - 23.07.1995) Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak dauygulanır.hürriyetine sahiptir. Madde de örgütlenme özgürlüğünün,AİHS’ne benzer bir biçimde ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesininönlenmesi, genel sağlık ve genel ahlak ile başkalarının hürriyetlerininkorunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabileceği belirtilmiştir.

Kuşkusuz örgütlenme özgürlüğü sadece örgüteüye olmayı ya da örgütün faaliyetlerine katılmayı değil aynı zamanda seçme veseçilme, seçilmiş organlarda görev yapma hakkını da kapsamaktadır.

Nitekim Medeni Kanunun 57. maddesindeherkesin, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahip olduğu, 68.maddesinde dernek üyelerinin eşit haklara sahip olduğu, her üyenin, derneğinfaaliyetlerine ve yönetimine katılma hakkının bulunduğu açıkçadüzenlenmiştir.  72. maddesinde ise Derneğin zorunlu organlarının, genelkurul, yönetim kurulu ve denetim kurulu olduğu belirtilmiştir.

Dernekler Kanununda da paralel hükümlereyer verildiği gibi dernek kurma hakkının düzenlendiği 3. maddesinde fiilehliyetine sahip gerçek veya tüzel kişilerin, önceden izin almaksızın dernekkurma hakkına sahip olduğu, ancak, Türk Silahlı Kuvvetleri ve kolluk kuvvetlerimensupları ile kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlilerihakkında özel kanunlarında getirilen kısıtlamaların saklı olduğubelirtilmiştir. Bu vurgu ile bu hakka ancak yukarıda belirtildiği üzereAİHS’nde belirtilen unsurları içeren bir kanun hükmüne dayanarak müdahale etmekolanaklıdır. 

Dernekler Kanunun 13. maddesinde dernekhizmetlerinin esasen gönüllülük temelinde yürütüleceği, dernek yönetim vedenetim kurullarının kamu görevlisi olmayan başkan ve üyelerine ücretverilebileceği belirtilmiştir. Görüldüğü üzere kanun ile açıkçasınırlanmamışsa kamu görevlilerinin yönetim ve denetim organlarında görevalabileceği ancak bu kurul üyeliklerinden dolayı ücret alınamayacağıdüzenlenmektedir.

Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşlarise Anayasa’nın 135. maddesinde düzenlenmiştirMADDE 33 - Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkınasahiptir.Dernek kurabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanundabelirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanunaaykırılığının tespiti halinde yetkili merci, derneğin faaliyetinin durdurulmasıveya kapatılması için mahkemeye başvurur.Hiç kimse bir derneğe üye olmaya vedernekte üye kalmaya zorlanamaz. Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasındauygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.(Dört ve BeşinciFıkralar: 4121 - 23.07.1995)(Değişik Fıkra: 4121 - 23.07.1995) Dernekler,kanunun öngördüğü hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyettenalıkonulabilir. Ancak, milli güvenilğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veyasuçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmedesakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ileyetkilendirilebilir. Bu mercin kararı, yirmidört saat içerisinde görevlihakimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksihalde, bu idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.. Maddeye göre “(Değişik Fıkra: 4121 - 23.07.1995) Birincifıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına vegörevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalargetirilmesine engel değildir.Kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterekihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genelmenfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzeremeslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organlarıkendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimialtında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir.

Bu madde uyarınca kendi özel kuruluşkanunları ile görev ve sorumluluk alanları tanımlanan Kamu Kurumu NiteliğindekiMeslek Kuruluşları’nın hem toplumla hem de meslek mensupları ile ilgili kamusalgörevleri bulunmaktadır. Bu görevleri ise üyeleri arasından seçilmiş organlarıaracılığı ile yerine getirilmektedir. Bu organlarda görev alma bakımından bütünüyeler arasında eşitlik bulunmakta, seçme ve seçilme hakkının kullanım yönündenüyelik yeter koşul olup, kamu görevlisi olup olmamanın önemi bulunmamaktadır.Kamu Kurumu Niteliğinde Meslek Kuruluşlarının özel yasalarında üye olan bütünmeslek mensuplarına tanınan organlarda görev alma hakkı, genel yazı ile öğretimüyesi olanlar yönünden hukuka aykırı olarak sınırlandırılmaktadır.

III- Sonuç: Düşünce, ifade veörgütlenme özgürlüğü bilimsel üretimin önkoşuludur. Üniversitelerin bilimselçalışmalar için gereksinim duyduğu bilimsel özerkliği; düşünce ve ifadeözgürlüğü ile bu özgürlüklerin altyapısını oluşturan örgütlenme özgürlüğüolmadan gerçekleştirmek olanaklı değildir. Bu özgürlüklere, bilimsel özerklikkonusunda yüksek düzeyde duyarlı olması gereken Yükseköğretim Kurulu tarafındanmüdahale edilmesi hukuka aykırılığı daha da ağırlaştırmaktadır.

Yükseköğretim Kurulu’nun yazısının gerialınması ya da yürütmesinin durdurulması için TürkTabipleri Birliği veya öğretim üyeleri adına gerek idaregerekse yargı nezdinde her türlü hukuksal başvuruda bulunulabileceğidüşünülmektedir.